İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/636 E. 2026/662 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/636
- Karar No
- 2026/662
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/636 Esas KARAR NO : 2026/662
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan ... Kooperatifi ile davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında şifahi bir kum tedarik sözleşmesi kurulduğunu, bu sözleşme kapsamında müvekkil şirketin davalıya avans niteliğinde toplam on iki adet çek teslim ettiğini, Temmuz, Ağustos ve Eylül 2018 aylarında toplam 150.550 ton kum alımı yapıldığını, davalı tarafından kesilen faturalar karşılığında müvekkil şirketin avans olarak verilen çeklerden bir kısmının tahsil edildiğini, ancak davalı şirketin kesilen fatura tutarından 233.404,00 TL daha fazla tahsilat yaptığını, müvekkil tarafından 23.10.2018 tarihinde .... Noterliği'nin 2018/... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fazla ödemenin iadesinin ve karşılığında mal teslimi yapılmayan çeklerin iade edilmesinin talep edildiğini, davalı şirketin çekleri iade etmediği gibi vadesi gelen çekleri de haksız şekilde tahsil ettiğini, bu durum üzerine 26/11/2018 tarihinde borçlu olunmadığının tespiti için dava açıldığını, yargılama sürecinde davalı tarafından dört adet çekin daha tahsil edildiğini, bilirkişi raporu ile müvekkil şirketin 1.610.956,60 TL tutarında fazla ödeme yaptığının tespit edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülen 2018/... E. - 2021/705K. sayılı kararla tahsil edilen çek bedellerinin iadesine ve henüz tahsil edilmeyen çekler bakımından borçlu olunmadığının tespitine hükmedildiğini, dava sürerken davalının elindeki iki adet çekin alınıp yerine 400.000 TL değerinde dört adet çek verildiğini, ancak bu çeklerin de davalı tarafından tahsil edildiğini, tüm bu işlemler neticesinde müvekkil şirketin davalıdan toplam 594.956 TL alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğü'nün nezdinde 2021/... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin 04.11.2021 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket aleyhine açılan davanın haksız olduğunu, davacı tarafın toptan kum alımına ilişkin şifahi sözleşme kapsamında dava konusu çekleri 03 Temmuz 2018 tarihinde peşin ödeme olarak teslim ettiğini, 10 Temmuz 2018 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında tarafların ticari alım satım işini onayladığını, çeklerin avans değil iskonto karşılığı peşin ödeme niteliğinde olduğunu, müvekkilin kum fiyatını sabitlediğini, davacının ise kumu müvekkile ait ruhsatlı sahadan teslim almayı kabul ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide teslim alma sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, davacının ... 1, ... 2 ve ... isimli gemilerle müvekkile ait sahalardan kumları fazlasıyla aldığını, müvekkilin teslimden kaçınmasının söz konusu olmadığını, gemilerin seyrüsefer kayıtlarının eksik bildirildiğini, Denizcilik Müsteşarlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Gemi Trafiği ve Kılavuzluk Hizmetleri Daire Başkanlığı nezdindeki Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri sistemindeki tüm kayıtların celbinin gerektiğini, söz konusu gemilerin özel donanımlı olduğunu ve başka amaçla kullanılmasının mümkün olmadığını, 1 A grubu maden sahalarının müvekkile ait olduğunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden Dairesi ile İstanbul Valiliği kayıtları ve Sahil Güvenlik Komutanlığı haritaları ile sabit olduğunu, devlet hakkı ödenen bu sahalardaki üretimin resmi kurumlarca takip edildiğini, davacının tüm ticari defterleri ile alış ve satış faturalarının incelenmesi gerektiğini, sadece çekler ve kesilen faturalar üzerinden yapılacak incelemenin eksik kalacağını, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, müvekkil aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının dava konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yanlar arasında kum satışına ilişkin sözleşme ilişkisi kurulduğu, davacının bundan dolayı henüz mal teslim almadan davalıya ilk etapta 12 adet ( 6 adedi 400.000,00'er TL, 6 adedi 72.000,00'er TL bedelli) çek teslim ettiği, daha sonra bu çeklerden 20758 seri numaralı, 400.000,00 TL bedelli çekin iade alınarak yerine 100.000,00'er TL bedelli 4 adet çek verildiği, çeklerin tahsil edildiği ve bir miktar kumun davacı tarafından teslim alındığı ihtilafsızdır. Çekişme, edimlerin tamamen ifa edilip edilmediği ve davacının cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Yanlar arasında aynı ilişki kapsamında verilen ve bu davaya konu edilmeyen bir kısım çeklerden dolayı görülen davada, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E sayılı dosyasında verilen kararın temyizen kesinleşmesi neticesinde, davacının söz konusu çeklerden ötürü davalıya borçlu olmadığının (dava sırasında ödenenlerin ise istirdadına) tespitine karar verilmiştir. Hal böyle olunca, ilk etapta verilen, daha sonra geri alınan ve borçlu olunmadığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olan 20758 numaralı, 400.000,00 TL bedelli çek yerine verilen ve tahsil edilen 100.000,00'er TL bedelli 4 adet çekten dolayı davacının 400.000,00 TL tutarında alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir. Bunun yanında davacı, verdiği çeklerin tamamını karşılayacak miktarda kum almadığını da iddia etmektedir. Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır. Usulüne uygun tutulan davacı defterlerine göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan (yukarıda alacaklı olduğu açıklanan 4 adet çek ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E sayılı dosyasında karara bağlanan kısım dışında) 194.228,00 TL alacaklı göründüğü; davalı kendi defterlerine göre daha yüksek miktarda borçlu görünmekte ise de defterleri usule uygun tutulmadığı gibi alıma ilişkin faturanın alıcı-davacı defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiği, bu haliyle davacının toplam 594.228,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı; faturaya dayalı alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, buna karşın davacının takibi kötüniyetli olarak başlattığına yönelik kanıt bulunmadığından kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davalının .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasında asıl alacağın 594.228,00 TL'sine yönelik itirazının iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, 4-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 40.591,71-TL harçtan peşin alınan 10.160,37-TL'nin mahsubu ile bakiye 30.431,34-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.558,09-TL sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, geri kalan tutarın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 10.160,37-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 10.252,57-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 550,00 -TL davetiye gideri, 25.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 25.550,00-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 25.518,73-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 95.076,48-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 728,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde davacının gider avansının bakiyesinin iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026
Başkan .... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır