İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/794 E. 2026/661 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/794
Karar No
2026/661
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/794 Esas KARAR NO : 2026/661

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 29/05/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin davalı banka ile ticari ilişkileri kapsamında farklı zamanlarda krediler kullandığını, yaşanan ekonomik daralma nedeniyle ödeme güçlüğüne düşüldüğünü, davalı bankanın bu durumu fırsat bilerek kredi kullandırıldığı sırada boş senet aldığını, söz konusu senedin 04.04.2025 düzenleme ve 09.04.2025 vade tarihli 5.000.000-TL bedelli olarak doldurularak ... Alacakları İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, senedin düzenleme ve vade tarihi arasında sadece 5 gün bulunmasının senedin banka tarafından doldurulduğunu kanıtladığını, güncel dosya borcunun 6.058.884,89 TL seviyesine ulaştığını ancak müvekkillerin gerçek borcunun 2.440.000-TL olduğunu, bu borca karşılık davalı bankaya toplam 2.178.000-TL bedelli çeşitli bankalara ait çeklerin teslim edildiğini, davalı bankanın bu çekleri elinde tutmasına rağmen gerçek borç miktarını yansıtmayan senet üzerinden haksız takip başlattığını, banka hesap hareketleri incelendiğinde takipteki miktarda bir kredi kullanımının bulunmadığının görüleceğini, çekler ödendiğinde müvekkillerin borcunun 262.000-TL seviyesine ineceğini, bu nedenle 5.796.884,89-TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitini, icra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesi yönünde teminatsız veya uygun teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra takibinin iptali ile senedin iadesini, davalının kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil banka ile dava dışı borçlu ... Limited Şirketi arasında 03.06.2021,12.01.2023 ve 21.10.2024 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, kullanılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 04/03/2025 tarihinde Kat edilerek .... Noterliği’nin 04/03/2025 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilip borçlulara tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine borçlular tarafından 04.04.2025 düzenleme tarihli ve 09.04.2025 vadeli 5.000.000,00 TL tutarlı senedin müvekkil bankaya teslim edildiğini, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine ... Alacakları İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluların asıl alacağa, borca, işlemiş faize ve ferilere itiraz ederek kredi ilişkisinin bulunmadığını savunduğunu, ancak senetten kaynaklanan borç ilişkisinin asıl ilişkiden mücerret olduğunu ve asıl ilişkideki aksaklıkların kıymetli evrakın geçerliliğini etkilemediğini, senedin sonradan doldurulduğu iddiasının kabul edilmediğini ve imzalı boş kağıdı veren kişinin doğacak tehlikeleri kabul etmiş sayıldığını, açığa imza atılması yoluyla düzenlenen senedin anlaşmalara aykırı doldurulduğunun kanıtlanamadığı sürece hukuken geçerli olduğunu, senedin sonradan doldurulduğu iddiasının icra mahkemesinde değil ancak genel mahkemelerde açılacak bir menfi tespit davasında ileri sürülebileceğini, müvekkil bankanın alacağının ticari defterlerde sabit olduğunu, davacının teslim ettiği çeklerin borca, riske, faize ve masraflara mahsup edildiğini, davacının bu davayı açmaktaki amacının alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak olduğunu, bu iddiaların haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek haksız itirazların reddini, takibin durdurulması kararının kaldırılmasını, davacı tarafın haksız çıkması halinde %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; icra takibine dayanak bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında kredi ilişkisi bulunduğu, davacılardan ...... Şti'nin asıl borçlu, diğer davacıların ise kefil olduğu, bu kapsamda davalı tarafından bir kısım kredilerin kullandırıldığı çekişmesizdir. Uyuşmazlık, takibe konu bononun yasaya uygun olup olmadığı ve davacıların borçlu olup olmadığı noktalarındadır. Davacılarca bononun keşide tarihi ile vade tarihi arasındaki 5 günlük farkın doğal bir durum olmadığı, bu nedenle bononun geçerli olmadığı ileri sürülmüş ise de zorunlu unsurları tam olan bir bononun bazı kısımları doldurulmadan lehtara verilmesi mümkün olduğundan ve bononun anlaşmaya aykırı dolduğuna yönelik herhangi bir yazılı kanıt getirilmediğinden, davacıların bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir. Bununla beraber, kambiyo senetleri illetten mücerret ise de bankalar gibi çalışma alanları sınırlı olan finans kuruluşlarının sadece çalışma alanları çerçevesinde kambiyo alacaklısı olabileceği Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarındandır. Bu nedenle, tarafların alacak-borç durumlarının kredi ilişkisi çerçevesinde incelenmesi gerekmiş, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır. Sunulan belgeleri detaylı olarak inceleyen, temerrüt tarihlerini ve faiz oranlarını doğru olarak tespit eden, borç durumunu menfi tespit davalarının özüne uygun biçimde dava tarihine göre belirleyen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu benimsenmiş, rapora itiraz edilmeyen hususların ise usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmiştir. Son olarak; ihtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden ve davalının kötüniyetli olarak takip başlattığına ilişkin kanıt bulunmadığından tarafların tazminat istemlerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacıların .... İcra Dairesi'nin 2025/... E sayılı dosyasından dolayı davalıya 2.975.709,48 TL tutarında borçlu olmadığının (yalnızca asıl alacağın 2.051.582,19 TL'si tutarında borçlu olduğunun) TESPİTİNE, fazlaya dair istemin reddine, -Dava tarihinden sonraki ödemelerin infazda gözetilmesine, 2-Tarafların tazminat taleplerinin reddine, 3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 203.270,71-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL ile 98.380,90-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 104.274,41-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin 2.412,64-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, geri kalan tutarın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 -TL başvurma harcı, 615,40 -TL peşin harç ile 98.380,90-TL tamamlama harcı, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 99.699,20-TL harcın 51.178,49-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan 210,00-TL davetiye gideri 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.210,00-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 7.807,73-TL davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davacılar duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 428.842,23-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 7-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 408.752,80-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde davacının gider avansından artan bakiyesinin iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/794, K. 2026/661, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-794-e-2026-661-k-cd40ab5d30f5