İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/632 E. 2026/562 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/632
- Karar No
- 2026/562
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/632 Esas KARAR NO : 2026/562
DAVA :İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/01/2017 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket tarafından düzenlenen "..."fuarına katılmak için davalı şirket ile sözleşme imzalandığını, bu hizmet bedeli için davalıya ... tarihli ... no'lu 28.367,19 TL bedelli faturanın tanzim ve tebliğ edildiğini, sözleşmede kararlaştırılan sürede ve davacı şirketin ısrarlı talep ve uyarılarına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 35.icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapmak zorunda kalındığını, girişilen takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, davalı şirketin yine davacı şirket tarafından düzenlenmiş olan... fuarına da katıldığını, düzenlenen faturanın davalı tarafından hiçbir itiraz olmaksızın ödendiğini, her iki sözleşmedeki imzaların da aynı kişilere ait olduğunu, davalı borçlu şirketin iş bu davaya konu ... fuarına kendi isteği ile katılmayarak standın boş kalmasına sebep olduğunu, buna ilişkin fotoğraflar ve tutanağın mevcut olduğunu, davalı şirketin fuara katılmayarak standı boş bırakmış olmasının Sözleşmenin feshinin düzenlendiği 16.maddede yazılı olduğu şekilde ve sürede yapılmadığından geçerli bir fesih olmadığını, davalı şirketin fatura bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, fuardan sonra taraf şirket yetkilileri arasında yapılan mali yazışmalarında da bu hususların davalıya bildirildiğini, davalı tarafından ödemenin ypılacağının kabul edildiğini, buna rağmen herhangi bir ödemenin olmadığını iddia ederek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında tazminata hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen iddiaları kabul etmediklerini,müvekkili şirketin imzalamadığı bir sözleşmeden dolayı İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmasının mümkün olmadığını,davaya bakmaya genel yetki kuralı uyarınca ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle İstanbul Mahkemelerinin yetkisizliğine karar verilmesini, davalı şirketin davacı ile takibe konu ettiği sözleşmeyi imzalamadığını, müvekkilinin fuar hizmeti almadığını, davacının iddialarına konu ettiği sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket temsilcilerinden birine ait olmadığını, söz konusu sözleşmenin bir bağlayıcılığının bulunmadığını öne sürerek, davanın reddini talep etmiştir. ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasının 10/09/2019 tarihli kararı ile: "...Dava;kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ile takibin devamı isteğine ilişkindir. ... 35.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine;28.367,19 TL asıl alacak 3.553,28 TL işlemiş faiz (12.07.2016'dan itibaren aylık %3 oranından hesaplanmıştır.)toplam 31.920,47 TL alacağın fazlaya ve sözleşmeye ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacak için sözleşme uyarınca hesaplanacak aylık %3 oranında faizi, icra giderleri, avukatlık ücreti ile Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsubuyla tahsili ile icra takibine başlanıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi mahkememize vermiş olduğu 21/09/2018 tarihli bilirkişi raporuyla;davacı şirketin sahibi lehine delil olma niteliği taşıyan yasal defterlerinde davalı şirketin 28.367,19 TL borçlu olduğu, borcun... tarih ... nolu faturadan kaynaklandığı, işlemiş faiz tutarının 3.517,53 TL olarak hesaplandığı bildirmiştir. Davalı şirketin yetki itirazı üzerine yapılan incelemede; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uyuşmazlıkla ilgili “Sözleşmeden doğan davalarda yetki “ başlıklı 10. maddesi "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmünü ,“yetki sözleşmesi” başlıklı 17. maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü, aynı Kanun’un 448.maddesi gereğince kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı hükmünü ihtiva etmektedir. HMK m. 17’nin ikinci cümlesine göre, “taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır”. Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Bu şekilde yapılmış olan yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar. Buna göre, münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır. T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Davalı tarafından her ne kadar yetkili mahkemenin Kayseri Mahkemeleri olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulmuş ise de tarafların tacir olduğu ve kira sözleşmesinin 29.maddesinde sözleşme nedeni ile doğacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu 17.maddesi gereğince taraflara arasında yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu görülmekle davalının yetki itirazı dikkate alınmamış ve mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından borca yapılan itirazı üzerine yapılan incelemede ise;Davalı şirket tarafından inceleme konusu ... tarihli .... kira sözleşmesinde bulunan şirket yetkilisine atfen atılmış imzaların...'nun eli ürünü olmadığı yani imza itirazında bulunulması üzerine yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı şirket kaşesi altında yer alan imzanın ....'nun eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Her ne kadar şirket kaşesi altında yer alan imzanın ...'nun eli ürünü olmadığı anlaşılmış ise de...'nun ilgili şirket kayıtlarında davalı şirketi temsile yetkili olduğu,yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacı şirketin usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil olma niteliği taşıyan ticari defterlerinde 2016 yılında davacı şirketin davalı şirket adına 4 adet fatura düzenlediği davalının 3 adet faturayı ödediği kalan bakiyenin tamamının ise ... tarihli ... nolu faturadan kaynaklandığı ve davacı şirketin bu faturayı takip konusu yaptığı, davacı şirketin ticari defterlerinden de anlaşılacağı üzere davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunun açık olduğu, dosyada mevcut 06.11.2016 tarihli tutanak ile... .Ltd.Şti'nin A salonu 501 numaralı stand ile fuara katıldığı sözleşme gereği kiralanan standı 1 Kasım 2016 saat 11'e kadar teslim almadığı ve alanı boş bıraktığı ...A.ş yetkilileri ile civar standlar tarafından tespit edildiğinin anlaşıldığı, kira sözleşmesinin 16.maddesi gereğince de katılım sözleşmesini okuyup imzalayarak fuara katılmayı kabul eden katılımcı tek taraflı olarak fuara katılmaktan vazgeçerse tüm maddi yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğu bu nedenle davalının takip konusu yapılan faturadan dolayı sorumlu olduğu ,gecikme faizinin de kira sözleşmesinin 5.5 gereğince kararlaştırılan şart gereğince hesaplanan bilirkişi raporu ile 3.517,53 TL olarak hesaplandığı görülmekle davanın kısmen Kabulü ile davalının ... 35 icra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 28.367,19 TL asıl alacak, 3.517,53 TL işlemiş faiz olarak devamına,İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince alacağın gerçek miktarını davalı borçlunun ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olduğu bu nedenle alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulünün zorunlu olduğu anlaşılmakla icra takibine haksız bir şekilde itiraz ederek alacaklının alacağını geç almasına neden olan davalı borçludan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile davalının ... 35 icra müdürlüğünün ...esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 28.367,19 TL asıl alacak, 3.517,53 TL işlemiş faiz olarak devamına, 2-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." kararı verildiği bunun üzerine davalı vekilinin istinaf yoluna başvurduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi'nin .... Esas, ... karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayımızda, dava; hizmet (organizasyon- fuar) sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki akdi ilişki kira ilişkisi olmayıp hizmet alım sözleşmesidir. Bu durumda davaya bakmakla Sulh Hukuk Mahkemesi görevli değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, her iki tarafın tacir olması halinde 6102 sayılı TTK 4,5 md. uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi, aksi halde ise Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olacağından, mahkemece görevsizlik nedeniyle HMK’nun 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması nedeni ile mahkeme kararının hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, davaya bakma görevi kararı veren mahkemeye ait olmadığı halde yazılı olduğu şekilde gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin karar verilmiş olması sebebiyle, mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE, İlk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA, Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE..." kararı verildiği ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı dosyasının 20/03/2024 tarihli kararı ile:"...Dava ödenmeyen fuar katılım alacağı için düzenlenen fatura alacağından kaynaklı takibe itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizce ... Esas... Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 28.367,19 TL asıl alacak 3.517,53 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline ve davalının % 20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmiştir. Verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi... Esas ... karar sayılı ilamı mahkememizce verilen kararı kaldırmıştır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrı olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. Somut olayımızda, dava; hizmet (organizasyon- fuar) sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki akdi ilişki kira ilişkisi olmayıp hizmet alım sözleşmesidir. Bu durumda davaya bakmakla Sulh Hukuk Mahkemesi görevli değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, her iki tarafın tacir olması nedeniyle 6102 sayılı TTK 4,5 md. uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacnın dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,Görevli Mahkemenin İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğuna. 2-Dosyanın karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içerisinde talep halinde görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE..." kararı verilerek Mahkememizin 2024/632 Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı görüldü. ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Bilirkişi tarafından düzenlenen 25/01/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre;".. İnceleme konusu kira sözleşmesindeki ...'na atfen atılmış imzaların mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarından saptanan farklılıklara nazaran davalı ...'nun eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında Bilirkişi tarafından düzenlenen 20/09/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre;".. Sözleşmenin hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemesine ait olmak üzere takip tarihi itibari ile; Davacı şirketin sahibi lehine delil olma niteliği taşıyan defterinde davalı şirketin 28.367,19 TL borçlu olduğu, borcun 12.07.2016 tarih, 177575 numaralı faturadan kaynaklandığı, işlemiş faiz tutarının 3.517,53 TL olarak hesaplandığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. Bilirkişi