Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/4804 E. 2026/5257 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4804
- Karar No
- 2026/5257
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/801 E., 2025/591 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2023/172 Esas, 2025/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-f, 35/2, 53, 58. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2025 tarihli ve 2025/801 Esas, 2025/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine aksi kabulde eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi gereği yapılan uygulama sırasında, katılandaki yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetildiğinde tayin edilen cezada isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, haksız tahrik hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, ceza miktarı nazara alındığında başkaca lehe hükümlerin kanunen uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçenin bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2025 tarihli ve 2025/801 Esas, 2025/591 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan kurum vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanık ile katılanın gayri resmi evli oldukları, müşterek bir çocuklarının bulunduğu, olay tarihinde de ayrı oldukları, katılanın ameliyat olacağı için müşterek çocuklarını birkaç gün öncesinden sanığa verdiği, olay günü de çocuğunu görmek için sanığın yanına gittiği, sanık ile katılan arasında barışma mevzusundan tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında sanığın katılanı elleri ile darp ettiği, "orospu, kahpe, seni öldürürüm" diyerek tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, bu şekilde birlikte sanığın ikametine gittikleri, sanığın katılana "bekle sana çocuğu getireceğim, siktir ol ailenin evine git" dediği, ardından ikamete girdiği, katılanın ikamet önünde beklediği sırada sanığın elinde pompalı tüfek ile dışarıya çıktığı, katılanın bunun üzere kaçmaya başladığı, sanığın katılanın arkasından iki el ateş ettiği, katılanın kalçasından ve ayağından yaralanması sebebi ile yere düştüğü, sanığın yerde yatan katılanın yanına gelerek bir el de bacağına ateş ettiği olayda, Mersin Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 13.09.2024 tarihli raporunda, 18.03.2023 günü ateşli silahla yaralanma ifadesiyle yapılan muayenesinde; sağ uyluk üzerinde, sol diz altında açık yaralanma, kalça baldır sağda saçma yaralanması mevcut olduğu, alt batın BT'de sağ pelviste cilt cilt altı kas planları arasında yaygın saçma taneleri, peidined düzeyinde sağda multipl saçma tanesi izlendiği, yapılan ameliyatta sol tibiadaki açık yaranın debride edildiği, kişinin yaşamını tehlikeye sokan nitelikte olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (6.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun, yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığının belirtildiği anlaşıldığından, Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi gereği yapılan uygulama sırasında, yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 16 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesinden dolayı bozma kararı verilmesi gerektiğinden, sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.