İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/124 E. 2026/865 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/124
Karar No
2026/865
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/124 KARAR NO : 2026/865

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 17/02/2026 KARAR TARİHİ : 23/10/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı şirket arasında 19/03/2025 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin devamı sırasında davalı iş yerine yapılan kart ödemelerine ilişkin olarak bir çok kart hamilinin mağduriyet yaşadıklarını ve fraud kaynaklı itirazlar başlattıklarını, davalı şirketin Üye İşyeri Sözleşmesine aykırı işlem ve davranışları sebebiyle 22/08/2025 tarihinde davalıya ... 6. Noterliği'nin...yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve sözleşmenin feshedildiğini, ihtarnameye konu sözleşmeye ilişkin 1.448.424,41 TL borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin otel işletmekte olduğunu ve yapılan sözleşme gereği müvekkili şirket nezdinde rezervasyon yapan müşterilerin davacı banka aracılığıyla ödemelerini yaptıklarını, davacının taleplerinin yersiz olduğunu, davacının iddiasını doğru olduğu kabul edilse dahi davacının husumet yöneltmesi gereken kişilerin kart sahiplerinin kartlarını onların bilgisi dışında kullanan kişiler olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getiren müvekkilinden talepte bulunulmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davacı banka tarafından gönderilen ihtarnameye ... 2. Noterliği'nin ...tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiklerini, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, üye işyeri sözleşmesi, ihtarnameler, hesap hareketleri, chargeback kayıtları, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı banka tarafından davalıya kullandırılan üye işyeri sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı- alacaklı banka tarafından davalıya karşı toplam 1.725.586,40-TL alacak üzerinden 03/10/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı -borçluya 11/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun da 10/10/2025 tarihinde, yetkiye, takibe, borca ve faize itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmelere ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'den alınan 11/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacı banka ile davalı şirket arasında 19.03.2025 tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketin üye işyeri kapsamında kredi kartlarından tahsilat yaptığı, tahsilat tutarlarının hesaplarına aktarıldığı, davacı bankanın davalıya tahsis ettiği POS’lardan yapılan harcamalardan dolayı harcama itirazlarının geldiği, davacı bankanın davalıdan harcamaya ilişkin belge ve bilgileri dava dosyasına sunulan e-posta yazışmaları ile talep ettiği, talep edilen belgelerin gelmediği, gelen belgelerin ise yeterli olmaması sebebiyle davacı bankanın harcama itirazlarına konu tutarları ödediği, davacı banka tarafından ödenen tutarların sözleşme hükümlerine göre davalı tarafından ödenmemesi üzerine, davacı bankanın davalı şirkete ihtarname göndererek 1.448.424,41 TL’lik borcun 24 saat içinde ödenmesini talep ettiği, talep edilen tutarın süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davacı bankanın 03.10.2025 tarihinde 1.725.586,40 TL üzerinden icra takibi başlattığı, davacı bankanın 03.10.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten talep edebileceği alacak tutarının 1.448.424,41 TL asıl alacak, 273.752,21 TL işlemiş faiz, 3.318,14 TL ihtname noter masrafi olmak üzere toplam 1.725.494,76 TL olarak belirlendiği, 1.448.424,41 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %162 oranında temerrüt faizi istenebileceği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. GEREKÇE : Dava; 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca, taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerini ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile aralarında imzalanan üye işyeri sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredi, pos cihazı ve diğer işlemler nedeni ile başlatılan chargeback işlemi nedeni ile muaccel hale geldiği ileri sürülen alacaklar yönünde olduğu, Davalının savunmasının ise, davalının otel işlettiğini, ödemelerin rezervasyon yapan müşterilerden davacı banka aracılığıyla yapıldığının, husumetin kendilerine ait olmadığını, davacının yükümlülüklerinin yerine getirilmediği şeklinde olmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Taraflar arasındaki "Üye İşyeri Sözleşmesi" kapsamında, davalı şirketin "mail order" yöntemiyle gerçekleştirdiği işlemlerin kart hamilleri tarafından itiraza uğraması (chargeback) neticesinde, davacı bankanın ödemek zorunda kaldığı tutarların rücuen tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının söz konusu alacaktan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 17/02/2026 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Ticari işletmeler arasında gerçekleşen işlemlerde chargeback (ters ibraz) süreci, Türk Ticaret Kanunu (TTK), Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile uluslararası kart kuruluşu (..., ..., ... vb.) kurallarında düzenlenilmiştir. 1. Hukuki Dayanak ve Bankanın Özen Yükümlülüğü Uyuşmazlığın çözümünde temel dayanak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’dur. 5464 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca, kart çıkaran kuruluşlar, kartların usulsüz kullanımını önleyecek tedbirleri almakla yükümlüdür. Ancak aynı kanun ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, bankalar "güven kurumu" sıfatını haizdir. TTK m. 18/2 uyarınca her tacir, ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadır. Bankaların bu yükümlülüğü "objektif özen yükümlülüğü" seviyesinde olup, hafif kusurlarından dahi sorumlu tutulmaları esastır. 2. Chargeback (Ters İbraz) Süreci ve İspat Külfeti Davaya konu somut olayda, davalı üye işyerinin "mail order" sistemi üzerinden tahsilat yaptığı, ancak kart hamillerinin bu işlemlere "hizmetin alınmadığı" veya "işlemin kendilerine ait olmadığı" gerekçesiyle itiraz ettikleri anlaşılmaktadır. Uluslararası kart kuruluşu kuralları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca; 3D Secure (güvenli ödeme) protokolü kullanılmadan yapılan işlemlerde, işlemin kart hamili tarafından yapıldığını ispat yükü tamamen üye işyerine (davalıya) aittir. Davalı şirket, bu işlemleri gerçekleştirdiğini tevsik edici harcama belgelerini (slip), hamile ait kimlik fotokopilerini ve konaklama hizmetinin fiilen verildiğini gösteren kayıtları sunmakla mükelleftir. Satıcı, ödemenin itiraza uğramaması veya itiraz durumunda haklılığını kanıtlaması için şu hükümlere uymalıdır: Hizmet/Mal Teslimatının Belgelenmesi: Satıcı, malın teslim edildiğini veya hizmetin ifa edildiğini gösteren sevk irsaliyesi, teslim tesellüm tutanağı veya dijital log kayıtlarını saklamak zorundadır. 3D Secure Kullanım Zorunluluğu: Tacirler arası işlemlerde "Sanal Pos" kullanılıyorsa, 3D Secure (doğrulanmış işlem) kullanımı satıcıyı "ters ibraz" riskine karşı koruyan en önemli delildir. 3D Secure ile yapılan işlemlerde sorumluluk genellikle kart hamiline veya bankaya geçer. Fatura ve Sözleşme Uyumu: Kesilen faturanın içerik ve tutar olarak pos çekimi ile birebir örtüşmesi gerekir. İtiraza Cevap Süresi: Banka tarafından iletilen chargeback bildirimine, uluslararası kurallarla belirlenen süreler (genellikle 10-15 gün) içinde geçerli belgelerle yanıt verme sorumluluğu satıcıdadır. Alıcı (Kart Hamili) Tacirin Sorumlulukları; Ayıp İhbar Sürelerine Uyma (TTK m. 23): Alıcı tacir, teslim aldığı malda açık bir ayıp varsa 2 gün, gizli bir ayıp varsa 8 gün içinde satıcıya ihbarda bulunmalıdır. Kartın Güvenliğini Sağlama: Tacir, ticari kredi kartının ve şifre bilgilerinin yetkisiz kişilerce kullanılmasını engelleyecek önlemleri almalıdır. Haksız Chargeback Yasağı: Malı/hizmeti tam ve eksiksiz alan bir tacirin, nakit akışını yönetmek veya keyfi nedenlerle chargeback başlatması "dürüstlük kuralına" (TMK m. 2) aykırıdır ve tazminat sorumluluğu doğurur. Bankanın Sorumluluğu ve Rolü; Banka, bu süreçte uluslararası kuralların (Visa/Mastercard) uygulayıcısı olan bir aracıdır. Süreç Yönetimi: Banka, gelen itirazı karşı tarafa iletmek ve taraflar arasındaki belge akışını yönetmekle yükümlüdür. Bloke Koyma Yetkisi: İtiraz geldiğinde banka, uyuşmazlık konusu tutarı üye işyerinin hesabında bloke etme hakkına sahiptir. Ancak bu işlem, sözleşme hükümlerine ve somut delillere dayanmalıdır. İnceleme Yükümlülüğü: Banka, sunulan belgelerin (örneğin imza sirküleri ile teslim fişindeki imzanın uyumu) şekli incelemesini yapmak zorundadır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Üye