İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/91 E. 2025/269 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/91
- Karar No
- 2025/269
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/91 Esas - 2025/269 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/91 KARAR NO : 2025/269
DAVA : FSEK ile markaya tecavüz, marka hükümsüzlüğü ve tazminat. DAVA TARİHİ : 20/02/2023 KARAR TARİHİ : 17/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/08/2025
DAVA : Markanın hükümsüzlüğü, tazminat. DAVA TARİHİ : 04/04/2023 KARAR TARİHİ : 14/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2023 TALEP: Asıl davada davacı vekili 20/02/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: 2015 yılında Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)’de görev yapan dava dışı ...’in, bağımlılık tedavisi görenlerin sonradan yaşadığı sorunlar ve sosyal uyum ve rehabilitasyonu konusundaki ihtiyaçlarını dile getirerek bu konuda bir proje geliştirilmesini talep etmesi üzerine müvekkilinin “...” adıyla bir proje geliştirdiğini, projeye Yeşilay’ın da ortak olması için girişimlerde bulunduğunu, ancak Yeşilay ile görüşmelerin planlandığı gitmemesi üzerine özel sektörden bir sponsor arayışına girildiğini, ...’in önerisi ile 2017 Mart ayında projenin ... Üniversitesi’ne sunulduğunu, adı geçen Üniversite henüz eğitim-öğretime başlamadığı için, bu dönemde Üniversitenin kurucu Vakıf Mütevelli heyet üyeleri ve Üniversite yetkililerinin de dahil olduğu pek çok toplantının yapıldığını, ardından heyet olarak ... Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin (ASBÜ) o zamanki rektörü... .... .... .... .... .... .... .... da sunum yapıldığını, davalı ... Üniversitesi (LHÜ) ile birlikte projenin hayata geçmesi kapsamında anılan üniversitenin çalışma şartlarını belirlemesini kendisinden talep ettiğini, birkaç öneride bulunduğunu, projenin hayata geçirilmesi için aynı zamanda ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (ABB) bünyesinde de görüşmelere yapıldığını, tüm fikri temellerini, çerçevesini ve içeriğini oluşturduğu projenin 2018 yılı başında Gölbaşı Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (ÇEKÜD) üzerinden İçişleri Bakanlığına proje olarak sunulduğundan sonradan haberinin olduğunu, projede hiçbir ilgisi olmayan kişilerin proje koordinatörü olarak yazıldığını, davalı ... Üni.’nin de proje ortakları arasında gösterildiğini, projenin hayata geçebilmesi adına bu durumu kabullendiğini, 4-5 Mayıs 2018 tarihinde ASBÜ’de LHÜ ile birlikte ... için Sosyal Uyum ve Rehabilitasyon Merkezi Projesi Çalıştayı'nın yapıldığını, burada organizasyon komitesi başkanlığı yaptığını, sonrasında da sonuç bildirisi yayınlandığını, proje için alınan 80.000,00 TL civarındaki destekten kendisine 2.500,00 TL civarında bir ödeme yapılmak istendiğini, çalıştay sonrasında projeden dışlanmak istendiğini, “...” ibaresinin 11.05.2018 tarihinde “Tıbbi Hizmetler”i içeren 44 nolu sınıfta 2018/47164 numarası ile marka olarak müvekkili adına tescil edildiğini, 2022 yılı ortalarında internet üzerinden, 14.10.2020 tarihinde LHÜ Rektörü Prof.Dr.Bülent Gümüşel ile ABB Başkanı arasında “Alkol ve Madde Bağımlılığı ile Mücadelede ... ...Projesi” için ortak çalışma kararı alındığını, protokol imzalandığını öğrendiğini, ABB’nin web sitesini incelediğinde, geçmiş dönemde yapılan ancak kullanılmayan Temelli Rehabilitasyon Merkezi’nin aktif hale getirilerek kurulacak atölyelerde uyuşturucu madde bağımlılarının hobi ve mesleki faaliyetlere yönlendirilmesi çalışmasına başlandığını okuduğunu, daha sonra davalılardan ... Üni.’nin, “...” markasını taklit ederek 41. Sınıfta 2021 027953 tescil numarası ile 10.09.2021 tarihinde tescil ettirdiğini, tüm özgün fikri ve içeriği tamamen kendisine ait olan, "..." adlı “Bağımlıların Sosyal Uyum ve Rehabilitasyonuna Yönelik Proje”nin, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca eser niteliğinde olduğunu, bu eserin davalılarca izinsiz olarak kullanılmasının ise FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlali niteliğinde olduğunu, davalılardan LHÜ’nin “... ...” ibaresini, kendisine ait ... markasındaki sözcükleri ayrı yazarak 41. sınıfta tescil ettirmesi sonrasında müvekkiline ait marka ile iltibas oltuğunu, zira markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ayniyet bulunduğunu, bunun marka hakkına tecavüz yoluyla haksız rekabet oluşturduğunu, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.6/9 kapsamında kötüniyetli olduğunu, eylemin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) 54 vd. maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu, davalılardan ... Üni. ve onun ilgili/ilişkili kuruluşlar olan diğer davalıların bu projeyi sahiplenerek ... ...Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi açarak faaliyete başladıklarını ileri sürerek; eser niteliğindeki projenin izinsiz olarak kullanılmasının tecavüz olduğunun tespitine, FSEK ve TTK uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine, davalı LHÜ tarafından ... ...ibaresinin 41. sınıfta marka olarak tescilinin müvekkili markasına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, oluşan maddi ve manevi zararları dolayısıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi ile anılan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 26/05/2025 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat miktarını 720.850,60 TL'ye yükseltmiş ve harcı tamamlamıştır.
