Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/124 E. 2026/4611 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/124
Karar No
2026/4611
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/40 E., 2025/408 K. SUÇLAR : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma, kasten yaralama, hakaret, nitelikli tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık ... hakkında nitelikli tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçları yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a, 286/2-b ve 286/2-d maddeleri uyarınca temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık ... hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2022/380 Esas, 2025/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.10.2025 tarihli ve 2025/40 Esas, 2025/408 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 87/4-2. cümle, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, haksız tahrik indirim hükümleri uygulanmaksızın ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, haksız tahrik indirim hükümleri uygulanmaksızın ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

3.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmanın varlığına, suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin üst hadden uygulanmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik inceleme bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma uygulanma koşullarının oluşmadığı, maktulden kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız davranışın niteliği ve özellikle de karşılıklı kavga ortamında sanığın bunu algılama biçimine göre haksız tahrik indirimi uygulanmasında ve indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılanlar vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay günü katılan ...'in dayısı olan sanık ...'yı arayarak olay yerine çağırdığı, bunun üzerine sanık ...'nın saat 22.00 sıralarında 77... plakalı araç ile bahsi geçen pazar yerine gelmesi üzerine katılan ...'in aracın yanına gelerek araç kapısını açtığı, sanığı araç dışına çekmeye çalıştığı, bu esnada yanlarına katılan ...'ın da geldiği ve taraflar arasında araç içinde bir süre arbede yaşandığı, akabinde sanık ...'nın bıçak ile aracından inerek elindeki bıçağı katılanlara doğru savurduğu ve tekme attığı, aldığı bıçak darbesiyle katılan ...'in sırt/omuz

bölgesinden yaralandığı, daha sonra sanığın katılan ...'ı da yaraladığı, maktul ...'un kavga etmekte olan tarafların yanına geldiği ve sanığın bıçak savurmasını engellemek ve onu etkisiz hale getirmek amacıyla arkasından kavradığı, sanığın ise bıçak savurmaya devam ettiği ve akabinde maktulü omzundan, sağ ve sol bacaklarından yaraladığı, maktul ...'un katılan sanık ...'yı etkisiz hale getirebilmek ve bıçak savurmasını engellemek amacıyla yere yatırmaya çalıştığı anlaşılan olayda;

... ... Başkanlığı ... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 06.07.2022 tarihli otopsi raporuna göre, maktulde 3 adet kesici delici alet yaralanması saptandığı ve kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar ve iç organ (akciğer) yaralanması ile dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, anlaşılmakla, sanığın suçta kullandığı vasıtanın elverişliliği, hedef alınan bölgeler ile bu bağlamdaki isabet yerleri ile maktulde meydana gelen yaralanmaların ağırlığı nazara alındığında sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında maktule yönelik 5237 sayılı Kanun'un 81/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile aynı Kanun'ın 87/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR A.Sanık hakkında kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçundan verilen hükümler yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın ve aynı Kanun'un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenlemeler ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.10.2025 tarihli ve 2025/40 Esas, 2025/408 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, suç vasfı yönünden oy birliğiyle, haksız tahrik yönünden oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, katılan sanık ... 'in telefonla sanık ... ile olay yerinde buluşmak için konuşmaları üzerine sanık ...'nın saat 22.00 sıralarında araçla pazar yerine geldiği, katılan sanık ...'in sanık ...'nın aracının yanına gelerek kapısını açtığı, onu araçtan dışarıya çıkarmaya çalıştığı, bu sırada katılan sanık ...'in de onların yanına gelerek katılan sanık ... ile birlikte hareket edip sanık ...'yı araçtan çıkardıkları, bu sırada taraflar arasında arbede yaşandığı, Sanık ...'nın elinde bıçak ile araçtan indiği, katılan sanıklar ... ve ...'in, kendilerini savunmak için sanık ...'dan uzaklaşmaya çalıştıkları, sanık ...'nın katılan sanıklar ... ve ...'e bıçak ile saldırdığı, onlara bıçak savurduğu, bu sırada katılan sanık ... 'in de elindeki bıçakla sanık ...'ya savurarak karşılık vermeye çalıştığı, sanık ...'nın katılan sanık ...'i sırt bölgesinden yaraladığı, yine sanık ...'nın katılan sanık ...'e doğru da bıçakla hamle yaptığı, Bıçakla yapılan bu hamleler sonucunda katılan sanık ...'in sol skapula alt tarafında bir, sağ elde iki olmak üzere üç yerinden yaralandığı, yaraların BTM'lik nitelikte olduğu, katılan sanık ...'in ise sağ ön kol bölgesinde üç adet yaralanma olduğu, bunlardan birinin 15 cm' lik yara olduğu, bu yaranın oluşturduğu sinir hasarı nedeniyle şahsın duyularından veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu, sanık ...'nın ise sol el tenar bölgede 5 cm' lik kesi, sağ dirsekte 3x3 cm' lik abrazyon olduğu, şahsın yaralanmasının BTM'lik nitelikte olduğu, Sanık ...'nın bıçakla yaptığı bu hamleleri sırasında olay yerine gelen maktulün TARAFLARI AYIRMAK İÇİN araya girdiği, daha aktif ve saldıran pozisyonda olup, ilk bıçakla saldırıyı başlayan sanık ...'yı arkadan boynundan kavrayarak engellemeye çalıştığı, bu sırada sanık ...'nın, maktul ...'a bıçakla üç kez vurarak, büyük damar ve iç organ yaralaması meydana getirmek suretiyle onu öldürdüğü, dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Belirtilen nedenlerle, sanık ...'yı arabadan çıkarmaya yönelik davranışları nedeniyle ilk haksız hareket katılan sanıklar ... ve ...'ten kaynaklanmış ise de, onlara ilk önce bıçakla saldırıp hamle yapanın sanık ... olması nedeniyle etki-tepki dengesinin sanık ... aleyhine bozulduğu, artık sanık ...'nın saldıran, katılan sanıklar ... ve ...' in savunma pozisyonunda bulundukları, Sanık ...'nın bıçakla bu saldırılarından katılan sanıklar ...'e ve ...'in her birinin 3'er bıçak darbesi aldıkları, sanık ...'nın ise sadece elinde BTM'lik yara oluştuğu, maktulün sanık ... ile yere düştüklerinde, katılan sanıklar ... ve ...'in serbest durumda oldukları halde sanık ...'ya vurmadıkları anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanık ...'nın bıçakla saldırır durumunda iken, maktulün kavgayı ayırmaya çalıştığı, bu nedenle maktulün sanık ...' ya karşı haksız tahrik oluşturacak davranışının bulunmadığı, anlaşıldığından, sanık ...'nın maktul ...'u öldürme eyleminde haksız tahrik indiriminden faydalandırılması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/124, K. 2026/4611, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-124-e-2026-4611-k-4f6751082613