İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/33 E. 2026/613 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/33
Karar No
2026/613
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/33 Esas KARAR NO : 2026/613

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 13/01/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile müvekkili bankanın ... Şubeleri borçlusu davacı şirket arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmelere, yukarıda bilgileri verilen davalılar ... ve ...'ın müşterek borçlu- müteselsil kefil olarak imza attıklarını, bu kişilerin aynı zamanda şirket ortakları olduğunu, davalı şirketin kullandığı kredileri geriye ödemediği için sözleşmenin müvekkili bankaya verdiği yetkiye istinaden hesap kat edilerek davalılara birden fazla ihtarname gönderildiğini ve özellikle işbu dava konusu krediler için ... 35. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esasına kayden ilamsız icra takibe geçildiğini, davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine arabuluculuk başvurusu yapılmış ve uzlaşma sağlanamadığını belirtmekle arz ve izah edilen nedenlerle ve Sayın Mahkemece nazara alınacak sair nedenlere binaen, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; fazlaya dair hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibe haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kötüniyetli itiraz sonucu takibi durduran borçluların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kredi borcundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmadığını ve kefaletinin geçersizdir olduğunu, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte müvekkilinin evli olup eşinin yazılı rızası yönelik evrakın bulunmadığını, yine müvekkilinin kredi sözleşmesi imzalanırken yalnızca şirket ortağı olduğundan limited şirketlerde ortakların şirket borçlarından şahsen sorumlu olamadıklarını, müvekkilinin kredi kullanımından herhangi bir kişisel menfaat elde etmediğini, ayrıca dava konusu kredinin ... teminatlı olup kredi garanti fonu tarafından sağlanan teminat mekanizması bulunduğundan bankanın tahsil imkanına sahip olduğunu, buna rağmen doğrudan şahsi takip yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, son olarak hesap kat ve faiz hesaplaması hukuka aykırı olup dosyada icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını da belirtmekle davanın reddine, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin davalı şirkete ve davalı ...'a usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı taraflarca dosyaya cevap dilekçeleri sunulmadığı görüldü. DELİLLER Davaya konu vekaletname, sözleşme, ihtarname, hesap ekstresi, ticaret sicil gazetesi sureti, arabuluculuk Anlaşamama tutanağı, banka faiz genelgeleri, ilgili icra dosyası, bilirkişi raporu vs. dileçeler. İlgili icra dosyasının mahkememiz işbu dosyası ile UYAP sistemi üzerinden eşleştirildiği, ilgili icra dosyası evraklarının mahkememiz dosyası arasına alındığı görüldü. Bilirkişi (Bankacı) 08/05/2026 tarihli raporunda; ''Mahkemenin ara kararı çerçevesinde, davacı ...Şubesine ait kayıtları ile dosyaya ibraz edilen belgeler üzerinden yaptığım incelemede, davacı bankanın asıl borçlu ...Tic. Ltd. Şirketi ne...ve ... müteselsil kefaleti ile kullandırmış bulunduğu kredilerden dolayı, banka Alacakları İcra Dairesinin ...e.sayılı dosyasından 08.07.2025 icra takip tarihi itibariyle , asıl borçlu ve müteselsil kefillerinden olan alacak miktarı tahsilde tekerrür olmamak üzere aşağıdaki şekilde olduğu tespit edilmiştir. Alacak müfredatı Tutarı TL Asıl alacak 1.584.160,02 12.05.2005-08.07.225 İşlemiş 202.508,45 temerrüt faizi %78 İşlemiş faiz GV 10.125,00 Masraf tutarı 5.226,26 Toplam asıl alacak 1.802.019,73 Davacı bankanın alacağı takip tarihi itibariyle 1.802.019,73 TL olarak hesap edilmiş ise de taleple bağlılık kuralına göre asıl borçlu Şirket ve müteselsil kefillerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.755.462,42 TL dan sorumlu oldukları, icra inkar tazminatı ile dava gideri ve ücreti vekalete ilişkin taleplerin sayın Mahkemenin takdirleri olduğu sonuç ve kanaatına varılmaktadır. Keyfiyet sayın Mahkemenin takdirlerine arz olunur.'' şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla asıl borçlu ile müteselsil kefiller aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davalıların icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yönünden; davalıların tamamının yerleşim yeri ve merkezi ...'da olup, İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla uygulanan HMK'nın 6. maddesi uyarınca ... icra daireleri genel yetkili olduğu, para borçlarında TBK'nın 89. maddesi uyarınca ifa yeri olan alacaklının yerleşim yeri de...'dur. Ayrıca tacir olan davalı asıl borçlu şirket ile davacı banka arasındaki sözleşmede İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Kredi Sözleşmesi ve Kefalet İlişkisi; Bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan belgelerden; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 13/10/2021 tarihinde 20.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı ve sözleşme limitinin 25/05/2023 tarihinde 40.000.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davalı ...'nin 13/10/2021 tarihinde, davalı ...'ın ise 05/09/2022 tarihinde 35.000.000,00 TL tutarında müteselsil kefalet sözleşmesini imzaladıkları anlaşılmıştır. Kefalet sözleşmelerinde kefillerin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil sıfatı gösterilmiş olup, sözleşmeler TBK'nın 583. maddesinde öngörülen şekil şartlarını taşımaktadır. Sözleşmenin HMK'nın 193. maddesi anlamındaki delil sözleşmesi niteliğindeki hükmü uyarınca davacı bankanın defter ve kayıtları esas alınmıştır. Davalı ... vekilinin eş rızasına ilişkin savunması yönünden; TBK'nın 584/1. maddesi uyarınca eşlerden biri kural olarak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Ancak 6455 sayılı Kanun ile eklenen 584/3. madde uyarınca, ticaret şirketinin ortağı veya yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Ticaret sicil kayıtlarından davalı ...'nin kefalet sözleşmesini imzaladığı tarihte asıl borçlu şirketin ortağı olduğu ve kefaletin şirketin kredi borçlarının teminatı olarak verildiği anlaşılmakla, eş rızası aranmaz. Davalı ...'