Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/1593 E. 2026/4352 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1593
- Karar No
- 2026/4352
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/40 E., 2024/2830 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/400 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.09.2024 tarihli ve 2024/40 Esas, 2024/2830 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesine aksi kabulde eylemin basit nitelikte kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, sanık hakkında haksız tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesine aksi kabulde teşebbüs nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
3.Sanık ... ve müdafiiin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suça iştirak etmediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine aksi kabulde eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, teşebbüs nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğuna, haksız tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
4.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli delil bulunmadığına, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, sanığın öldürme kastı bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Sanıkların katılanı iştirak halinde 6 bıçak darbesiyle ve darp etmek suretiyle hayati tehlikeye ve ağır (4.) derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladıklarının anlaşıldığı olayda, sanıklar hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi gereği yapılan uygulama sırasında, yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul sınır ile üst sınır arasında üst sınıra daha yakın bir ceza tayini yerine yazılı şekilde ayrı ayrı 12 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik cezalar tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, katılanın bıçakla yaralanıp yere düştükten sonra da sanıklar tarafından yüzüne tekme atılmak suretiyle yaralandığına dair beyanları, bu beyanları ile uyumlu tarafsız tanık beyanları ile yüz bölgesinde ağır (4.) derecede kemik kırıkları oluştuğuna dair adli raporlar karşısında, eylemlerin sanıklar tarafından iştirak halinde
gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılmasına ilişkin hükümlerin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, katılandan sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, ceza miktarları nazara alındığında başkaca lehe hükümlerin uygulanmasının kanunen mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştirilen husus dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.09.2024 tarihli ve 2024/40 Esas, 2024/2830 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.