İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/332 E. 2026/378 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/332
- Karar No
- 2026/378
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/332 Esas
KARAR NO : 2026/378
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/03/2026
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı şirket temsilcisi dilekçesinde özetle; davalı tarafın elinde bulundurduğu ve ...'ne atfen keşide edilmiş gibi görünen ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, 14.08.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 432.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, 06.09.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 549 360,00 TL bedelli çek ile ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, 13.09.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 795.800,00 TL bedelli çeklerden dolayı herhangi bir borcu bulunmadıklarının tespiti amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, dava konusu edilen çeklerin ön yüzünde keşideci sıfatıyla yer alan imzaların, müvekkili şirketi temsile ve ilzama tek yetkili olan (...) el ürünü olmadığını, söz konusu çeklerin yetkili temsilcinin bilgisi ve rızası dışında, imzası taklit edilmek suretiyle sahte olarak düzenlendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 677. maddesinde düzenlenen imzaların bağımsızlığı ilkesi ve aynı Kanun'un 818. maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanan sahtelik hükümleri gereğince, sahte imza ile düzenlenen kambiyo senetlerinin imzası taklit edilen kişiyi ve temsil ettiği tüzel kişiyi bağlamayacağını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesi uyarınca, adi bir belgedeki imzanın inkar edilmesi halinde bu belgenin imza incelemesi sonuçlanana kadar hiçbir işleme esas alınamayacağını, bu kapsamda, HMK'nın 211. ve 279. maddeleri gereğince Sayın Mahkemece alınacak mukayese imza örnekleri üzerinden grafolojik ve grafometrik yöntemlerle uzman bilirkişilerce yapılacak inceleme neticesinde, imzaların yetkili temsilye ait olmadığının tereddütsüz biçimde ortaya çıkacacağını, kambiyo senetlerinde imzanın sahte olmasının senedin hükümsüzlüğüne yol açan ve iyiniyetli hamil dahi olsa herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir def'i olduğunu, yargı içtihatlarının da bu hususu kesin bir dille ortaya koyduğunu, davalı tarafın, söz konusu sahte çekleri bankaya ibraz ettiğini ve arkalarına karşılıksız kaşesi vurdurduğunu, akabinde davalı vekili tarafından 07.10.2025 tarihinde İzmir İcra Ceza Mahkemesi Hakimliği'ne şikayette bulunularak, müvekkil şirket ve yetkilisi aleyhine "Karşılıksız Çek Keşide Etmek" suçundan cezalandırılmaları ve çek hesabı açma yasağı verilmesi talep edildiğini, davalının sahte belgelere dayanarak hukuki ve cezai süreçleri başlatmasının müvekkili şirketin ticari itibarını ve malvarlığını açık bir tehlikeye attığını, bu sebeple, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince, dava konusu çeklere dayalı olarak başlatılacak olası icra takiplerinin durdurulması ve çek bedellerinin ödenmesinin engellenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, ayrıca, sahte çeklerle haksız menfaat temin etmeye çalışan ve müvekkilinin asılsız yere adli mercilerle muhatap eden davalının, çek bedellerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini belirterek; öncelikle, dava konusu 14.08.2025 tarihli 432.000,00 TL, 06.09.2025 tarihli 549.360,00 TL ve 13.09.2025 tarihli 795.800,00 TL bedelli çekler yönünden, ileride telafisi imkansız zararların doğmasını engellemek amacıyla İİK m. 72 uyarınca teminatsız olarak (veya takdir edilecek teminat mukabilinde) ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve çeklere dayalı icra takiplerinin/ödemelerin durdurulmasına, mali durumlarının yetersizliği nedeniyle adli yardım taleplerinin kabulüne, haklı davalarının kabulü ile, sahte imzalı söz konusu 3 adet çekten dolayı müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline, kötüniyetli davalının, dava konusu toplam 1.777.160,00 TL alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile zorunlu arabuluculuk ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin ciro yoluyla hamil olduğu 14.08.2025 tarihli 432.000 TL bedelli, 06.09.2025 tarihli 549.360 TL bedelli, 13.09.2025 tarihli 795.800 tl bedelli çeklerin izmir ... icra müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasıyla 07/10/2025 tarihinde icra takibine konulduğunu ve kesinleştiğini, davacı tarafın mahkemede açılan davada çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ve borçlu olmadığının tespiti ile açıklanan ve resen tespit edilecek nedenlere dayalı olarak ,davanın reddi ile davacı aleyhinine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, çeke dayalı menfi tespit tespitine ilişkindir.
Dosyada yapılan inceleme neticesinde, dava dilekçesinde adli yardım hükümlerinden yararlanılmak istenildiği ileri sürüldüğünden, Mahkememiz 31.03.2026 tarihli ara kararı ile davacı tarafça haklılık koşulu yönünden ise salt dava dilekçesinin sunulduğu, dava dilekçesindeki iddiaların yaklaşık ispatına elverişli herhangi bir somut belge ya da delil ibraz edilmediği, mevcut dosya durumu itibariyle, davacı tarafça adli yardımdan yararlanabilme koşullarından haklılık ve yoksulluk ölçütlerinin yaklaşık ispat derecesinde sağlanamadığı anlaşıldığından şartları oluşmayan adli yardım talebinin reddine karar verilerek, davanın açılışı sırasında harç yatırılmadığı anlaşıldığından davacı şirket temsilcisine mahkememizce dava değeri üzerinden resen yapılan hesaplama sonucunda belirlenen 732,00-TL başvurma harcı ve 30.349,45-TL nispi peşin harç ile şimdilik 3.000,00-TL gider avansını mahkememiz veznesine yatırmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120/2. maddesi gereğince iki haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, aynı ara karar ile verilen kesin süre içerisinde mahkememizce belirlenen eksik harcın mahkememiz veznesine yatırılmaması durumunda 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. maddeleri uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına müteakiben üç aylık yasal süre içerisinde mahkememizce resen belirlenen eksik peşin harcın mahkememiz veznesine yatırılmaması ve dosyanın işleme konulması için gerekli işlemlerin yapılmaması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği, ayrıca eksik gider avansının verilen kesin süre içerisinde mahkememiz veznesine yatırılmaması durumunda ise gider avansı dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceği hususlarının ihtar edildiği, söz konusu ihtaratlı ara kararın davacı yana usulüne uygun davetiye ile 06.04.2026 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Anılan ara kararda Mahkememizce verilen 2 haftalık kesin sürenin 20.04.2026 tarihi itibariyle dolduğu ve davacı tarafça belirtilen dava harçları ile gider avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK.'nun 114/1. maddedesinin g bendi kapsamında davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olmasının dava şartlarından olduğu belirtilmiş, aynı kanunun 115/2 maddesi hükmünde ise "mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmüne yer verilmiştir.
Mevcut dosya durumu itibariyle, usulüne uygun ihtarat ve verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından gider avansı yatırılmadığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı HMK.'nun md. 114/1-g ve md. 115/2 hükmü uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL başvuru harcı ile 732,00-TL red harcı olmak üzere toplam 1.464,00-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince Turgutlu Arabuluculuk Bürosunun ... büro dosya numaralı dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 6.000,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı ve davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT md. 7/2 gereği 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen ilgilisine iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/04/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı