Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/370 E. 2026/1345 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/370
Karar No
2026/1345
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/370 KARAR NO : 2026/1345

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2023 NUMARASI : 2021/20 ESAS 2023/775 KARAR BİRLEŞEN KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/487 ESAS 2021/581 KARAR SAYILI DOSYASINDA; ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 14.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 14.09.2026

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2023 tarih 2021/20 Esas 2023/775 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye.... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunan .... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin aracının ağır hasara uğradığını, aracın kaza öncesi rayiç değerinin en az 400.000,00–450.000,00 TL olmasına rağmen sigorta şirketince 300.000,00 TL olarak belirlendiğini, verilen vekâletname uyarınca aracın hasarlı hâliyle 237.800,00 TL bedelle satıldığını, davalı tarafından ayrıca 15.500,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 17.06.2022 tarihli dilekçesiyle talebini 25.500,00 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait .... plakalı ticari taksi ile davalı ...'in maliki, davalı ...'ın sürücüsü ve davalı ...'nın sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, aracın onarımı için 73.511,76 TL, sarı folyo kaplama için 2.065,00 TL gider yapıldığını, sigorta şirketince 15.635,00 TL hasar ve 10.488,04 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, aracın onarım süresince çalışamaması nedeniyle kazanç kaybı oluştuğunu ileri sürerek 41.047,57 TL onarım bedeli ile 500,00 TL değer kaybının tüm davalılardan, 500,00 TL kazanç kaybının ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini; sigorta şirketi yönünden bildirim, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını istemiştir. CEVAP : Asıl davada davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar dosyası ve ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru gözetilerek 18.08.2020 tarihinde 15.500,00 TL ödeme yapıldığını, davacının ibranameyle şirketi ibra ettiğini ve zararının karşılandığını savunarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden ve esastan reddini, aksi hâlde yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazminattan mahsubunu istemiştir. Birleşen davada davalılar ... ve .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri yönünden ticari dava niteliği bulunmadığından davanın ayrılarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, kazada müvekkillerine ait araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, sigorta işlemlerindeki kusur değerlendirmesini kabul etmediklerini, bakiye zarar için açılan asıl davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili ise sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının zararının ödendiğini, zamanaşımı bulunduğunu ve şirkete başvuru yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davalarda alınan kusur raporlarına yönelik itirazlar üzerine olay yerinde keşif yapıldığı, tanık beyanları ve raporlar arasındaki çelişkilerin değerlendirilmesi amacıyla İTÜ öğretim elemanlarından oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, 03.08.2023 tarihli raporda kazanın meydana geldiği yerin kontrolsüz dörtlü kavşak olduğu, kavşağı oluşturan yolların özelliğini belirten trafik işaret levhası bulunmadığı, .... plakalı araç sürücüsü ....'in kavşağa sağdan girmesi nedeniyle öncelikli geçiş hakkının bulunduğu, bununla birlikte .... plakalı araç sürücüsü ....'ın kavşağa daha önce girdiği ve geçişini tamamlamak üzere olduğu, bu nedenle her iki sürücünün kazanın meydana gelmesinde %50'şer oranında kusurlu oldukları, asıl dava yönünden davacıya ait .... plakalı aracın kaza öncesi rayiç değerinin 300.000,00 TL, hasarlı hâliyle sovtaj bedelinin 237.800,00 TL olduğu, aradaki fark olan 62.200,00 TL zararın karşı araç sürücüsünün %50 kusuruna isabet eden kısmının 31.100,00 TL olduğu, davalı .... A.Ş. tarafından ödenen 15.500,00 TL'nin mahsubuyla davacının bakiye zararının 15.600,00 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limitinin 25.500,00 TL olması nedeniyle bu tutarın poliçe limiti içinde kaldığı, birleşen dava yönünden .... plakalı aracın onarım bedelinin 73.511,77 TL, %50 kusur oranına isabet eden hasar zararının 36.755,88 TL olduğu, davalı ... tarafından daha önce 15.635,00 TL hasar ve 10.488,04 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olması nedeniyle bakiye poliçe limitinin 14.876,96 TL kaldığı, araçta oluşan değer kaybının 16.000,00 TL olarak hesaplandığı, %50 kusur oranına isabet eden 8.000,00 TL'nin sigorta şirketince yapılan 10.488,04 TL ödemeyle karşılandığı ve davacının değer kaybından kaynaklanan bakiye alacağının bulunmadığı, kazanç kaybından kaynaklanan zararının ise 383,20 TL olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, 15.600,00 TL maddi tazminatın 22.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı .... A.Ş.'den tahsiline, fazlaya ilişkin 9.900,00 TL istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 36.755,88 TL hasar tazminatının davalı ....'nın 14.876,96 TL ile sorumlu olması kaydıyla sigorta şirketi yönünden 16.07.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, değer kaybı talebinin reddine, 383,20 TL kazanç kaybının davalılar ... ve ....'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Karara karşı asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Asıl davada davacı ve birleşen davada davalı ... ile birleşen davada davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak belirsiz alacak davası olarak açıldığını, talep artırılırken de bu hakların saklı tutulduğunu, uyuşmazlık konusu alacağın ve 25.500,00 TL dava değerinin gözetilmesi gerektiğinden kararın kesin kabul edilemeyeceğini; hükme esas alınan %50–%50 kusur dağılımının hatalı olduğunu, ....'ın bölünmüş yolda seyrettiğini, diğer araç sürücüsü....'in geçiş hakkını vermediğini ve tam kusurlu olduğunu, 18.02.2023 tarihli ek raporda da karşı sürücünün asli kusurunun belirtildiğini, sigorta hasar dosyasındaki kusur değerlendirmesinin dahi müvekkilleri lehine olduğunu, raporlar arasındaki farklılıklar yeterince incelenmeden hüküm kurulduğunu; aracın kaza öncesi rayiç değerinin en az 400.000,00–450.000,00 TL olmasına rağmen 300.000,00 TL kabul edildiğini, firmalardan, emsal ilanlardan ve noterlik satış kayıtlarından araştırma yapılmadığını, rayiç bedelin soyut ve denetime elverişsiz biçimde belirlendiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını, asıl davanın kabulünü ve birleşen davanın reddini istemiştir. Birleşen davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; rayiç değer için seçilen iki ilanın araç özellikleri ve hasar geçmişi yönünden karşılaştırılmadığını, ilanlardan birine erişilemediğini ve diğerinin fiyatının değiştiğini, değer kaybının gerçek piyasa farkı araştırılmadan düşük belirlendiğini; kavşağın ve yolların niteliğinin, araçların çarpışma noktalarının ve kavşağa giriş sırasının hatalı değerlendirildiğini, karşı aracın aşırı hızlı olduğunu, tanık anlatımlarındaki alkol ve sürücü değiştirilmesi iddialarının incelenmediğini, kamera görüntülerinin değerlendirilmediğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün geçiş hakkı bulunduğundan %50 kusur yüklenemeyeceğini; ticari taksinin kazanç kaybının yalnız vergi kayıtlarıyla belirlenmesinin hatalı olduğunu, günlük kazancın ilgili meslek odasından sorulması gerektiğini ileri sürmekle asıl davanın reddini ve birleşen davanın kabulünü istemişti. İlk derece mahkemesince 01.02.2024 tarihli ek karar ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, ek karara karşı istinaf yoluna gidilmediği görülmüştür. GEREKÇE : Asıl dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen bakiye hasar zararının karşı araç zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili, birleşen dava ise aynı kazadan kaynaklanan karşı taraf araca ait onarım bedeli ve değer kaybının araç maliki, sürücüsü ve sigortacısından, kazanç kaybının araç maliki ile sürücüsünden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir. (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K ) Haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davalarında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddeleri uyarınca "gerçek zarar" ilkesi geçerlidir. Kural olarak zararı ve zarar verenin kusurunu ispat yükü zarar görene aittir. Zarar gören, haksız fiil sonucunda malvarlığında meydana gelen eksilmeyi talep edebilir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; bir araçta meydana gelen onarım masraflarının, aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el rayiç değerinin %50'sini aşması durumunda, o aracın tamirinin ekonomik olmadığı kabul edilir ve araç "pert total" (tam hasarlı) sayılır. Tam hasarlı araçlarda talep edilebilecek gerçek zarar tutarı, aracın kaza anındaki rayiç bedeli ile kazadan sonraki hasarlı (sovtaj) bedeli arasındaki farktır. Araç tam hasarlı kabul edildiğinde, aracın piyasa değerinde başkaca bir eksilme söz konusu olmayacağından, ayrıca değer kaybı tazminatı talep edilemez Somut uyuşmazlıkta, davacı ... vekilinin kusur dağılımına yönelik itirazlarının incelenmesinde, kaza tespit tutanağı ile mahallinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen raporda kavşaktaki geçiş önceliği yönünden farklı değerlendirmeler bulunması üzerine, bu farklılıkların giderilmesi amacıyla İTÜ öğretim elemanlarından oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, hükme esas alınan 03.08.2023 tarihli raporda, yolların fiziki özellikleri ve trafik işaretlerinin durumu ile araçların kavşağa giriş sıraları birlikte değerlendirilerek, sağdan gelen araç sürücüsünün geçiş önceliği yanında diğer aracın kavşağa önceden girmiş ve geçişini tamamlamak üzere olması da dikkate alınarak her iki sürücünün kazanın meydana gelmesine etki eden davranışları açıklanmak suretiyle, bu kapsamda %50-%50 oranlarında kusur dağılımı yönünde görüş bildirildiği, önceki değerlendirmeler arasındaki farklılıkların ele alındığı ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince raporda yer alan görüşün hükme esas alınmasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir Davacı ... vekilinin araç rayiç değerine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; tam hasara uğrayan araç bakımından zarar hesabının kaza tarihindeki hasarsız rayiç değer ile hasarlı hâliyle satış değeri arasındaki fark üzerinden yapıldığı, araç için 300.000,00-TL rayiç değer ve 237.800,00-TL sovtaj bedeli esas alınarak 62.200,00-TL zarar hesaplandığı, kaza dönemi emsal ilanlarının yaklaşık 300.000,00–320.000,00-TL aralığında bulunduğu, daha düşük kilometreli emsallerin de bu aralığa yakın fiyatlarla satışa sunulduğu yönündeki dosya değerlendirmesi ile ilan bedellerinin gerçekleşmiş satış bedeli niteliğinde olmaması birlikte gözetildiğinde, 300.000,00-TL rayiç değer kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 400.000,00–450.000,00-TL ve üzeri değerinde olduğu iddiasını destekler somut bir delil gösterilmediği de dikkate alındığında davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00TL(asıl dava) + 2.536,97-TL(birleşen dava)'den peşin alınan 427,60-TL(asıl dava) + 634,25-TL(birleşen dava)'nin mahsubu ile bakiye 2.207,12-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/370, K. 2026/1345, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-370-e-2026-1345-k-d6f5952d52ed