İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/831 E. 2026/570 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/831
Karar No
2026/570
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/831 Esas - 2026/570 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/831 KARAR NO: 2026/570

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 K. YAZIM TARİHİ : 29/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan 02.09.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ....'a ait ..... plakalı araç ile sürücüsü davalı..... ve işleteni davalı .... olan ..... plakalı aracın 03.06.2025 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazada davalı tarafın asli kusurlu olduğunu, müvekkilin aracının pert olması nedeniyle maddi zarara uğradığını, sigorta şirketi tarafından ödenen 152.850,00 TL tutarındaki rayiç farkının eksik kaldığını, aracın kaza tarihindeki gerçek değerinin 285.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketinin 147.150,00 TL tutarında bakiye teminat limiti bulunduğunu, müvekkilinin araçtan mahrum kaldığını, ticari dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, araç mahrumiyetine ilişkin talebin belirsiz alacak davası, rayiç bedel farkına ilişkin talebin ise kısmi alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tutarındaki araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalı ....'tan tahsilini, yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tutarındaki araç rayiç değer farkı tazminatının sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 12/06/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL (belirsiz alacak) olan araç mahrumiyeti tazminatı taleplerini 21.650,00 TL artırarak 21.750,00 TL'ye yükseltmiş, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalı ......'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 100,00 TL (kısmi alacak) olan Araç Rayiç Bedel Farkı Tazminatı taleplerini 90.850,00 TL artırarak 90.950,00 TL'ye yükseltmiş, sigorta şirketinin sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ..... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 03.06.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ..... plakalı aracın müvekkil..... Sigorta A. Ş. tarafından sigortalandığını, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün %75, mağdur araç sürücüsünün ise %25 kusurlu olduğunu, davacının kusur oranına ilişkin iddialarının somut delilden yoksun bulunduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca kusur dağılımının yeniden tespiti için uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 285.000,00TL olarak belirlendiğini, sovtaj değeri olan 81.200,00 TL düşüldükten sonra %25 kusur indirimi yapılarak 152.850,00 TL tutarındaki tazminatın davacıya ödendiğini, taraflar arasında düzenlenen ibraname ile müvekkili şirketin her türlü hak ve alacaktan kayıtsız şartsız ibra edildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 132. maddesi uyarınca bu ibranın borcu sona erdirdiğini, tarafların aracın rayiç değeri ve sovtajı hususunda mutabakat sağladığını, araç mahrumiyet bedelinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A. 6. maddesi gereğince teminat dışı kaldığını, sigortalı aracın hususi olması nedeniyle avans faizi talebinin haksız olduğunu ve yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı asil tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 116. maddesinde düzenlenen ilk itirazların tamamının ileri sürüldüğü, mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olması nedeniyle davanın esasa girilmeksizin reddinin gerektiği, dava değerinin düşük gösterilmesi sebebiyle eksik harcın ikmali için davacı tarafa kesin süre verilmesi gerektiği, dava şartlarının mahkemece resen araştırılması sonucunda usulden ret kararı verilmesi gerektiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı çünkü hasar miktarı ve araç rayiç değerinin davacı tarafından bilinebilir olduğu, davacının iddialarının somut delilden yoksun ve soyut olduğu, kazada müvekkile ait aracın %75 kusurlu olmadığı ve asıl kusurun davacıda bulunduğu, hatalı trafik tespit tutanağına dayanılarak hüküm kurulamayacağı, bilirkişi raporu alınması ve gerekirse keşif yapılması gerektiği, dava konusu aracın 81.200 TL olarak belirlenen sovtaj bedelinin düşük olduğu ve bu durumun davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, davacının zararını sigorta şirketinden eksiksiz karşıladığı ve mutabakatname imzaladığı, pert farkı ve araç mahrumiyet alacağına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, araç mahrumiyet bedeli hesaplanacaksa aracın olağan tamir süresinin esas alınması gerektiği, aracın perte çıkması nedeniyle mahrumiyet bedeli oluşmayacağı, davacının ikame araç temin edip etmediğinin araştırılması gerektiği, müvekkilinin aracının......Sigorta tarafından sigortalı olduğu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında teminatların mevcut olduğu, bu nedenle sorumluluğun sigorta şirketine ait olduğu belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 06/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. 03/06/2025 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalı .....'a ait ve .... plakalı araç ile davacıya ait ..... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur. Dosyaya kazandırılan 06/05/2026 tarihli raporda özetle; "... plakalı davacı .....'a ait 2005 MODEL FORD TRANSIT CONNECT K210S 1.8 TDCi marka aracın, 03.06.2025 tarihinde karışmış olduğu kaza sonrasında; Davalı taraf .... plakalı araç sürücüsü .....'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53/1-b2 , 84/1-f ve 84/1-j maddelerine aykırı hareketi ile trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, Davacı taraf .... plakalı araç sürücüsü .....'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun herhangi bir maddesine aykırı bir hareketi olmadığı için ile trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davaya konu Mustafa Kasap'a ait aracın geçirmiş olduğu kaza neticesinde hazırlanan Eksper raporuna göre 495.504,97TL bedele tamir olacağı, bu bedelin aracın rayiç bedelini aştığı için ekonomik olmayacağı kanaatine varılmıştır. Bu sebepten ötürü davaya konu aracın Pert olarak değerlendirilmesi uygun görülmüştür. Davacıya ait aracın 03.06.2025 kaza tarihi piyasa rayiç değerinin 325.000,00TL mertebesinde olabileceği, geçirmiş olduğu kaza neticesinde SOVTAJ değerinin 81.200,00TL olduğu ve 13.08.2025 tarihli ..... Sigorta A.ş tarafından yapılan 152.850,00TL değerindeki ödeme dikkate alındığında bakiye rayiç bedel farkı değerinin 90.950,00 TL mertebesinde olabileceği, araç mahrumiyet bedeli tutarının dava konusu araca muadil bir aracın günlük kira bedelinin 1.450,00TL olduğu ve 15 günlük mahrumiyet olduğu değerlendirildiğinde araçtan yoksun kalma bedelinin 21.750,00TL olduğu, davacıya ait araç sürücüsü .....'ın meydana gelen kazada kusursuz olması dikkate alındığında Araç mahrumiyet bedeli olarak 21.750,00TL'nin, Kusurlu araç sürücüsü veya işleteninden tahsil edilmesi gerektiği, davalı..... Sigorta A.ş'nin Araç Mahrumiyet Bedeli hususunda sorumluluğunun olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise malikinin sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, kazaya sebebiyet veren araç ticari olduğundan avans faiz işletilmesi gerektiğine ve sigorta şirketinin temerrütünün kısmi ödeme tarihinde, diğer davalının temerrütünün ise haksız fiil hükümleri çerçevesinde kaza tarihinde oluşacağına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜNE, 90.950,00 TL bakiye hasar bedeli tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 13/08/2025 tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden olay tarihi olan 03/06/2025 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsili ile davacıya verilmesine, 21.750,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle belirlenen zararın olay tarihi olan 03/06/2025 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ......'tan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 7.698,54 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 2.536,62 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 5.161,92 TL harcın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 4.165,12 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin takdiren davalı ..... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç, 1.921,22 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.239,52 TL harcın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 2.630,46 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 376,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 7.376,00 TL yargılama giderinin, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 5.952,50 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı .... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/07/2026

Katip ..... e-imza Hakim .... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/831, K. 2026/570, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-831-e-2026-570-k-250f01ef1919