İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/379 E. 2026/426 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/379
- Karar No
- 2026/426
- Karar Tarihi
T.C. .......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. .......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/379 Esas KARAR NO : 2026/426 .......... ................ .................. ..................... ........................
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eski çalıştığı işyerinin patronun hesaplarındaki icra sıkıntısı nedeni ile patronun ticari ilişki çerçevesinde ciranta ....... Group A. Ş.' den aldığı 28/02/2023 günlü 63674 Seri No lu 500.000 TL bedelli çeki bankada takas sistemi ile tahsili için kendi adına tahsil cirosu ile bankaya verdiğini, bahse konu çekin keşidecisi ......... Mühendislik Bilgi Teknolojileri Makina İnşaat Prodüksiyon Ve Organizasyon Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin, konkordato geçici mühlet aldığı gerekçesi ile işleme alınamadığını, bu kez çekteki alacak konusunda ciranta ....... Group A.Ş. anlaşan müvekkilinin, çeki ciranta ....... Group A.Ş'ye geri teslim ettiğini ve fakat kendisine ait ciroyu iptal etmeyi unuttuğunu, bahse konu çekin bankaya ibrazdan sonra ....... Group A. Ş tarafından kendisine ait ciro silinerek ve fakat müvekkili ile bankanın konkordato nedeni ile işlem yapılmamasına ilişkin şerhi arasına hukuka aykırı olarak ve ciro silsilesini bozacak şekilde davalı alacaklının cirosunun eklenerek kötüniyetli olarak .......... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/3654 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konulduğunu, söz konusu icra takibinin iptali istemiyle 2024/98 esasıyla .......... 1. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada, ".......... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/3654 Esas sayılı icra takip dosyası ile davalı-alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine, 28/02/2023 tarihli, 500.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davacı-borçluya 22/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, icra takibinin dayanağı olan çekin 28/02/2023 tarihinde lehtar ... tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği, ve .......... 2. Asliye Ticarat Mahkemesi'nin 2023/86 esas sayılı 07/02/2023 tarihli kararı ile keşideci şirketin yönetim organının eylem ve işlemlerinin komiser kurulunun onayına tabi tutulması ve komiser kurulunun onayının alınmaması nedeniyle işleme alınmadığı şerhinin yer aldığının görüldüğü, takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibraz için ciro edenin de son hamil olduğunun belirlenmesi durumunda takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibrazdan sonra adı geçene (temlik hükmünde de olsa) bir cironun varlığının zorunlu olduğu, ibrazdan sonra çekin ciro edilmesinin mümkün olduğu, ancak bunun için ibrazdan önceki son cirantanın, ibrazdan sonra cirosunun bulunmasının zorunlu olduğu, icra takibine konu çek üzerindeki ibrazdan önceki son cironun ...'a ait olduğu, ibrazdan sonra ... tarafından yapılmış bir cironun bulunmadığı, bu nedenle takip alacaklısı olan davalı ...'in yetkili hamil sıfatı kazanmadığı, davacının şikayetinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşılmış olup, İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince şikayetin kabulü ile .......... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/3654 sayılı takip dosyasında davacı borçlu yönünden takibin İİK 170/a maddesi gereğince iptaline" karar verildiğini, davalı alacaklının istinafı üzerine, .......... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi Başkanlığı Dosya No: 2024/1340, Karar No: 2025/716 sayılı karar ile "Borçlu vekili, her ne kadar alacaklının kendi cirosunu müvekkilinin cirosu ile bankanın takas sorgu beyanı arasına eklediğini, bu cironun sahte olduğunu ve çekte ciro silsilesinin tahrif edildiğini ileri sürmüş ise de, bu hususun ancak genel mahkemelerce yapılacak yargılamada değerlendirilmesi mümkün olup, dar yetkili icra mahkemesince incelenemez." gerekçesi ile .......... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 20/03/2024 tarih ve 2024/98 Esas 2024/386 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, şikayetin ve itirazın reddine karar verildiğini, hamile yazılı bir çekin, bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devrinin olanaksız olduğu, İbraz işleminden sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için TTK. 705. maddesi uyarınca adına "alacağın temliki sonucunu doğuran" bir cironun bulunmasının şart olduğunu, bu durumda takip alacaklısı yetkili hamil olmadığından İİK. 170/a-2. maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile birlikte borçlunun .......... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/3654 esas sayılı dosyasındaki alacağın tamamına ilişkin borçlu olmadığımızın tespitine, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: .......... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/3654 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı ... tarafından, davacı ... ve dava dışı ......... Müh...A.Ş. aleyhine 28/02/2023 keşide tarihli, 63674 seri no'lu, 500.000,00 TL bedelli çek dayanak gösterilerek, toplam 652.131,94 TL alacağın tahsili amacı ile Kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, Mahkememizin 29/05/2025 tarihli ara kararı ile, söz konusu icra takip dosyasında icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmüştür. Dosya İstanbul ATK Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilerek, davaya konu çekte tahrifat yapılıp yapılmadığı(davalının takibe konu senetteki cirosunu, davacının cirosu ile bankanın takas sorgu beyanı arasına eklemek suretiyle) hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, 17/02/2026 tarihli rapor ile, "...gerek inceleme konusu çek arka yüzünde yer alan "..." adına atılı, imza ile imzanın alt bölümünde yer alan "tarihinde" ibaresindeki "d" harfi ve "edilen" ibaresindeki "d" ve "1" harflerinin üst üste geldiği noktalarda imzanın mı üstte yoksa yazının mı üstte olduğu hususunda bir tespite gidilememesi, gerekse mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmaması nedeniyle "..." adına düzenlenmiş ciro bölümünde yer alan yazı ve imzaların bulundukları konumlara ait bölümde yer alan banka şerhinden önce mi sonra mı oluşturuldukları hususunda teknik bir tespite gidilemediği ..." bildirilmiştir.
