Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2255 E. 2026/1259 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2255
Karar No
2026/1259
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2255 KARAR NO : 2026/1259

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2022 (Dava) - 20/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/953 Esas - 2023/391 Karar DAVA : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarihli 2022/953 Esas ve 2023/391 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Şti' nin davalı bankadan çektiği ticari krediye kefil olduğunu, bu kefillik kapsamında müvekkiline ait Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, .. Parsel, .. Kat, .. Nolu bağımsız bölüm nitelikli taşınmaz üzerine davalı banka lehine 11.06.2021 tarihinde ipotek konulduğunu, müvekkilinin paraya ihtiyacının olması ve dava dışı ...'in davalı taraftan çektiği kredi sebebiyle ipotek konulan taşınmazı satmak istemesi sebebiyle, davalı bankaya müracaat ettiğini ve ipoteğin kaldırılmasını hem yazılı hem de sözlü olarak talep ettiğini, bu kapsamda davalı bankaya Kuşadası 2. Noterliği'nin 23.09.2022 tarih ve 14023 Yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, davalı tarafça verilen yazılı cevap ile, güncel sorumluluğun 700.000,00 TL olduğunun bildirildiğini, bu bedelin ödenmesi ile birlikte müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, erken ödeme yapılması halinde, bankalarca sadece ana para ve erken ödeme komisyonu talep edilebildiğini, erken ödeme komisyonunun da % 2 olduğunu, davalı tarafça kredi yönünden güncel borç hesabı yapılırken öncelikle ana para ve erken kapama komisyonu ile birlikte hesaplama yapılması, iş bu hesaplamadan dava dışı ... tarafından yapılan kredi ödemelerinin düşülmesi gerektiğini, ancak bu hususlara riayet edilmeksizin salt üst limit olan 700.000,00 TL' nin davacı müvekkilinden tahsilinin isabetsiz olduğunu, müvekkilinin salt konutunu satma ihtiyacı olması sebebiyle dava konusu borcu ödemek zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı .... şirketinin müvekkili bankadan kullandığı ve kullanacağı asaleten ve kefaleten kredilerinin, doğmuş ve doğacak tüm borç ve risklerinin teminatını teşkil etmek üzere 700.000 TL ipotek limit bedeli ile sorumlu olduğunu, davacı yanca bankaya ipotek resmi senedinde sorumlu olduğu ipotek bedeli ödemesinin yapıldığı ve ipoteğin fek edildiğini belirterek, müvekkili bankadan alacak talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olması nedenleri ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...davacının davalı lehine dava dışı şirkete kefalet vermiş olduğu, bu nedenle kendisine ait taşınmaz üzerine ipotek koyulduğu, bu ipoteğin fekki için ödenen bedelin doğru olduğu ve davacıdan fazla bir tahsilat yapılmamış olduğu anlaşılmış olmakla...'' gerekçesiyle; ''...Davanın REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, dava dışı .... Şirketi'nin davalı ... Bankası A.Ş.'den aldığı/çektiği ticari krediye kefil olduğunu, iş bu kefillik kapsamında müvekkiline ait Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi, ...Ada, ... Parsel, ... Kat,... Nolu bağımsız bölüm nitelikli taşınmaz üzerine davalı ... Bankası A.Ş. lehine 11.06.2021 tarihinde ipotek konulduğunu, müvekkilinin salt ipoteğin kaldırılması amacıyla, 18.10.2022 tarihinde davalı ... Bankası A.Ş.'ye ihtirazı kayıtla 700.000,00 TL yatırdığını, iş bu bedelin ödenmesi ile birlikte müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, dava dışı ....in davalı taraftan aldığı/çektiği ticari krediye ilişkin borcun davacı müvekkili tarafından erken ödendiğini, davalı tarafça erken ödeme kapsamında güncel kredi borç hesaplamasının yapılması gerektiğini, çünkü, taşınmaz üzerine 11.06.2021 tarihinde konulan ipoteğin azami sorumluluğunun 700.000,00 TL olduğunu, ancak uygulamada bilindiği üzere, bankalarca kredi verilirken, verilen kredinin 2 veya 3 katı oranında ipotek konulduğunu, bunun da sebebinin kredinin uzun vadeye bağlanması, faizi eklenmesi ve taksit sayısının fazlalığı olduğunu, erken ödeme yapılması halinde ise, bankalarca sadece ana para ve erken ödeme komisyonu talep edilebildiğini, erken ödeme komisyonunun da, % 2 olduğunu, davalı tarafça kredi yönünden güncel borç hesabı yapılırken, öncelikle ana para ve erken kapama komisyonu ile birlikte hesaplama yapılması, iş bu hesaplamadan dava dışı .... tarafından yapılan kredi ödemelerinin düşülmesi gerekirken bu hususlara riayet edilmeksizin salt üst limit olan 700.000,00 TL' nin davacı müvekkilinden tahsilinin isabetsiz olduğunu, yapılan kesintileri ve borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, kredi konusu kefalet sözleşmesi TBK hükümlerine aykırı olup geçersiz olduğunu, geçersiz bir kefalet sözleşmesine dayanılarak müvekkilinden ödeme alınmasının da isabetsiz olduğunu, müvekkilinin salt konutunu satma ihtiyacı olması sebebiyle dava konusu borcu ödemek zorunda kaldığını, dosya kapsamına ibraz edilen bilirkişi raporunun gerek içeriği gerekse kanaat kısmının hatalı olduğunu, yazılı herhangi bir kefalet sözleşmesi olmadığından davalı bankanın salt ipoteği dayanak göstererek müvekkilinden para tahsil etmesinin mümkün olmadığını, somut olayda ise, kanunun örgördüğü şekilde yazılı ve geçerli kefalet sözleşmesi olmadığından , davalı bankanın müvekkilinden para tahsilinin hatalı olduğunu, davalı tarafça alınan bedeli kabul anlamına gelmemekle birlikte, ipoteğin taşınmaza konulma tarihinin 11.06.2021 olduğunu, bu tarih itibariyle dava dışı tesla şirketi'nin herhangi bir borcu var ise, o tarihte borca kefil olunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu bedele dayanak olan borç veya hukuki ilişkinin ne olduğu konusuyla ilgili davacı müvekkili ile davalı taraf arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, davacı müvekkilinin sadece taşınmazına ipotek koyulmasıyla davacı müvekkilinin borçlu olduğunun kabulünün haklı bir tarafı bulunmadığını, ilk derece mahkemesince bu yönler dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile karar tesisinin hatalı olduğunu belirterek; Aydın Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20.06.2023 tarih, 2022/953 Esas ve 2023/391 Karar sayılı ilamının istinafen kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ipotek borçlusu davacının fazla ödeme iddiasına dayalı alacak davasıdır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 851. maddesine göre miktarı belli olmayan ya da henüz doğmamış bir alacağın ipotekle teminat altına alınması hâlinde, alacağın miktarı henüz bilinmediğinden ipotekte belirlilik ilkesi gereğince ipotekli taşınmazın azami miktarı için teminat teşkil edeceğini alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taraflarca kararlaştırılması ve bu miktarın rehin yükü olarak tapu kütüğüne tescil edilmesi gerekir (Tunç Yücel, Müjgan; Banka Alacaklarının İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile Takibi, İstanbul 2010 s. 164, dn. 69). Üst sınır ipoteğinde taraflarca kararlaştırılan ve tapu kütüğüne tescil edilen yük miktarı ipotekli alacaklının tüm alacak kalemleri için bir üst sınır teşkil eder ... Türk Medeni Kanunu’nun 851. maddesindeki düzenlemeden de anlaşıldığı üzere ipotek, güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarının belirli olup olmamasına göre iki şekilde kurulabilir. Buna göre, ipotekle güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarı belirli ise anapara ipoteği, belirli değilse üst sınır ipoteği kurulur. Üst sınır (limit) ipoteğinde üst sınır çerçevesinde tescil edilen ipotek, tescil edildiği tarihte mevcut ve miktarı belli olan bir alacağa dayanmamaktadır. Bu nedenle bu ipotek maddi bünyeden yoksun, biçimsel bir ipotek niteliği taşımaktadır. İleride alacak doğup miktarı belli olduğunda başlangıçta şekli bir karakter taşıyan üst sınır ipoteğini, gerçekleşen alacak tutarı ile sınırlı tutarak maddi içeriğe kavuşacaktır. Bu hâlde ipoteğin fer’ilik niteliği tam anlamı ile gerçekleşmiş olur. Rehnin paraya çevrilmesi de bu aşamadan sonra olacaktır (Altay, Sümer/Eskiocak, Ali: Türk Medeni Hukukunda Taşınmaz Rehni, İstanbul 2007 s. 82; Oğuzman, Kemal/ Seliçi, Ömer/ Oktay Özdemir, Saibe: Eşya Hukuku, İstanbul 2005 s. 728). İpotekle temin edilen borcun sona erme halleri TMK’nın 883 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiş olup, ipotek veren kişinin tek taraflı irade beyanı ile ipotek borcundan kurtulması hâlini düzenleyen bir yasa maddesi bulunmamaktadır. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu ipotek akit tablosunun incelenmesinde davacının "....Şti'nin.... Bankası A.Ş. Merkez ve Şubelerinden kullandığı ve kullanacağı krediler nedeniyle ve sair nedenlerle .... Bankası A.Ş.'ne karşı asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatını teşkil etmek üzere maliki bulunduğu gayrımenkulü .... Bankası A.Ş. lehine 700.000 TL'na kadar bedelle fekki Banka tarafından bildirilinceye kadar ..." hüküm ifade etmek üzere kendi adına kayıtlı taşınmazı ipotek ettiği, ipotek akdinin bu haliyle süresiz ve üst sınır ipoteği olduğu ve henüz doğmamış, gelecekte doğacak bir alacak ipotekle teminat altına alınmış olduğundan ticari ilişki devam ettiği sürece bu dönem içerisinde doğan alacağın sona ermesi yani bir kısım borcun ödenmesi ile ipotek sona ermeyecektir. Alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisi, ticari ilişki devam ettiği sürece ipotek de şekli ve maddi anlamda varlığını koruyacaktır. Davacının davalı banka lehine konulan ipoteğin kaldırılması için yapılan ödeme tarihinde asıl kredi borçlusu dava dışı .... Şti'nin bakiye kredi borcunun 701.346,48 TL olduğu, davacının 700.000,00 TL'ye kadar ipotek borçlusu olduğu, davacı tarafından 700.000,00 TL ödeme yapıldığı, fazladan yapılan ödeme bulunmadığı, davacı ipotek verenin ödediği bedel konusunda lehine ipotek verdiği asıl borçlu dava dışı .....Şti'ye yönelik olarak talepte bulunması mümkün olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarihli 2022/953 Esas ve 2023/391 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken toplam 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 462,15 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2255, K. 2026/1259, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2255-e-2026-1259-k-26d945785028