Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/198 E. 2026/5799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/198
- Karar No
- 2026/5799
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/849 E., 2008/495 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının düşmesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen karar sayılı, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" ilişkin ek kararın, temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2024 tarihli ve 2024/10068 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/437 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/437 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/10/2023 tarihli ve 2022/12122 esas, 2023/8968 karar sayılı ilamında, " ...5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 191 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi,...BOZULMASINA..." şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 18.12.2006 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2007 tarihli ve 2007/67748 Soruşturma, 2007/14967 Esas, 2007/8858 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2008 tarihli ve 2007/849 Esas, 2008/495 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 02.07.2008 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, C. Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.11.2011 tarihli ve 2007/849 Esas, 2008/495 Karar sayılı ek kararı ile; tedavi ve denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle TCK’nın 191/5. maddesi gereğince davanın düşmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, daha önce kullandığını söylediği maddelerin de ele geçmemesi nedeniyle bu nitelikte olup olmadığı tespit edilemeyen, uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanmayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, suçun maddi delilinin elde edilemediği bu nedenle sanığın suçunun sabit olmadığı anlaşıldığından sanığın "beraatine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyeti ile tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, 29.11.2011 tarihli ek karar ile de, tedavi ve denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle TCK’nın 191/5.maddesi gereğince davanın düşmesine karar verildiği, bu hususun Mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.11.2011 tarihli ve 2007/849 Esas, 2008/495 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.