Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/638 E. 2026/1138 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/638
- Karar No
- 2026/1138
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/638
KARAR NO: 2026/1138
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/02/2026
NUMARASI: 2025/682 E. - 2026/142 K.
DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili 3.Kişiye tebligatın yönetmeliğine aykırı olarak usulsuz bir şekilde muhtara tebliğ edildiğini, müvekkilinin herhangi bir şekilde davalılarla hukuki bir münasebeti olmadığı gibi herhangi bir borcu da söz konusu olmadığını müvekkili şirketin borçlu olan Ara .... Şti. ve .... Şti. Ortaklığı İle .... Noterliği ....04.2019 tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi yaptığını,bu sözleşmeye göre de: ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... Ada ... Parselde bulunan gayrimenkuller üzerindeki ... blok ..... Kat ... nolu daire ... blok zemin katta bulunan 93,10 m2 dükkan (...), ... blok zemin katta bulunan 72,54 m2 dükkan (...),... blok zemin katta bulunan 91,97 m2 dükkan(...) ve ... blok zemin katta bulunan 132,63 m2 dükkan (...) hak ve hisselerinin tamamını 1.000.000,00 (Birmilyon Türk Lirası) karşılığında aldığını, müvekkili ve davalı borçlular ....şti. ile ... .... Şti. arasında .... Noterliği 13.03.2020 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini de yaptığını bu sözleşmeye göre de : İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi ... parselde bulunan ... blok ... nolu dükkan 73.18 m2 6 nolu dükkan 72.89 m2 2.000.000,00 (İkimilyon Türk lirası) peşin olarak alındığını ve ödemelerin fatura ve çeklerle yapıldığını, tüm bu nedenlerle müvekkili şirketin davalılara herhangi bir borcu olmadığından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, kötü niyetle yapılmış icra takibi ve haciz ihtarnamelerine bağlı olarak lehine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 10/11/2022 tarihli, 2022/817 Esas, 2022/1021 Karar sayılı ilamı ile; DAVANIN KABULÜ kararının istinaf edilmesi üzerine
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi'nin 10/07/2025 tarihli, 2023/321 Esas, 2025/1021 Karar sayılı ilamı ile; Mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesin kararıyla; davacının iş bu davayı açmakta dava tarihi itibariyle hukuki yararının mevcut olduğu, dava açıldıktan sonra takip borcunun ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının, takip borçluları ... İnşaat ve ... şirketlerine borcunun bulunmadığı, bu itibarla davada davacının dava tarihi itibariyle davayı açmakta haklı olduğu anlaşıldığından, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2022/817 E. sayılı dosyasında verilen davanın kabulüne dair kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nin 11/07/2025 tarihli ilamıyla ticari defterlerin incelenmesi gerekliliği ve eksik inceleme gerekçeleriyle bozulduğunu, bozma sonrası 2025/682 Esas sayılı dosyada yapılan yargılamada icra dosyasının 24/05/2023 tarihinde haricen tahsil edilerek kapatıldığının tespit edildiğini, mahkemenin 05/02/2026 tarihli duruşmada davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmettiğini, ancak mahkemenin davanın açıldığı tarihte davacının borçsuz olduğunu kabul ederek 119.741,37 TL nispi vekalet ücreti ile 11.643,25 TL yargılama giderinin müvekkili şirket dahil davalılardan tahsiline karar verdiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK 331/1 maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yasal icra takibi başlattığını, davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında kendisine tebliğ edilen 89/1,89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyerek borcun zimmetinde sayılmasına ve davanın açılmasına kendi ihmaliyle sebebiyet verdiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin E. 2016/23967 K. 2017/14705 sayılı kararında da belirtildiği üzere itiraz etmeyen üçüncü kişinin dava açılmasına sebebiyet verdiğinin kabul edildiğini, mahkemenin önceki kararında müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmadığını, BAM kararının açık talimatına rağmen 09/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin 07/10/2025 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu ticari defter kayıtlarının incelenmediğini, 06/01/2025 tarihli dilekçeyle yapılan itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, taraflar arasındaki muvazaa ihtimali ve alacağın gerçekliğinin defterler üzerinden denetlenmediğini, davacının 490.000 TL fazla ödeme yaptığına dair tespitin hatalı olduğunu, aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin icraya konulmasının telafisi güç zararlar doğuracağını belirterek öncelikle tehir-i icra kararı verilmesini, mahkeme ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Ara .... Şti.