.......... 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/98 E. 2024/386 K.sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ...'ın, hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, takibe konu çekin bankaya ibraz edildiği, ancak banka tarafından karşılıksız işlemi yapılmadığı, karşılıksız işlemi yapılmayan çekin kambiyo takibine konu edilemeyeceği, çekin bankaya kendisi tarafından ibraz edildiği, davalı alacaklının çek bankaya ibraz edildikten sonra kendi cirosunu, davacının cirosu ile bankanın takas sorgu beyanı arasına eklediği, çekin bankaya ibrazından sonra cirolanmadığı, davacı tarafından davalıya yapılan ciro olmadığı, çekte ciro silsilesinin tahrif edildiği, davacının, alacaklı gözüken kişiye hiç bir borcu bulunmadığı ileri sürülerek, İİK'nın 170/a maddesi gereğince takibin iptaline ve borca itirazın kabulüne karar verilmesini talep ettiği; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, icra takibinin dayanağı olan çekin 28/02/2023 tarihinde ... tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği ve .......... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/86 Esas sayılı 07/02/2023 tarihli kararı ile keşideci şirketin yönetim organının eylem ve işlemlerinin komiser kurulunun onayına tabi tutulması ve komiser kurulunun onayının alınmaması nedeniyle işleme alınmadığı şerhinin yer aldığının görüldüğü, takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibraz için ciro edenin de son hamil olduğunun belirlenmesi durumunda takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibrazdan sonra adı geçene (temlik hükmünde de olsa) bir cironun varlığının zorunlu olduğu, ibrazdan sonra çekin ciro edilmesinin mümkün olduğu, ancak bunun için ibrazdan önceki son cirantanın, ibrazdan sonra cirosunun bulunmasının zorunlu olduğu, icra takibine konu çek üzerindeki ibrazdan önceki son cironun ...'a ait olduğu, ibrazdan sonra ... tarafından yapılmış bir cironun bulunmadığı, bu nedenle takip alacaklısı olan davalı ...'in yetkili hamil sıfatını kazanmadığı gerekçesiyle, Şikayetin kabulü ile İİK 170/a maddesi gereğince davacı borçlu yönünden takibin iptaline karar verildiği; karara karşı alacaklı vekilinin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/2312 Esas 2015/1303 Karar sayılı kararı gereğince çek üzerinde cironun eklendiğine yönelik iddianın yerel mahkemede yapılacak yargılamada değerlendirilebileceğini, bu nedenle şikayetin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, çeki alacağın temliki yoluyla alan kişinin de yetkili hamil olduğunu ve çekin tahsili için gerekli yollara başvurma hakkı bulunduğunu, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu ve icra takibi yapmasında bir engel olmadığını, çekin kambiyo vasfına haciz olduğunu belirterek istinaf incelemesi talep ettiği, .......... BAM 18.HD'nin 2024/1340 E., 2025/716 K.sayılı ilamı ile; "Başvuru; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız takipte, takibe konu çekte karşılıksızdır şerhi bulunmadığından ve ciro silsilesinin tahrif edildiği iddiasıyla İİK'nın 170/a maddesi gereğince takibin iptali istemiyle, İİK'nın 169/a.maddesi kapsamında borca itiraza ilişkindir.