ın ise bekâr olduğu davacı tarafından bildirilmiş olup, aksi ileri sürülmemiştir. Davalı ...vekilinin, müvekkilinin şirket ortağı olarak şirket borcundan sorumlu olmadığı yönündeki savunması yönünden; davalının sorumluluğu şirket ortaklığından değil, kendi iradesiyle imzaladığı müteselsil kefalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Kefalet, kefilin kişisel olarak üstlendiği bir borç olduğundan, kefilin kefalet tarihinden sonra asıl borçlu şirketteki paylarını devretmesi, alacaklının rızası bulunmadıkça kefaletten doğan sorumluluğunu sona erdirmez. Kredilerin ...kefaleti ile kullandırıldığı yönündeki savunma yönünden ise; ... kefaleti, kredi veren bankanın alacağını güvence altına almak için alacaklı lehine sağlanmış ek bir teminattır ve borçlu ile diğer kefillerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Dosya kapsamında ... tarafından bankaya ödeme yapıldığı ve bu suretle takip konusu alacağın sona erdiğine yönelik belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Hesap Katı, Muacceliyet ve Temerrüt; Sözleşmenin kredi geri ödemesine ilişkin hükmünde, ödeme planında belirtilen tutarlardan herhangi birinin zamanında ödenmemesi halinde önceden ihtar keşide edilerek bakiye tüm taksitlerin ve borcun muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Kredilerin geri ödenmemesi üzerine davacı banka, ... 35. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabı kat etmiştir. İhtarname davalı ...'ye 13/05/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı asıl borçlu şirket ile davalı ...'a gönderilen ihtarnameler ise bila tebliğ iade edilmiştir. Genel Kredi Sözleşmesinin 21. maddesinde, müşteri ve kefilin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgâh olarak tesis ettikleri, adres değişikliği noter aracılığıyla bildirilmedikçe bu adrese yapılacak bildirimlerin şahıslarına yapılmış sayılacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle ihtarnamenin bu davalılara da tebliğ edildiği kabul edilmiştir. Alacak Miktarının Değerlendirilmesi; Bilirkişi incelemesinde, 08/05/2025 kat tarihi itibarıyla kredilerden kaynaklanan 1.116.144,69 TL anapara, 454.654,34 TL akdi faiz ve 13.360,99 TL akdi faizin gider vergisi olmak üzere toplam 1.584.160,02 TL asıl alacak bulunduğu tespit edilmiştir. Hesap kat tarihine kadar işleyen akdi faizin ve vergisinin kat tarihindeki asıl alacağa eklenmesinin uygun olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin temerrüde ilişkin hükmünde, temerrüt halinde bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında temerrüt faizi ödeneceği kararlaştırıldığı davacının yıllık %78 oranını talep ettiği tespit edilmiştir. Bilirkişi, takip tarihine kadar işleyen temerrüt faizini 202.508,45 TL, faizin gider vergisini 10.125,00 TL ve masrafı 5.226,26 TL olarak hesaplamış ve takip tarihi itibarıyla toplam alacağın 1.802.019,73 TL olduğunu belirlemiştir. Davacı ise takipte 158.167,73 TL işlemiş faiz ve 7.908,41 TL gider vergisi olmak üzere toplam 1.755.462,42 TL talep ettiğinden, HMK'nın 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi gereğince takipte talep edilen tutarlar esas alınmıştır. Kefillerin sorumluluğu ayrı ayrı 35.000.000,00 TL olan kefalet limitleri içinde kaldığından, davalıların tamamı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip konusu alacaktan müteselsilen sorumludur. Bilirkişi raporu; sözleşmeler, banka kayıtları, ihtarname ve takip dosyası esas alınarak denetime elverişli ve gerekçeli şekilde düzenlenmiş olup hükme esas alınmıştır. Bu itibarla davalıların itirazının haksız olduğu anlaşıldığından itirazın iptali ile takibin 1.584.160,02 TL asıl alacak, 158.167,73 TL işlemiş faiz, 7.908,41 TL BSMV ve 5.226,26 TL masraf olmak üzere toplam 1.755.462,42 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Takip sonrası faiz yönünden 1.584.160,02 TL asıl alacağa takip tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %78 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına karar verilmiştir. Gerekçede açıklandığı üzere sözleşme hükmü, bilirkişi raporu ve takip talebi uyarınca davacının talep ettiği ve hükme esas alınan temerrüt faizi oranı yıllık %78 olup, kısa karardaki maddi hata HMK'nın 304. maddesi uyarınca düzeltilerek hüküm kurulmuştur. İcra İnkâr Tazminatı; İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi halinde, talep şartıyla, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir. Takip konusu alacak belirlenebilir nitelikte olup 1.584.160,02 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davalıların ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin 1.584.160,02-TL asıl alacak, 158.167,73-TL işlemiş faiz, 7.908,41-TL BSMV ve 5.226,26-TL masraf olmak üzere toplam 1.755.462,42-TL olarak devamına, 2-1.584.160,02-TL asıl alacağa takip tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 78 temerrüt faizi ve bu faizin % 5'i oranında BSMV uygulanmasına, 3-Alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 119.915,64-TL nispi karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 263.764,74-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 104,00-TL vekalet suret harcının harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 11.517,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2026

Katip E-imza

Hakim E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/33, K. 2026/613, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-33-e-2026-613-k-1a11921e7ee3