&.... Şti vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ilk kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Daresi’nin 11/07/2025 tarihli ilamıyla; ticari defterlerin incelenmesi gerekliliği ve eksik inceleme yapıldığı gerekçeleriyle kaldırıldığını, yapılan icra takibinde davacı taraf, kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen 89/1-2-3 ihbarnamelere yasal süreleri içinde itiraz etmediğini, borcun zimmetinde sayılmasına kendi ihmal ve kusuruyla sebebiyet verdiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/23967 K. 2017/14705 sayılı kararında belirtildiği üzere; "Mahkemece; öncelikle... ihbarnamelerin davalı üçüncü kişiye hangi tarihlerde tebliğ edildiği, üçüncü kişinin bu ihbarnamelere süresinde itiraz edip etmediği hususları tespit edilmesi gerektiğini," icra takibinde haricen tahsilat bildirimi mahkemesine bildirilmediğini, bu hususlar davacının kusuru olduğunu, davanın açılmasına kendi ihmaliyle sebebiyet veren davacının, sırf icra dosyasının borçlu tarafından haricen kapatılmış olması nedeniyle "haklı" ilan edilmesi ve tüm yargılama yükünün müvekkiline yüklenmesi, HMK 331/1 ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kararın bu yönden kaldırılması gerektiğini, ticari defter ve bilirkişi incelemesi eksik ve hatalı olduğunu, davacı gider avansını kesin sürede yatırmadığını, bilirkişi masraflarını da kesin sürede tamamlamadığını, davacının süresinde bilirkişi masrafını yatırmadığından bilirkişi raporundan vazgeçmiş sayılacağını, raporun delil olarak değerlendirilmesi ve hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını, davacı verilen 2 haftalık kesin süre içinde 500 TL tebligat gider avansını da yatırmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, gerekçeli kararda eksik hüküm kurulduğunu, itirazlarının dikkate alınmadan haksız yere müvekkili yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu İİK 89 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... A.Ş tarafından borçlular ... Ltd.,ve ..... Ltd., aleyhine çeke istinaden 29/06/2020 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.
İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında, 89/1 haciz ihbarnamesinin davacıya 01/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz edilmediği, 89/2 haciz ihbarnamesinin 25/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz edilmediği, 89/3 haciz ihbarnamesinin 29/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın 15 günlük yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bakırköy 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/06/2022 gün 2021/215 Esas 2022/260 karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve 07/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ".... Noterliği 29/04/2019 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ; zemin kat dükkan 60,61,62,63 dükkanlar için hak ve hisselerin tamamı için 1.000.000-TL karşılığında sözleşme kurulduğunu; hesaben 1.200.000 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Sözleşme gereği 200.000 TL fazla ödeme yapıldığı tespit edildiği, ... & ...arasında ;.... Noterliği 13/03/2020 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ; ... dükkan ... ve ... numaralı dükkanlar için hak ve hisselerin tamamı için 2.000.000 TL karşılığında kurulduğu ve ödemenin; hesaben 1.590.000 TL , çekle ödemelerin 270.000 TL ,nakit tahsilatın 50.000 TL toplam da 1.910.000 TL olarak tespit edilmiştir. Sözleşme gereği 90.000 TL eksik ödeme yapıldığı tespit edildiği," belirtilmiştir.
.... Noterliği'ne ait 29/04/2019 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinde; zemin kat dükkan 60,61,62,63 dükkanlar için hak ve hisselerin tamamı için 1.000.000 TL karşılığında satıcı Ara ...Limited Şirketi ve ... Şti tarafından... Şti ne satıldığı, .... Noterliği'ne ait 13/03/2020 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinde; ... dükkan .. ve .. numaralı dükkanlar için hak ve hisselerin tamamı için 2.000.000 TL karşılığında satıcı .....Limited Şirketi ve - ... Limited Şirketi Tarafından ... Şti ne satıldığı, görülmüştür.
