Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/8821 E. 2026/10062 K. – İhmali Davranışl
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8821
- Karar No
- 2026/10062
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/592 Esas, 2024/1941 Karar SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM: Mahkumiyet (4 kez) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli mahkumiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanık hakkında farklı uygulamayla kurulan mahkumiyet kararlarının sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 20.02.2024 tarihli ilamı ile bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarihli ve 2024/592 Esas, 2024/1941 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın yerleşim yeri farklı olmasına rağmen istinabe veya SEGBİS yoluyla bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulmamasının hukuka aykırı olduğuna, mağdurların dinlenildiği celse sanığın duruşmaya katılımının sağlanmadığına, hükmün gerekçe içermediğine, mağdur ...'a yönelik eyleme ilişkin davanın eksik açıldığı, ihtarname çekilmeyerek hak kaybına neden olunduğu, duruşmaya katılmama nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı iddialarının ispatlanmadığına, mağdur ...'e yönelik eylemde vekalet verilen tarihte sanık hakkında işten yasaklama kararı bulunduğuna, bu bilginin mağdura verildiğine, bu nedenle mağdurların haksız şikayette bulunduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanığın mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik eylemleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddialar ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanığın mağdur ...'a yönelik eylemi hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, suç tarihinden inceleme tarihine kadar, soruşturma ve kovuşturma iznine ilişkin durma süreleri eklendiğinde dahi ilaveli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR 1)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle hükümlerde, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2026 tarihinde karar verildi.