İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1257 E. 2026/852 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1257
Karar No
2026/852
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1257 KARAR NO : 2026/852

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 12/11/2024 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Kapatılan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas ...Karar sayılı 12.11.2024 tarihli kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 24.06.2026 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış olmakla, yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketin gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse ...’daki kargaşa nedeni ile son zamanlarda Kağıt, Kırtasiye ve ambalaj sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilenmiş ve finansman sıkıntısı artarak devam ettiğinin, Sektörün öncü firmalarından olan müvekkil şirket bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğinin, bu itibarla, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların aşağıda belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığının, buna paralel olarak işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığının, şirketin üzerindeki likidite baskılarının dar boğaza girilmesine neden olduğunun, şirketin ciddi yatırımlarla genişleme ve yenileme çalışmalarına girmiş olmakla birlikte yaşanan ekonomik kriz nedeniyle finansal açıdan zorluklar baş gösterdiğinin, tüm bu unsurlar ile birlikte şirketimiz yaptığı yatırımların karşılığında cirolar ve karlılıklar elde edebilmesine rağmen kısa süreli olarak likidite sıkıntısına girdiğinin, özellikle ülkemizdeki enflasyon artışı nedeniyle özellikle hammadde fiyatlarında baş gösteren ani fiyat artışları her firmayı etkilediği gibi firmamızı da etkilemiş ve ulaşılan dış kaynakların daha da maliyetli hale gelmesine neden olduğunun, birçok faktöre dayalı olarak piyasalarda yaşanan dalgalanma ve döviz kurlarının kısa zaman dilimleri içerisinde aşırı yükselmesine dayalı olarak maliyetlerimiz ile sektördeki diğer girdilerin maliyetlerinde önemli sıçramalar ortaya çıktığının, Maliyetlerde bu olağandışı artışları satış rakamlarına yansıtılamaması şirketimizi zarara soktuğunun, ülkede meydana gelen olumsuz ekonomik durum şirketimizin finans kuruluşlarına borçları ile ticari borçlarını ödeyemez hale getirdiğinin, şirketin piyasada yukarıda belirtilen hususlardaki olumsuzluklar sonrasında likiditesinde nakit akım ve planlamasında olumsuzluklar oluşmuş ve yukarıda sıralanan etkenlerin, son dönemlerde arka arkaya ve yoğun olarak ortaya çıkması sonrasında şirketimizde mali krize neden olduğunun, şirketin ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durgunluk ve yatırım belirsizliği nedeniyle etkilenmiş ve mali açıdan zor duruma düştüğünün, bu olumsuzlukların, şirketin bugüne kadar sağladığı katma değeri yok eden olumsuzluklar olmadığı açık bulunmakla birlikte, faaliyetlerin sürdürülebilirliği yönünden büyük önem taşıyan nakit yönetimini oldukça zorlaştırdığını tüm bu nedenlerle, müvekkil şirketler ve şirketlerin ortağı ve yetkilisi olan gerçek kişi lehine üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve devamında kesin mühlet verilerek Konkordatonun tasdikine karar verilmesine, ühlet ve tedbir öncesinde, müstakbel (doğacak) alacakların da haczini içeren haciz müzekkereleri ya da haciz ihbarnamelerinin mühlet içinde uygulanmamasına; mühlet kararından sonra hesaplara gelecek muhtemel paraların ve şirket lehine doğacak alacakların şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması, konkordato talebine eklenmesi gerekli belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilmesi üzerine borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçluların malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür. Mühlete ilişkin ilanların ayrı ayrı Türkiye Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu Portalında yapıldığı ve İİK'nin 288. Maddesi uyarınca gerekli yerlere bildirimlerin yapıldığı görülmüştür. Konkordato Komiser Heyeti 15.01.2025 havale tarihli raporları ile; ... Yönünden; "Borçlunun, Ticaret sicilinde tacir kaydı bulunmadığı ve iflasa tabi bir kişi olmadığı, Konkordato tedbir kararı verilen ... Şirketi’nin %100 pay sahibi ve ortağı olduğu, Konkordato ön projesinde ...’nun ortağı olduğu şirketin tüm banka borçlarına müteselsil kefil olduğunun projede ifade edilmesine rağmen kefalet borcu tutarı belirtilmediği, borçlunun borçlarının kendisine ait banka kredileri ve kredi kartı borçları ile ortağı bulunduğu şirketin bankalara olan kredi borçlarına kefaletten kaynaklandığı anlaşılmakla beraber ön projede borçların detayı bulunmadığı, Şahsın dosyaya sunulan ... raporunda 1.008.770 TL bireysel kredi borcu bulunmakta olup bu borcun nasıl ödeneceği ile ilgili bir projeksiyon da sunulmadığı, Borçlarına kefil olduğu şirketlerin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği, ayrıca şahsına ait mali borçlarının bulunduğu, şahsi borçları için konkordato teklifi ve borç ödeme kaynaklarına yer verilmediği,... ile ilgili olarak konkordatonun başarılı olamayacağı anlaşıldığından geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği" şeklinde görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. Konkordato Projesinin Başarıya Ulaşma Şartları Değerlendirilmesi Bakımından : İİK. madde 287 'Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. ' hükmü ile 291 inci ve 292 nci maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. İİK. MADDE 292 'İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. ' hükmüyle konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa iflasa tabi borçluların resen iflasına karar verilmesi gerektiğini düzenlenmiştir. Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Dosya No: ...Esas Karar No:...) Somut olayda, Mahkememizce ... Esas sayılı konkordato dava dosyasında davacılara 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, 15/01/2026 tarihli konkordato komiser raporunun mahkememize sunulmasının ardından rapor doğrultusunda Vildan Aşıroğlu yönünden davanın tefrik edilmiş ve "....Konkordato ön projesinde ...’nun ortağı olduğu şirketin tüm banka borçlarına müteselsil kefil olduğunun projede ifade edilmesine rağmen kefalet borcu tutarı belirtilmediği, borçlunun borçlarının kendisine ait banka kredileri ve kredi kartı borçları ile ortağı bulunduğu şirketin bankalara olan kredi borçlarına kefaletten kaynaklandığı anlaşılmakla beraber ön projede borçların detayı bulunmadığı, Şahsın dosyaya sunulan Findeks raporunda 1.008.770 TL bireysel kredi borcu bulunmakta olup bu borcun nasıl ödeneceği ile ilgili bir projeksiyon da sunulmadığı, Borçlarına kefil olduğu şirketlerin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği, ayrıca şahsına ait mali borçlarının bulunduğu, şahsi borçları için konkordato teklifi ve borç ödeme kaynaklarına yer verilmediği, Vildan AŞIROĞLU ile ilgili olarak konkordatonun başarılı olamayacağı anlaşıldığından kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yukarıda anılan sebeplerle reddine..." karar verilmiştir. Mahkemece verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 24.06.2026 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "...Mahkemenin 13/08/2025 tarihli ara kararı ile alacaklılar kurulu oluşturulmasına dair karar verilmiştir. , İİK 287/5. maddesinin yollaması ile 292/ son fıkrası gereğince mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet edecektir. Mahkeme tarafından yapılan yargılamada, 12/03/2025 tarihli 1 numaralı celsede davacı yönünden 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmiş ve ...E sayılı dosyasında 12/01/2026 tarihli tensip tutanağı ve hem de davacı yönünden verilen tefrik kararı sonrasında mahkemenin ...E sayılı karar ilamı ile konkordato talebinin reddine dair karar verildiği belirtilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, aynı davacı yönünden 2 ayrı dosyada hüküm tesis edilmesi nedeniyle mahkeme tarafından yapılan usuli hata söz konusudur. İş bu usuli hata ilgili olarak, dairemizin daha önceki kararlarında da bu konu üzerinde durulmuş (dairemizin ... E ... K....E. ... K., ... E...K. Sayılı ilamları) ve eleştri konusu yapılmıştır. Aynı zamanda, duruşma açılmadan dosya üzerinden davanın reddine dair karar verilmesi yerinde olmayıp, sunulan istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde karar verilmesi, hukuki güvenirliğe ve adil savunma hakkına olumsuz bir etki sağlamakta, hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmektedir. İş bu nedenle, öncelikle konkordato talep eden vekiline 06/01/2026 tarihli komiser raporunun tebliğ edilerek rapora karşı beyanda bulunmak için makul bir süre verilmeli ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında duruşma açılarak yargılama yapılmalı ve konkordato talebi değerlendirilmelidir..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiştir. Davacı vekili ... UYAP'tan göndermiş olduğu dilekçesi ile davadan ve konkordato talebinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat yetkisinin olduğu tespit edilmiştir. HMK'nın 307. maddesi gereğince, feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK'nın 310. maddesi gereğince de, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilmesi mümkündür. Dava, konkordatonun tasdikine ilişkin olup, konkordatonun tasdikine ilişkin davadan feragat halinde İİK'nın 292. maddesinde Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen feragatin sonuçlarından farklı bir sonuç öngörülmüştür. İİK'nın 292/1-d bendinde, borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketinin konkordato talebinden feragat etmesi halinde mahkemece kesin mühletin kaldırılarak iflasına karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. İİK'nın 287/5. maddesi uyarınca İİK'nın 291. ve 292. maddeleri geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Davacı gerçek kişinin iflasa tabi olmadığı ve davacı vekilinin asdik talebinden kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın konkordato tasdiki talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konkordatonun tasdiki talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin harç yatırılmadığı görülmekle Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/09/2026

BAŞKAN ¸e-imzalıdır ÜYE ¸e-imzalıdır ÜYE ¸e-imzalıdır KATİP ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1257, K. 2026/852, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1257-e-2026-852-k-aa7d486a3cfc