İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/356 E. 2026/645 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/356
- Karar No
- 2026/645
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/356 Esas KARAR NO : 2026/645
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 23/04/2026 KARAR TARİHİ : 23/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis şirket ... Şirketi hakkında ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E-...K sayılı dosyasında ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketi'nin iflasına, iflasın 27/11/2025 günü saat 15:30 itibarıyla açılmasına karar verildiğini, verilmiş olan karar üzerine .... 1. İflas Dairesinin görevlendirildiğini, Birinci İflas Dairesi Müdürlüğü tarafından ...tarihinde birinci alacaklılar toplantısının yapıldığını, Birinci alacaklılar toplantısında müflis şirketin faaliyetinin durdurulmasına, faaliyetin durması sebebiyle iş yerinde çalışmakta olan işçilerin iş sözleşmesinin feshine karar verildiğini, müvekkili adına işçilik alacaklarının kaydının yapılması için ... 1. İflas Dairesinin ...E sayılı iflas dosyasına alacak kaydı başvurusunda bulunulduğunu, 1. İflas Dairesi Müdürlüğü tarafından 13/04/2025 tarihinde tebliğ edilen sıra cetvelinde müvekkilinin alacağının" bu alacak iddiası iş ilişkisinden doğmakta olup henüz dava edilmemiştir. İş ilişkisinden doğan alacaklar için dava konusu oldukları halde dahi “İhtilaflı/Davalı” kaydının düşülmesi yönünde karar verildiğinden bu alacak iddiası hakkında kabul veya red yönünde karar verilmemiş, kayıt kabul davası açılmasına imkan verecek şekilde alacağın “muhtacı muhakeme” olduğuna karar vermek gerekmiştir." kararı verildiğini, müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 14/09/2012 tarihi ile 16/12/2024 tarihleri arasında tam ve kesintisiz olarak çalıştığını, davalı ile ... Sendikası arasında Toplu İş Sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin de sendika üyesi olduğunu, davalıya ait iş yerinde yol ve yemeğin davalı işveren tarafından karşılandığını, ...'e göre ikramiye, gece çalışması ödeneği, yakacak, yemek yardımı, giyim yardımı, havlu sabun yardımı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin iş veren tarafından 16/12/2024 tarihinde bildirimsiz olarak feshedildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna da çıkışının 04(iş veren tarafından bildirimsiz fesih) kodu ile bildirildiğini, davalı işverenin 16/12/2024 tarihinde müvekkiline ve işten çıkarmış olduğu diğer işçilere ibraname imzalattığını, İş sözleşmesinin iş veren tarafından feshedildiği gün imzalanmış olan ibranamenin TBK md. 420 gereğince her ne kadar kesin olarak hükümsüz olsa da bu ibranameye bakıldığında iş sözleşmesini işverenin ödeme güçlüğü içinde olması nedeniyle feshettiğini ispatlar nitelikte olduğunu, İş bu ibraname de kıdem, ihbar, yıllık izin ve sair işçilik alacaklarının ödeneceğinin belirtilmiş olması ve SGK çıkış kodunun 04 olarak bildirilmesinin iş sözleşmesinin iş veren tarafından feshedildiğini açıkça ispatladığını, iş sözleşmesinin feshedildiği 16/12/2024 tarihinden sonra davalı tarafça kıdem tazminatı adı altında ödeme yapılmış olmasının da müvekkilinin kıdem tazminatına hak kazandığını açıkça gösterdiğini, müvekkiline işten çıkarıldığı tarihten sonra bir kısım ödemeler yapıldığını, yapılmış olan ödemelerin öncelikle faizden mahsup edilmesi gerektiğinin gerek mevzuat gerekse Yargıtay İçtihatları ile sabit olduğunun Türk Borçlar Kanunu Md. 100'de mahsup hükmü ile açıkça düzenlendiğini, yerleşik Yargıtay İçtihatlarında iş verenin işçilik alacaklarını ödemede temerrüde düşmüş ise yapılan kısmı ödemenin öncelikle faizden düşülmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, Borçlar Kanunu 84 vd maddelerinde, Türk Borçlar Kanunu md. 100 vd. Maddelerinden de anlaşılacağı üzere, Yargıtay Hukuk Dairelerinin içtihat birliğinden de anlaşılacağı üzere işçilik alacağı muaccel hale geldikten sonra yapılmış olan kısmı ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan düşülmesi gerektiğinin açıkça ortada olduğunu, işçilik alacaklarının niteliği gereği iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel olduğunu, bu kapsamda işveren tarafından ödenmiş olan bedellerin işlem açıklamalarında yer aldığı şekilde mahsubu gerektiğini, davacı müvekkilinin işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasının üyesi olarak, 01.01.2023-31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin tarafı olduğunu ve TİS hükümlerinden faydalanmakta olduğu anlaşılmakta olup, akdin feshi toplu iş sözleşmesi yürürlükte iken gerçekleştiğini iddia ederek; haklı davanın kabulü ile davacı müvekkilinin 129.190,54 TL net kıdem tazminatı alacağı, 32.941,70 TL kıdem tazminatına işlemiş faiz alacağı (02.05.2025-27.11.2025 tarihleri arası), 71.941,65 TL net ihbar tazminatı alacağı, 2.885,10 TL net giyim ödemesi olmak üzere toplamda 236.958,99 TL tutarındaki işçilik alacağının iflas masasına ile sıra cetveline kaydı ve kabulüne, alacağın imtiyazlı (rüçhanlı) olarak ilk sıradan alacak olarak İİK m.206 hükümleri uyarınca sıraya alınmasına, iflasın açılma tarihinden sonra (kıdem tazminatı ve giyim ödemesi yönünden bankalarca mevduata uygulanan 1 yıl ve daha uzun vadeli en yüksek mevduata faizi, ihbar tazminatı yönünden yasal faiz) işleyecek faizlerin de İİK.196. Maddesi gereğince işletilmesine ve masaya yazılarak sıra cetveline alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin iflas masası tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Öncelikle iş bu davanın açılması için 15 günlük hak düşürücü sürenin mevcut olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 235. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz davalarının cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde açılmak zorunda olduğunu, ancak alacak iddiasının tamamı veya bir kısmı reddedilen alacaklılar bakımından bu sürenin başlangıcının İİK m. 234/2 hükmü gereğince yapılan doğrudan bildirim tarihi olduğunu, ilk olarak bu doğrultuda inceleme yapılması talepleri olduğunu, kayıt kabul davasında görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi ve husumet meselesine dikkat edilmesi gerektiğini, kayıt kabul davalarının İİK m. 235 uyarınca basit yargılama usulüne tabi olup, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi, yetkili mahkemenin ise iflas kararını veren yer mahkemesi olduğunu, somut olayda iflas tasfiyesinin ... 1. İflas Müdürlüğü nezdinde yürütüldüğünden, davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri bünyesinde görülmesinin usul ekonomisi ve kanuni yetki kuralları gereği olduğunu, bu davada husumetin müflis şirketin kendisinden ziyade, iflas masasını temsil eden iflas idaresine yöneltildiğini, İflas idaresinin sıra cetvelini düzenleyen ve alacakları kabul veya ret yetkisine sahip olan organ olarak, masanın menfaatlerini korumakla yükümlü olduğunu, İflas idaresinin reddi üzerine açılan bu davalarda Mahkemenin iflas idaresinin yerini alarak alacağın esasına dair bir yargılama yaptığını, kayıt kabul davasının bir nevi "eda davası" niteliğinde olup, mahkemenin vereceği karar ile reddedilen alacak miktarının kesinleşerek masaya dahil edileceğini, davacının davaya konu ettiği sıra cetvelinin iptal edildiğini, ... 39. İcra Hukuk Mahkemesinin... E.... K. Sayılı dosyasında alınan karar ile 20.04.2026 tarihinde davacının davaya konu ettiği İflas İdaresi Kararının yani davaya konu sıra cetvelinin iptal edildiğini, davacının bahsettiği alacak miktarının fazla olduğunu, ilgili hesabı kabul etmenin mümkün olmadığını, uzman bilirkişiler tarafından yapılacak hesaplara dayanacak bir cetvel hazırlığı bulunduğunu, iflas idaresi kararı ile yeni sıra cetvelinin yakın zamanda yayınlanacağını, müflis şirket hakkında iflas kararı verildiği için şirketin idari binalarının neredeyse tamamının mühürlü halde olduğunu, o nedenle şirket kayıtlarına davacının iddiaları açısından erişmenin oldukça güç olduğunu, müflis şirketin elektriği ( internet ) de olmadığı gibi server kayıtlarına da erişilemediğini, davacının, var ise bordroları, ticari kayıtları defterleri ve üçüncü kurumlardan ( sgk, vergi dairesi, bankalar vb.) gelecek verilerle alacağın teyit edilmesi ve mutlak suretle bilirkişi incelemesi yaptırılması talepleri bulunduğunu savunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK m.235 kapsamında kayıt kabul davasıdır. Mahkememizin ... Esas...Karar sayılı dosyasında 27/11/2025 tarihinde iflas kararı verilen müflis ... Tic. A.Ş.'nin alacaklılarına ilişkin olarak, ... 1. İflas Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada 08/04/2026 tarihinde sıra cetveli düzenlenmiştir. Davacının davası ... 1. İflas Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasında 08/04/2026 tarihinde tanzim edilen sıra cetveline karşı kayıt kabul davasıdır. ... 39. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında verilen ... Karar sayılı kararının incelenmesinde, anılan Mahkemece "İİK. madde 230'da "İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir." hükmünün bulunduğu, iflas idaresinin masaya yazdırılan her bir alacağı, gösterilen deliller ve müflisin defter ve belgeleri ile birlikte inceleyerek bir karar vereceği (Prof. Dr. Baki Kuru - İcra ve İflas Hukuku El Kitabı - sayfa 1318 ve 1319, Adalet Yayınevi 2013), alacağın tespiti için gerekiyorsa bilirkişiye de başvurulabileceği; Somut olayda, iflas idaresince her ne kadar işçi alacak iddialarına yönelik ".. bu alacak iddiası hakkında kabul veya red yönünde karar verilmemiş, kayıt kabul davası açılmasına imkan verecek şekilde alacağın “muhtacı muhakeme ”olduğuna karar vermek gerekmiştir..." ve "... kabul veya ret yönünde bir karar verilmeyip sıra cetveline..." şeklinde karar verilmiş ise de iflas idaresinin, alacak talepleri hakkında, gösterilen deliller ve diğer belgeler incelenerek ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, açılması muhtemel kayıt kabul/terkin davalarına esas teşkil edecek şekilde açıkça kabul veya red kararı vermesi gerekirken, eksik değerlendirme yapılarak talebin sürüncemede bırakılmasına sebep olacak şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle işbu davaya dayanak iflas idaresinin sıra cetveline ilişkin kararının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. ... 1.İflas Dairesinin 20/05/2026 tarihli yazısında, İflas idaresince hazırlanan sıra cetvelinin işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan alacaklar bakımından icra mahkemesine şikayet yoluna taşınarak "... işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan alacaklar yönünden verilen İflas İdare kararın kaldırılması..." talep edilmiş olmakla; ... 39. İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas, ... Karar ve 20/04/2026 tarihli ilamının 1numaralı hüküm fıkrası ile "...Davacının şikayetinin KABULÜ ile şikayet konusu iflas idaresi kararının İPTALİNE..." şeklinde karar verilmiş olup iflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetvelindeki işçi işveren alacakları hakkında verilen kararlar yönünden iflas idaresi kararı iptal edildiği mahkememize bildirilmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 331 inci maddesinin birinci fıkrasına göre de “davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” hükmü amirdir. Karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6.maddesinde "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." şeklindeki düzenlemeyi içermektedir. Tüm dosya üzerinden yapılan incelemede, işbu davanın dayanağı olarak sıra cetveline ilişkin İflas İdaresi kararının ... 39. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında verilen ...Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iflas idaresince davaya konu işçilik alacağının hesaplanması için iflas idaresince bilirkişi incelemesi yapıldığı, bu durumda davanın konusuz kaldığı ve davalının dava açılmasına sebep olduğu anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce karar verildiğinden AAÜT madde 6 hükmü uyarınca 45.000,00-TL'nin yarısı olan 22.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 92,00-TL yargılama gideri ile 732,00-TL peşin harç ve 732,00-TL başvuru harcı toplamı 1.464,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Karar kesinleştiğinde, var ise, arta kalan gider ve delil avanslarının ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK 333 maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen İADESİNE, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere, tarafların/vekillerinin yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 23/07/2026
KATİP ¸e-imzalıdır
HAKİM ¸e-imzalıdır