Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/997 E. 2026/5810 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/997
Karar No
2026/5810
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/500 E., 2023/575 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.12.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/10265 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11291 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11291 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davası açılmasına dayanak alınan inceleme dışı 26/08/2017 tarihli eylemi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonunda, Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 10/12/2019 tarihli ve 2018/178 esas, 2019/233 sayılı kararı ile denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yalnızca bir kez uyarı yazısı tebliğ edildiği, ısrar koşulunun gerçekleşmediği ve bu durumda kovuşturma şartının da gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verildiği anlaşılmakla, Her ne kadar İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin inceleme konusu kararı ile sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de; kamu davası açılmasına dayanak teşkil eden Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 10/12/2019 tarihli kararına konu kamu davasının durmasına karar verilmiş olması karşısında, inceleme konusu dava yönünden de kovuşturma şartı gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/500 Esas ve 2023/575 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 12.04.2023 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2023 tarihli ve 2023/148955 Soruşturma, 2023/39275 Esas, 2023/26837 sayılı iddianamesi ile, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesine TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında 2019/523 soruşturmada Gevaş Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.11.2023 tarihli ve 2023/500 Esas, 2023/575 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. İnceleme konusu dosyada TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmasına dayanak gösterilen Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve 2019/253 Esas, 2021/123 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında,13.07.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gevaş Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2019 tarihli ve 2019/203 esas sayılı iddianamesi ile Gevaş Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve 2019/253 Esas, 2021/123 Karar sayılı kararı ile, dayanak dosyada Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesince durma kararı verildiği, eylemin erteleme kararının ihlâli olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın 25.11.2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, 3. Karar verilmesine yer olmadığı kararından sonra evrakın Gevaş Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı ile Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Anlaşılmıştır. C. Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2018/178 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 26.08.2017 tarihli aynı nev'i suçtan Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2018 tarihli ve 2017/1095 Soruşturma, 2018/1 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2018 tarihli ve 2018/557 Soruşturma, 2018/108 Esas, 2018/106 sayılı iddianamesi ile Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2018/178 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararı ile, uyarı yazısı tebligatının usulsüz olması nedeniyle ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verildiği, 4. Durma kararından sonra 26.08.2017, 13.07.2019, 14.12.2022, 06.03.2023, 12.12.2023 tarihli aynı nev'iden eylemler nedeniyle Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2024 tarihli ve 2023/131 Soruşturma, 2024/1 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 12.04.2023 tarihli suçtan dolayı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli kararı ile mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak davada Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2018/178 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu, Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.02.2024 tarihli ve 2023/131 Soruşturma, 2024/1 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakla, Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/500 Esas, 2023/575 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/997, K. 2026/5810, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-997-e-2026-5810-k-93402c01272f