CEVAP: Davalılar ... ... Sağ.Tur.Eğt.Hiz ve İnş.Taah.A.Ş., ... Üni. ve Sevgi Kur’an Kursu İmam Hatip ve Yüksekokul Öğrencilerini Koruma ve Eğitim Vakfı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili üniversitenin hiçbir maddi ve manevi özveriden kaçınmayarak yoğun bir şekilde tanıttığı “... ...” markası ile özdeşleştiğini, müvekkilinin markasını hiç ara vermeden kullandığını, ayırt edici ve tanınır hale getirdiğini, davalının haksız kullanımının "... ..." markasının ilgililer nezdindeki konumuna ve imajına telafisi imkansız zararlar vermekte olduğu gibi müvekkilin markasının ayırt ediciliğini olumsuz yönde etkilediğini, yalnızca projenin geliştirilmesi sürecinde yer almış olmasının ve hukuka aykırı olarak marka tescili talebinde bulunmuş olmasının davacının/karşı davalının proje sahibi olduğunu göstermediğini, FSEK kapsamında esasen müvekkilinin hak sahibi olduğunu, davacının/karşı davalının müvekkiline ait markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebinin hukuka, usule ve Yüksek Mahkeme içtihatlarına aykırı olduğunu, "... ..."ün, TRT Gençlik ve Spor Kulübünde yapılan programda yapılan haberlerde de ... Üniversitesi projesi olarak tanıtımının yapıldığını, projenin hazırlık, geliştirme, uygulama aşamalarının tümünün ... Üniversitesi tarafından gerçekleştirildiğini, karşı taraftan söz konusu projede yalnızca danışmanlık hizmeti alındığını, davacının/karşı davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu savunarak, asıl davanın reddini istemiştir. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, dava konusu markasını tescil ettirdiği tarihten itibaren, ilgili mal veya hizmet sınıflarında ciddi bir biçimde kullanmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ... ...ismi ve projesinin ilk defa, 01.07.2020 tarihli ... Üniversitesinin idareye sundukları dilekçede yer aldığını, 09.07.2020 tarihli Meclis kararında, Belediyeye ait Temelli’deki tesisin ... Üniversitesi tarafından ... ...projesi adıyla rehabilitasyon merkezi olarak kullanılmasının düşünüldüğünün vurgulandığını, Sağlık Bakanlığı’ndan proje ile ilgili alınacak ruhsat ve izin işlemlerini de yine Üniversitenin yürüttüğünü, müvekkilince sadece yer tahsisi yapıldığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen Davada Davacılar ... Üniversitesi ve LHÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi vekili dava dilekçesinde ve beyanlarında özetle: Müvekkili ... Üniversitesi tarafından ... Büyük Şehir Belediyesi ile “... ...Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Projesi”ni uyuşturucu bağımlılarının tedavileri sonrasında topluma kazandırılması saikiyle önemli bir sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirilmiş olduğunu, "... ..." markasının müvekkili tarafından 2021/027953 tescil numarası ile 10/09/2021 tarihinde tescil edildiğini, bununla birlikte davalı tarafından tescil edilen "..." markasına yönelik haksız ve mesnetsiz olarak ... 3. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi 2023/91 E. Sayılı dosya ile müvekkilin markasına yönelik tescilin hükümsüzlüğüne yönelik derdest dava mevcut olduğunu, projeyi ve anonim bir ismi “Marka” haline getiren ... Üniversitesi ve ... Büyükşehir Belediyesi olduğunu, tasarım çalışmalarına kadar müvekillerinin, ... ve TRT Daire Başkan yardımcısı Yusuf Hacıoğlu'nun Yeşilay ... Şube Başkanı ve bir çok bilim adamı ile görüşmeler yapıldığını, bağımlılıkta medyanın rolü ve önemi üzerinde araştırma ve çalışmaların çok önceden yapıldığını, bu çalışmaları esnasında...'un fikirlerinin tasarım haline dönüştürülmesi için davet edildiğini, hazırlayıp sunmuş olduğu tasarımın “özgün fikirler” içermeyip internetten derleme ve toplama resim ve görsellerden ibaret olduğunu, bununla birlikte davacı tarafından verilen hizmetin ise bir proje niteliği taşımayıp yalnızca bir tasarımdan ibaret olduğunu, ... ...isminin içi doldurulmadığı takdirde marka değeri olmayan bir anonim isimden ibaret olduğunu, “... ...” anonim isminin ... ve Çeküd derneğinin çalışmaları ile markaya dönüştürüldüğünü, söz konusu projenin hazırlık, geliştirme, uygulama aşamalarının tümünün ... Üniversitesi tarafından gerçekleştirildiğini, hazırlıkların tamamlanması sonrası Türk Patent ve Marka Kurumuna 22/02/2021 tarihinde başvuru yapıldığını ve yasal inceleme ve ilanlar üzerine müvekkiline ait markaya hiçbir itiraz yapılmaması üzerine 10/09/2021 tarihinde tescil işleminin tamamlandığını, projeye ilişkin tüm tanıtım, reklam, afiş, program, çalıştaylarda proje ismi "... ..." olarak kelimelerin ayrı olarak yer aldığını, davalının tescil ettirdiği markanın ise bitişik olarak yazılan "..." sözcüklerinden