İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/939 E. 2026/609 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/939
- Karar No
- 2026/609
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/939 Esas KARAR NO : 2026/609
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 12/12/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile davalı/borçlu ... arasında 17/10/2024 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalıya ticari kredi ve ticari kredi kartı kullandırıldığını, davalının borcunu zamanında ödememesi üzerine muaccel olan 726.753,61 TL kart borcunun ödenmesi için davalıya 16/10/2025 tarihli uyarı mektubunun gönderildiğini ve bu mektubun 22/10/2025 tarihinde davalıya bizzat tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının 03/11/2025 tarihinde borca ve ferilerine haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, uyuşmazlığın çözümü için yapılan zorunlu dava şartı arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlıkla neticelendiğini, davaya konu alacağın likit olduğunu ve davalının faiz oranına yönelik itirazlarının hukuki mesnedinin bulunmadığını ileri sürerek; davalının icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...’in yerleşim yerinin ... ili ... ilçesi olduğunu, sözleşmedeki matbu yetki kayıtlarının Yargıtay içtihatları uyarınca kesin yetki doğurmadığını ileri sürerek öncelikle yetki itirazında bulunarak davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddi ile dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esasa ilişkin olarak; borcun muacceliyet kesbettiğine dair dosyada net bir belgenin bulunmadığını, müvekkile usulüne uygun bir ihtarname tebligatı yapılmadığını ve temerrüt şartlarının oluşmadığını, davacı banka tarafından talep edilen %57,6 oranındaki gecikme faizinin fahiş ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın birden fazla kredi ve kart işleminden kaynaklanıp hesaplama gerektirmesi nedeniyle likit (belirlenebilir) vasfı taşımadığını, bu doğrultuda icra inkâr tazminatı koşullarının da oluşmadığını savunarak; davanın usulden ve esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı bankanın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına Bankacı bilirkişi ...'ndan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 17/07/2026 tarihli raporunda özetle; "Sayın Mahkemeniz ... E sayılı dava dosyası, davacı taraftan temin edilen belgeler ve 21/10/2025 tarihinde TC. ... Banka Alacakları — İcra Müdürlüğü'nün...Esas. sayılı dosyalara ait evrakların incelenmesi sonucunda; Nihai takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere;, 1-Davalı ... tarafına tahsis edilen Kredi Kartına borcuna düzenli ödeme yapmadığı, 2-Davalıya Kredi kartı ile ilgili olarak, 16/10/2025 tarihinde ihtarname keşide edildiği, 3-"... adresine gönderildiği, 22/10/2025 tarihinde “TESLİM EDİLDİ “açıklamasıyla tebliğ edildiği, Nihai Karar Sayın Mahkemenin olmak üzere, Borçlunun ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü, 30/10/2025 tarihi itibarıyla temerrüdün aynı tarih itibariyle tüm borcun muaccel hale geldiği , ancak takip temerrütten önce başladığından ,21/10/2025 tarihine kadar akdi faiz hesaplaması yapılacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. 4-Davacı tarafından ,davalı borçludan 21/10/2025 takip tarihi itibarıyla talep edilecek alacak tutarı; Davacının takipte ve dava taleplerinde "Fazlaya Dair Hakları"nı saklı tutması nedeniyle, bu husustaki nihai takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olacağı, Yapılan tüm inceleme ve araştırma sonucunda yapılan açıklamalar, sunulan tüm belgeler ışığında, hazırlanmış olan görüş ve kanaatimi içeren işbu 12 sayfa Bilirkişi Raporumu, Sayın Mahkeme'nin görüş ve takdirlerine arz ederim." şeklinde belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; ... Banka Alacakları İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kullanılan ticari kredi kartından dolayı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibaret olan itirazın iptali davasıdır. ... Banka Alacakları İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takip dosyası, takip dayanağı genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnameleri dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Dairesinin...Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 731.826,49 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı asile 01/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 07/11/2025 tarihinde itiraz dilekçesini sunduğu, itirazın 7 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı, itirazın davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Anılan icra takibine dayanak genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının sözleşmede yer alan imzalarını inkar etmediği anlaşılmıştır. Davacı yan davalıdan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi kartı alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği muaccel bir alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davacının davalılar hakkında icra takibi başlatmasının TMK'nun 2. maddesine aykırı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı tarafça mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 62. Maddesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmış olup TBK 89. Maddesi gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemeleri de yetkili olmakla davalının mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen 16/10/2025 tarihli ihtarnamede 726.753,61 TL ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Anılan ihtarname davalının sözleşmedeki adresine PTT ile 22/10/2025 tarihinde tebliğ tebliğ edilmiştir. ihtarnamede verilen 7 günlük sürenin dolması beklenilmeden ve hatta tebliğ tarihi dikkate alındığında henüz süre başlamadan, 21/10/2025 tarihinde dava konusu ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ...Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatılmıştır. "Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bir başka anlatımla davacı banka tarafından muacceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiştir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarih ve...Esas... Karar sayılı ilamı). Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden icra takibine geçilmesi TMK'nun 2. maddesine aykırıdır. Hal böyle olunca mahkemece takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. " (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) Yukarıda bahsi geçen istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamıyla "İstinaf mahkemesince, davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile, borcun muaccel hale geleceği ancak davacı bankanın gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal ettiği, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmeyerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizin tarafları farklı olmakla birlikte aynı şekilde atıfet mehli beklenmeksizin takibe başlanılmış olması sebebiyle davanın reddine dair ... esas,...karar sayılı kararı hakkında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı dosyasında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas,... karar sayılı kararı ile onanmakla kesinleştiği görülmüştür. Yine aynı yönde yerleşmiş şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...Esas,...Karar sayılı ilamları bulunmakla, mahkememizde görülmekte olan dava konusu takibin, hesap kat ihtarı ile tanınan 7 (yedi) günlük süre dolmadan ve hatta ihtarnamenin tebliğ tarihi dikkate alındığında henüz süre başlamadan önce başlatıldığı, hesabın kat edilmesinin muaccel hale gelen borç yönünden temerrüt şartlarının oluşturulması yanında borcun ödenmesi için süre tanınmak suretiyle borcun ödenmesinin ertelenmesi niteliğinin de bulunduğu, hesap kat ihtarı ile tanınan süre dolmadan icra takibine başlanılmasının TMK'nin 2. maddesi hükmüne aykırı olduğu, hesap kat ihtarı ile süre verilmesinin sonuca etkili olmayacağının düşünülmesi halinde ise hesabın kat edilmesine gerek kalmaksızın icra takibine başlanılmak suretiyle temerrüt şartlarının oluşmasının sağlanabileceği, bu hali ile hesap kat ihtarı ile tanınan süre dolmadan takibe başlanılması nedeniyle davaya dayanak takip tarihleri itibari ile muaccel hale gelmiş istenilebilir bir borç bulunmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK. 114, 115/2 Maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, 2-Dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu tespit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcının peşin alınan 8.868,34 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.136,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. Ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341.madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır