İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/205 E. 2026/654 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/205
Karar No
2026/654
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/205 Esas KARAR NO : 2026/654

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 03/03/2025 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: avacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Mah. .... Sk. ... No: ... Ic Kapı No: ... .../ ... adresinde faaliyet gösteren şirketin, 4.000.000 TL değerine sermaye ile ana sözleşmesinde yazılı olan işlerde faaliyette bulunmak amacıyla kurulduğunun, müvekkil şirketin faaliyetlerinin sağlıklı bir biçimde devamı ve de borçların ifasının gerçekleştirilebilmesi amacıyla, inandırıcı ve fonksiyonel bir konkordato ön projesi hazırlama gereği ortaya çıktığının, hazırlanan proje, şirketin içinde bulunduğu ödeme sıkıntısından hangi yöntemlere başvurarak aşmayı planladığı bir yol haritası mantığı ile hazırlanmış olup, ‘amaca yönelik olma, bütünlük, önemlilik, doğruluk, açıklık, şeffaflık, ihtiyatlılık ve ileri yönelik olma’ ilkelerini ihtiva ettiğinin, ...’un bankalara kefil olduğu borçların toplam tutarı 40.711.308,78 TL olduğunun, ...’nun kefaletten doğan borçları, niteliği gereği, kefil olduğu şirketin konkordatosu ve İİK m. 308/h çerçevesinde rehinli alacaklılarla müzakere ve yeniden yapılandırma anlaşmaları çerçevesinde, Şirket tarafından ödeme yapıldıkça azalacağının, Dolayısıyla ...’nun borçluluğu, kefil olduğu şirketin ödemelerine bağlı olduğunun, şirketin konkordatosu başarılı olduğunda ve borçlar ödendiğinde, ...’nun borçları da sona ereceğinin, Konkordato projesinin içerdiği ödeme teklifi alacaklıların alacaklarına %100 (tamamı ) oranında kavuşma imkanı sağlayacağının, konkorkato projesi vade talepli bir proje olup , hali hazırda ödeme kısır döngüsüne kapılmış olan müvekkil şirketin borçlarının ödenmesi yolunu açmak ve ödenebilirliğini sağlamak için borçlarının %100 'ünün toplam 2026 yılı temmuz ayından itibaren 48 ay vade içinde ödenmesi talebine dayalı olduğunun, bu sayede şirket varlık bütünlüğü korunarak yasada belirtilmiş amaca uygun olarak faaliyetlerine devamı da sağlanacağının, İİK. m. 286’da öngörülen tüm belgeleri içeren işbu konkordato talebimiz muvacehesinde, öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasına ,geçiçin mühlet kararının iik m. 288 gereğince ilanına , Geçici mühlet kararı ile birlikte, şirketin ekonomik hacmi nazara alınarak, geçici konkordato komiseri atanmasına, Geçiçi mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına , kesin mühlet kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması, konkordato talebine eklenmesi gerekli belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilmesi üzerine borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür. Geçici mühletin ve kesin mühlete ilişkin ilanların ayrı ayrı Türkiye Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu Portalında yapıldığı ve İİK'nin 288. Maddesi uyarınca gerekli yerlere bildirimlerin yapıldığı görülmüştür. Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. İİK'nun 297.maddesinde, borçlunun komiserin nezareti altında işlerine devam edeceği, borçlunun 297. Madde hükümlerine aykırı davranması halinde borçlunun malları üzerinde tasarruf yetkisini kaldıracağı veya 292.madde çerçevesinde karar vereceği, 292.maddede ise borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa, konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, borçlu 297.maddeye aykırı davranır ya da komiserin talimatlarına uymazsa komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühletin kaldırılarak borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiştir.

Konkordatonun mahkemede incelenmesi; "Madde 304- (Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.)-Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır. Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz."hükmü yer almaktadır. Konkordato Komiser Heyeti'nin .. tarihli raporlarında özetle; "Borçlu ....'nin usulüne uygun gerçekleştirildiği düşünülen alacaklılar toplantısında, konkordato teklifi hakkında kaydedilmiş olan alacaklıların %71.05'u ve alacakların % 60.92'i itibariyle olumlu oy kullanılmış olduğu ve tasdik şartlarından teklifin kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunlukla kabul edilmiş olma şartının sağlandığı; Şirketin muhtemel bir iflasında alacaklıların alacağının %73,04'unu tahsil edebileceklerinin tespit edildiği, Şirket nihai projesinde alacaklılara alacaklarını 40 aylık süreçte bir kereye mahsus % 24 faiziyle ödemeyi teklif ettiği, konkordatonun olası bir iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu; Komiser heyeti tasdik raporuna tutarlar bakımından sarih ödeme planı eklenmiş olmakla beraber, ödeme tarihlerinin sadece ay olarak ifade edildiği yani ödemenin ayın hangi günü yapılacağının belirlenmediği; ödemenin tarihinin kesin vade niteliğinde olması ve ödemenin yapılmamasının faiz işlemesi, konkordatonun feshini isteme hakkının doğumu, ilamlı takip yapılabilme gibi sonuçları dikkate alındığında gün olarak açıkça belirlenmesi gerektiği; Komiser heyeti tasdik raporunda yer verilen konkordato kaynaklarından “Hazır Değerler” “Alacakların Tahsilatı” ve “Sürdürülen Faaliyetlerden Kar” kalemlerinin aynı yönde gerçekçi ve sağlanabilir nitelikte bulunduğu ancak “Stoklardan Sağlanacak Kaynak” ve “Verilen Avansların Dönüşü” kaynakları ayrıca değerlendirilmesi gerektiği; “Verilen Avansların Dönüşü” kalemi bakımından 31.03.2026 tarihi itibariyle verilen sipariş avansları hesabının bakiyesinin 43.829.284,85 TL olarak açıklandığı ve bu tutarın yaklaşık %86'sına tekabül eden 37.743.005,94 TL'lik kısmının ilişkili şirket ...'den olduğu; komiser heyeti tarafından yapılan hesaplamada bu kalemin toplam 35.231.269,39 TL olarak hesaplandığı; buna karşılık, dava dışı bu Şirketin konkordato ilan ettiği ve konkordato projesinin %70 tenzilat ile tasdik edildiği; dava dışı Şirketin ödeme planının 9. sırasında borçlu ....'nin konkordato nisabında ve ödeme planında yer alan alacak tutarının 10.077.314,20 TL ve 9630 tenzilat sonrası bu tutarın %70'ine isabet eden tutarın 7.054.119,94 TL olduğu; bu tutarın 40 ayda aylık 176.353,00 TL taksitler halinde ödeneceği; bu sebeple, verilen sipariş avansları kaynağının komiser heyetince yeniden hesaplandığı ve bu kaynak kaleminin (35.231.269,39 TL değil) 13.140.398,85 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği; “Stoklar” konkordato kaynağı kalemi bakımından ise revize projede ve komiser heyeti raporunda 25.500.000 TL kaynak öngörülmüş ise de Komiser Heyeti Raporunda 31.03.2026 tarihi itibariyle de Ticari Mallardan oluşan stokların rayiç değerinin 39.651.778,46 TL olduğu ve ihtiyatlılık gereği 9615 emniyet marjı düşüldükten sonra kalan tutar 33.704.011,69 TL'ye karşılık geldiği belirtildiğinden bu tutarın kaynak olarak kullanılabileceği; sipariş avansları kaynağındaki azalma (35.231.269,39 TL - 13.140.398,85 TL) ve stoklar kaynağında artma (33.704.011,69 TL - 25.500.000 TL) dikkate alınarak yapılan nihai hesaplamada kaynak fazlasının 18.684.600,41 TL'den 2.982.946,22 TL'ye düştüğü; kaynak fazlasına dair hesaplanan nihai tutarın yeterli ve yerinde olduğu; nihai değerlendirmede, borçlunun konkordato teklifinin kaynakları ile orantılı bulunduğu; İİK m. 305/1 d. bendinde teminat gösterilmesi gereken alacak kalemleri