Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/380 E. 2026/1342 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/380
Karar No
2026/1342
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/380 KARAR NO : 2026/1342

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2023 NUMARASI : 2022/787 Esas 2023/775 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 14.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 14.09.2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.10.2023 gün ve 2022/787 Esas 2023/775 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 02.03.2022 tarihinde ... plakalı araca ilişkin Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, poliçe kapsamındaki aracın 23.06.2022 tarihinde... Caddesi'nde seyir halindeyken sola dönüş yapmak isterken karşı yönden gelen ... plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hasarın ödenmesi için yapılan başvurunun, sigortalı aracın ticari amaçla kullanılmasına karşın sürücünün ehliyetinde "ticari araç kullanamaz" ibaresi bulunduğu gerekçesiyle "ehliyet yetersizliği" nedeniyle reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin anlaşmalı servise 28.279,83 TL ödeme yaptığını, bu bedelin tahsili amacıyla İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10587 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının borcu bulunmadığını belirterek itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 02.03.2022 tarihinde ... plakalı araca ilişkin Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, poliçe kapsamındaki aracın 23.06.2022 tarihinde ... Caddesi'nde seyir halindeyken sola dönüş yapmak isterken karşı yönden gelen ... plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hasarın ödenmesi için yapılan başvurunun, sigortalı aracın ticari amaçla kullanılmasına karşın sürücünün ehliyetinde "ticari araç kullanamaz" ibaresi bulunduğu gerekçesiyle "ehliyet yetersizliği" nedeniyle reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin anlaşmalı servise 28.279,83 TL ödeme yaptığını, bu bedelin tahsili amacıyla İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10587 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının borcu bulunmadığını belirterek itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigortalı araç sürücüsünün B sınıfı sürücü belgesinin, ruhsatında kamyonet olarak kayıtlı olan aracı kullanmaya Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 75. maddesi uyarınca yeterli ve geçerli olduğu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün sola dönüş kurallarına uymaması nedeniyle etken olduğu, davaya konu hasarın kaza ile uyumlu bulunduğu, aracın kaza öncesi ve sonrası rayiç değerleri arasındaki farka göre gerçek zararın 27.500,00 TL olarak belirlendiği yönündeki bilirkişi tespitleri esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10587 esas sayılı dosyasında 27.500,00 TL borca ilişkin itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden takibin devamına, alacağın likit ve hesaplanabilir olması nedeniyle asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın konusunun aracın kaza nedeniyle uğradığı değer kaybı olmayıp kasko poliçesi kapsamında ödenen hasar onarım bedelinin tahsili olduğunu, mahkemece değer kaybının gerçek zarar olarak kabul edilerek 27.500,00 TL üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, taraflar arasındaki poliçe kapsamında davalı tarafça karşılanması gerekirken davacı tarafından ödenen ve ödeme belgesi dosyaya sunulan 28.279,83 TL tutarındaki hasar bedeli üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak itirazın tümden iptali ile takibin 28.279,83 TL üzerinden devamına ve bu tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün ehliyetinde açıkça "ticari araç kullanamaz" ibaresi bulunmasına rağmen bu hususta hiçbir araştırma yapılmadığını, yerleşik yargı içtihatlarında bu tür şerhlerin hangi sebeple konulduğunun ayrıca araştırılması gerektiğinin kabul edildiğini, sürücünün yetersiz ehliyetle araç kullanmasının ehliyetsiz araç kullanımına denk sayılması gerektiğini, bu durumun Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.4 maddesi uyarınca hasarı teminat dışında bıraktığını, ayrıca talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, kusur durumunun usulüne uygun kaza tespit tutanağına dayanmadan belirlendiğini, KDV ve iskonto indirimi taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, faiz türü olarak avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı tarafından ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda davacı vekili, davalı nezdinde kasko sigortalı aracın 23.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin poliçe kapsamında davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı sigorta vekili ise, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetinde "ticari araç kullanamaz" şerhi bulunmasına rağmen ticari amaçla kullanılan aracı kullandığını, bu nedenle hasarın teminat dışında kaldığını savunmuştur. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.4. maddesinde "Teminat dışı kalan zararlar" kenar başlığı altında; poliçede gösterilen taşıtın, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre, gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, sigortalı araç sürücüsü ....'ın 23.01.2004 tarihinde alınmış B sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu, davaya konu .... plakalı aracın ruhsatında kamyonet olarak kayıtlı bulunduğu ve tarafların beyanlarından da anlaşılacağı üzere aracın ticari amaçla kullanıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosyaya alınan bilirkişi raporunda, sürücünün B sınıfı sürücü belgesinin Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 75. maddesi uyarınca kamyonet cinsi araçları kullanmaya yeterli ve geçerli olduğu tespit edilmiş ise de, davacıya ait aracın kaza tarihindeki sürücü ehliyetinde yer alan "ticari araç kullanamaz" şerhinin ve yine yargılama sırasında dosyaya sunulan yeni tip sürücü belgesinde yer alan "102" kodlu şerhin ne sebeple verildiği hususunda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun sair hükümlerine dayalı olarak çıkarılan yönetmelikler uyarınca çoğunlukla sağlık durumu, yaş veya benzeri kısıtlamalardan kaynaklanabildiği gözetildiğinde, ilgili nüfus müdürlüğü veya trafik tescil kuruluşundan şerhin dayanağını oluşturan gerekli bilgi ve belgeler temin edilerek şerhin veriliş sebebinin araştırılması ve kaza tarihi itibariyle sürücünün ticari nitelikteki araçları kullanmasına engel bir durumun bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekirken, bu hususta gerekli bilgi ve belgeler temin edilmeksizin eksik araştırmaya dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerindedir. Kabule göre de; Davacı tarafça açıkça hasar bedelinin talep edildiği ve taraflar arasındaki ilişkinin de Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, buna karşın bilirkişi raporunda yer alan hasar bedeli ve değer kaybı zararına ilişkin ayrı ayrı hesaplama yapıldığı halde mahkemece bilirkişi raporunda yer alan değer kaybı zararı hesaplaması miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne verildiği, oysa değer kaybı zararı davanın konusunu oluşturmadığı gibi mahkemece karar gerekçesinde hasar bedeline hükmedildiğine ilişkin ibareler bulunmasına karşın atıf yapılan bilirkişi raporunda değer kaybı zararı hesaplamasına ilişkin rakamın hükme esas alındığı, bu suretle gerekçenin kendi içerisinde çelişki oluşturulması da hatalı olmuştur. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.10.2023 gün ve 2022/787 Esas 2023/775 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/380, K. 2026/1342, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-380-e-2026-1342-k-739e6e6cbedc