İade kararımız üzerine mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
10/11/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: "Raporun tespitler kısmında, oldukça detaylı şekilde verilen yevmiye kayıtlarına göre taraf defterlerinin muhasebe teknik usullerine uygun tutulmaması ve belgesi olduğu hâlde defterlerde eksik kayıtların olması nedeniyle, sadece taraf defterlerine dayanılarak defterler üzerinden davanın esasına ilişkin tek başına neticeye varılamayacağı görüşü oluşmuş olup; hem defter hem de dayanak fiziki belgelerle doğrulanacak şekilde sonuca giden hesaplama seçeneğinin daha gerçekçi bir yaklaşım olduğundan, dosyaya istenen ödeme belgelerine göre davacı, davalılara toplamda banka kanalı ile 2.890.000,00 TL tutarında (4 adet dükkan 1 adet 105 m² daire bedeli ve ...Sitesi ... ve ... nolu dükkan satış bedeli için)ödeme yapmış olduğu makbuzlardan görüldüğünün, Ayrıca, davacı defterinde tespit edilen ve bir kısmı da davalıda kayıtlı olan, davacının davalılara çeklerle ödemeler yaptığı defterlerde görüldüğünün, toplamda davacı, davalılara 550.000,00 TL tutarında çekle ödeme yaptığı tespit edildiğinin, 30.000,00 TL’sı ve 20.000,00 TL’sı MK İç Mimarlık adına makbuzla nakit ödeme yaptığının görüldüğü, Havale ve çek ödemeleriyle birlikte davacı, davalılara 3.490.000,00 TL ödeme yaptığı hesap edilmiş olup; 3.000.000,00 TL’sı anlaşma bedelinden mahsup edildiğinde, 490.000,00 TL’sı davacı tarafından davalı şirketlere fazla ödeme yapılmış olduğu" belirtilmiştir.
-Mahkemece; 02/10/2025 tarihli ara kararı ile, 10.000,00-TL. bilirkişi ücret takdirine, ve 500,00-TL bilirkişi raporunun taraflara tebliğ gideri olmak üzere toplam 10.500,00-TL'nin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi taktirde 6100 sayılı HMK’nun 324. maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına karar verildiği, 18/12/2025 tarihli ara kararı ile; -Bilirkişi ücretinin yatırılmadığı anlaşılmakla 10.000,00.-TL gider avansını yatırması için HMK 120/2 md. uyarınca davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi taktirde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına karar verildiği davacı vekili tarafından bilirkişi ücretinin 19/12/2025 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır.
Davalılar vekili gider avansının süresinde yatırılmadığı ileri sürülmüş ise de, somut olayda, mahkemece talep edilenin HMK 120. Madde de düzenlenen gider avansı değil delil avansı olduğu 6100 sayılı HMK nın 324 maddesinin uygulanması gerektiği delil avansı geç yatırılmış ise de bilirkişi raporu alındığı sadece bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağından bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Somut olayda, davacı tarafından İİK 89 maddeye göre gönderilen haciz ihbarnamesine karşı menfi tespit davası açıldığı, davalılardan ... İnşaat şirketi vekili tarafından borca istinaden ödeme yapıldığı ve icra dosyasının ödeme nedeni ile kapatılmasına karar verildiği, davanın konusuz kaldığı, HMK 331 maddeye göre davanın açılmasına sebebiyet veren kişi aleyhine yargılama giderine hükmedileceği düzenlemesine göre, davacının dava açmakta haklı olduğu ve davalı tarafından davayı takip etme iradesi gözetildiğinde mahkemece yargılama giderinin davalılardan alınmasına dair verilen karar yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../02/2026 tarih ve 2025/... E., 2026/... K. sayılı kararına karşı davalıların vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalılar tarafından ayrı ayrı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026