Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1000 E. 2026/5811 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1000
- Karar No
- 2026/5811
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/354 E., 2021/540 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 13.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/6328 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11213 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11213 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki, Aynı maddenin 6. fıkrasında yer alan, "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, inceleme konusu 07/04/2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda, şüphelinin farklı tarihlerde işlemiş olduğu aynı nev'iden suçlardan dolayı daha önce kamu davası açılmış olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 12/07/2021 tarihli iddianameyle doğrudan kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda, Çanakkale 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2021 tarihli kararıyla sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Sanığın inceleme dışı 26/01/2019 tarihinde işlemiş olduğu aynı nev'iden ilk suçu nedeniyle Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2020 tarihli ve 2019/355 esas, 2020/521 sayılı kararı ile sanığın yargılamaya konu ilk eylemi sebebiyle daha önce verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığı, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşılmakla, Somut olayda, daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeyen sanık hakkında erteleme kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılamayacağı cihetle, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilerek, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 07.04.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2021 tarihli ve 2021/4944 Soruşturma, 2021/2040 Esas, 2021/1192 sayılı iddianamesi ile, Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önceden 10.02.2020 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesine 2020/265 Esas sayılı kamu davasın açıldığı hususunun belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda, Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.12.2021 tarihli ve 2021/354 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 07.04.2021 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/265 Esas sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli ilamıyla bozulmasını takiben 19.04.2022 tarihli ve 2022/460 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu, Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2022/460 Esas, 2022/426 Karar sayılı ve Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli ve 2022/489 Esas, 2023/449 Karar sayılı kamu davasının durması kararlarının verildiği, yine sanık hakkında son olarak, 26.01.2019, 15.11.2019, 10.02.20 20... .09.2023 tarihli eylemleri nedeniyle Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2023 tarihli ve 2023/11614 Soruşturma, 2023/236 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2021 tarihli ve 2021/354 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.