6102 sayılı TTK.nın 788/1. maddesi uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Çekin emre yazılı veya belirli bir kişi lehine düzenlenmesi halinde, ilk cironun lehtara ait olması gerekir. Lehtarın cirosundan sonra senedi devralan cirantalar yetkili hamil olurlar. Madde hükmüne göre, kambiyo senedi niteliğinde olan çekteki hakkın devri ancak ciro ve teslim yoluyla mümkündür. Ayrıca, TTK.nın 818/1-d maddesi atfıyla çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 683.maddesi gereğince lehine ciro yapılan kimsenin ciroda gösterilmesine lüzum olmadığı gibi ciro, cirantanın sadece imzasından ibaret de olabilir. Açıklanan şekildeki ciroya “beyaz ciro” denilir. Ciroda lehine ciro yapılanın belirtilmesi halinde ise bu ciroya tam ciro denir. TTK.nın 790. maddesinde de; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir ciroyu diğer bir ciro izlerse bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi getirilmiştir. Tedavülü sona erip ibraz edilen ve muhtelif cirolar görmüş senetlerde, cirantalar atlanmak suretiyle müracaat borçlularına başvurularak senet bedelinin tahsili ile ona iadesi mümkündür. Bu halde, senet üzerinde ayrıca yeniden geriye dönüş cirosunun bulunması gerekmez. Ciro silsilesi içerisinde imzası olan ve senet elinde bulunan müracaat borçlusu, yetkili hamil olduğundan takip hakkı mevcuttur. Ancak, vadesi veya ibraz günü henüz gelmemiş, başka bir anlatımla ciro olanağı mevcut senetlerde cirantalar atlanmış ise, bu takdirde bu kişi yetkili hamil sayılmaz. Somut olayda, takibe dayanak çek ....... Harita Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi tarafından düzenlenmiş olup, çekin lehtarı ......... Mühendislik Bilgi Teknolojileri Mak. İnş. Pro.ve Org. San. Tic. A.Ş'dir. İlk ciro da yine adı geçen şirket tarafından yapılmıştır. Çekte TTK'nın 780.maddesi gereğince bulunması gereken zorunlu unsurlar yer almaktadır ve yasal süre içerisinde bankaya ibraz edilmiş olduğundan kambiyo vasfına haizdir. Alacaklı ise takip dayanağı çeki ciro yoluyla elde etmiş olup, ciro silsilesi içerisinde yer aldığından yetkili hamildir ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlamasında yasaya uymayan yön yoktur. Borçlu vekili, her ne kadar alacaklının kendi cirosunu müvekkilinin cirosu ile bankanın takas sorgu beyanı arasına eklediğini, bu cironun sahte olduğunu ve çekte ciro silsilesinin tahrif edildiğini ileri sürmüş ise de, bu hususun ancak genel mahkemelerce yapılacak yargılamada değerlendirilmesi mümkün olup, dar yetkili icra mahkemesince incelenemez. Diğer yandan, borçlu, borcunun bulunmadığını ileri sürerek borca da itiraz etmişse de, borcunun bulunmadığına dair İİK'nın 169/a maddesi kapsamında herhangi bir delil ibraz etmediğinden borca itirazını ispat edememiştir." şeklinde açıklanarak, .......... 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/98 E.sayılı kararının kaldırılmasına, şikayetin ve itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
GEREKÇE: Dava, .......... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/3654 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkin olup; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı alacaklının takibe konu senetteki cirosunu, davacının cirosu ile bankaya takas sorgu beyanı arasına eklemek suretiyle, çekteki ciro silsilesinde tahrifat yapıp yapmadığı, bu suretle davacının senet nedeniyle davalı alacaklıya borçlu olup olmadığı, kötü niyet tazminatı isteminin yasal şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Yapılan incelemede, takibe dayanak çekin ....... Harita Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi tarafından keşide edildiği, çekin lehtarının ......... Mühendislik Bilgi Teknolojileri Mak. İnş. Pro.ve Org. San. Tic. A.Ş olduğu, ilk cironun lehtar ......... ..A.Ş tarafından yapıldığı, çekte TTK'nın 780.maddesi gereğince bulunması gereken zorunlu unsurların yer aldığı ve yasal süre içerisinde bankaya ibraz edilmiş olduğundan kambiyo vasfına haiz olduğu, davalı alacaklının, takip dayanağı çeki ciro yoluyla elde etmiş olup, ciro silsilesi içerisinde yer aldığından yetkili hamil konumunda olduğu, davalının kendi cirosunu, davacının cirosu ile bankanın takas sorgu beyanı arasına eklemek suretiyle çekte tahrifat yapıldığı iddiasına ilişkin, İstanbul ATK Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinden alınan 17/02/2026 tarihli rapor ile teknik bir tespit yapılamadığının bildirildiği, davacının bahse konu iddiasını destekler ya da kambiyo senedinden kaynaklı borcun sona erdiği yönünde herhangi bir delil sunmadığı dikkate alınarak, davanın reddine karar vermek gerekmiş, İİK'unun 72/4 maddesi (" Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.") dikkate alınarak Mahkememizce hükmedilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması nedeniyle, takibe konu alacağın %20'si oranında( 130.426,39 TL) tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 72/4 maddesi uyarınca takibe konu alacağın %20'si oranında (130.426,39 TL) tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 11.151,61 TL harçtan mahsubu ile fazlaca yatan 10.419,61 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 103.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/06/2026
Katip ... ✎e-imzalıdır
Hakim ... ✎e-imzalıdır