Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1138 E. 2026/5816 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1138
- Karar No
- 2026/5816
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/56 E., 2021/1177 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 10.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/7233 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/16795 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/16795 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 18/12/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 23/12/2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/09/2021 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Sanık hakkında, inceleme dışı 20/02/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2017 tarihli ve 2017/1632 soruşturma, 2017/136 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 31/05/2017 tarihli ve 2017/1632 soruşturma, 2017/1727 esas, 2017/1492 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2017 tarihli ve 2017/526 esas, 2017/1322 sayılı kararı ile ısrar şartının oluşmaması nedeniyle kamu davasının durmasına kararı verildiği, yine sanığın inceleme dışı 19/10/20 17... /10/2017 tarihlerinde anılan suçu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda açılan kamu davasının Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve 2018/77 esas, 2018/1834 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilmesini müteakip, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 16/06/2023 tarihli ve 2019/234 esas, 2019/2037 sayılı kararında, durma kararı sonrasında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/12/2017 tarihli eylemle ilgili olarak 13/02/2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına da karar verilmekle ortada geçerliliğini koruyan bir erteleme kararının bulunmadığından bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, durma kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, bu durumda artık sanığın önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davası açılmasının şartları oluşmadığı halde dava açıldığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve kovuşturma şartı bulunmadığından “durma kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; Sanığın sabit görülen suçtan dolayı mahkumiyetine ve cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve 2018/77 esas, 2018/1834 sayılı kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11/12/2019 tarih, 2019/534 esas ve 2019/2037 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 308/A maddesi uyarınca yapılan itiraz üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16/06/2023 tarihli ve 2019/534 esas, 2019/2037 sayılı ek kararı ile Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli kararının bozulmasına karar verildiği, bu suretle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, sanığın adli sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/56 Esas ve 2021/1177 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 18.12.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2020 tarihli ve 2020/16250 Soruşturma, 2020/5364 Esas, 2020/4512 sayılı iddianamesi ile Manavgat 4. Asliye Ceza
Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; sanık hakkında daha önce 20.02.2017 tarihli aynı nev'i suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesine 2017/526 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.09.2021 tarihli ve 2021/56 Esas, 2021/1177 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dosya arasında bulunan dayanak Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/526 Esas ve 2017/1322 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 20.02.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2017 tarihli ve 2017/1632 Soruşturma, 2017/136 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 13.03.2017 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için .. Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2017 tarihli ve 2017/1632 Soruşturma, 2017/1727 Esas, 2017/1492 sayılı iddianamesi ile Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2017/526 Esas, 2017/1322 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca kamu davasının durmasına, denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verildiği, kararın 30.05.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
C. Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 18.12.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca, daha önce erteleme kararı verilerek ihlal nedeniyle kamu davası açıldığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2020 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılmış ve Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi", TCK’nın 191/3. maddesi uyarınca "erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak somut olayda; şüphelinin 20.02.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.03.2017 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi nedeniyle 31.05.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Manavgat 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada durma kararı verilmesi nedeniyle, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı bulunmadığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 20.02.20 17... .02.2022 tarihli tarihli aynı nev'i eylemleri nedeniyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.12.2023 tarihli ve 2023/24701 Soruşturma, 2023/701 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; Sanığın mahkûmiyetine ve cezasının TCK'nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2018/77 Esas, 2018/1834 Karar sayılı kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.12.2019 tarihli ve 2019/534 Esas, 2019/2037 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, ancak CMK'nın 308/A maddesi uyarınca yapılan itiraz üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.06.2023 tarihli ve 2019/534 Esas, 2019/2037 Karar sayılı ek kararı ile Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli kararının bozulmasına karar verildiği, bu nedenle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, sanığın adli sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/56 Esas, 2021/1177 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.