İşyeri Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı banka ile davalı arasında 19/03/2025 tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesi'nin imzalandığı, sözleşmenin 3.2.17. maddesinde Üye İşyeri poslarından geçirilen tutarların kontrolü ve belgelenmesinin üye işyerine bırakıldığı ve davacı bankaya rücu hakkının verildiği, somut olayda davacı banka tarafından harcama itirazından kaynaklı belgelerin sunulması için davalıya mail gönderdiği, davalının söz konusu maillere cevap vermediği ve evrak sunmadığı, davacı banka tarafından 1.399.260,00 TL charge back tutarı ile 49.164,33 TL faiz olmak üzere toplam 1.448.424,41 TL bedeli ödediği anlaşılmıştır. Davalı üye işyeri, bu işlemlerin kart hamillerinin rızası dahilinde yapıldığını ve hizmetin ifa edildiğini kanıtlayan geçerli belgeleri dosyaya sunamamıştır. 6100 sayılı HMK m. 190 uyarınca, ispat yükünü yerine getiremeyen davalı, bu tutarlardan doğrudan sorumlu hale gelmiştir. Davalı tarafından her ne kadar husumet itirazında bulunulmuş ise de davacı bankanın aralarında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesinin 3.2.17.maddesi uyarınca üçüncü kişiler nezdinde ödediği bedelin rücusuna imkanı bulunduğundan davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Toplanan deliller, taraf vekilinin beyanları ve hüküm kurmaya elverişli, bilimsel verilere dayalı bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının charge back işlemlerindeki ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, bu kapsamda davacının ödediği bedelin rücusu talebinde haklı olduğu, söz konusu bedelin iadesi için davacının davalıya ... 6. Noterliği'nin ... tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarda bulunulduğu, söz konusu ihtarın davalıya 22/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik sürenin 25/08/2025 tarihinde (hafta sonları dikkate alınarak) dolduğu ve davalının bu tarih itibariyle temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.1.maddesinde temerrüt faizinin bankanın uygulamış olduğu en yüksek kredi faiz oranının %50'si olarak kararlaştırıldığı, davacı bankanın uyguladığı en yüksek faizin %108 olduğu ve bunun %50 fazlasının %162 olduğu anlaşılarak bu miktar bakımından davacının faiz talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Yapılan inceleme ve hesaplama uyarınca davacının icra takip tarihi itibariyle 1.448.424,41 TL asıl alacak, 273.752,21 TL işlemiş faiz ve 3.318,14 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.725.494,76 TL takip talebinde haklı olduğu anlaşılarak bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, ... E., ...K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır : "...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..." Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir. İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davacının talebine konu hususlar bakımından taraflar kusur ve sorumluluklarının değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesinin yaptırılması gerektiğinden alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine hükmedilmiştir. Yukarıdaki açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın KISMEN KABULÜNE, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, Takibin 1.448.424,41 TL asıl alacak, 273.752,21 TL işlemiş faiz ve 3.318,14 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.725.494,76 TL üzerinden DEVAMINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 1.448.424,41 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %162 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA, Asıl alacak tutarı likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 117.868,55-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 20.840,78-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 97.027,77-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 20.840,78-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 732,00 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 10.092,90 TL olmak üzere toplam 10.824,9 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 259.569,27-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 91,64-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2026

KATİP

¸

HAKİM

¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/124, K. 2026/865, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-124-e-2026-865-k-2a23ccb3ff34