arasında sayılmadığından komiser heyeti raporunda teminat hesabında esas alınan personel ve kamuya borçların teminat gösterilmesi gereken tutardan indirilmesi gerektiği; teminat gösterilmesi gereken tutar nihai tutar (12.077.557,16 TL değil) 9.197.248,45 TL olarak yeniden hesaplandığı; Harç hesabı bakımından komiser heyeti raporunda yer verilen alacak tutarı ile raporda hesaplanan borç tutarı aynı olduğundan 224.160,49 TL hesaplanan harç tutarında bir değişiklik bulunmadığı" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. Konkordato Komiser Heyeti'nin 01.06.2026 tarihli raporlarında özetle; " Konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşıldığı, Teklif edilen tutarın ihtiyatlılık ilkesi kapsamında borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, Borçlu Şirket’in konkordato teklifinin alacaklı çoğunluğu bakımından %71,05 oranıyla alacak çoğunluğu bakımından ise %60,92 oranıyla kabul edildiği, yani borçlu Şirket’in İİK m. 302 hükmünde konkordato projesinin kabulü için öngörülen çoğunluk şartını alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunluğu bakımından sağladığı, buna göre konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, Şirketin ticari defterlerinde, İİK’nın 206. maddesinin birinci sırası kapsamında kalan 372.526,46 TL teminata bağlanması gereken borç bulunduğu, İİK’nın 206. maddesinin üçüncü sırası kapsamında kalan 2.543.607,26 TL teminata bağlanması gereken borç bulunduğu ve mühlet içerisinde Komiser Heyetimizin açık veya örtülü onayıyla doğmuş olup da teminata bağlaması gereken 9.161.423,44 TL tutarında borç bulunduğu, buna göre toplam teminata bağlanması gereken borç tutarının 12.077.557,16 TL olduğu, Konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için Harçlar Kanununa ekli 1 Sayılı Tarifeye göre 224.160,49 TL tutarında harç yatırılması gerektiği, Konkordato tasdik harcının yatırılması ve teminat şartının sağlanması halinde, konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için tüm şartların gerçekleşmiş olacağı, Konkordatoya tabi borçların %100’ünün Eylül 2026 ayının sonundan başlamak üzere 40 eşit taksitte, taksitler arasında 1’er ay olacak şekilde, %24 faiziyle ödenmesinin teklif edildiği, konkordato teklifine uygun olarak hazırlanan detaylı ödeme planının raporun 18 no.lu ekinde bulunduğu, İİK m.308/h uyarınca şirketin rehinli borcu bulunmadığından yatırılması gereken bir harç olmadığı, Şirketin 31.03.2026 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden özkaynaklarının (+) 16.440.265,12 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. Tüm bu veriler ışığında konuyu düzenleyen İİK.nun 304.maddesine göre "Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır. Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz.” Mevcut Kanunun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, güncellenerek metne alınmaktadır. Buna göre, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kararını her halde kesin mühlet içinde vermesi emredilmektedir. Duruşma günü 288. maddesi uyarınca ilan edilecektir. Yine mevcut düzenlemeden farklı olarak, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmelerinin şartı, itiraz sebeplerini mahkemeye, duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmalarıdır. Aksi halde duruşmada hazır bulunarak İtirazlarını dermeyan etmeleri mümkün olmayacaktır. Böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesidir. Maddenin birinci fıkrasında mahkemeye, kesin mühlet içinde konkordato hakkında bir karar vermek zorunluluğu yüklenmektedir. Bu sebeple, ikinci fıkrada da yargılamanın gidişatına göre, bilhassa özel güçlük arz eden durumlarda, kesin mühlet içinde kararın verilemeyeceğinin anlaşılması halinde mahkemece konkordato kararının verilmesine kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilecektir. Zira mühlet içinde karar verilemediğinde mühletin kalkması halinde, takip yasağının kalkması gibi konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyecek sonuçlar ortaya çıkabilecektir. Mahkeme mühlet hükümlerinin uzatılması kararını verirken komiserden gerekçeli bir rapor isteyebilir, Her halde mühlet hükümleri altı aydan fazla uzatılamayacaktır." düzenlemesi ile: Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: konuyu düzenleyen yasa maddelerine göre, İİK.nın 305.maddesinde 302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması. d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Maddede öngörülen şartlar, kümülatif olup, mahkeme, burada bir içerik kontrolü yapmak suretiyle konkordatonun tasdikine veya tasdik talebinin reddine karar verecektir. Mahkeme, tasdik şartlarını rehinli ve diğer alacaklılar bakımından birbirinden bağımsız olarak değerlendirecektir. Konkordato ön projesinde alacaklılara bir teklifte bulunulması söz konusudur. Değişiklikten önce sadece malvarlığının terki sureliyle konkordato için aranan karşılaştırmalı tablo, bundan böyle adî konkordato bakımından da tasdik şartı olarak aranacaktır. Bu bakımdan birinci fıkranın (a) bendinde, teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı halinde her bir alacaklının eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması, tasdik şartı olarak düzenlenmektedir. Gerek adi konkordato bakımından yeni getirilen bu şart, gerekse malvarlığının terki suretiyle konkordatoda var olan bu şart, borçlunun gerçekte İflâsa tâbi bir kimse olmasını gerektirmeyip, varsayımsal olarak, borçlu İflâs etseydi, alacaklılarının elde edeceği payın hangi miktarda olacağını tespite yöneliktir. Çünkü, konkordato ile alacaklılar, muhtemel bir iflâstan daha kötü bir duruma düşürülmemelidir. Bu husus, konkordato projesini kabul etmeyen, ancak Kanunda öngörülen nisapla konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmesi halinde, azınlıkta kalan alacaklıların korunması bakımından önemlidir. Fıkranın (b) bendinde mevcut kanunda olduğu gibi, teklif edilen meblağın, borçlunun kaynakları ile orantılı olması ilkesi korunmakta, ancak Kanundaki "borçluya intikal edebilecek mallar” ibaresi yerine, daha kapsamlı ve geniş olması nedeniyle "borçlunun beklenen hakları”nın dikkate alınabileceği ifade edilmektedir. Mahkeme, bu hakların dikkate alınıp alınmayacağı yanında, bunların ne oranda dikkate alınacağını da takdir edecektir. Böylece mahkeme, somut olaya göre, beklenen hakları hiç dikkate gibi, tamamen veya kısmen de dikkate alabilir. Fıkranın (c) bendinde ise, konkordato projesinin Kanunda öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması mevcut düzenlemedekinin aksine, açıkça konkordatonun tasdik şartlarından birisi olarak sayılmaktadır, fıkranın (d) bendinde, tasdik şartı olan teminat yeniden düzenlenmiştir. Konkordatonun başarılı bir iyileştirme aracı olması önünde büyük bir engel olarak görülen ve doktrinde eleştirilen, "konkordato İşlemlerinin yerine getirilmesi"ni sağlamak amacıyla teminat gösterilmesinden vazgeçilmektedir. Böylece, borçlunun büyük bir teminat yükü ile karşı karşıya kalmasının önlenmesi ve projenin daha kolay gerçekleşmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak teminat şartından bütünüyle vazgeçilmemekte; teminat, 206. maddenin birinci sırasındaki İmtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesi ve mühlet İçinde komiserin İzniyle akdedilmiş borçların ifası bakımından (alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe) korunmaktadır. Öte yandan, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tâbi alacaklıların oylamaya katılmaları halinde, bunların teminat gösterip göstermeyeceğine de mahkeme tarafından karar verilecektir, İsviçre İcra ve İflâs Kanununun 306. maddesinin ikinci fıkrasında 2013 yılında aynı yönde değişiklik yapılmıştır. Fıkranın (e) bendinde, tasdik İçin gerekli yargılama giderleri yanında, mevcut madde metninde yer alan "ilâm harçları” ibaresi yerine manayı daha net bir şekilde açıklayacak şekilde konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harç” ibaresi kullanılmakta ve bu kapsamda belirlenecek miktarın borçlu tarafından tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edilmesi öngörülmekledir. Maddenin ikinci fıkrasında esaslı bir değişiklik yapılmamaktadır. Maddede yer alan "konkordato teklifi” İbaresi, "konkordato projesi” şeklinde değiştirilmektedir. 4949 sayılı Kanun değişikliği ile hukukumuza malvarlığının terki suretiyle konkordato dahil olmuştur. Bundan önce yalnızca adi konkordato kurumu mevcut bulunduğundan konkordato "teklifi” ile çoğunlukla vade veya tenzilat konkordatosu kast edilmekteydi. Daha kapsayıcı olması bakımından “proje” terimi kullanılmıştır. Gerçekleştirilebilir veya uygulanabilir bir proje üzerine mahkemenin kendiliğinden de gerekli gördüğü düzeltmelerin yapılmasını isteyebilmesi, modern yeniden yapılandırma felsefesinin bir görünümüdür. Mahkeme, borçlunun sunduğu, hatta alacaklıların da kabul ettiği bir projede, özellikle konkordatoyu kabul etmeyen alacaklıların menfaati gerektiriyorsa re’sen veya talep üzerine düzeltme yapılmasını isteyebilir; mahkemenin düzeltme yapılmasını isterken komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü alması uygun olur. Komiser 302. madde uyarınca yapılacak oylama sonrasında her iki sınıf alacaklı için ayrı ayrı rapor hazırlayacak ve mahkemenin değerlendirmesine sunacaktır. Mahkeme yapılan oylama sonrasında alacaklı sınıflarının her ikisinin de kabulü, bunlardan birinin kabulü ve her İkisinin de reddi ihtimallerini ayrı ayrı dikkate alarak hükmünü buna göre tesis edecektir. Mahkememizce tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nun 304/1. maddesi gereğince İİK'nun 288. maddesi uyarınca ilan edilmiş, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerine duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkememize bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerini şerh düşülmüştür. Kaynaklarla orantılılık bakımından ise Yukarıda sıralandığı üzere, konkordatonun tasdiki için gerekli şartlardan biri de teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmasıdır. Konkordato, projeyi kabul etmeyen ve alacağını bildirmemiş alacaklılar için de bağlayıcı olduğundan orantılılık şartı büyük önem taşımaktadır. Zira bu suretle azınlıkta kalan alacaklıların menfaatleri korunmuş olur. Aslında konkordatonun tasdiki için aranan bu şartla gaye, borçluya ödeyebileceğinin azamisini ödettirmektir. Kanun’da teklif edilen tutarın borçlunun “mevcudu” ile değil “kaynakları” ile orantılı olması aranmıştır. “Kaynak” kavramı ödeme araçları ve temin edilebilecek her türlü finansal kaynağı ifade etmekte olup bu yönüyle “mevcut” ibaresinden daha geniş bir içeriğe sahiptir. Borçlunun teklifinin kaynakları ile orantılı olup olmadığı, borçlunun paraya çevirerek ödemelerde kullanabileceği malvarlığı değerleri, muhtemel gelirleri, nakit akışı ve beklenen hakları dikkate alınarak tespit edilir. Yani bu şart bağlamında değerlendirme yapılırken, borçlunun, satılması halinde işletmenin faaliyetlerinin etkilenmeyeceği malları satmak suretiyle sağlayabileceği, alacakların tahsili suretiyle elde edebileceği ve ödemelerin gerçekleştirileceği dönemde faaliyetleri sebebiyle oluşturabileceği kaynaklarının (ve varsa borç ödemelerinde kullanabileceği başkaca kaynaklarının) belirlenmesi gerekmektedir. Somut olay bakımından; Borçlu şirket ticari defterlerine göre mühlet içinde doğmuş ve 31.03.2026 tarihi itibariyle mevcut olan teminata bağlanması gereken borçlardan, sunulan belgelerin incelenmesi sonucunda ödeme, satış faturası, kur farkı ve fiyat farkı faturası düzenlenmesi, hesap mutabakat yazıları, teminattan feragat beyanları ile işbu rapor tarihi itibariyle teminata bağlanması gereken bir borç kalmamış olduğu, Borçlu ....'nin usulüne uygun gerçekleştirildiği düşünülen alacaklılar toplantısında, konkordato teklifi hakkında kaydedilmiş olan alacaklıların %71.05'u ve alacakların %60.92'i itibariyle olumlu oy kullanılmış olduğu ve tasdik şartlarından teklifin kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunlukla kabul edilmiş olma şartının sağlandığı; Şirketin muhtemel bir iflasında alacaklıların alacağının 73,04'unu tahsil edebileceklerinin tespit edildiği, Şirket nihai projesinde alacaklılara alacaklarını 40 aylık süreçte bir kereye mahsus %24 faiziyle ödemeyi teklif ettiği, konkordatonun olası bir iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu; “Stoklar” konkordato kaynağı kalemi bakımından ise revize projede ve komiser heyeti raporunda 25.500.000 TL kaynak öngörülmüş ise de Komiser Heyeti Raporunda 31.03.2026 tarihi itibariyle de Ticari Mallardan oluşan stokların rayiç değerinin 39.651.778,46 TL olduğu ve ihtiyatlılık gereği %15 emniyet marjı düşüldükten sonra kalan tutar 33.704.011,69 TL'ye karşılık geldiği belirtildiğinden bu tutarın kaynak olarak kullanılabileceği; sipariş avansları kaynağındaki azalma (35.231.269,39 TL - 13.140.398,85 TL) ve stoklar kaynağında artma (33.704.011,69 TL - 25.500.000 TL) dikkate alınarak yapılan nihai hesaplamada kaynak fazlasının 18.684.600,41 TL'den 2.982.946,22 TL'ye düştüğü; kaynak fazlasına dair hesaplanan nihai tutarın yeterli ve yerinde olduğu; nihai değerlendirmede, borçlunun konkordato teklifinin kaynakları ile orantılı bulunduğu; İİK m. 305/1 d. bendinde teminat gösterilmesi gereken alacak kalemleri arasında sayılmadığından komiser heyeti raporunda teminat hesabında esas alınan personel ve kamuya borçların teminat gösterilmesi gereken tutardan indirilmesi gerektiği; teminat gösterilmesi gereken tutar nihai tutar (12.077.557,16 TL değil) 9.197.248,45 TL olarak yeniden hesaplandığı; Harç hesabı bakımından komiser heyeti raporunda yer verilen alacak tutarı ile raporumuzda hesaplanan borç tutarı aynı olduğundan 224.160,49 TL hesaplanan harç tutarında bir değişiklik bulunmadığı anlaşıldığından Şirketin 31.03.2026 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden özkaynaklarının (+) 16.440.265,12 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, Konkordato talep eden ... Vergi Numaralı ...'nin talebinin kabulü ile;Borçlu şirket İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Vergi Numaralı ...'nin konkordato projesinin İİK’nun 305. maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla tasdikine, Borçlu ... Vergi Numaralı ...'nin konkordatoya tabi borçlarını projesinin ödeme planı resen revize edilerek tasdik kararının ilanından sonra 31/07/2026 tarihinde başlamak üzere: Her bir alacak tutarının aylık eşit taksitler halinde 40 eşit taksitle borçların %100'ü + %24 oranında faiz uygulanarak ödenmesine, ödeme planının resen revize edilerek ilk taksidin 31/07/2026 tarihinden başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde her ayın son gününde olmak üzere 40 eşit taksitle ödenmesine, konkordato komiser heyeti tarafından sunulan ödeme planının kararın eki sayılmasına, İİK'nın 306/2 nci maddesi uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim denetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli tasdik kararından itibaren göreve başlamak üzere gözetim kayyımı ...'nun atanmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Konkordato talep eden ... Vergi Numaralı ...'nin talebinin KABULÜ ile; -Borçlu şirket İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Vergi Numaralı ...'nin konkordato projesinin İİK’nun 305. maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla TASDİKİNE, - Borçlu ... Vergi Numaralı ...'nin konkordatoya tabi borçlarını projesinin ödeme planı resen revize edilerek tasdik kararının ilanından sonra 31/07/2026 tarihinde başlamak üzere: Her bir alacak tutarının aylık eşit taksitler halinde 40 eşit taksitle borçların %100'ü + %24 oranında faiz uygulanarak ÖDENMESİNE, ödeme planının resen revize edilerek ilk taksidin 31/07/2026 tarihinden başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde her ayın son gününde olmak üzere 40 eşit taksitle ödenmesine, konkordato komiser heyeti tarafından sunulan ödeme planının kararın eki sayılmasına, 2-İmtiyazlı alacaklar için teminat gösterilmesine yer olmadığına, 3-Konkordato tasdik edildiğinden kesin mühletin sonuçlarının kendiliğinden kalktığının TESPİTİNE, 4-İİK'nın 308/c maddesi uyarınca konkordatonun tasdik kararıyla birlikte bağlayıcı hâle geldiğinin TESPİTİNE, 5-Konkordato işbu tasdik kararı ile bağlayıcı hale gelmiş olmakla İİK’nun 308/ç maddesi gereğince geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş hacizlerin (206/1 maddesindeki imtiyazlı alacaklılar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 Sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları için konulan hacizler istisna olmak üzere) DÜŞMESİNE, 6-İİK'nın 306/2 nci maddesi uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim denetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli tasdik kararından itibaren göreve başlamak üzere gözetim kayyımı ...'nun ATANMASINA, - Atanan kayyım için aylık 25.000,00 TL net ücret takdiri ile takdir edilen ücretin her ayın 1'i ile 5'i arasında ödenmek şartıyla kayyımın göreve başlama tarihinden itibaren ödenecek ücretin davacı borçlu şirket tarafından karşılanmasına, -Kayyımın borçlu şirketin durumu ve proje uyarınca borcunu ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda İİK.306 madde uyarınca 2 ayda bir mahkememize RAPOR SUNULMASINA, 7-İİK’nun 308/b maddesi gereğince alacakları itiraza uğramış alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde dava açmakta MUHTARİYETLERİNE, 8-Mahkememizce atanan gözetim kayyımının görevinin karar kesinleşinceye kadar DEVAMINA, 9-Mahkememizce verilen tüm tedbirlerin hükümle birlikte KALDIRILMASINA, 10-İİK'nın 306/son maddesi uyarınca tasdik kararının Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında İLAN EDİLMESİNE ve İİK'nın 288 nci maddesinde belirtilen yerlere BİLDİRİLMESİNE, 11-Konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin bugün itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na BİLDİRİLMESİNE, İİK 308/a maddesi uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile konkordato talep eden alacaklı talep edilen borçlu bakımından kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar bakımından tasdik kararının ilanından itibaren 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere konkordato talep edenler vekili ile bir kısım müdahillerin vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2026

Başkan .... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/205, K. 2026/654, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-205-e-2026-654-k-b667d2eb8da4