İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/930 E. 2026/444 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/930
- Karar No
- 2026/444
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/930 Esas - 2026/444 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/930 Esas KARAR NO : 2026/444
....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2025 KARAR TARİHİ : 08/06/2026 KARAR Y.TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile ticari ilişki nedeniyle müvekkilinden 04.08.2024 tarihinde talep ettiği ürünlere ilişkin teklif almayı talep ettiğini ve 21.08.2024 tarihli Sipariş Belgesi ile ürünleri sipariş ettiğini, davalı 28.08.2024 tarihli ... nolu fatura ile de sipariş ettiği bu malları satın aldığını, satın alınan bu mallar, davalının talebi üzerine “....” adresinde bulunan depolarına yine davalının talebi üzerine faturaya ilişkin herhangi bir ödeme almadan ve yine davalının talebi ile ...Kargo aracılığıyla gönderildiğini, fatura konusu ürünlerin 28.08.2024 tarihinde ... belge numarası ile ...Kargoya teslim edildiğini ve 30.08.2024 tarihinde de davalı alıcıya teslim edildiğini, dava konusu e fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğin, fatura bedelinin ödenmemesi üzerinde davalı aleyhine .... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete aleyhe tek taraflı düzenlenmiş fatura ve kargo kayıtlarına dayanak icra takibi başlatıldığını, faturanın düzenlenmiş olması, faturanın e fatura sisteminde gönderilmiş olmasının borcun doğduğunu ve kabul edildiğini ispatlamaya yeterli olmadığını, müvekkili şirket tarafından fatura ve içeriğinin müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, teslim alan kişinin müvekkili şirket yetkilisi olduğunun ispatlanması gerektiğini, dava konusu alacağın varlığının kabul edilmesi halinde dahi müvekkilinin haklı olduğunu, alacağın likit olmadığını savunmuş davanın reddini istemiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. .... vekili tarafından, borçlu .... aleyhine 21.205,08 TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun asıl alacağa, faize, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, iş bu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 3. Taraflara ait BA/BS formları. 4. Bilirkişi raporu. Mali Müşavir bilirkişi 22.04.2026 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; davacının defterlerinin e defter kapsamında olduğu, TTK.m.64 ve VUK.m.192 gereğince mecburi olan defterlerinin tutulduğu, 2024 yılı e defter dosyalarının oluşturulması ve berat dosyalarının e-defter uygulamasına yüklenmelerinin mevzuata uygun olarak yapıldığı ve defterlerin birbirini teyit ettiği, davacının kanuni defter kayıtlarına göre, taraflar arasında cari hesap ilişkisinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 21.205,08 TL alacaklı olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı, eldeki dava ile; taraflar arasında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağının ödenmediğini, tahsili için icra takibine giriştiğini, davalının takibe itirazlarının haksız olduğunu, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan ise tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, süresi içinde, "Müvekkil şirket merkezi Silifke'de bulunduğundan Yetkiye İtiraz ediyoruz. Söz konusu icra takibi için ... yetkilidir. Takip kapsamında alacaklı görünen alacaklıya müvekkilin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle takip konusu borca itiraz ederiz. Dosya kapsamında herhangi bir borç bulunmadığından söz konusu takip bakımından alacağa işletilen faize, faiz oranına, icra masraflarına ve vekalet ücretine itiraz ederiz." şeklinde itiraz ettiği, davaya cevap dilekçelerinde ise, davanın reddini istemiştir. Davalı yanın, takibin yetkili icra müdürlüğünde yapılmadığı itirazı yönünden yapılan incelemede; 2004 sayılı İİK’nın 50 nci maddesinin birinci fıkrasına göre; para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HUMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. HMK’nın 6 ncı maddesine göre; genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Yasanın “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesinde ise; sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 89 uncu maddesi uyarınca; takibin konusu para borcu olduğunda, para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir." Yukarıda açıklanan sebeplerle para borçları, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden, alacaklının faturadan doğan para alacağını kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takibe koyması TBK'nın 89'uncu maddesi uyarınca mümkündür. Davacı şirket merkezinin Yenimahalle/Ankara olduğundan davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı Kanun'un 222. maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (... Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, incelenen taraf ticari defterleri, takip dosyası ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının defterlerini bilirkişi incelemesine hazır ettiği, davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafın 2024 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı şirkete 28.08..2024 tarihli .... irsaliye nolu 21.205,08 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalının davacı tarafından düzenlenen faturaya karşı 28.11.2024 tarihinde .... nolu iade faturası düzenlendiği, davacı tarafından düzenlenen faturaya 8 iş günü içinde itiraz etmediği, davacının davalı şirketten ticari defterlerinde belirdiği gibi 21.205,08 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı yan ticari defterlerini incelemeye hazır ettiği halde, davalı şirketin e tebliğ adresine çıkarılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacı yana ait ticari defterler, davalı yan ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Böylece; davacı, davalı yana fatura konusu malzemeleri verdiğini ispatlamış, buna karşın; davalı yan takip konusu fatura bedellerini ödediğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığından davacı yanın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 21.205,08-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne;.... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı miktar ve şartlarla devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmediği başka bir ifadeyle alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1-Davanın kabulü ile .... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali ile takibin aynı miktar ve şartlarla devamına, 2- İİK.nun 67 maddesi uyarınca hesaplanan 4.241,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.448,52 TL harçtan peşin alınan 615,40-TL, harcın mahsubu ile bakiye 833,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 115,00-TL, bilirkişi ücreti olarak 4.500,00-TL olarak yapılan toplam 4.615,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 1.318,30-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, 7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 21.205,08 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 08/06/2026 ....