İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/656 E. 2026/634 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/656
Karar No
2026/634
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/656 Esas KARAR NO : 2026/634

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 04/11/2024 KARAR TARİHİ : 11/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemesi sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin %42,5 pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğu davalı ... İth. İhr. ve Tic. A.Ş.'de, diğer pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri olan davalılar ... ve ...'un hukuka aykırı ve sahte belge düzenleme niteliğinde eylemlerde bulunduklarını, genel kurulu işlevsiz kılacak adımlar attıklarını, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme haklarını kısıtladıklarını, şirketin mali verilerini ve defterlerini gizlediklerini ve ayrıca davacının şirketteki iş akdini haksız ve yetkisiz şekilde feshederek ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirdiklerini, TTK'nın 531. maddesi uyarınca haklı sebeplerle davalı pay sahipleri ... ve ...'un davalı şirketten çıkarılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin pay bedeli ödenerek şirketten çıkarılmasına, son çare olarak davalı şirketin feshine ve dava süresince şirketin mali durumunun ve haklarının korunması amacıyla TTK'nın 682/2. maddesi gereğince şirkete kayyım atanması yönünde kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olarak sorumluluklarını yerine getirmeyerek şirket işleyişini aksattığını, kendi kişisel menfaatleri doğrultusunda hareket edip şirketi zarara uğrattığını, şirket toplantılarına ve genel kurul çağrılarına ısrarla katılmayarak imza yetkisini kötüye kullandığını ve şirketi işlevsiz hale getirmeye çalıştığını, söz konusu eylemleri ve kendi kusuruyla yarattığı olumsuz durumları fesih için haklı nedenmiş gibi gösteremeyeceğini, şirketin feshi veya ortaklıktan çıkarılma koşullarının oluşmadığını ve davanın kötü niyetle açıldığını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının genel müdürlüğü döneminde görevini gereği gibi yerine getirmeyerek şirketi zarara uğrattığını, hissedarlara kar payı dağıtmadığını, iş akdinin feshinden sonra ise haksız kazanç sağlamak ve davalılara karşı husumet besleyerek baskı kurmak amacıyla asılsız iddialarla işbu davayı açtığını ve Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğunu, şirketin finansal verileri ve defterleri hakkında usulüne aykırı şekilde depocudan ve ilgisiz personelden bilgi/belge sızdırmaya çalıştığını, davacının genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarını engelleyerek şirket işleyişini kilitlediğini, şirket hisselerini gerçek değerinin çok üzerinde fahiş bedellerle devretmeye çalışarak dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini ve davacının "sahte evrak" iddiasına konu ettiği belgelerin tüm hissedarların ve mali müşavirin katılımıyla önceden görüşülüp mutabık kalınan olağan genel kurul belgeleri olduğunu, nitekim şikayeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarından kaçınarak, imzalaması gereken talimatları imzalamayarak şirketi kilitlediğini, kendi hazırladığı ve elinde bulunan belgeler için usulsüz bilgi alma taleplerinde bulunarak TTK m. 392 ve m. 437 anlamında bilgi alma hakkını ihlal ettiği iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının esas amacının şirket hisselerini gerçek değerinin çok üzerinde fahiş bedellerle davalılara satmak ve şirketi felç etmek olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; davalı ortakların hukuka ve ortaklık ilişkisine aykırı eylemleri nedeniyle öncelikle davalı ortakların şirketten çıkarılmasına, bu kabul görmezse müvekkilinin pay bedelinin ödenerek şirketten çıkarılması istemine ilişkindir. Davacı vekili 10/09/2026 tarihli dilekçe ile davadan davanın konusuz kalması nedeniyle feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davadan feragat HMK'nun 307.ve 309.maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK.nun 307.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Feragat bildirimi de HMK.nun 307.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu md. 22. gereği ilam harcının 2/3'ü alınması gerektiğinden, peşin alınan 427,60 TL harçtan, alınması gereken 488,00 TL ilam harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 60,40 TL'nin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına, 3-Talep olmadığından davalılar taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan incelene sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/656, K. 2026/634, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-656-e-2026-634-k-d9b4b212a50b