Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/7665 E. 2026/3019 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7665
Karar No
2026/3019
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma

T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2255 E., 2024/2465 K. SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması, bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli ve 2023/403 Esas, 2024/176 Karar sayılı kararı ile;

1.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/4-2.cümle, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 2.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

B.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.07.2024 tarihli ve 2024/2255 Esas, 2024/2465 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanık ... müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri özetle; sanıkların her ikisinin de kasten öldürme suçundan üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmasına, suç vasfının belirlenmesinin hatalı olduğuna, cezanın alt sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, bozma nedenleri saklı kalmak kaydıyla vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılanlar vekilleri ve sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Olay günü saat 22:00 sıralarında maktul ... ile tanıklar... ve... isimli şahısların 15... plakalı otomobil içinde sosyal medya platformundan canlı yayın yaparak polislere hakaret ettiklerinin ihbarı üzerine... İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli personel sanıklar...ve ... ile... tarafından Sazak mevkiine gidildiği, görevlileri fark eden maktul ve tanıkların içinde bulunduğu aracın uzaktaştığı daha sonra söz konusu aracın durdurulduğu, aracın şoför kısmında..., yolcu kısmında ..., arka koltuğunda ise...'in bulunduğu, kolluk görevlilerinin aracın yanına geldikleri esnada... ve ...'nin kolluk görevlilerine bıçak çekmeleriyle başlayan arbedede sanıkların maktulü darp ederek yaraladıkları, akabinde maktule kelepçe takıldığı, kelepçe takıldıktan sonra kendisini kötü hissettiğini beyan etmesi üzerine kelepçesinin çıkarıldığı ve 112 Sağlık görevlilerine haber verilerek kaldırıldığı hastanede yaklaşık iki ay sonra künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

a.Dosya kapsamına göre, tanıklar... ve...'in maktule vuran kişiler olarak her iki sanığı da teşhis etmesi tanık...'in aşamalardaki beyanlarında ...'in maktulü darp ettiğini, saçı uzun olan polis memuru olan sanık ...'ın ise elinde bulunan jop ile ...'nin kafasına vurduğunu ifade etmesi tanık...'ın teşhis tutanağında benzer hususları belirtmesi, maktulün yaralanmalarının niteliği ve yol üzerinde, bahçe kapısında, aracın çamurluğunda maktule ait kan izlerinin bulunması dolayısıyla sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarının gerçeği yansıtmadığı dikkate alındığında sanık ...'ın diğer sanık ...'in eylemine müşterek fail olarak iştirak ettiği ve buna göre sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 86/1 ve 86/3-e maddeleri yollamasıyla aynı Kanun'un 87/4. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

b.Olay yerine talimat üzerine müdahale amacıyla giden polis memurları sanıklar ... ve...ile tanık...'ın aşamalarda değişmeyen savunmalarında maktulün elinde bıçak olduğuna ilişkin beyanları, sanık ...'in anlatımı ile uyumlu olan adli rapora göre kolundan basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kesiyle yaralanması, maktul ve tanıkların bıçaklı tehdidi, fiziksel direnişleri ve hakarete ulaşan eylemlerinin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesine göre haksız tahrike ilişkin indirim oranının asgari düzeye yakın biçimde (1/3) olarak belirlenmesi yerine asgari düzeyde (1/4) olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle katılanlar vekilleri ve sanık ... müdafinin temyiz istemleri sanık ... bakımından sübut ve sanık ... bakımından haksız tahrik hükümlerinin uygulanma derecesi yönlerinden yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.07.2024 tarihli ve 2024/2255 Esas, 2024/2465 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, sübut yönünden oy birliğiyle, haksız tahrik yönünden oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ... müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

İnceleme konusu yapılan davada oy birliği ile verilen karar dışında hukuki uyuşmazlık konusu sanıklar lehine uygulanması gereken tahrik oranına ilişkindir. Suç tarihinde maktul ... ile temyiz dışı olan ... ve... isimli şahsın internet üzerinden canlı yayın açarak polislerev e polis teşkilatına hakaret etmeleri sonucu soruşturma başlatılmış buna istinaden içinden sanık polislerin bulunduğu araç ile yayın yapan araç aranmaya başlanmış ve yeri tespit edilen araç durdurulmuştur. Bu aşamada ... sanık polislere karşı etkin direnmede bulunmuş maktul ... ise sadece hakaret etmekle kalmamış elindeki bıçakla sanık ...'e saldırıda bulunmuş ve onu öldüreceğini söylemiş ardından şahıslar zor kullanılmak suretiyle etkisiz hale getirilmişlerdir. İşte bu aşamada sanık ...'in beden yoluyla sanık ...'in job kullanmak suretiyle maktulü darp ettikleri, maktulün kan izlerinin etraftaki bahçe kapı üzerinde, araç üzerinde ve asfalt üzerinde tespit edildiği tartışmasızdır. Bu kabul ile mevcut delillere dayanılarak daire her iki sanığın TCK 37 madde uyarınca iştirak suretiyle maktulü TCK 87/4-2 cümle uyarınca kastı aşan yaralama sonucu öldürdüğü yolunda oy birliği ile neticeye ulaşmıştır. Yerel mahkeme sadece mahkumiyet vermiş olduğu sanık ... yönünden asgari düzeyle tahrik indirimi yaparken bozma ilamında daire çoğunluğu asgari ile makul arasında yani 1/3 oranında tahrikin yeterli olduğu görüşüne ulaşmıştır. Olayın bütünü değerlendirildiğinde tahrik yaratan eylem sadece hakaret veya silahlı tehdit değildir. ...'nın sanıklara eylemi yalnızca TCK 265 madde kapsamında da değerlendirilemez. Etkin direnmenin ötesine geçilerek hakaret ve tehdit ile birlikte maktul polis memuru olan sanıklara bıçaklı saldırıda bulunmuştur. Bu nedenle tahrik oranı makul düzeyde yani 1/2 oranında uygulanmalıdır. Tahrik indirim oranının 1/2 düzeyinde değerlendirilmesi yolundaki görüşümüz ile oranın 1/3 miktarında belirlenmesi yolunda görüş açıklayan Sayın çoğunluğa iştirak etmiyoruz.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/7665, K. 2026/3019, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2024-7665-e-2026-3019-k-2edabcb9f4c2