Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5021 E. 2026/4997 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5021
- Karar No
- 2026/4997
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/116 E., 2025/1565 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/633 E., 2023/354 K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; muris ...'un davacıyı miras hakkından mahrum bırakmak amacıyla Denizli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 08... parsel sayılı taşınmazı gerçekte bağışlamak istediği halde tapuda 30.000,00 TL bedelle satış göstererek davalı kızı ...'ya devrettiğini, murisin ekonomik durumunun iyi olduğunu ve taşınmazı satmasını gerektiren haklı bir neden bulunmadığını, tapuda gösterilen bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, murisin davacıyla ilişkilerinin kötü olması nedeniyle davalı kızı lehine hareket ettiğini, ayrıca bitişik 1 08... parselin de murisin yönlendirmesiyle davalı adına tescil edildiğini, davalının sonradan murisin banka hesabına yaptığı para yatırmalarla işlemi satış gibi göstermeye çalıştığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını ve taşınmazın davacının miras payına karşılık gelen 1/4 oranındaki tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın ve ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu, dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın tapuda gösterilen 30.000,00 TL değil, gerçekte 60.000,00 TL bedelle satın alındığını, bedelin 40.000,00 TL'sinin tapu işlemleri sırasında elden verildiğini, murisin bu paranın 39.000,00 TL'sini aynı gün ... hesabına yatırdığını, kalan 20.000,00 TL'nin ise 26.11.2013 tarihinde murise teslim edilerek birlikte bankaya yatırıldığını savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın muris ... tarafından 16.07.2013 tarihinde davalı kızına devredildiği, taşınmazın devir tarihindeki rayiç değerinin 98.114,58 TL olduğu, buna karşılık murisin aynı tarihte önemli miktarda başka taşınmazlara da sahip bulunduğu, dava konusu taşınmazın murisin toplam malvarlığının yalnızca %17,23'ünü oluşturduğu ve bu oranın makul sınırları aşmadığı, murisin ölüm tarihinde de üzerinde taşınmazlarının bulunduğu, tanık beyanlarından murisin sağlık durumunun devir tarihinde iyi olduğu, davalıya taşınmazı 60.000,00 TL bedelle sattığını çevresine anlattığı, davalı tarafından murise ödeme yapıldığı ve bu ödemenin ... hesap hareketleriyle desteklendiği, 1 08... parselin ise murisin değil annesi ...'un tasarrufu sonucu davalı adına geçtiğinin anlaşıldığı, tapuda gösterilen bedelin düşük olması ve muris ile davacı arasındaki küskünlüğün tek başına muvazaayı kanıtlamadığı, murisin diğer taşınmazlarını da normal satış işlemleriyle elden çıkardığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde murisin mirasçılarından mal kaçırma amacıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı ve davacının TMK'nın 6. maddesi uyarınca üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.