İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1315 E. 2026/6 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1315
- Karar No
- 2026/6
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1315 Esas KARAR NO : 2026/6 Karar
TALEP : Kıymetli Evrak İptali TALEP TARİHİ : 07/04/2026 KARAR TARİHİ : 04/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda TALEP: İlgili vekili talep dilekçesinde; Müvekkili ... alacağına karşılık olarak 3 adet çek teslim aldığını, çeklerin müvekkilinin yedinde bulunduğu sırada kayıp olduğunun tespit edilmiş olduğunu ve tüm aramalara rağmen çeke ulaşılamadığını, söz konusu çekin tahsilâtı mümkün olamadığından bu durumun Müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet vermekte olduğunu, müvekkilinin alacağına karşılık olarak ... Şirketi tarafından keşide edilen ve müvekkilinin hamili bulunduğu ve keşideci : ...ŞİRKETİ olan, 26.02.2026 vade tarihli, ...Bankası ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 1.120.000,00-TL bedelli, keşidecisi ...ŞİRKETİ olan, 26.03.2026 vade tarihli,...Bankası ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 1.250.000,00-TL bedelli, keşidecisi ... ŞİRKETİ olan, 20.05.2026 vade tarihli,... Bankası ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 1.500.000,00-TL bedelli çeklerin iptalini talep ettiği, müvekkilinin ileride telafisi imkânsız durumlar ile karşı karşıya kalmaması bakımından, bilgileri sunulmuş bulunan çekler ile ilgili olarak bankaca ödeme yapılmaması için tedbir kararı verilmesini ve bu hususun bankaya bildirilmesini, çeklerin kötü niyetli üçüncü şahıslar tarafından ele geçirilerek icra takibine konu edilmemesi bakımından ve çekin bedelinin müvekkilinin alacağını talep edilebilmesi bakımından ödeme yasağı ile birlikte çeklerin iptaline ve zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstem; 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. Mahkememize devredilen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/04/2026 tarihli tensip tutanağında; "Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne yazı yazılarak dava konusu çeki elinde bulunduranların keşide tarihleri geçmişse birinci ilan gününden itibaren üç ay içinde, keşide tarihleri henüz geçmemişse keşide tarihlerinden itibaren üç ay içinde mahkememize ibraz etmeleri aksi halde iptaline/iptallerine karar verilebileceği yönünde birer hafta arayla üç kez ilan yapılmasının istenilmesinin düşünülmesine, muhatap bankaya yazılacak müzekkere cevabına göre ilan yapılmasına karar verilmesi halinde ilan masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına, HMK'nin 120/2 maddesi gereğince davacıya eksik bulunan 2.000.00 TL gider avansını yatırması konusunda iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içinde işbu eksikliğin giderilmemesi halinde davanın/talebin HMK'nin 114/1-g maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına( tebliğ zaptının tebliği ile ihtarın yapılmış sayılmasına)," karar verilmiş olup, davacı tarafça kesin süreye rağmen ilan bedelinin davacı tarafça yatırılmadığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/g maddesine göre, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması dava şartlarındandır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder (HMK m. 115/1-2). Gider avansından farklı olarak “Delil avansı” ise delillerin ibrazı, ilgili yerlerden getirtilmesi, tanıkların (ve gerekirse bilirkişilerin ya da uzmanların) dinlenmesi için gerekli olan masrafların karşılanması için yatırılan paradır (Atalay, Pekcanıtez Usul, s.2400). Delil avansı, o delille iddiasını ispatlayacak tarafça yatırılmalıdır. Ancak ilgilisinin bu gerekliliği yerine getirmemesi hâlinde, diğer taraf da delil avansını yatırabilir. Gider avansı ile delil avansı arasındaki en önemli fark, gider avansının dava şartı olmasına rağmen delil avansının dava şartları arasında sayılmamış olmasıdır (HMK m.114/l-g). Bu bakımdan gider avansının yatırılmaması ya da yargılama süreci içinde tamamlanmaması hâlinde davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekirken (HMK m. l15), delil avansının yatırılmaması hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş kabul edilerek (HMK m. 324/2), yargılamaya devam edilir ve o delille ispatlanacağı düşünülen vakıa ispatlanamamış sayılır. Böyle bir durumda hâkim, mevcut delil durumuna göre karar verir (Özbek, M.S.: Hukuk Yargılama Usûlünde Gider Avansı, Ankara 2016, s.131). Somut olayda; mahkememizce ilgili taraftan talep edilen gider, çek ilanlarına ilişkin gider avansı olup yatırılmamasının sonucu dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddidir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.10.2021 Tarih ve ... E. - .... K. sayılı ilamı). Mahkememizce usulüne uygun ve açıklamalı şekilde verilen kesin süreye rağmen, ilgili talep eden tarafça süresinde gider avansı yatırılmadığından, açılan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-g ve 115/2 hükümleri gereğince gider avansı dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçt peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yatırılan ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince ilgilinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 04/08/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır