İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/684 E. 2026/273 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/684
Karar No
2026/273
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/684 Esas - 2026/273 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/684 Esas KARAR NO : 2026/273

... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/10/2024 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile " Davalıların şirkette hissedar olduğunu, şirket aleyhine açtıkları ... E sayılı ortaklıktan çıkma davasının halen derdest olduğunu, .... dolandırıcılıkla itham ettiğini, soruşturma sonunda .... sayılı şirkete kayyum atanması davalarının da reddedildiğini, davalı ....'ın şirkete ait ....'deki villada kiracı olarak oturduğunu, kiraları eksik ödemesi nedeniyle.... sayılı dosyası ile tahliye kararı verildiğini, ayrıca kendisine karşı aidatları düzenli ödemediğinden İstanbul.... davalarının şirket lehine sonuçlandığını, .... kiracı sıfatıyla kullandığı taşınmazda ilave balkonlar yapması sebebiyle.... tarafından 08.02.2018 tarihinde 2.419,82TL idari para cezasının şirkete kesildiğini ve cezanın şirketçe ödenmek zorunda kaldığını, yine ....'ın psikolojik rahatsızlıkları için 2009 yılında ödenen 300.000TL faturalara ilişkin KVVK kapsamında şirket yönetim kurulu başkanı ... hakkında şikayette bulunduğunu, ...'ın beraat ettiğini, Aidat bedeli olarak kendi rızası ile şirket hesabına ödemelerde bulunmasına rağmen bu bedellerin iadesi için ...sayılı davayı açtığını, maddi zararın ispatı tam olarak ispat edilemese dahi somut olayda davalıların haksız ve mesnetsiz olarak açmış olduğu dava dosyaları, keşide etmiş olduğu ihtarnameler, dava sebebiyle şirkette yapılan incelemeler müvekkil şirketin zarara uğradığını ispatladığını, dava dosyaları sebebiyle personel tarafından sarf edilen emek ve mesai, avukatlık hizmet bedelleri, dava takip masrafları, açılan davalar sebebiyle davalılardan çekinilerek yapılmayan ticari işler vb durumlar maddi zararın kaynağını oluşturduğu, açıklanan nedenlerle 100.000,00TL maddi tazminatın, 900.000,00TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalılar vekilinin cevap dilekçesi ile''...Davalıların Türk Ticaret Kanunu'ndan kaynaklanan yasal haklarını kullanmasını dahi kabul edemeyen davalı şirket yönetiminin, davalılara karşı hasım hane tavrını daha da artırdığını, hakkını mahkemede aramasına dahi tahammül edemediğini. huzurdaki davanın temeli tam olarak bu olduğu, davalıların anayasal hakkını kullanarak davalar açtığını, davalıların şirketten ayrılmak için .... sayılı davayı açtığını, şirketçe ayrılma isteminin kabul edildiğini ve davanın derdest olduğunu, ...'ın şirket tüzel kişiliğinden ayrı bir kişi olduğunu, bu nedenle iddiaların asılsız bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini. davacıların yasal hakları kapsamında, şirketten haklı sebeplerle ayrılmak için dava açtığını, davacı şirketin ise cevap dilekçesi ile davalıların şirketten ayrılma talebini kabul ettiğini., mahkemenin ayrılma akçesini bilirkişilere hesaplattığını, dosya ek rapor taleplerinin değerlendirilmesi aşamasında olduğunu... Vekil edenlerin şirket adına karar alabilecek bir yetkiye sahip olmadığı dikkate alındığında, şirketi zarara uğrattıkları iddiasının abesle iştigal olduğunun tartışmasız olduğunu Şirketi zarara uğratabileceklerin sadece şirketin yöneticileri olduğunu, Davalı ... ile dava açtığını ...Davalı ....haklarını kullandığını,.... iddiaları kayda değer görmüş ve bilirkişi incelemesi yaptırdığını. Ticari defter ve kayıtların incelemesi ile şirketin ne gibi bir zarar olmuş olabileceğini, davacı bunu izah edemediğini, üstelik Savcılık iş bu inceleme kararını ...., takipsizlik kararını kaldırması kararı sonrasında yaptığını...Şirket ortağı olan davacıların yasal haklarını kullanarak dava açmaları ve şikayette bulunmaları nedeniyle, şirketin zarara uğradığına ilişkin hiç bir somut belge ve delil de sunulmadığını, şirketin kötü niyetli olarak dava açtığını, zira şirket ve yöneticiler aleyhine de çok sayıda kararın olduğu dikkate alınarak, Davanın REDDİNE karar verilmesini..'' talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Davacı şirketin ticari sicil kaydının çıkartıldığı şirket temsil yetkilisinin ... olduğu görülmüştür. .... takipsizlik sayılı dosya sureti getirtilmiş,müştekisinin ..., şüphelisinin ... atılı suçun tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırılıcılığı suç tarihinin 2017 olduğu savcılığın 22/03/2021 tarihli kararı ile ''... Dosya kapsamındaki dilekçeler, yazılı beyanlar ve bilgi ve belgeler ile ifadeler ile bilirikiş inceleme kök raporu ve ek raporu göz önüne alındığında, ayrı ayrı incelendiğinde, müşteki ve şüpheli arasındaki ihtilafın şirketler hukukundan doğan hukuki bir ihtilaf olduğu ve müsnet nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının kast, niteklikli yalan, hile unsurunun bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın ancak hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği, kaldı ki müşteki tarafın zaten bu konuda şüpheli aleyhine .... başvurduğu ve davanın da devam ettiği, bu nedenle ortada ceza hukuku açısından soruşturma yapılmasını gerektirir bir suç ve suç unsuru bulunmadığı, müştekinin hukuk mahkemelerinde uğramış olduğu zararı dile getirmesinin gerektiği, bir kez daha anlaşılmış olmakla, bu nedenle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına,...'' karar verildiği karara itirazın .... değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür. .... soruşturma sayılı dosya suretinin getirtildiği görülmüştür. .... takipsizlik sayılı dosya sureti getirtilmiş, müştekisinin ... şüphelisinin .... atılı suçun yalan tanıklık yargı görevi yapanı etkileme olduğu savcılığın 08/09/2021 tarihli kararı ile ''... Şüphelisinin müsnet suçları işleri işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmaması nedeniyle... Kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına'' karar verildiği karara vaki itirazın .... değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür. .... takipsizlik sayılı dosya sureti getirtilmiş, müştekilerinin ..., ..., şüphelilerinin ...., ..., atılı suçun kişilerin huzur ve sükunu bozma suç tarihinin 05/04/2017 olduğu, ... Başsavcılığının 18/09/2017 tarihli kararı ile''... Evrak arasında bulunan 29.08.2017/12.20 tarihli Olay Yeri Görgü ve Tesbit Tutanağında " şüphelilere ait 3 katlı villada 1 nolu güvenlik kamerasının giriş ve ortak kullanım alanını, 2 nolu güvenlik kamerasının binanın sol önünü, 3 nolu güvenlik kamerasının binanın girişi ve araç park yerini, 4 nolu güvenlik kamerasının bahçeyi, 5 nolu güvenlik kamerasının bahçe giriş kapısını gösterdiklerini,söz konusu adreste diğer binaları gösteren, diğer binaların giriş-çıkışının görüntüsünü alacak şekilde kameranın bulunmadığı" belirtilmiştir. Tüm soruşturma dosya içeriği ve özellikle emniyet tutanağı içireğiyle isnat edilen suçun işlendiğine ilişkin herhangi bir delil ve emare elde edilemediği ve olayda isnat edilen suçun kanuni unsurlarının bulunmadığı anlaşılmıştır.sonuç : şüpheliler hakkında yüklenen suçtan kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına,'' karar verildiği, karara vaki itirazın ... değişik iş sayılı dosyası ile reddedildiği görülmüştür. .... takipsizlik sayılı dosya sureti getirtilmiş, müştekisinin ... İnşaat Tahahhüt A.Ş., ..., şüphelilerinin .... , ..., atılı suçun mala zarar verme, kişilerin huzur ve sükunu bozma, konut dokunulmazlığını ihlal etme, hakkı olmaya yere tecavüz suçu suç tarihinin 12/03/2021 olduğu savcılığın 28/07/2021 tarihli kararı ile ''... Her ne kadar müşteki şirket vekilinin şikayet dilekçesinde, müşteki şirkete ait .... adresinde bulunan taşınmazın şüphelilerden Resul'e kiraya verildiğini, belirtilen adreste kiraya verilen daire haricinde 3 ayrı bağımsız bölümün daha bulunduğunu, şüphelilerin 10/03/2021 tarihinde müşteki şirketten izin almadan ve bildirimde bulunmadan ortak alan içerisindeki ağaçlara müdahalede bulunduklarını, bunun sonucunda avlu içerisine izinsiz bir şekilde yabancıların girmesine neden olduklarını, yine 12/03/2021 tarihinde aynı adrese müşteki şirketten izin almadan belediye ait kamyon ve vinç getirdiklerini, belirtilen şekilde şüphelilerden şikayetçi olunduğunun beyan edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlanılmış ise de , şüphelilerin alınan savunmalarında, müşteki şirketin evlerinin bulunduğu kısımdaki bahçe işleri ile ilgilenmemesi nedeniyle ağaçların budanmasını kendilerinin yaptırmak zorunda kaldıklarını, herhangi bir hukuka aykırı eylemde bulunmadıklarını, üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan ettikleri, müşteki ve müşteki şirket vekilinin iddiaları, şüpheli savunmaları, kollukça tanzim olunan görgü tespit tutanağı, olay yerine ait fotoğraflar ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, şüphelilerin üzerine atılı ağaçlara müdahalede bulunmak suretiyle mala zarar verme suçunun işlendiği iddiası ile ilgili olarak gerek görgü tespit tutanağında gerekse de söz konusu ağaçlara ilişkin fotoğraflar incelendiğinde şüpheliler tarafından ağaçların sadece budandığı, ağaç budamanın ağaçların mevcudiyetine herhangi bir zarar vermediği, aksine ağaçların bakımı için yapılan rutin işlemlerden olduğu ,....Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere ağaç budama eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturmadığı, şüphelilerin üzerilerine atılı diğer suçlardan ise belediye görevlilerinin söz konusu alana ağaç budama işlemi için geldikleri ve olay esnasında herhangi bir hukuka aykırı eylemde bulunmadıkları, bu şahısların meşru amaç dışında hareket etmedikleri, bu haliyle şüphelilerin üzerilerine atılı diğer suçların da unsurlarının oluşmadığı ve soruşturmaya devam olunamayacağı anlaşılmakla, şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına;..'' karar verildiği, karara vaki itirazın .... değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür. ....takipsizlik sayılı dosya sureti getirtilmiş, müştesinin ..., şüphelisinin ..., atılı suçun özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa, mala zarar verme kişilerin huzur ve sükunu bozma, suç tarihinin 05/08/2020 olduğu savcılığın 24/11/2020 tarihli kararı ile''...Aynı konuda aynı müşteki .... Karar numarasıyla Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiş olduğu anlaşılmakla; Müştekini şikayet konusu olayı hakkında 5271 sayılı CMK.nın 223/7.maddesi gereğince "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava vara davanın reddine karar verilir." amir hükmü uyarınca şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına,'' karar verildiği, karara vaki itirazın İstanbul .... değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği, görülmüştür. .... karar sayılı dosya sureti getirtilmiş, katılan sanıklarının .... sanığın ... atılı suçun tehdit ve hakaret olduğu mahkemenin 03/03/2020 tarihli kararı ile''... Mağdur sanık ...., sanık ... ın katılan sanık.... sayılı soruşturma 2021/58075 takipsizlik sayılı dosya sureti getirtilmiş, müştesinin ... şüphelisinin .... atılı suçun basit tehdit suç tarihinin 2021 olduğu ... 06/07/2021 tarihli kararı ile ''... Toplana deliller karşısında müşteki ile şüpheli arasında duruşma sırasında yaşanan diyalogda şüphelinin müştekiye " haddini bil " diye söz söylediği sabit ise de söylenen sözde tehdit suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, taraflar arasında yaşanan kaba sözlü tartışma olduğu anlaşıldığından şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına;..'' karar verildiği, karara vaki itirazın İstanbul .... değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür. .... takipsizlik sayılı dosya sureti getirtilmiş, şüphelisinin ... atılı suçun bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranmak olup dosyamızla bir ilgisinin bulunmadığı görülmüştür. .... takipsizlik sayılı dosya sureti getirtilmiş, müştekisinin ... şüphelisinin ..., atılı suçun özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa mala zarar verme, kişilerin huzur ve sükunu bozma suç tarihinin 05/08/2020 olduğu, savcılığın 24/11/2020 tarihli kararı ile ''... Müştekini şikayet konusu olayı hakkında 5271 sayılı CMK.nın 223/7.maddesi gereğince "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava vara davanın reddine karar verilir." amir hükmü uyarınca şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına,...'' karar verildiği, karara vaki itirazın .... atılı suçun kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak kendiliğinden dağılmama olduğu dosyamızla bir ilgisinin bulunmadığı görülmüştür. .... karar sayılı ilamı ile ...'' TTK'nun 395 maddesi yönetim kurulu üyesinin genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamayacağı, aksi halde şirketin yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebileceği.., 396 maddesi ...yönetim kurulu üyelerinden birinin genel kurulun iznini almaksızın şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremeyeceğine dair hükümlerin düzenlendiği, şirket yöneticileri için bu alanda getirilen yasağın genel kurul kararıyla geçerli olacağı, TTK'nun 436/1 maddesinde.. pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, bu maddede her bir yönetim kurulu üyesi için ayrı ayrı oylama yapıldığı, her bir üyenin kendi hakkındaki oylamaya katılmaması halinde dahi karar hesabının altına düşülmeyeceği, alınan kararın geçerli olacağı, yönetim kurulu üyesinin TTK nun 395-396 maddesi gereğince izin verilmesi hususunda kendi lehine oy kullanamaz ise de diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabileceği, kararın geçerli olduğu , iptal talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır...'' denilerek davanın reddine karar verildiği kararın istinafı üzerine .... karar sayılı ilamı ile ..'' Gündemin 3.maddesine yönelik olarak açılan davada; dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği, ilk derece mahkemesinin gerekçesin de açıklandığı üzere; 01/01/2018-31/12/2018 faaliyet dönemine ait ayrıntılı bilanço ve ayrıntılı gelir tablosunun görüşüldüğü, görüşme esnasında davacılar vekili tarafından genel kurul toplantısı sırasında bir kısım sorular sorulduğu, sorulan bu sorulara cevapların verildiği, bu maddeye ilişkin olarak şirket ticari defter kayıtlarındaki bilirkişi heyetinin tespitlerine göre, 340 alınan sipariş hesapların incelendiği, bu hesapla ilgili 12.142.686,00 TL'nin mahiyeti ile ilgili olarak defterde belirtilen gerçek kişi ve şirketlerden avans alındığı, şirketin ...'den aldığı avansın çek olarak alındığı, çeklerin ileri vadeli olduğu 2018 yıl sonu itibariyle tahsil edilmeyen çeklerin 101 alınan çekler hesabında kaydı bulunduğu, 331 ortaklara borçlar hesabının incelendiği, ortaklara borçlar hesabında bulunan 20.625.507,00 TL nin ortaklar borçlu hesap bakiyesinde 2017 yılına devrettiği ve şirketin ...'a olan bu borcunun 02/03/2018, 26/04/2018, 31/07/2018, 20/12/2018 ve 28/12/2018 tarihli banka aracılığıyla ödenmiş olduğunun görüldüğü, kamuya ertelenmiş borçlar hesabının incelendiği, .... Müdürlüğü) irtifak hakkına ilişkin olarak toplam 21.651.319,25 TL borç tahahkuk ettirildiği, 5.413,00,00 TL kısmının ödendiği, bakiyenin 16.238.319,25 TL olup bilançoda yer aldığı ve borçlanılan tutarın şirket faaliyetlerinin arasında yer alan oto işletmeciliğine ilişkin bulunduğu, usulsüz bir durumun olmadığı anlaşılmakla bu maddeye ilişkin iptal isteminin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. Gündemin 6.maddesine yönelik olarak açılan davada; dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği, ilk derece mahkemesinin gerekçesin de açıklandığı üzere; yönetim kurulu ibrasının görüşüldüğü, davacı tarafça yönetim kurulunun ibrasına, yönetim kurulu üyelerinden ve ortaklardan neden borç alındığının açıklanmadığı, borca ilişkin harcamaların nereye gittiğinin ortaya konmadığı şeklinde itirazda bulunmuş ise de, gündemin 3.maddesinde ortaklara borçlar hesabına ilişkin incelemede belirtildiği, şirketin ortaklarından 2018 yılında borç almadığı, 331 hesapta yer alan borcun 2018 yılı öncesinde alınmış olduğu, 2018 yılında tekrar ortağa ödendiğinin tespit edildiği, yönetim kurulunun gerçeği yansıtmayan bilgilerinin genel kurula sunulması gibi bir durumun tespit edilemediği, yönetim kurulunun ibra edilemeyeceğine ilişkin ve ibra edilememeyi gerektirecek somut bir verinin bulunmadığı ve yönetim kurulu üyelerinin de kendi ibralarında oy kullanmadığı anlaşılmakla bu maddeye ilişkin iptal isteminin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. 6102 sayılı TTK'nın "Oydan Yoksunluk" başlıklı 436.maddesinde ise, pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı, düzenlenmiştir. Düzenleme ile birlikte davacı yanın yönetim kurulu üyelerinin ibrasına yönelik 6.maddesi ile TTK'nun 395.maddesi uyarınca şirkette işlem yapabilmeleri ve TTK'nın 396.maddesi uyarınca şirket ve rekabet teşkil eden faaliyetlerde bulunabilmeleri hususunda yönetim kurulu üyelerine izin verilebilmesine yönelik gündem maddelerinde ayrı ayrı her bir yönetim kurulu üyesi yönünden yapılan değerlendirmede kendisi hakkında değerlendirme yapılan yönetim kurulu üyesi dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmasının TTK'nın 436.maddesine aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, yönetim kurulu üyeleri dışında olumlu oy kullanan diğer ortakların hissesi 58.975 olup, olumsuz oy kullanan 35.187‬ hisseden de fazla olduğu da anlaşılmakla buna yönelik istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir. ..A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, .... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca farklı gerekçeyle KALDIRILMASINA,B)1-Davanın REDDİNE, '' karar verildiği, kararın .... karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. .... esas sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacılarının ..., ...., davalısının ..., dava konusunun genel kurul kararının iptali olduğu mahkemenin 20/06/2019 tarihli kararı ile...'' Eldeki davada, hazirun cetveline ve yönetim kurulu üyelerinin hisse oranlarına bakıldığında, yönetim kurulu üyeleri olan ... (%14,60), İdris Kahraman (%14,60), ... (%14,48) ve .... (%14,48)'ın oyları hariç tutulduğunda ve davacıların olumsuz oyu ile muhalefet şerhleri nazara alındığında ve özellikle her bir yönetim kurulu üyesi için ayrı ayrı oylama yapıldığı ve kendi lehine oy kullanamayacak bir yönetim kurulu üyesinin diğer yönetim kurulu üyesi için oy kullanabileceği gözetildiğinde, kendi lehine oy kullanan yönetim kurulu üyesinin hisse miktarı ve davacılar hisseleri dışlandığında diğer yönetim kurulu üyeleri ve ortaklarının oylarının yönetim kurulu üyelerine TTK. 395. ve 396. maddelerindeki yetkiyi verme yönünde yeterli karar nisabına ulaştığı saptanmakla TTK. 436/1. maddesine aykırı olarak yapılan oylamanın sonuca etkili olmadığı ve ibraz edilen bilirkişi raporuna göre şirket yönetim kurulu üyelerinin TTK 395. ve 396. madde kapsamında almış olduğu yetkilerle şirketi zarara uğrattıklarına dair davacılar tarafından somut belge ibraz edilmediği gerekçesi ile..Davanın KISMEN KABULÜ ile, a-....'nin 25.04.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 3, 4, 5, 6, 7. ve 8. maddelerinin iptal isteminin ayrı ayrı REDDİNE,b- Davacıların özel denetçi atanması taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE,'' karar verildiği, kararın istinafı üzerine .... karar sayılı ilamı ile ...''Somut olayda, dava konusu genel kurul toplantı tutanağının 8. maddesinde davalı şirketin yönetim kurulu başkan üyeleri olan ..., ...'ın TTK'nın 395. Ve 396. Maddelerindeki iznin verilmesine dair oylamaya, TTK'nın 436/(1). maddesi gereğince oydan yoksun olmalarına rağmen, katılarak kararın alınmasında oy kullandıkları anlaşılmış ise de adı geçen yönetim kurulu başkan ve üyelerinin oyları çıkartıldığında, işbu karara oy veren şirket ortaklarının hisse oranlarının miktarı gözetildiğinde, sonuca etkili olmadığı değerlendirildiği gibi alınan bilirkişi raporuna göre şirket yönetim kurulu üyelerinin TTK 395. ve 396. madde kapsamında almış olduğu yetkilerle şirketi zarara uğrattıklarına dair davacılar tarafından somut belge ibraz edilmediği de belirlenmiş olmakla davacıların 8. maddenin iptali isteminin ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesi de yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davalı anonim şirkete özel denetçi atanması ve genel kurulda toplantısında alınan şirkete özel denetçi atanması talebinin reddine ilişkin 6 no'lu karar hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar TTK'nın 441/2. Maddesi gereği kesin olduğuna ve HMK'nın 341. Ve 352. Maddeleri gereği kesin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün bulunmadığına göre, davacılar vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf istemlerinin ayrı ayrı usulden reddine, davacılar vekilinin öteki istinaf sebeplerinin esastan reddine, davacılar vekilinin iptali talep olunan davalı anonim şirketin genel kurulunda alınan şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan 7 no'lu karara karşı istinaf isteminin ilk derece mahkemesince işbu karar bakımından verilen kararın gerekçesi yönünden kabulü ile duruşma açılmasına gerek görülmeksizin...A)İstinafa başvuran davacılar vekilinin dava şirkete özel denetçi atanması davasında ve davalı şirketin olağan genel kurul toplantısında şirkete özel denetçi atanması talebinin reddine ilişkin alınan 6 no'lu kararın iptali istemiyle açılan davada TTK'nın 441/2. Maddesi gereği ilk derece mahkemesince verilen karar kesin olduğundan, HMK'nın 341. Ve 352. Maddeleri gereği davacılar vekilinin işbu kararlara karşı istinaf istemlerinin ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,B)1-Davacılar vekilinin öteki istinaf sebeplerinin ESASTAN REDDİNE, iptali talep olunan davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile ilgili alınan 7 no'lu kararın gerekçesi yönünden istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE, 2.... Karar sayılı KARARININ iptali istenen davalı şirketin olağan genel kurul toplantısında alınan 7 no'lu kararın GEREKÇESİ YÖNÜNDEN KALDIRILMASINA,C)1-a)Davacıların, .... numarasına kayıtlı davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 25.04.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 3, 4, 5, 6, 7. ve 8. maddelerinin iptal isteminin ayrı ayrı REDDİNE,b-Davacıların özel denetçi atanması taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE,'' karar verilmiş kararın .... karar sayılı ilamı ile onanarak 19/09/2023tarihinde kesinleştiği görülmüştür. ...esas sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacılarının ... ..., davalılarının .... dava konusunun .... A.Ş. nin 01/02/2017-31/12/2022 tarihleri arasında uğramış olduğu zararın tespiti ile yönetim kurulu üyeleri olan davalılardan tahsiline yönelik olduğu dosyanın halen derdest olduğu görülmüştür. ...karar sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacıların ..., ... davalısının ... A.Ş dava konusunun şirkete özel denetçi tayin edilmesi olduğu mahkemenin 28/11/2023 tarihli kararı ile..'' Davacılar davalı şirkette %10'dan fazla pay sahibi olup paylarının itibarı değeri 100.000.000 TL'den fazla olup ayrıca genel kurulun yapıldığı tarih dikkate alındığında, dava 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Mevcut davanın ön koşullarından birisi bilgi alma ve inceleme hakkının önceden kullanılması zorunluluğudur, davacı tarafça, genel kurulda cevaplanmasını istediği hususlarda, davalı şirkete ihtarname göndererek bilgi edinme hakkını kullandığı mevcut davada kanıtlanmadığı gibi, TTK 439/2. Maddesi kapsamında yöneticilerin şirket ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymamaları nedeni ...Davanın reddine,'' karar verildiği, kararın istinaf edilmemesi üzerine 02/07/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. .... esas sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacıların ... ... davalısının ... İnşaat... A.Ş, dava konusunun haklı nedenle şirketin feshi ve tasfiyesi olduğu dosyanın derdest olduğu görülmüştür. ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, davacılarının .... ..., davalısının ... ... A.Ş. Dava konusunun şirkete özel denetçi tayini olduğu mahkemenin 09/09/2020 tarihli kararı ile ''... Davacının davasının reddine'' karar verildiği görülmüştür. .... esas sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacısının ..., davalısının .... A.Ş. Dava konusunun davacıdan ortak gider aidat adı altında haksız olarak alınarak bedelin iadesi olduğu dosyanın halen derdest olduğu görülmüştür. .... karar sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacısının ... İnşaat.. A.Ş davalısının ..., dava konusunun kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali olduğu mahkemenin 27/11/2019 tarihli kararı ile''... Tüm dosya kapsamında taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 5. Maddesinde aidat alacaklarının kiracı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı davalarında buna ilişkin aidat alacaklarından kaynaklandığı anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının .... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline karar verildiği kararın istinafı üzerine ... karar sayılı ilamı ile ''... Altı-yedi güvenlik görevlisi çalıştırmanın yerinde olup olmadıği kira sözleşmesinin 5. Maddesine göre pompa tamir giderlerinden sorumlu olup olmadığı, elektrik su faturalarının ortak alana ait olup olmadığı ve ihbar tazminatı ödenen personel için yapılan harcama kaleminden kiracı davacının sorumlu olup olmadığı ve harcama kalemlerinin makul ve maruf olduğu konusunda rapor alınarak sonucu gidilmesi gerekirken...'' denilerek kaldırılarak iade edildiği, dosyanın halen derdest olduğu görülmüştür. .... esas sayılı dosyası getirtilmiş, tetkikinde davacısının ... A.Ş. Davalısının ... dava konusunun taşınmazın tahliyesi olduğu dosyanın derdest olduğu görülmüştür. .... karar sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacısının ..., davalısının ... dava konusunun itirazın iptali olduğu, mahkemenin 15/04/2021 tarihli kararı ile ...''davanın kabulü ile davalının.... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 109.652,78-TL asıl alacak üzerinden devamına karar verildiği görülmüştür. .... karar sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacısının .... A.Ş. Davalısının ... dava konusunun kiralanın tahliyesi olduğu mahkemenin 10/07/2018 tarihli kararı ile...'' taşınmazdaki tadilatların davalı tarafından yapıldığı beyan edilmiş ise de davalının uzun süre burada oturmasının tadilatların onun tarafından yapıldığının kanıtlanmayacağı belirtilerek açılan davanın reddine'' karar verildiği görülmüştür. ....karar sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacısının ... İnşaat... A.Ş. Davalısının ... dava konusunun kiralanın tahliyesi olduğu mahkemenin 30/05/2017 tarihli kararı ile harcın yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. .... karar sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacısının ..., davalısının ... dava konusunun manevi tazminat olduğu dosyada mahkemenin 05/11/2024 tarihli kararı ile ''... Tüm dosya kapsamından; davacının ve davalının ... İnş. Taah. Tic. A.Ş.'nin hissedar ortakları olduğu, davacının aynı zamanda şirket yöneticisi olduğu, taraflar arasında şirket işleri ve yönetim kararları nedeniyle süre gelen husumetlerinin olduğu, davalının, şirkete borç olarak verdiği paranın ve diğer hissedarların verdiği borçların kayıtlara doğru işlenmediği, hile ile kendi parasıymış gibi gösterildiği, alacağının bir kısmının ödenmediği, tarafının bu şekilde dolandırıldığı iddiası ile ....soruşturma dosyası ile şikayetçi olduğu, yapılan yargılama neticesinde bir kısım usule aykırı kayıtlar olsa da hukuki ihtilaf boyutunda olup hukuk yargılamasının devam ettiği, ceza yargılamasını gerektirir suç ve suç unsurunun olmadığı gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiği, davalının iddia ettiği şekilde dolandırıcılık unsuru bulunmasa da hukuki ihtilafa sebep verecek usul hatalarının ve hususların var olduğu, davalının, suç işlendiğini düşünmesinde hayatın olağan akışına aykırılık bulunmadığı, kötü niyetle suç isnat edildiğini gösterir delil ve emarenin bulunmadığı, taraflar arasında pek çok şikayet ve dava olup davacının da davalı aleyhinde suç isnatlarının ve kısıtlılık talebi de dahil davalarının olduğu anlaşılmakla; davalının ....'na yapmış olduğu şikayet, şikayet hakkı kapsamında olup iftira boyutunda olmadığı, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı kanaatine varılmış olup..Davanın REDDİNE,'' karar verildiği görülmüştür. Kişisel verileri koruma kurumu başkanlığına müzekkere yazılarak kurumun 26/11/2024 karar tarihli ....karar sayılı .... toplantı sıra sayılı dosya sureti getirtilmiş, şikayet edenin ..., şikayet edilenin ... İnşaat... A.Ş. Olduğu karar ile''... ...'ın ... İnş. Taah. San. Tic. A.Ş. hakkındaki şikayetinin incelenmesi neticesinde; Faturalarda yer alan bilgilerin kişinin sağlık durumuna ilişkin bilgi edinilmesine fırsat verdiği göz önüne alındığında bu veriler Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan sağlık verisi kategorisinde değerlendirilebileceğinden ...'a ait özel nitelikli kişisel verilerin işlendiği ...'ın veri sorumlusu şirket nezdinde iddia edildiği üzere üçüncü taraf olmayıp Yönetim Kurulu Başkanı sıfatını haiz olması, söz konusu veriler için veri sorumlusu şirketin menfaatlerinden ayrı bir işleme amacı belirlememesi, aynı zamanda da veri sorumlusunun teşkilât yapısı içerisinde yer alması nedeniyle veri sorumlusu şirketten ayrı bir veri sorumlusu ya da veri işleyen olarak yorumlanamayacağı, bu nedenle konunun Kanun çerçevesinde “veri aktarımı” olarak değerlendirilemeyeceği, Dosya konusu özel nitelikli sağlık verilerini içeren faturaların yalnızca ilgili kişinin sağlık verisi niteliğinde olmayıp ayrıca veri sorumlusu şirketin finansal ve mali bilgilerini de içerdiği, 6102 sayılı Kanun'un 392'nci maddesi uyarınca Yönetim Kurulu Başkanı'nın, Yönetim Kurulu tarafından reddedilmediği müddetçe, şirkete ait defter ve kayıtları yönetim kurulu toplantıları dışında da inceleme etkisine sahip olduğu, bakımdan söz konusu bilgilerin ... tarafından hukuka aykırı bir şekilde elde edilmediği, Söz konusu faturaların veri sorumlusu şirketin finansal ve mali bilgilerini içermesi sebebiyle 6102 Sayılı Kanun'un 82'nci maddesi uyarınca 10 yıl süreyle saklanmasının gerektiği, söz konusu yasal süre olmadan konunun mahkemeye taşınarak bir hukuki ihtilaf haline getirildiği, bu dava sürecinin 2020 yılında kesin olarak sonlanmasını müteakip veri sorumlusu şirket tarafından, ilgili kişin bedellerini şirkete keşide ettirerek şirkete ödetmesinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve bu süreçte de ceza zamanaşımı süresinin bulunduğu iddiası karşısında, bu hususta Kuruma iletilmiş ilave bir bilgi yahut belge de olmadığından, söz konusu zamanaşımı süresinin yahut bir yargı süreci başlamış ise söz konusu yargısal süreçlerin tamamlanmasına kadar olan sürenin bitimine kadar dosya konusu faturaların veri sorumlusu şirket nezdinde muhafaza edilebileceği değerlendirilmiş olup Kanun kapsamında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığına'' karar verildiği görülmüştür. .... Adına 30/03/2018 tarihinde yapılan 1.814,87-TL lik ödeme belgesinin getirtildiği, ödemeye esas .... başkanlığı encümen şefliğinin 22/02/2018 tarih 16/16 numaralı kararında ''.... müdürlüğünce yapılan tetkikte ruhsatlı projesi hilafında 1. Normal katta ilave balkonlar yapıldığı cephelerde projesine uymayan kısımların olduğu tespit edilmiş olup söz konusu yer işgali olduğu için mühürlenememiştir aykırılıktan etkilenen 40m2 olup... Yapı tespit ve inceleme tutanağı tanzim edilmiş... 3194 sayılı kanunun 5940 sayılı kanunla değişen 42. Maddesine göre mal sahibi .... A.Ş den 2.419,82-TL para cezası alınmasına karar verildiği ödemenin %25 indirim yapılarak uygulandığı görülmüştür. Davacı tarafça davacı şirket ile ... arasında.... bulunan bağımsız meskene ilişkin 01/02/2014 başlangıç tarihli kira kontratının ibraz edildiği görülmüştür. Davacı tarafça ... Sulh hukuk mahkemesinde kiraya verilen taşınmaza ilişkin delil tespiti yaptırılmasına ilişkin bilirkişi raporunun ibraz edildiği görülmüştür. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan raporda "...Sayın mahkemenize gönderilen dava ve soruşturma dosya dökümüne inceleme bölümünde yer verildiği, fiziki dava dosyasında cevabi evrakın üst yazıları dışında UYAP'ta olduğu bilgi notunun düşüldüğü, UYAP'ta yapılan incelemede ise dava (özellikle ticaret mahkemesi) dosyalarının binlerce sayfa belgeden oluştuğu ve dosyalar içerisine de başka mahkeme dava ve savcılık soruşturma dosyalarının eklendiğinin görüldüğü, Sayın mahkemenizce bilirkişi olarak davacı şirketin maddi tazminat istemine ilişkin görevlendirmemizin yapıldığı, davacının maddi tazminat istemine konusunda dava dilekçesinde davalılarca haksız olarak başlatıldığı belirtilen dava ve soruşturma dosyaları için "davacı şirketin zarara uğradığını, dava dosyaları sebebiyle personel tarafından sarf edilen emek ve mesai, avukatlık hizmet bedelleri, dava takip masrafları, açılan davalar sebebiyle davalılardan çekinilerek yapılmayan ticari işler vb" şeklinde açıklama yapıldığı, Bilirkişi kurulumuz tarafından denetime elverişli bilirkişi raporu hazırlanabilmesi için; davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen maddi zararın "personel gideri, avukatlık ücreti, dava takip masrafları, yapılmayan ticari işler" olarak genel bir açıklama ile belirtildiği, davacı şirketle ilgili olarak hangi dava ya da soruşturma dosyasına ilişkin ne tür zarar kalemlerinin istendiğinin, gerekçeli mahkeme (veya savcılık) kesin karar örneğinin, zarar tutarı ve sarf (veya zarar) belgeleriyle birlikte açıklanması, listelenmesi, belgelenmesi ve somutlaştırılması gerektiği, Sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır...." denildiği eksikliklerin giderilmesi üzerine alınan ek raporda "...Davacı şirketin .... adet villa tipi taşınmazın ticari hayata kazandırılması halinde ortalama kazancın hesaplanması talebine ilişkin dava ve delil dilekçesinde ...'te bulunan davacı şirkete ait olduğu belirtilen villalarla ilgili bir açıklamanın, bilgi, belge ve tespitin bulunmadığı, davalıların iş bu villaların davacı şirket tarafından değerlendirilmesini nasıl engellediğinin belirtilmediği, villa imalatı / fiyatlandırması ve ortalama kazanç tespitinin uzmanlık alanımız dışında kaldığı anlaşılmakla iş bu talebe dair tespitin izah edilen nedenlerle yapılamadığı, Davacı şirketin dava dilekçesinde belirtilen, davacı şirket lehine sonuçlanan ve vekille takip edilen davalara ilişkin kararların incelendiği, iş bu kararlarda davalılar aleyhine karşı taraf vekalet ücretine hükmedildiği, sayın mahkemenizin davacı şirketin vekille temsil edildiği iş bu davalarda davalıların AAÜT'ne göre akdi vekalet ücretlerini de karşılaması gerektiği kanaatinde olması halinde ise; Davalıların müteselsilen 43.080,00TL vekalet ücretinden, Davalı ....'ın 4.080,00TL vekalet ücretinden, Davalı ...'ın 31.695,55TL vekalet ücretinden sorumlu olacağı, Davacı şirketin ihtarname masraflarının tespiti talebine ilişkin olarak dava dosyasına ihtarname örneklerini ve noter makbuzlarını sunmamış olduğunun anlaşıldığı, varsa ihtarnamelerin hangi dava ile ilgili gönderildiğine dair bir açıklama da yapılmadığı anlaşılmakla iş bu talebe dair değerlendirmenin izah edilen nedenlerle yapılamadığı, .... tarafından davacı şirkete kesilen 2.419,82TL para cezasının %25 indirimle 1.814,87TL olarak 30.03.2018 tarihinde ödendiği, cezanın belediye encümeninin 22.02.2018 tarih ve 16/16 sayılı kararına istinaden ".... kapı sayılı yerin tetkikinde ruhsatlı projesi hilafına 1.normal katta ilave balkonlar yapılması, cephelerde projesine uymayan kısımlarının olması" nedeniyle verildiği, dava dilekçesinde iş bu yerin kiracı sıfatıyla ... kullanımında olduğunun belirtildiği, taraflar arasındaki kira sözleşmesi ve proje hilafına imalatın kim tarafından yapıldığına dair bir belge ve tespit dava dosyasında bulunmadığından bu hususta takdirin mahkemenize ait olduğu,..." denildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça davalılar tarafından kötü niyetle açılan davalar, Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılan şikayetler nedeniyle davacıya ait personel tarafından sarf edilen emek ve mesaiden, avukatlık hizmeti bedellerinden, dava takip masraflarından, açılan davalar sebebiyle davalılardan çekinilerek yapılmayan ticari işlerden , davalılardan ...'ın kira ilişkisi çercevesinde ikamet ettiği taşınmazdaki imara aykırı tadilatı nedeniyle ödenmek zorunda kalınan cezadan kaynaklı maddi ve manevi zararın tahsili , davalılarca davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup: Davalıların davacı şirketin ortakları olduğu, davalı ...'ın davacı şirkete ait .... parselde bulunan taşınmazda kiracı olarak oturduğu, taraflar arasında şirket işleri ve yönetim kararları nedeniyle süre gelen husumetlerinin olduğu, davalılar tarafından davacı şirketin fesih ve tasfiyesi , özel denetçi atanması , genel kurul kararının iptali , şirket yönetim kurulunun sorumluluğu için açılan davaların, davacı şirketçe açılan kira aidat bedelinin tahsili, tahliyesi , imara aykırı davranıştan ödenmek zorunda kalınan bedelin tahsili için başlatılan takiplere yönelik itirazların iptali , taşınmazın tahliyesi için açılan tahliye davalarının yanı sıra karşılıklı .... yapılan şikayetler bulunduğu, ceza mahkemelerinde yargılama yapıldığı, davalılar tarafından açılan davaların davacı şirketin işlemesini engellemek, şirketi zarar uğratmak kastı ile , kötü niyetle açılan davalar olduğuna, ... kesilen cezanın davalı ...'ın eylemi neticesi gerçekleştiğine dair delil ve emarenin bulunmadığı gibi, bu kapsamda davalılar ....'ın dava açma ve şikayete dayalı eylemlerinin anayasal hak arama özgürlüğü kapsamından ileri gitmeyen maddi ve manevi tazminat gerektirmeyen eylemler olduğu, davacının .... de bulunan taşınmazdan kaynaklı tazminat talebinin taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle sulh hukuk mahkemelerinin görevli olup, mahkememizin görevsiz olduğu, taraflar arasındaki davalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Davacının davalı ... nın ... de bulunan taşınmazdan kaynaklı tazminat talebinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, hükmün kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli ... mahkemesine gönderilmesine, Davacının açılan davalar ve yapılan şikayetler nedeniyle yapılmak zorunda kalınan giderler mahrum kalınan kara yönelik maddi tazminat taleplerinin reddine, Davacının manevi tazminat taleplerinin reddine, Görevsizlik kararı yönünden yargılama gideri ve harç konusunun yetkili ve görevli Mahkemede dikkate alınmasına, Maddi Tazminat talebi yönündün alınması gereken 732,00 TL ve manevi tazminat yönünden alınması gereken 732,00 TL olmak üzere toplam 1.464,00 TL harcın peşin alınan 17.077,50 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 15.613,50 TL harcın davacıya iadesine, Davalılar kendisini vekille temsil ettiğinden red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL, red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL, vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Taraflarca yatırılan gider avasından kullanılmayan bakiye kısmın HMK'nun 333 . Maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/04/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/684, K. 2026/273, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-684-e-2026-273-k-0733cb9ece56