Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2278 E. 2026/1185 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2278
Karar No
2026/1185
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2278 KARAR NO : 2026/1185

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2022 (Dava) - 25/09/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/124 Esas - 2023/725 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 24/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/124 Esas-2023/725 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç seyir halinde iken kusurlu olarak karıştığı 29.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait ... plakalı araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, bu durumun kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, müvekkili kendi şeridinde, önünde ve arkasında araçlar olacak şekilde seyir halindeyken arkada seyir halinde olan .... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, çarpmanın etkisiyle müvekkilinin aracının da önünde seyir halinde olan ... plakalı araca çarptığını, kaza sonucunda arada kalan müvekkilinin aracının hem ön hem de arka bölgelerinde maddi hasarlar oluştuğunu, .....Sigorta Eksperliği tarafından yapılan inceleme neticesinde hasarın onarımı için 72.883,44 TL hasar tazminatı oluştuğu yönünde rapor tanzim edildiğini, zararın kusurlu araç ZMMS sigortacısı olan ... Şirketinden talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından 04.05.2021 tarihinde 9.511,62 TL kısmi ödeme yapıldığını, eksik ödeme yapmasını gerektirecek gerekçe bulunmadığını, arabuluculuk son tutanağında da görüleceği üzere .... A.Ş ile anlaşılamadığını ve sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, davanın kısmi dava olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik, 100,00 TL hasar tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ekspertiz raporu faturası ile sabit yargılama giderlerinin ve arabuluculuk vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile de istemini 48.310,23-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait araçta meydana gelen zarar nedeniyle 9.511,62 TL hasar bedeli ile 613,01 TL değer kaybı tazminatının davacı tarafa ödendiğini, bu ödemeler ile müvekkilinin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı.... plakalı araçla çarpışması neticesinde davacıya ait araçta meydana geldiği iddia edilen zararın talep edildiğini, davacı tarafından 29.01.2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle değer kaybı ve hasar bedeli tazminatı talebi ile daha önceden Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti 2021.E.82181 sayılı dosyasında işbu dava ile aynı mahiyette aynı konuya ilişkin aynı talep ile müvekkili şirket aleyhine dava ikame edildiğini, davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğunu, bu nedenle davacının huzurda ikame ettiği davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin ... Sarıyer/İstanbul olduğunu, dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, zararın ekspertiz raporu ile belirlenmiş olduğunu, bakiye borç bulunmadığına ilişkin itirazları baki kalmak ve kabul anlamına gelmemek üzere, mahkemece bakiye tazminata hükmedilmesi durumunda dahi; fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılmasını, iskonto uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru nispetinde poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, uyuşmazlık konusu alacağın haksız fiilden kaynaklandığını ve yasal faiz işletilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; ".....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi heyeti ve otomotiv uzmanı bilirkişinin ibraz ettiği rapora göre, dava konusu kazanın 29.01.2021 tarihinde şerit çizgisi, trafik levhaları ve aydınlatma mevcut olup görüşün açık trafiğin normal meskun mahal kazaya etken yol sorunu olmayan bölünmüş yolda olduğu, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile ... Sokak üzerinde seyir halinde kaza mahalline geldiğinde aracının kontrolünü kaybedip ön kısımlarını önünde aynı istikamette seyir halinde olan davacı taraf araç sürücüsü ....'in sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmasının etkisi ile davacı aracının da öne doğru savrulup ön kısımlarını yine önünde aynı istikamette seyir halinde olan dava dışı araç sürücüsü ....'in sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu üç araçlı arkadan çarpmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, .... plakalı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü .... ..'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olması nedeniyle kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, ... plakalı davacı taraf araç sürücüsü....'in kazanın oluşumunda atfedilecek her hangi bir hatası ve kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğu, .... plakalı dava dışı araç sürücüsü .... kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, kazanın oluşu, dosyada mevcut eksper raporları, araca ait fotoğraflar göz önünde bulundurulduğunda .... plakalı aracın hasarının (arka tampon, arka bagaj kapağı, stoplambası değişimi bagaj havuzu onarımı, ön tampon ve ön panjur plastik onarımı, arka tapon bagaj kapağı bagaj havuzu boyanması) 05/04/2021 tarihinde ..... Şti. .... tarafından düzenlenen eksper raporu ile uyumlu olduğu, dava konusu aracın... .... marka ve tipinde... renkli, ... model olduğu, bu araçta kaza nedeniyle 57.821,85 TL hasar meydana geldiği, daha