İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/588 E. 2025/725 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/588
Karar No
2025/725
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/588 Esas - 2025/725 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR

ESAS NO : 2025/588 KARAR NO : 2025/725

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/07/2025 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 04/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müflis ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'ye ait STS-1 Hidroelektrik santralinin, davalı nezdinde 449339502 numaralı Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 14/09/2023 tarihinde santralin tünel kısmında göçük meydana geldiğini, hasarın onarılmasına rağmen davalı sigorta şirketinin, tünel projesinde ve inşasında mühendislik hataları ile eksik uygulamalar bulunduğu gerekçesiyle 34/5200270 numaralı hasar dosyası kapsamındaki tazminat talebini reddettiğini, davalının bu iddiasını TTK'nun 1409. maddesi uyarınca ispatla yükümlü olduğunu ancak somut delil sunamadığını, ayrıca davalının TTK'nun 1423. maddesinden kaynaklanan sözleşme öncesi aydınlatma yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle "culpa in contrahendo"ya dayalı sorumluluğunun doğduğunu, santralde meydana gelen göçüklerin depremlerden kaynaklanmış olabileceğinin de kuvvetle muhtemel olduğunu ve davalının TTK'nun 1427. maddesi gereğince 04/12/2023 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak niteliğindeki tüneldeki göçüklere ait onarım bedeli için şimdilik 5.000,00 TL'nin ve santralin çalıştırılamadığı döneme ait gelir kaybı için şimdilik 5.000,00 TL'nin, her bir kalem için ayrı ayrı temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacıya ait hidroelektrik santralinde 14/09/2023 tarihinde meydana gelen tünel çökmesi hasarı nedeniyle 449339502 numaralı Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi'ne dayanılarak açılan belirsiz alacak davasında, öncelikle HMK'nun 6. ve 15. maddeleri uyarınca mahkemenin yetkisiz olduğunu ve dosyanın yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, poliçede dain-i mürtehin olan T.C. ...Bankası A.Ş.'nin TMK'nun 879/1. ve TTK'nun 1456. maddeleri gereği davaya kayıtsız şartsız muvafakati bulunmadığından husumet yokluğundan davanın reddi gerektiği, alacak belirli olduğundan HMK'nun 107. maddesi uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, esasa ilişkin olarak ise hasarın, uzman raporlarıyla sabit olduğu üzere projelendirme ve uygulama kusurlarından kaynaklanan bir "mühendislik hatası" olması nedeniyle poliçe özel şartları gereği teminat dışında kaldığını, gelir kaybının da "göçük" sebebiyle poliçe istisnaları kapsamında olduğunu, hasar talebinin reddedildiği 14/03/2024 tarihinden itibaren poliçede öngörülen üç aylık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını, rizikonun TTK'nun 1446. maddesinde belirtilen yasal sürede bildirilmediğini ve faiz talebinin TTK'nun 1427. maddesi uyarınca yersiz olduğunu belirterek, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, husumet eksikliği ve hukuki yarar yokluğu sebepleriyle davanın usulden reddini, aksi halde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Türkiye Sigorta Anonim Şirketi, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, ... 1. Genel İcra Dairesi, ...Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü, Kayseri Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Dsi 12. Bölge Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü. Dava, “Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi”nden kaynaklı zararın davalıdan tahsili istemlidir. Davalı tarafından HMK md. 116 uyarınca cevap süresi içinde yetki itirazı yapıldığından öncelikli bu itiraz yönünden inceleme yapılması gerekmiştir. Dava sorumluluk sigortasından kaynaklanmaktadır. Bu davalarda davacı, davayı HMK'nın 15. maddesinde bulunan ve kesin yetki niteliğinde olmayan özel yetki kuralı gereğince, tehlikenin doğduğu yer mahkemesinde açabilir. Somut olayda zarar, yani tehlike Kayseri'de meydana gelmiştir. Bunun yanında davacı, bu kesin yetki niteliğinde olmadığından davasını HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açabilir. Somut olayda davalı şirketin yerleşim yeri de İstanbul'dur. Bunların yanında HMK'nın 14. maddesinde de şubenin yaptığı işlemlerden dolayı merkezin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği gibi, şubenin işlemlerinden dolayı şubenin bulunduğu yerde de dava açılabileceğine dair düzenleme bulunmakta ise de, somut olayda davalının şubesi tarafından yapılan bir işlemin mevcut olmadığı, işlemin poliçe yapmakla yetkilendirilen dava dışı ...Bankası A.Ş. ticari şube/davalının yetkili acentesi tarafından yapıldığı, bağımsız tacir yardımcısı olan acentenin şube olarak değerlendirilemeyeceği, bu suretle şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmadığı görülmüştür. Bu açıklamalar karşısında davacının davasını yetkili mahkemelerden birinde açmadığı ve davalının süresinde yaptığı yetki itirazında gösterdiği İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin de davalının yerleşim yeri itibariyle genel yetkili mahkeme olduğu anlaşıldığından davalının yetki itirazının kabul edilerek dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının HMK madde 116 uyarınca yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/588, K. 2025/725, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-588-e-2025-725-k-3633c4ed56a9