İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/762 E. 2026/501 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/762
- Karar No
- 2026/501
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/762 Esas - 2026/501 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/762 KARAR NO : 2026/501
....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/06/2026
.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında verilen hizmetler karşılığında 29.10.2024 tarihli toplam 83.999TL tutarında (29.10.2024 tarih 32.046,00-TL, 23.406,00-TL, 13.992,00-TL, 14.556,00-TL) dört adet fatura düzenlenerek davalı tarafa tebliğ edildiğini ve yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmamasına rağmen davalı tarafın borcunu ödemediğini belirterek, alacağın tahsili amacıyla; .... sayılı dosyası üzerinden yıllık ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamını talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dayandığı faturaların, müvekkili şirkete hiç ifa edilmeyen veya eksik ifa edilen hizmetlere ilişkin olduğunu, icra inkâr tazminatı ve temerrüt faizi taleplerinin de hukuken dayanaksız olduğunu, gerek görülmesi halinde hizmetlerin gerçekten yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması talep ederek, davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN .... ESAS SAYILI DOSYASINDA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin her türlü nakil vasıtasına ait parçanın alım satımı, ithalatı, ihracatı, imalatını yapmak, tamir, bakım ve boya hizmetleri veren bir şirket olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında gerçekleştirilen ayıptan ari ve eksiksiz hizmetler neticesinde; 25.12.2024 tarihli 13.146,00-TL bedelli, 27.12.2024 tarihli 4.164,00-TL bedelli, 27.12.2024 tarihli 18.648,00-TL bedelli faturalar kesildiğini, ticari defterlere işlendiğini, davalı tarafın fatura bedellerine bir itirazı olmadığını ve hizmeti eksiksiz almasına rağmen ilgili faturalara rağmen ödemeleri gerçekleştirilmediğini,.... Esas numaralı dosya üzerinden icra takibi gerçekleştirildiğini ancak borçlu tarafından alacağın tamamına, ferilerine ve vekalet ücretine itiraz edildiğini, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava ve birleşen dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (.... karar sayılı emsal ilamı) Mahkememizce davaların ayrı ayrı açılmış olması nedeniyle asıl ve birleşen dava bakımından ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yapılmış ve bilirkişi raporları alınmıştır. Alınan her iki bilirkişi raporunda da asıl ve birleşen davaya konu faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu ve kayıtların birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Mahkememizin 2025/762 esas sayılı dosyasında alınmış 16/03/2026 tarihli rapor ile davalı tarafın takip tarihi öncesinde yapmış olduğu 50.000,00 TL tutarlı ödeme de düşülmek suretiyle davacı tarafın davalıdan 34.000,00 TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ancak davalı tarafın yapmış olduğu 50.000,00 TL tutarlı ödeme 05/03/2025 tarihinde 1859 yevmiye no ile yapılmış olup ödemenin her iki bilirkişi raporunda da mahsup edilmiş olduğu görülmüştür. Anılan durumun mahkememizce fark edilmesi üzerine usul ekonomisi gereği gözetilerek davalar birleştirilmiş ve yeniden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmemiştir. Taraflar arasında düzenlenmiş birden fazla fatura bulunması ve cari hesap ilişkisi olması gözetilerek 50.000,00 TL ödemenin icra aşamasında gözetilmesi gerektiği değerlendirilmek suretiyle asıl ve birleşen davadaki asıl alacak tutarları üzerinden asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın dava açılmadan önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle asıl ve birleşen davaya konu icra takiplerindeki işlemiş faizlere yönelik istemlerin reddi gerekmiştir. Alacakların faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşımaları karşısında davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl Davada; a-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 84.000,00TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, 84.000,00TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-Asıl alacağın %20'si tutarındaki 16.800,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Alınması gerekli 5.738,04TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.333,36TL harcın mahsubu ile bakiye 4.404,68TL karar ve ilam harcının asıl dosyada davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak yazılmasına, ç-Davacı tarafından yapılan 7.000,00TL bilirkişi ücreti, 965,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.965,00TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 6.060,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, d- Davacı tarafça peşin olarak yatırılmış 1.333,36TL peşin harç, 615,40TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.948,76TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, f-AAÜT uyarınca belirlenen 26.400,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, g-Kullanılmayan gider avanslarının talep halinde taraflara iadesine, h- 4.600,00 TL dava şartı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Birleşen Davada; a-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 35.958,00TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, 35.958,00TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-Asıl alacağın %20'si tutarındaki 7.191,6TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Alınması gerekli 2.456,29TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 1.840,89TL karar ve ilam harcının birleşen dosyada davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak yazılmasına, ç-Davacı tarafından yapılan 7.000,00TL bilirkişi ücreti, 950,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.975,00TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 6.516,20TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, d- 615,40TL peşin harç, 615,40TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-AAÜT uyarınca belirlenen 35.958,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, f-AAÜT uyarınca belirlenen 8.050,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, g-Kullanılmayan gider avanslarının talep halinde taraflara iadesine, h- 4.600,00 TL dava şartı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize.... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026
.....