önce 4.5.2021 tarihinde 9.511,62TL ödeme olduğu, kalan hasar bedelinin 48.310,23TL olduğunun rapor edildiği, otomotiv uzmanı ... tarafından düzenlenen raporun yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmesi nedeniyle bakiye hasar bedelinin 48.310,23 TL olarak kabulünün gerektiği ve davacı tarafça davanın ıslah edilerek dava değerinin 48.310,23 TL'ye yükseltildiği anlaşılmakla; DAVANIN KABULÜ İLE, 48.310,23 TL hasar bedelinin sigorta şirketinin limiti (43.000,00 TL) aşılmamak kaydıyla, sigortaya müracaat tarihi olan 09/04/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından, "...Davacı tarafın zararının tamamen karşılandığını, müracaatı üzerine 9.511,62 TL’nin 04.05.2021 tarihinde ödendiğini, ayrıca 16.04.2021 tarihinde 613,01 TL değer kaybı ödemesinin davacı taraf vekiline ödendiğini, davacı tarafın bakiye zararına ilişkin iddialarının yersiz olduğunu, kararda teminat limitinden ödenen tutarın tenzil edilmediğini, müvekkili şirketin teminat limitinin bir kısmını davacı vekili hesabına ödediğini, toplamda davacı tarafa 10.124,63 TL ödeme yapılmış olup dosya kapsamında kalan teminat limitinin 32.875,37 TL olduğunu, bu beyan ve dekontlara rağmen teminat limitinin karar kısmında açıkça gösterilmemesinin müvekkilinin teminat limitlerini aşmasına sebep olacağını, itirazlarının reddi halinde belirlenecek tazminat tutarından iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle bakiye hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının aracına, davalı sigorta şirketine trafik sigortası ile sigortalı olan aracın çarpması neticesinde maddi hasar oluştuğu, dava öncesinde yapılan başvuruya istinaden kısmi ödeme yapılmış ise de, ödemenin eksik yapıldığı gerekçesiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın ise; yapılan ödemeler ile sorumluluklarının kalmadığını ve tüm zararın giderilmiş olduğunu savunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece kusur ve hasara dair bilirkişi kök ve ek raporları alındığı, sözkonusu raporlar ile dava öncesinde eksperler tarafından düzenlenmiş raporların çelişmesi nedeniyle farklı bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak, davacıya ait aracın gerçek zararının usule uygun şekilde belirlendiği ve çelişkinin bu suretle giderildiği, bu son rapor hükme esas alınarak davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği, davalının "gerçek zararın tazmini ilkesi" uyarınca KDV dahil olarak davacının aracının tamir bedelinden sorumlu olduğu gibi, davacının dilediği yerde tamir hakkı bulunduğundan davalının anlaşmalı servis iskontosu uygulanmasını da talep hakkı bulunmadığı açık olmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. Bununla birlikte, davalı sigorta şirketinin davacıya davadan önce birtakım ödemeler yaptığı dosya kapsamına sunulan ve araç plakasını da içeren dekontlarla anlaşılmakta olup, buna rağmen mahkemece bu ödemeler poliçe tutarından düşülmeden karar tesisi doğru olmadığı gibi, mevcut kabule göre de, davalının poliçe limitinin 43.000-TL olduğu belirtildiği halde, hükmün bu tutarı aşar şekilde 48.310,23-TL üzerinden tesis edilip harç ve yargılama giderlerinin de buna göre belirlenmiş olması da doğru olmamıştır. Bu doğrultuda, davalı taraf toplamda 10.124,63-TL (9.511,62-TL hasar ve 613,01-TL değer kaybı olmak üzere) ödemeye dair dekont sunmuş olup, kaza tarihindeki poliçe limiti olan 43.000-TL'den mahsup edildiğinde, davalının bakiye poliçe sorumluluğunun 32.875,37-TL olduğu açık olmakla, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2.madde uyarınca kaldırılarak bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü yönünde Dairemizce hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılıp düzeltilerek Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/124 Esas - 2023/725 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 32.875,37 TL bakiye hasar bedelinin sigortaya müracaat tarihi olan 09/04/2021'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 2.245,71 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL ve ıslah harcı olan 830,00 TL toplamı olan 910,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.335,01‬TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından işbu dava nedeniyle sarf edilen 991,4‬ TL harç, 2.546,05 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.537,45 TL yargılama giderinden kabul-ret oranına göre hesaplanan 2.405,47 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, takdir ve tayin edilen 15.434,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre 897,60 TL'sinin davalıdan tahsiline, kalan tutarın davacıdan tahsiline ve Hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın HMK' nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili olduğu tarafa iadesine", ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, II-Davalı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE, III-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalıdan alınan 825,01 TL istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, IV-Davalı tarafından karşılanan istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin 738,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, VI-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, Anayasa Mahkemesi'nin 26.02.2026 tarihli 2026/49 Esas - 2026/48 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2278, K. 2026/1185, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2278-e-2026-1185-k-d7c29abfb902