Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/641 E. 2026/1289 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/641
Karar No
2026/1289
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/641 Esas

KARAR NO: 2026/1289

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/02/2026

NUMARASI: 2025/704 E. - 2026/120 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... A.Ş. .../İSTANBUL Şubesine ait keşidecisi müvekkili .... Şti., lehtarı .... Şti olan 16.08.2025 tarihli ... çek nolu 980.000-TL bedelli çeke ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile 21.08.2025 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, mezkur çeke ilişkin olarak davalı tarafından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/2377 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, işbu karar icra dosyasına ibraz edildiğini, müvekkilinin banka hesaplarına ihtiyati haciz konulduğunu, icra dosyasından gönderilen ödemi emri müvekkile 06.09.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından süresi içerisinde İstanbul 39. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/524 E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe, ödeme emrine, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, İstanbul 39. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/528 E. Sayılı dosyası ile memur muamelesi şikayet davası açıldığını, söz konusu icra dosyasında takibe konu çekten kaynaklı olarak müvekkilinin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi sebebiyle müvekkilinin haciz baskısı altına olduğunu, müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulduğundan müvekkili banka hesaplarını hiç bir şekilde kullanamadığını, ticari hayatının sekteye uğradığını, icra takibi durdurulmazsa müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararları meydana geleceğini belirterek icra dosyasının tedbiren durdurulmasını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile .... İcra Dairesinin ...E. Sayılı icra takibinin iptaline, takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faktoring mevzuatına uygun şekilde işlem tesis ettiğini, davacı şahısın aynı zamanda fatura borçlusu sıfatıyla sorumlu olduğunu, müvekkili şirketle dava dışı müşterisi ... Limited şirketi arasında 10.03.2025 tarihinde 20.000.000,00 TL bedelli Faktoring Sözleşmesi İmzalandığını, 16.06.2025 tarihli Alacak Bildirim Formu eşliğinde borçlusu davacı şirket olan 02.05.2025 tarihli ... no.lu, 02.05.2025 tarihli ... no.lu, 30.12.2024 tarihli ... no.lu, 14.11.2024 tarihli ... no.lu, 14.11.2024 tarihli ... no.lu, 14.11.2024 tarihli ... no.lu, 27.11.2024 tarihli ... no.lu, 17.10.2024 tarihli ... no.lu faturalar ile tevsik olunan doğmuş alacakların temlik alındığını, söz konusu faturalı alacağın ödeme vasıtası olarak davaya konu 16.08.2025 keşide tarihli 980.000,00 TL bedelli, ... seri no'lu, T.C. ... A.Ş. - .../ İstanbul şubesine ait çek ciro yoluyla müvekkili şirkete devir ve teslim edildiğini, müvekkili şirketin araştırma yapmadığı ve tevsik edilen belgelerin bulunmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin keşide ettiği çeklerin piyasaya sürülmesine sebep olarak müvekkili şirketin müşteri firmasına finansman kullandırmaya sevk ederek zarara uğramasına yol açtığını, davacı tarafın çeklerin nasıl ellerinden çıktığına dair beyanda bulunmadığını, savcılık makamına başvurduğunu, davacı tarafın basiretli tacir gibi davranmadığını, çekin piyasaya sürülmesine sebep olarak müvekkili şirketin temlik aldığı alacak karşılığı kredi kullandırmasına ve zarara uğramasına yol açtığını belirterek davanın reddini, davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; Dava konusu edilen takibin icra mahkemesi kararı ile iptal edildiği anlaşıldığından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı yan davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolmuş, ancak henüz ön inceleme aşamasına geçilmeden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla,-Konusuz Kalan Davada Karar verilmesine Yer Olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından, keşidecisi olduğu 16.08.2025 tarihli ... seri numaralı 980.000-TL bedelli çekin uhdesindeyken kaybolduğunu, lehtar şirketi tanımadığını, çek üzerindeki bedel ve lehtar bilgilerinin kendisi tarafından yazılmadığını, savcılık şikayeti üzerine bankaya ödemeden men yasağı konulduğunu, davalı faktoring şirketinin fatura ile tevsik edilmemiş çeki devraldığını, çek üzerindeki şerhler nedeniyle takibe konu edilemeyeceğini belirterek çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile .... İcra Dairesinin ...E. sayılı takibinin iptalini talep ve dava ettiğini, mahkemece icra mahkemesi kararı ile takibin iptal edildiği gerekçesiyle davanın konusuz kaldığına karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin müvekkili aleyhine hükmedildiğini, ancak müvekkil şirketin faktoring işlemlerini mevzuata uygun gerçekleştirdiğini, davacının basiretli tacir gibi davranmayarak çekin piyasaya sürülmesine sebebiyet verdiğini, çek üzerindeki şerhlerin takibe engel teşkil etmediğini, davacının mükerrer başvuru yaparak davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, esasa girilmeden verilen kararda müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf dilekçesinde sunduğu itirazların, yerel mahkeme kararının hukuki sıhhatini zedeleyecek nitelikte olmadığını, davalının tamamen yargılama giderlerinden kurtulmaya yönelik soyut beyanlar sunduğunu belirterek mahkemece verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.

.... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine, keşidecisi .... Şti., lehtarı .... Şti olan 16.08.2025 tarihli ... çek nolu 980.000-TL bedelli çeke istinaden, 21.08.2025 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.

Davacı vekili tarafından duruşmada, icra mahkemesi tarafından icra takibinin iptal edilmesi sebebi ile davanın konusuz kaldığını beyan ettiği ve mahkemece konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

İstanbul 39 İcra Mahkemesi'nin 2025/524 esas, 2025/780 karar sayılı kararında;" Somut olayda, davalı alacaklının faktoring şirketi olduğu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesi ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi uyarınca senet yönünden alacağını ve yetkili hamil olup olmadığını fatura ile tevsik etmesinin gerektiği, bu nedenle takibe konu edilen senedin tahsile konulabilmesi için koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği (Emsal: Yargıtay 12. HD'nin 2024/2636 Esas - 2024/7739 Karar nolu 25.09.2024 tarihli ve Yargıtay 12. HD'nin 2024/8187 Esas - 2025/1778 Karar nolu 27.02.2025 tarihli kararları), İİK'nın 170/a-2. maddesi gereğince İcra Mahkemesinin yasal sürede yapılan itiraz veya şikayetlerde öncelikle takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re'sen inceleyerek takibin iptaline karar verebileceği" gerekçesi ile davanın kabulü ile İİK'nın 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmiştir.

Somut olayda, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, menfi tespit davasında icra takibinin icra mahkemesi tarafından iptal edilmesi halinde davanın konusuz kalmayacağı, esasa girilerek inceleme yapılması gerektiği, davalı vekilinin bu konuda ki istinafının yerinde olduğu, davacı tarafından, icra takibine konu çekin kaybolduğunu, çekteki lehtar imzasının sahte olduğunu, davalı tarafından fatura ibraz edilmediğini yetkili hamil olmadığını ileri sürdüğü, davacının factoring ilişkisinin üçlü tarafı olduğu, mahkemece esasa girilerek inceleme yapılması ve tarafların dava açma tarihindeki haklılık durumunun tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../02/2026 tarih, 2025/... E. 2026/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davaLı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/641, K. 2026/1289, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-641-e-2026-1289-k-2d531d117b8e