tarafından düzenlenen 08/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2015-2016 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,Davalı firma tarafından incelemeye ticari defterlerin sunulmadığı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı yönünde tespit bulunmakla birlikte; söz konusu sözleşmeye istinaden düzenlenen faturaların davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarına intikal ettirildiği ve bu faturalar kapsamında kısmi ödemelerde bulunulduğu, Dava dosyasında mevcut alacak konusu faturaların Davacı ve Davalı tarafların kendileri tarafından şirketlerine ait Ba-Bs Formlarında bildirildiği, tarafların bildirimlerinin birbirini doğruladığı,Alacak konusu faturanın davalı tarafından BA bildirimine konu edilmesinin davalı şirketin faturayı kendi ticari kayıtlarına intikal ettirdiğini göstermekte olduğu,Alacak konusu faturaların davalı tarafından ticari defterlere işlendiği, faturalara ve faturanın muhteviyatını oluşturan hizmetlere davalı tarafından itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Davacının davalıdan talep edebileceği tutarın Asıl Alacak 28.367,19 TL İşlemiş Faiz 3.553,28 TL olmak üzere toplam 31.920,47 TL olduğu hesaplanmıştır. Tarafların inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptaline ilişkindir. ... 35. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında yapılan incelenme ile; davacı tarafça genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine, takibe, takip konusu sözleşmeye, borca ve borcun tüm ferilerilerine itiraz edildiği, süresinde yapılan iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Davanın hizmet (organizasyon- fuar) sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemi ile açılan davanın taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik kararı neticesinde mahkememizin görevinde olduğu, mahkememizce yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı. Yetkiye ilişkin ise tarafların tacir sıfatının olduğu, arasında sözleşmeden kaynaklı para alacağına istinaden başlatılan icra takibi neticesinde TBK 89.maddesi ile HMK 10. Maddesi ile HMK 17.maddesi dikkate alındığında aralarındaki sözleşmenin 29.maddesinde sözleşme nedeni ile doğacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu 17.maddesi gereğince taraflara arasında yapılan yetki sözleşmesi uyarınca icra müdürlüğünün yetkisi ile mahkememizin yetkisine ilişkin itirazın reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller incelendiğinde davacı ile davalı taraf arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davalı borçlu tarafından sözleşmenin kabul edilmediği, sözleşmedeki imza itirazı nedeniyle görevsizlik kararı veren mahkeme tarafından davalı tarafın sözleşmeye ilişkin imza inkarı nedeniyle inceleme yapıldığı, imzanın davalı şirket yetkilisine tarafa ait olmadığının tespiti yapılmış ise de Her ne kadar şirket kaşesi altında yer alan imzanın ...'nun eli ürünü olmadığı anlaşılmış ise de ...'nun ilgili şirket kayıtlarında davalı şirketi temsile yetkili olduğu,yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacı şirketin usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil olma niteliği taşıyan ticari defterlerinde görevsiz mahkeme tarafından yapılan defter incelemesinde 2016 yılında davacı şirketin davalı şirket adına 4 adet fatura düzenlediği davalının 3 adet faturayı ödediği kalan bakiyenin tamamının ise ... tarihli ... nolu faturadan kaynaklandığı ve bu faturanın takip konusu yapıldığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de davacı tarafından kesilen faturalar karşılığında davalı tarafınca davacıya 5.389,91 TL banka kanalıyla, 43.540.- TL çek ile ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin ticari defterlere tahsilat olarak kayıt edildiği, davacı ticari defterlerinde davacının davalıdan 16.11.2016 tarihinde 28.367,19 TL alacaklı göründüğü, bakiyeyi icra takibi sonrası şüpheli alacaklar hesabına devrettiğinin tespit edildiği, ayrıca vergi müdürlüğünden celp edilen taraflara ait BA-BS formalarında davacı tarafından davalıya keşide edilen faturaların davacı tarafından satış olarak, davalı tarafından alış olarak, davalı tarafından davacıya kesilen iade faturasının ise davacı tarafından alış davalı tarafından satış olarak bildirildiği, tarafların bildirimlerin birbirini doğrular nitelikte olduğu, takibe konu sözleşmeye istinaden düzenlenen faturaların davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarına intikal ettirildiği ve bu faturalar kapsamında kısmi ödemelerde bulunulduğu, iş bu hali ile sözleşmenin zımni olarak kabul edilerek ticari faaliyetleri kapsadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcudiyetinin sabit olduğu, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının ... 35. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla takibin devamına, kabul edilen alacağın %20' si olan 6.384,094 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, Davalının ... 35. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA, Kabul edilen alacağın %20' si olan 6.384,094 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 2.180,48 TL harçtan peşin alınan 385,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.794,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 14,50 TL başvurma harcı ve 385,53 TL peşin harç toplamı olan 400,03 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 31.920,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 10.605,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Artan avansın ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma vasıtası ile) yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.