İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/753 E. 2026/611 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/753
Karar No
2026/611
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/753 KARAR NO : 2026/611

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2011 yılında "..." unvanı ile kurulan davacı şirketin, 23.09.2025 tarihinde unvanını ... Tic. A.Ş. olarak değiştirdiğinin ve basım-yayın sektöründe faaliyet gösterdiğinin belirtildiğini, 2024 yılından bu yana ülke genelinde yaşanan döviz artışı, yüksek enflasyon, faiz yükselişleri ve piyasadaki nakit sıkışıklığı gibi ekonomik olumsuzluklar nedeniyle şirketin likidite noksanlığına düştüğünün ve vadesi gelen ödemelerini gerçekleştirememe riskiyle karşı karşıya kaldığının ifade edildiğini, dürüst bir borçlu olarak ticari faaliyetlerin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla İİK m. 285 uyarınca konkordato talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, şirketin güncel mali durumuna göre adi alacaklılara 4.722.784,83 TL, imtiyazlı/rehinli alacaklılara ise 463.508,34 TL olmak üzere toplam borcunun bulunduğunun beyan edildiğini, hazırlanan ön projede borçlarda herhangi bir tenzilat (indirim) öngörülmediği, borçların tamamının (%100) konkordatonun tasdikinden itibaren 2 yılda, 3 ayda bir eşit taksitlerle ve enflasyon kaybını önlemek adına %30 faiz ilavesiyle ödenmesinin teklif edildiğinin açıklandığı, şirketin rayiç değer bilançosuna göre aktif varlıklarının 9.921.262,69 TL olduğu, muhtemel bir iflas halinde ise bu varlıkların değer kaybederek 3.953.407,63 TL'ye gerileyeceği, dolayısıyla konkordato teklifinin alacaklıların da lehine olduğunun savunulduğunu, İİK m. 286 uyarınca gerekli olan tüm mali tabloların, alacaklı listelerinin ve makul güvence raporunun dilekçe ekinde eksiksiz olarak sunulduğunun belirtildiğini, İİK m. 287 uyarınca davacı şirket hakkında derhal 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesinin, şirketin mal varlığını korumaya yönelik ihtiyati tedbirlere hükmedilmesinin ve sürecin sonunda konkordatonun tasdik edilmesinin mahkemeden arz ve talep edildiği anlaşılmıştır. İİK 288 maddesi kapsamında itiraz dilekçesi ibraz eden alacaklılar ilişkili kişi olarak UYAP sisteminden dosyaya eklenmiştir. Talep, 2004 sayılı İİK'nun 285 vd. maddesine dayalı konkordato talebine ilişkindir. İİK 285 maddesinde "Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak sureti ile borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir." hükmü yer almaktadır. 2004 sayılı İİK'nun dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 286 maddesi gereğince konkordato talebine; "a)Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi. b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler. c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste. d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo. e) (Değişik:6/12/2012-7155/13 md.) Kamu gözetimi, muhasebe ve denetim standartları kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları..." eklenmelidir. Sayılan belgelerin ibrazı konkordato talebi için ön koşuldur. Somut olayda İİK 286 maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak dilekçe ekinde sunulduğu tespit edilmekle 09/10/2025 tarihinden itibaren başlamak üzere konkordato talep edenlere 3 aylık geçici mühlet verilmesine, İİK 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK 294, 295, 296, 297 maddelerinin uygulanmasına ve İİK 287 maddesi uyarınca geçici mühlet içerisinde davacıların mal varlığını muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilerek ön projede yer alan konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının, yani konkordato talebinde bulunan borçlunun mâli durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığının ve konkordato teklifinin tasdiki şartlarının yerine gelip gelmeyeceğinin yakından incelenmesi amacı ile geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmiştir. İİK 289 md. uyarınca konkordato talep eden şirkete 09.03.2026 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet verilmiştir. Yargılama sürecinde konkordato komiser heyeti tarafından tanzim edilen 17/07/2026 tarihli Kesin Mühlet Ara Raporu mahkememize sunulmuştur. Anılan raporda; şirketin mühlet rejiminin başladığı tarihten itibaren cari dönem kira borçlarını düzenli ve eksiksiz olarak ödemediği, keza vergi ve SGK gibi kamu hukukundan doğan yükümlülüklerini de yerine getirmediği, projenin başarıya ulaşması noktasında ciddi finansal risk sinyallerinin bulunduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce, komiser heyetinin bu somut tespitleri, alacaklı mülk sahiplerinin muvazaa iddiaları ve projenin gerçekçiliğinin denetlenmesi amacıyla, İİK hükümleri uyarınca dosyanın uzman bilirkişi heyetine tevdiine karar verilerek; Hukukçu ..., YMM/Bağımsız Denetçi ...ve SMMM/Bağımsız Denetçi ... bilirkişi heyeti olarak görevlendirilmiştir. Uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 24/08/2026 tarihli kök raporda; şirketin 30/06/2026 tarihi itibariyle tanzim edilen rayiç değer bilançosuna göre özvarlıklar toplamının (+) 11.606.820,86 TL olduğu, bu yönüyle şirketin borca batık durumda bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak bilirkişi heyetince yapılan teknik ve hukuki incelemelerde; davacı şirketi konkordato talebinde bulunmaya sevk eden temel nedenin projede gösterilen 4.342.070,90 TL tutarındaki borç yükü olmadığı, nitekim şirketin 10,5 aylık yargılama sürecinde dahi yaklaşık 1,5 milyon TL tutarında gider avansı yatırabildiği, asıl amacın ise faaliyet gösterilen taşınmaza ilişkin mülk sahipleri tarafından açılan ve ... 29. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen tahliye kararının icrasını durdurmak ve tahliyeyi engellemek olduğu net bir şekilde saptanmıştır. Konkordato müessesesi; malî durumu bozulmuş ancak iyileştirilmesi somut olarak mümkün görülen dürüst borçlunun ekonomik varlığını sürdürebilmesini amaçlarken, diğer yandan alacaklıların cebri icra ve iflasın yol açacağı değer kaybından korunarak alacaklarını en yüksek ölçüde tahsil edebilmelerini hedefleyen kolektif ve dengeli bir cebri icra kurumudur. Bu dengenin sağlanabilmesi, alacaklılardan beklenen fedakârlığın makul ve geçici sınırlar içinde kalmasını zorunlu kılar. Somut olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yaklaşık 10,5 aydır konkordato korumasından ve mühlet rejiminden kesintisiz şekilde yararlanan borçlu şirketin, mühlet içerisinde doğan ve "masa borcu" niteliğinde olan cari kira bedellerini dahi eksiksiz ödemediği, taşınmaz malikinin bir yandan konkordato öncesi doğmuş alacaklarını tahsil edemezken diğer yandan mühlet döneminde doğan yeni kira alacaklarının da ödenmemesi sebebiyle ağır ve katlanılamaz bir ekonomik külfet altında bırakıldığı anlaşılmıştır. Bu haliyle taşınmaz malikinden beklenen fedakârlık, konkordatonun doğasında bulunan makul ve geçici katlanma yükümlülüğünün sınırlarını fazlasıyla aşmıştır. Açıklanan nedenlerle; alacaklıların ortak menfaatini gözetmesi gereken konkordato yargılamasının, somut olay bakımından kolektif bir yeniden yapılandırma mekanizması olmaktan tamamen uzaklaştığı, fiilen tek bir alacaklının durumunu ağırlaştıran ve borçluya tek taraflı koruma sağlayan bir kalkan olarak kullanıldığı, ortaya çıkan bu ağır menfaat dengesizliğinin konkordatonun iyileştirme amacı ve dürüstlük ilkesiyle bağdaşmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve konkordato kurumunun kanunun öngördüğü amaç doğrultusunda kullanılmadığı vicdani kanaatine varılarak davanın reddine, tüm mühlet ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Konkordato talep eden lehine hükmedilen tüm ihtiyati tedbirlerin ve tüm mühletlerin hüküm tarihi olan 10/09/2026 itibarıyla kaldırılmasına, komiser heyetinin görevinin hüküm tarihi itibarıyla sonlandırılmasına, tedbirlerin kaldırıldığının ilgili mercilere bildirilmesine, ihtiyati tedbirlerin kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği hususunun Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalı ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulünce ilanına, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL peşin harçtan başlangıçta alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin talep eden taraftan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilgili taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Konkordato talep edenler tarafından yatırılan yargılama giderinden arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde talep edenlere iadesine, Dair; davacı şirket vekili ile bir kısım alacaklı vekillerinin yüzlerine karşı, hükmün davacı tarafa tebliğinden ve alacaklılar yönünden ilan tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/753, K. 2026/611, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-753-e-2026-611-k-091c5df27e78