İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/453 E. 2026/661 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/453
- Karar No
- 2026/661
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/453 Esas KARAR NO : 2026/661
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/05/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkiline olan borcu sebebiyle ... 6. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ve borçlu şirket vekili tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, müvekkilinin araç kiralamasını yaptığını, faturalar borçlu şirketin muhasebe defterinde kayıtlı bulunduğunu, bununla birlikte aracın davalı tarafında kullanılan yer, saat ve güne ilişkin davalının çalışanları tarafından imzalandığı irsaliyeler bulunduğunu, takibe konu faturalar davalı borçlu şirkete usulüne uygun olarak gönderildiğini, davalı şirketçe bugüne kadar itiraza uğramadığını, fatura ve irsaliyeler uyarınca yaklaşık ispat verileri uyarınca teminatsız mahkemeniz aksi kanaatte olması halinde mahkemenin belirlediği teminat uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. Dava, taraflar arasındaki araç kiralamasına konu ticari ilişkiden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla davacının, davalı aleyhine giriştiği ... 6. İcra Müdürlüğünün ...-Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 1.320.000,00 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ... 6. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafça icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olduğu görülmüştür. Bu durumda İİK'nun 50. maddesi gereğince öncelikle icra dairesinin yetkilerine yönelik itiraz incelenerek takip konusu icra dairesi yetkili ise dosyanın esasına girilecektir. HMK’daki yetki kuralları ilamsız icra takiplerinde kıyasen uygulanır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. 6100 sayılı HMK'nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmü yer almaktadır. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davalı tarafça icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesinin olmadığı, davalının yerleşim yerinin "..." olduğu, davacının yerleşim yerinin Güngören olduğu ve ... İcra Dairesinin yargı çevresinde bulunduğu, TBK 89. Maddesi kapsamında davacı alacaklı tarafından ... İcra Dairesinde icra takibi yapılabilecekken davacı alacaklı tarafından yetkisiz olan İstanbul İcra dairesinde takibinin yapıldığı, davalı borçlu tarafından usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, seçimlik hak kendisine geçen davalı şirket tarafından şirket merkezinin bulunduğu ... İcra Dairesinin seçimlik hak olarak ileri sürüldüğü, itirazın iptali davalarında icra dairesinin yetkili olmasının dava şartı olduğu, geçerli olmayan icra dairesinde yapılan takip nedeniyle artık itirazın iptali davasının da görülemeyeceği anlaşılmakla davacının yetkisiz icra müdürlüğünde takip başlatmasıyla seçme hakkı davalı borçluya geçtiğinden ve davalı borçlu tercih hakkını ... İcra Müdürlüğü olarak kullandığından davanın HMK 114/2 ve 115/2 Maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının icra takibini yetkili icra dairesinde yapmadığı anlaşılmakla davanın HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 15.942,30 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 15.210,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2026 Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır