Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/8727 E. 2026/4637 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8727
Karar No
2026/4637
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4443 E., 2025/3006 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı katılan suça sürüklenen çocuk ... ve katılan sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan sanık ... ve katılan suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstinaf bozması üzerine kurulan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2025 tarihli ve 2025/152 Esas, 2025/142 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında katılanlar Kenan ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, eylemlerin meşru savunma kapsamında kaldığı gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 25. maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-d maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, 2. Sanık ... hakkında: a. Katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 kez 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında: a. Katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 kez 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b. Maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/4443 Esas, 2025/3006 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, katılan sanık ... müdafii ile katılan suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 16.02.2024 tarihli ve 2022/64 Esas, 2024/62 Karar sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hükümlerin; " A-Her ne kadar ilk derece mahkemesince katılan sanık ... ve katılan ... ...'ın savunmasının alındığı 27/05/2022 tarihli duruşmada "dosya içeresinde bulunan görüntü inceleme kayıtları, kriminal raporlar, tutanaklar ve mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları okundu" şeklinde soyut mahiyette belge ve tutanak okuma işlemi yapıldığı zapta geçmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/06/2011 gün ve 2011/1-130 esas ve 2011/149 karar sayılı ilâmında; “...Somut olayda, sanıklar ve müdafilerinin hazır bulundukları duruşmada, “iddianame ve ekleri ile hazırlıktaki tutanaklar ve dosya içeriği okundu” biçimindeki, duruşma tutanaklarına yansıyan soyut ifadelerin, yerel mahkemece hükme esas alınan ölü muayene ve otopsi tutanağının da okunduğu anlamına gelmeyeceği açıktır. Ölü muayene ve otopsi tutanaklarının duruşmada açıkça okunmamasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu, bu halin ise 1412 sayılı CYUY’nın, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 308/8. maddesinde sayılan mutlak bozma nedenlerindendir..." Denilmiş olmasına göre "dosya içeresinde bulunan görüntü inceleme kayıtları, krimimal raporlar, tutanaklar ve mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları okundu" bu tutanakların isimleri ve tarihleri açıkça belirtilmek suretiyle okunmadan biçimindeki duruşma zaptına geçmiş tüm bilgi belge ve tutanakların okunduğuna ilişkin soyut ifadelerin ilk derece mahkemesince mahkûmiyet hükmüne esas alınan raporun ve yukarıda sayılan mezkur tutanakların okunduğu anlamına gelemeyeceği, böylece iş bu esaslı delillerin CMK'nın 217/1. maddesi gereğince duruşmaya getirtilmemiş olduğu ve hakimin huzurunda tartışılmamış olduğu, buna rağmen işbu delillerin mahkûmiyet hükmüne esas alınmış olmasının iş bu delillerin kovuşturma evresi bakımından CMK'nın 289/1. maddesi gereğince hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş niteliğini kaybettirdiği ve hukuka uygun yöntemlerle elde edilmemiş delil niteliğine büründürdüğü ve bu durumunda CMK'nın 289/1-i maddesi kapsamında kesin hukuka aykırılık sebebi olup, bozma müeyyidesine tabi olması, B-Kabul ve uygulamaya göre de; a-Taraf beyanları, olay yeri görüntü kayıtları ve tüm dosya kapsamından, katılan sanık ... ve katılan suça sürüklenen çocuk ...'ın ilk ateş eden kişiler olmaları ve haksız tahriğe konu olan tartışmanın olay günü sabahında katılan sanık ... ile katılan sanık ... arasında yaşanması hususu da göz önüne alındığında, kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten öldürme suçundan katılan ... ... hakkında yukarıda açıklanan nedenlerle kendisine yönelik bir eylemin bulunmadığı da dikkate alındığında, katılan ... ... hakkında şartları oluşmayan haksız tahrik hükümlerinin uygulanarak eksik ceza tayini, b-Taraf beyanları, olay yeri görüntü kayıtları ve tüm dosya kapsamından, katılan sanık ... ve katılan suça sürüklenen çocuk ...'ın ilk ateş eden kişiler olmaları ve haksız tahriğe konu olan tartışmanın olay günü sabahında katılan sanık ... ile katılan sanık ... arasında yaşanması hususu da göz önüne alındığında, kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten öldürme suçundan katılan sanık ... hakkında yukarıda açıklanan nedenlerle kendisine yönelik bir eylemleri

bulunmayan katılan ... ve maktüle yönelik kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan şartları oluşmayan haksız tahrik hükümlerinin uygulanarak eksik ceza tayini, c-Yargılamaya konu olan eylemlerin katılan sanık ..., katılan ... ile katılan sanık ..., katılan ... arasında gerçekleşmesine rağmen, yargılamaya konu olan karşılıklı çatışma olayına karışmayan ve olay yerinde bulunmayan katılan ...'a yönelik olarak katılan sanık ... ve katılan ... hakkında taraf bilgilerinde hataya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, d-Yargılamaya konu olan eylemlerin katılan sanık ..., katılan ... ... ile katılan sanık ..., katılan ... arasında gerçekleşmesine rağmen katılan sanık ... ve katılan ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs eylemi bakımından hüküm kurulmamış olması, e-Katılan ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükümde, müebbet hapis cezasından TCK'nın 29/1 maddesi gereğince indirim yapılırken, uygulama yeri olmayan "1/4" ibaresinin yazılması, Bozmayı gerektirmiş olup, istinaf itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca katılan sanıklar ... ve ... ile katılan ... hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan HÜKÜMLERİN ayrı ayrı BOZULMASINA," Şeklinde bozma kararı verildiği fakat Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-940 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının anılan maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak bir karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuka aykırı olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/4443 Esas, 2025/3006 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde bozma üzerine verilen hukuka aykırı İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler ve bozma ilâmı içeriği dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma ilâmının içeriği de dikkate alınarak ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/8727, K. 2026/4637, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-8727-e-2026-4637-k-04ed1f38d8f2