Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/8003 E. 2026/4374 K. – Kasten Öldürme
Konu: Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8003
- Karar No
- 2026/4374
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2325 E., 2025/2700 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2025 tarihli ve 2024/173 Esas, 2025/223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/2325 Esas, 2025/2700 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılanlar vekili, katılan kurum vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca emanetteki eşyalar yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın tasarlayarak kasten öldürme suçundan lehe hükümler uygulanmaksızın cezalandırılmasına ilişkindir.
2.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın tasarlayarak kasten öldürme suçundan lehe hükümler uygulanmaksızın cezalandırılmasına ilişkindir.
3.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılanlar vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/2325 Esas, 2025/2700 Karar sayılı sayılı kararında katılanlar vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ... ve üye ...'ın suçun sübuta ermediğine ve verilen beraate ilişkin karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Atılı davada uyuşmazlık konusu husus sanık hakkında atılı suçun sübut bulup bulmadığı yolundadır. Maktul ... kayıp ihbarı yapıldıktan bir gün sonra evine yakın bir yerde bir inşaatın üst katında karların içinde kablo ile bağlanmış halde ve toplam altmış civarında kesici delici alet darbesi ile ölü halde bulunmuştur. Maktul evli olup sonradan yakalanan sanık ile aralarında cinsel ilişkiye varan bir yakınlık olduğu tartışmasız haldedir. Dolayısıyla maktule ait iç çamaşırında bulunan sanığa ait DNA bulgusunun bir açıklaması vardır. Yine maktulün sağ el ve sol el et tırnaklarında erkeğe ait DNA'lar bulunmuş olması aynı gerekçe ile kabul edilebilir bir durumdur. Yine maktulün bağlandığı kablo ile yine maktulün evinde olan kabloların kriminal rapora göre aynı olmaması sanık aleyhine bir delil olarak değerlendirilemez. HTS kayıtları sanık aleyhine net bir sonuç vermemiştir. Maktul bulunduğunda ayağındaki patik ve patiğin altının temiz olması maktulün bir başka yerde öldürülüp olay yerine taşındığını göstermektedir. Maktulün bulunduğu yer bir inşaatın ikinci katı olup buraya merdivenle çıkıldığına göre tek başına olan sanığın lehine bir delil olarak kabulü gerekir. ... tanık ...'ın ifadesinde ... kocası ...'ın öldürdüğünü duyduğunu söylemiştir. Daha da ötesinde maktulün başka akrabalar ile de ilişkisi olduğu yolundaki dedikodular dosyaya yansımıştır. Zanlılardan ...'da bir başka cinsiyetteki kişi tarafından meydana getirildiği kabul edilen ve boynunda bulunan "aşk öpücüğü" hususu da açıklığa kavuşmamıştır. Tüm bu bilgi yoğunluğu ve süreçte sanığın aleyhine tek delil DNA olup (sanığın zaten 06.12.2023 tarihli savcılık ifadesinde cinsel ilişki sürecini kabullendiği açıktır.) diğer delilin de sanığın ölümden sonra memleketi olan Türki Cumhuriyete gidip yıllar sonra dönmesi yolundaki değerlendirmeler varsayımının ötesine geçemeyecektir.
Bu gerekçelerle şüpheden sanığın yararlanacağı düşüncesi ile sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının onanması yolunda görüş açıklayan Sayın çoğunluğa iştirak etmiyoruz.