ibaret olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak marka tescilinde bulunmuşsa da markanın ciddi biçimde kullanılma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ve karşı tarafın marka tescili talebinden evvel her türlü basın, yayın, sanal ortamlarda tanıtımının yapıldığını, çeşitli programlar çalıştaylar gerçekleştirildiğini ve ilgili markanın müvekkili ile tanınır hale geldiğini, bu sebeplerle 44. Sınıfta 2018/47164 tescil numarası ile tescil edilen "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi ile müvekkilinin tescilli "... ..." markasına tecavüzün tespiti ve önlenmesine karar verilmesini ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Asıl davanın; davalıların eylemlerinin davacının eser olduğunu iddia ettiği "..." projesine tecavüz olduğunun tespiti, FSEK 68 ve 70.madde uyarınca maddi ve manevi tazminat istemi, davacıya ait 2018/47164 sayılı markaya tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ve kaldırılması ile marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi, davalılardan ... Üniversitesi adına tescilli 2021/027953 sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Birleşen davanın ise; birleşen davada davalı adına tescilli 2018/47164 sayılı markanın hükümsüzlüğü, davacı LHÜ adına tescilli 2021/027953 sayılı markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 07/12/2023 havale tarihli raporda özetle; "1. Asıl Dava Yönünden: a. Davaya konu projenin FSEK kapsamında eser olarak nitelendirilemeyeceği, buna bağlı olarak davacının eser sahipliğinin ve FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarının söz konusu olamayacağı, b. Taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliği bulunmadığından SMK m.6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı; c. Buna bağlı olarak Davalı ... Üniversitesi’ne ait 2021 027953 sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, d. Ancak davalı tarafça “...” ibaresi ile fiili olarak gerçekleştirilen ticari faaliyetlerin, 2021 027953 sayılı marka kapsamındaki 41. Sınıf hizmetlerde değil, davacıya ait 2018 47164 sayılı marka kapsamındaki 44. Sınıftaki “tıbbi hizmetler” kategorisinde değerlendirilebilecek hizmetler olduğu, bu nedenle davacı yanın marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden taraf markaları arasındaki benzerlik ile birlikte bu husus gözetildiğinde, davacının marka hakkına tecavüzün var olup olmadığı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 2. Karşı Dava Yönünden: a. Davalı Celal Akkuş’a ait 2018 47164 sayılı markanın hükümsüzlüğü/iptali koşullarının oluşmadığı, b. Davacı markasına yönelik bir tecavüzün söz konusu olmadığı ve tazminat koşullarının oluşmadığı," ifade edilmiştir.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 03/05/2024 havale tarihli ek raporda özetle; "Yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında, tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda, Kök Rapor’da varılan sonucu değiştirecek bir durumun bulunmadığı kanaatine ulaşmaktayız" şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 06/01/2025 havale tarihli raporda özetle; "- ... ... SAĞLIK TURİZM EĞİTİM HİZMETLERİ VE İNŞAAT TAAHHÜT ANONİM ŞİRKETİ’nin incelenen ticari defterlerinde .../... ...Projesine ilişkin herhangi bir gelir ve gider kalemine rastlanmadığını, - ... Sağlık İl Müdürlüğü tarafından Faaliyet İzin Belgesi’nin ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...) adına düzenlendiğini, - ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...) tarafından davaya konu faaliyet kapsamında ilk gelir faturasının 28.04.2022 tarihli olduğunu, - ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...) .../... ...28.04.2022-31.08.2022 dönemi Net Hizmet Satış Gelirlerinin 758.313,44 TL olarak hesaplandığını, bu döneme ait Hizmet Üretim Maliyetinin 269.918,85 TL ile davalı ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...)’ın .../... ...projesinden davacı lehine 6769 sayılı SMK m.151/2-b çerçevesinde maddi tazminat olarak değerlendirilecek 28.04.2022-31.08.2022 dönemi faaliyet karının (= 758.313,44 TL - 269.918,85 TL) 488.394,59 TL hesaplandığını, - ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...) .../... ...01.09.2022-20.02.2023 dönemi Net Hizmet Satış Gelirleri 1.041.344,05 TL olarak hesaplandığını, bu döneme ait 740 Hizmet Üretim Maliyeti Hesabı 808.888,04 TL olduğunu, .../... ...projesinden, davacı lehine 6769 sayılı SMK m.151/2-b çerçevesinde maddi tazminat olarak değerlendirilecek 01.09.2022-20.02.2023 (dava tarihi) dönemi faaliyet karının (= 1.041.344,05 TL - 808.888,04 TL) 232.456,01 TL hesaplandığını," ifade edilmiştir.
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 13/03/2025 havale tarihli ek raporda özetle; "... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...)’ın .../... ...projesi 28.04.2022-31.08.2022 dönemi faaliyet karı (= 758.313,44 TL - 269.918,85 TL) 488.394,59 TL ve 01.09.2022-20.02.2023 (dava tarihi) dönemi faaliyet karı (= 1.041.344,05 TL - 808.888,04 TL) 232.456,01 TL olarak hesaplandı. İşbu davaya konu 28.04.2022-20.02.2023 dönemi için davacı lehine 6769 sayılı SMK m.151/2-b çerçevesinde toplam 720.850,60 TL maddi tazminat hesaplandı. Esas Davadaki davacı ve davalıların 05.01.2025 tarihli Bilirkişi Raporuna itirazları değerlendirilmiş olup, Asıl Raporda vardığım sonuçlarda bir değişiklik olmamıştır." ifade edilmiştir.
Asıl davada davalı LHÜ vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
ASIL DAVA YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Husumet Bakımından Ara Değerlendirme Asıl davada husumet; ... Üniversitesi, ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt A.Ş., Sevgi Kuran Kursu İmam Hatip ve Yüksekokulu Öğrencilerini Koruma ve Eğitim Vakfı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yöneltilmiştir. Davacı vekiline 17/10/2024 tarihli celsede, 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi kapsamında hâkimin davayı aydınlatma ödevi gereği, dava dilekçelerinde Sevgi Kur'an Kursu İmamhatip... Vakfı'nın davalı olarak gösterilmesinin sebebi sorulmuş ve davacı vekili yazılı olarak beyanda bulunacaklarını belirtmiştir. Ancak, davacı vekilince herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Mahkememizce re'sen yapılan araştırmada, davalı Vakfa husumet yöneltilmesi ve Vakfın sorumluluğu hususunda herhangi bir kanıya varılamadığından, belirtilen davalıya yönelik dava reddedilmiştir. Davalı ... Büyükşehir Belediyesi bakımından ise; Belediye'nin davada dayanılan projede sadece paydaş olup, ruhsat, yer tahsisi ve izin gibi işlemleri yürüttüğü anlaşılmakla, herhangi bir kâr amacı gütmemesi, ticari faaliyetinin söz konusu olmaması nedeniyle, markaya dayalı talepler, haksız rekabet ve tazminat kapsamında sorumluluğu bulunmadığından, ... Büyükşehir Belediye'sine yönelik dava da reddedilmiştir (FSEK kapsamındaki talep aşağıdaki gerekçe ile reddedilmiştir).
“...” İsimli Projenin FSEK Kapsamında Eser Niteliğinde Olup Olmadığı Ve Eser Sahipliği İle FSEK Kapsamında Tazminat Taleplerinin Değerlendirilmesi: 5846 sayılı FSEK'in 1/b maddesinde eser, “Sahibinin hususiyetini taşıyan, ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlanmıştır. Buna göre; bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilmesi ve telif hakkı korumasından faydalanabilmesi için; FSEK’te öngörülen eser kategorilerinden birine girmesi ve meydana getirenin hususiyetini taşıması, yani özgün olması, eser sahibine özgülenebilecek asgari düzeyde yaratıcı olması gerekmektedir. FSEK m.2/3’te her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri de ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılmıştır. Davaya konu projenin, bu kapsamda eser niteliğinde olup olmadığını değerlendirirken, Kanunun fikirleri değil, bunların ifade ediliş biçimini koruduğu hususunun göz önünde bulundurması gerekmektedir. Bu yasal çerçeve karşısında, davaya konu “... ..., Bağımlıların Sosyal Uyum ve Rehabilitasyonu Projesi”nin (SUREM) FSEK kapsamında eser niteliğinde olup olmadığına gelince; davada dayanılan projeyi, belirlenen bir sorunun çözümüne katkı sağlamak amacıyla, belirli bir sürede ve belirli bir bütçe ile gerçekleştirilen etkinliklerin bütünü olarak tanımlamak mümkündür. Genel olarak bir proje arka plan (sorun belirleme), konu, amaç (genel ve özel), hedef kitle, etkinlikler, çıktılar, riskler, sürdürülebilirlik, görünürlük, iş takvimi ve bütçe gibi bölümlerden oluşur. Sorun, bu konuda yapılmış olan çalışmalardan yararlanılarak, verilere dayalı olarak ortaya konulur. Projeye destek sağlayacak olan kuruluşlar teklif çağrılarında, başvuruların hangi formatta sunulacağını belirlerler. Evrensel olarak da genel kabul görmüş olan bu proje modeli, formatı üzerinde herhangi bir kişinin hususiyet iddiasında bulunması söz konusu olamaz. Davaya konu projenin formatını da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Projenin içeriği ise kuşkusuz yazan kişi veya kişilerin üslubunu yansıtır, ancak her hal ve şartta proje bir düşünce açıklaması niteliğindedir. Nitekim SUREM adlı projeye ilişkin 3-4 Mayıs 2018 tarihlerinde ... Sosyal Bilimler Üni.’de gerçekleşen Çalıştay Raporu incelendiğinde, bağımlılığın nedenleri, dünyada ve Türkiye’deki mevcut durum, dünyada uygulanan programlar ve tedavi yöntemleri açıklandıktan sonra, SUREM’in, Uyuşturucu ile Mücadele Kurulu’nun yaptığı ve 15 çalıştaydan oluşan 1.Uyuşturucu ile Mücadele Şurası sonucu yayınlanan Ulusal Uyuşturucu Strateji Belgesi ve Acil Eylem Planına uygun olarak uygulanması planlanan tedavi sonrası “Sosyal Uyum Merkezleri” kavramını tamamlayan, geliştiren bir proje olduğu; Ar-Ge faaliyetlerine de ev sahipliği yapılacağı, yeteneklerin ön plana çıkarılacağı hususlarına yer verildiği görülmüştür. Projede, onur kurulu; bilim kurulu ve organizasyon kurulu öngörülmüştür. Davacı...’un, aralarında ... ve Yusuf Hacıoğlu’nun da yer aldığı 6 kişilik organizasyon kurulu üyesi olarak belirtildiği, davacıya ait olduğu belirtilen ZPM’nin ise organizasyonu üstlenen firma olarak etkinlik afişinde ismine yer verildiği görülmüştür. Dosyaya sunulan belgelerden, davacı... ile o dönemde Başbakanlık’ta müşavir olarak görev yaptığı anlaşılan ... arasında 2016 yılına ait projeye dair e-posta gönderildiği, 2017 yılında davalılardan ... Üni.’nin de yazışmalara dahil olduğu, dosyaya sunulan en eski tarihli e-postanın... tarafından ...’e gönderilen 24.01.2016 tarihli olduğu ve konu bölümünde “... sunum” ibaresinin bulunduğu görülmüştür. Dosya içeriğinden, davacının o tarihlerde projenin geliştirilmesinde, sunumunun hazırlanmasında, çalıştayın düzenlenmesinde, proje ortakları arasındaki ilişkilerin yürütülmesinde; gerek kişisel gerekse kendisine ait ZPM firması kanalıyla katkı sağladığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, tek başına bu belgelerden hareketle, projenin davacı...’a ait olduğu sonucu çıkarılamayacaktır. Yukarıda belirtildiği üzere, bu konuda, başta kamu kuruluşları olmak üzere çeşitli kuruluşların yürütmekte olduğu çalışmalar söz konusudur ve bu projenin, 1.Uyuşturucu ile Mücadele Şurası sonucu yayınlanan Ulusal Uyuşturucu Strateji Belgesi ve Acil Eylem Planına uygun olarak uygulanması planlanan tedavi sonrası “Sosyal Uyum Merkezleri” kavramını tamamlayan, geliştiren bir proje olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, sunulan belgelerden, davaya konu projenin tamamen davacı tarafından oluşturulduğu ve geliştirildiği sonucuna varılması da mümkün görülmemiştir. Sonuç olarak, davaya konu projenin, düşünce açıklaması niteliğindeki fikri bir üründen ibaret olması ve hususiyet taşımaması sebebiyle FSEK kapsamında eser olarak nitelendirilemeyeceği değerlendirilmiştir. Projenin eser niteliğinde değerlendirilmeyeceği sonucuna varılmış olması sebebiyle, davacının eser sahipliğinin ve buna bağlı olarak FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarının söz konusu olamayacağı anlaşılmıştır.
Davacı Adına Tescilli Olan ve Birleşen Davada Hükümsüzlüğü İstenen 2018/47164 sayılı Markaya Tecavüzün Tespiti-Önlenmesi ve Tazminat Talebi Yönünden Davalı LHÜ’nin belirtilen markaya tecavüzü ve 2021/027953 sayılı LHÜ Adına Tescilli Marka ile Karıştırılma İhtimali Yönündeki İddiaların Değerlendirilmesi: Davacıya ait 2018/47164 sayılı "..." ibareli markanın 44. Sınıfta "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." mal ve hizmetlerinde 24/10/2018 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... Üniversitesi'ne ait 2021/027953 sayılı "... ..." ibareli markanın 41. Sınıfta "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete vb.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri" mal ve hizmetlerinde 10/09/2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Asıl davada davacının markası, açık mavi renkli harflerle “...” ve altında koyu mavi renkli harflerle “...” kelimeleri ve “K” harfinin üzerinden sağa doğru uzayan aynı renkli bir dal üzerindeki kuş resminden oluşmaktadır. Davalının markası ise yeşil harflerle ayrı ayrı yazılı “...” ve “...” kelimelerinden oluşmaktadır. Taraflara ait markalarda geçen "... ..." ibareleri birebir aynıdır. Bununla birlikte, yazı karakterlerinin farklı oluşu ve davacı markasında yer alan şekil unsuru sebebiyle markalar arasında ayniyet söz konusu değildir. Taraf markalarının esas unsuru “... ...” ibaresi olup, her iki marka da birebir aynıdır. Dolayısıyla işitsel açıdan ayniyet söz konusudur. Görsel ve bütüncül açıdan bakıldığında; ayniyet bulunmasa ve yazı karakterleri ile renginin yanı sıra esaslı unsurların sıralanışı ve davacı markasında yer alan şekil unsuru sebebiyle farklılık bulunsa da esaslı unsurların aynı olmasından kaynaklı, markaların yüksek düzeyde benzer olduğu değerlendirilmiştir. Somut olayda; davalı tarafın “...” markası altında gerçekleştirdiği görülen fiili ticari faaliyetlerinin “tedavi – rehabilitasyon merkezi” hizmeti niteliğinde olduğu dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı yan bu ticari faaliyetlerinde 2021/027953 sayısı ile 41. Sınıftaki hizmetlerde tescilli markasını kullanmakta ise de davalı tarafın ticari faaliyetlerinin 41. Sınıftaki bu hizmetler kapsamında değil, 44. Sınıf kapsamında değerlendirilebilecek “tıbbi hizmetler” kategorisi kapsamında kalan hizmetlerdir. Davalının fiili kullanımında yer alan hizmetler, davacı yanın 2018/47164 sayısı ile tescilli markası kapsamında kalmaktadır. Taraf markaları arasında işitsel ve görsel açıdan karıştırılabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu değerlendirilmekle; davalı tarafın fiili kullanımlarının, davacı adına tescilli markadan doğan hakları ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.
Davalı ... Üniversitesi adına tescilli 2021/027953 sayılı markanın hükümsüzlüğü talebinin değerlendirilmesi: Davacının hükümsüzlük talebinin dayanağının karıştırma ihtimali ve kötüniyetli tescil başvurusu olduğu anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar kapsamında belirtildiği üzere, davalı ... Üniversitesi ile davacı markaları arasında, marka tescilleri kapsamındaki hizmetler yönünden (fiili kullanım değil) bir benzerlik bulunmadığı, bu nedenle 6/1 maddesi kapsamında karıştırma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, kötüniyetli tescil başvurusundan söz edilemeyeceği kanaatine varılması sebebiyle, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Birleşen Davada Davalı... Adına Tescilli 2018/47164 Sayılı Markanın Hükümsüzlüğü Talebinin Değerlendirilmesi: Davacı, davalının markasını 5 yıllık süre içinde kullanmaması sebebiyle hükümsüzlüğü talebinde bulunmuştur. SMK'nın "markanın kullanılması" başlıklı 9/1 maddesinde, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın hükümsüzlüğü değil, iptaline karar verilebileceği öngörülmüştür. Öte yandan, bu durum, SMK m.26/1-a uyarınca iptal sebepleri arasında yer almaktadır. Davalının markasının tescil tarihi 24/10/2018, birleşen davanın açıldığı tarih ise 04/04/2023’tür. Her ne kadar davalı tescilli markasının tescilinden sonra markasını kullandığına ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunmamış ise de dava tarihi itibariyle Kanun’da öngörülen 5 yıllık sürenin dolmamış olması sebebiyle markanın iptalini koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Davacı ... Üni. Adına Tescilli 2021/027953 Sayılı Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi Ve Manevi Tazminat İsteminin Değerlendirilmesi: Davalı...’a ait markanın, davacı ... Üni. markasından daha önce, 11.05.2018 tarihinden itibaren koruma altında olması ve tescil edilmesi, Cemal Akkuş’un, 2021/027953 sayılı markadan doğan hakları ihlal edebilecek mahiyette herhangi bir ticari faaliyette bulunduğu hususunun ortaya konulamamış olunması (41. Sınıftaki hizmetlerde faaliyetin olmaması) gözetildiğinde, davacı markasına yönelik bir tecavüzün söz konusu olmadığı ve tazminat koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
ASIL DAVADA TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK md.68, 70 uyarınca ve TTK md.55/1-c ile 56 hükümleri uyarınca 5.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat ile; Yine asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla SMK md.29/1-b, 149, 150 ve 151 hükümleri uyarınca 5.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere FSEK kapsamındaki tazminat talepleri reddedilmiştir. TTK'nın haksız rekabete dayalı hükümleri kapsamındaki talepler bakımından ise aşağıdaki ara değerlendirme yapılmıştır: Uyuşmazlık kapsamında tartışılan ve haksız rekabet düzenlemelerinin yer aldığı genel kanun niteliğindeki TTK' nın 54. maddesi ise haksız rekabeti "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar” olarak tanımlamaktadır. TTK m. 55 düzenlemesinde başlıca haksız rekabet halleri örnekseme metodu ile belirtilmiştir. Madde düzenlemesinde belirtilen başlıca haksız rekabet halleri; dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar (kötüleme, avantaj sağlama, hakkı olmayan unvanları, meslek, derece ve sembolleri kullanma, karıştırılmaya neden olma, karşılaştırma ya da üçüncü kişiyi benzer yollarla öne geçirme, tedarik fiyatının altında fiyatla satışa sunma yoluyla aldatma, gerçek değer hakkında yanıltma, karar verme özgürlüğünü sınırlama, nicelik ve nitelikte yanıltma, hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanın açık olmaması, tüketici kredilerine ilişkin açık beyanda bulunmamak, yanıltıcı sözleşme formüllerini kullanmak), sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartlarını kullanmak olarak belirtilmiştir. İlgili düzenlemede özellikle 55/1-a 4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" fiili kanunda açıkça düzenlenmiş haksız rekabet düzenlemeleri olarak yer almaktadır. Somut olayda esasen 6769 s. Kanun kapsamında yer alan düzenleme, haksız rekabet eylemlerinin özel kanunlarda düzenlenmiş bir hali olup davalı üniversitenin, "... ..." ibareli markayı kullanması, bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında yapılmış olduğundan, bağımlılıkla mücadele ve medyanın rolü ve önemi üzerinde araştırma ve çalışmalar gibi hususların bulunduğu bir uygulama projesi olduğundan, aynı zamanda TTK 55/1-a 4 maddesinde yer alan haksız rekabet eylemleri arasında değerlendirilemeyeceği kanaatlerine varılmış ve haksız rekabete dayalı tazminat talepleri, fazlaya ilişkin talep kapsamında reddedilmiştir.
TÜM BU HUSUSLARA GÖRE TAZMİNAT DEĞERLENDİRMESİ SADECE MARKA HAKKINA TECAVÜZ KAPSAMINDAKİ İDDİALAR İLE SINIRLI OLARAK İNCELENMİŞTİR. Davacı vekili 15/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava tarihinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutularak talep ettikleri 5.000,00 TL maddi tazminatı, 715.850,60 TL arttırılarak, bilirkişi tarafından hesaplanan 720.850,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, eksik olan harcı tamamlamıştır. Davacı vekili SMK 151/2-b kapsamında "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" üzerinden hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Mahkememizce 17/10/2024 tarihli celsede; asıl davada davalılar ... Üni. ve ... ... A.Ş.'nin ticari defterlerinde hesap bilirkişisi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Hesap bilirkişisi tarafından sunulan 05/01/2025 tarihli raporda özetle: "- ... ... SAĞLIK TURİZM EĞİTİM HİZMETLERİ VE İNŞAAT TAAHHÜT ANONİM ŞİRKETİ’nin incelenen ticari defterlerinde .../... ...Projesine ilişkin herhangi bir gelir ve gider kalemine rastlanmadığını, - ... Sağlık İl Müdürlüğü tarafından Faaliyet İzin Belgesi’nin ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...) adına düzenlendiğini, - ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...) tarafından davaya konu faaliyet kapsamında ilk gelir faturasının 28.04.2022 tarihli olduğunu, - ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...) .../... ...28.04.2022-31.08.2022 dönemi Net Hizmet Satış Gelirlerinin 758.313,44 TL olarak hesaplandığını, bu döneme ait Hizmet Üretim Maliyetinin 269.918,85 TL ile davalı ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...)’ın .../... ...projesinden davacı lehine 6769 sayılı SMK m.151/2-b çerçevesinde maddi tazminat olarak değerlendirilecek 28.04.2022-31.08.2022 dönemi faaliyet karının (= 758.313,44 TL - 269.918,85 TL) 488.394,59 TL hesaplandığını, - ... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...) .../... ...01.09.2022-20.02.2023 dönemi Net Hizmet Satış Gelirleri 1.041.344,05 TL olarak hesaplandığını, bu döneme ait 740 Hizmet Üretim Maliyeti Hesabı 808.888,04 TL olduğunu, .../... ...projesinden, davacı lehine 6769 sayılı SMK m.151/2-b çerçevesinde maddi tazminat olarak değerlendirilecek 01.09.2022-20.02.2023 (dava tarihi) dönemi faaliyet karının (= 1.041.344,05 TL - 808.888,04 TL) 232.456,01 TL hesaplandığını," ifade edilmiştir. Raporun sunulmasıyla, taraf vekillerince yapılan itirazların giderilmesi ve yerinde inceleme yapılması için ek rapor alınması yönünde 25/02/2025 tarihli celsede ara karar tesis edilmiştir.
Hesap bilirkişisi tarafından sunulan 13/03/2025 tarihli ek raporda özetle: "... ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (...)’ın .../... ...projesi 28.04.2022-31.08.2022 dönemi faaliyet karı (= 758.313,44 TL - 269.918,85 TL) 488.394,59 TL ve 01.09.2022-20.02.2023 (dava tarihi) dönemi faaliyet karı (= 1.041.344,05 TL - 808.888,04 TL) 232.456,01 TL olarak hesaplandı. İşbu davaya konu 28.04.2022-20.02.2023 dönemi için davacı lehine 6769 sayılı SMK m.151/2-b çerçevesinde toplam 720.850,60 TL maddi tazminat hesaplandı. Esas Davadaki davacı ve davalıların 05.01.2025 tarihli Bilirkişi Raporuna itirazları değerlendirilmiş olup, Asıl Raporda vardığım sonuçlarda bir değişiklik olmamıştır." ifade edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunda; ... Engürü Sağlık ... A.Ş. kayıtlarında "... "isimli proje faaliyetinden kaynaklı kayda rastlanmadığı, ... kayıtlarında belirtilen faaliyete ilişkin kayıtların bulunduğu belirtilmiştir. 23/03/2019 tarihli ve 30723 sayılı Resmî Gazete'de "... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği" nin yayımlandığı ve yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdiği anlaşılmış, Yönetmeliğin 21. maddesinin "Bu Yönetmelik hükümlerini ... Üniversitesi Rektörü yürütür." düzenlemesini içerdiği görülmüştür. Dolayısıyla; davada ... Üni. Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (...), ... Üni. bünyesinde faaliyet gösterdiği ve Üniversitenin bir takım çalışmalarına katkıda bulunmak ve faaliyetleri kolaylaştırmak için kurulduğu anlaşılmakla; ticari defter ve kayıtları incelenen ...'ın, Üniversiteyi temsilen-izafeten sorumluluğu bulunduğu anlaşılmış olmakla, ... bünyesinde tespit edilen fatura vs. bilgi belgelerin davada esas alınabileceği değerlendirilmiştir. Öte yandan; birleşen davada davacı sıfatıyla Üniversite ile beraber, ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin de yer aldığı anlaşılmıştır. Davalı ... Engürü Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ'nin ise, davalı Üniversitenin ticari faaliyetlerini yürüttüğü firma olarak sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda ifade edildiği gibi, ... kayıtlarının incelenmesinden; 28.04.2022-31.08.2022 dönemi faaliyet karının (758.313,44 TL - 269.918,85 TL) 488.394,59 TL hesaplandığı, 01.09.2022-20.02.2023 (dava tarihi) dönemi faaliyet karının ise (1.041.344,05 TL - 808.888,04 TL) 232.456,01 TL hesaplandığı anlaşılmakla; toplam olarak "..." projesinden davalı üniversite ve şirketin toplam 720.850,6 TL kâr elde ettiği görülmekle; SMK 151/3. fıkra gereği markanın ekonomik önemi, ihlalin niteliği, boyutu bir bütün olarak göz önüne alınmakla, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 50/2. maddesi de dikkate alınarak; dosya kapsamı ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, 500.000,00 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Asıl dava yönünden talep edilen manevi tazminat talebi bakımından; dava konusu ibarenin davalılar ... Üniversitesi ve ... Engürü Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ tarafından "markasal kullanım" şeklinde kullanılması, esasen davacının yürüttüğü projede kullandığı ve adına tescil ettirdiği "..." ibareli markayı, belirtilen davalıların kullanmasının manevi olarak davacının itibarını zedelediği, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, ihlalin etkileri, ihlalin ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü, ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında; manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-ASIL DAVA BAKIMINDAN; 1-Sevgi Kur'an Kursu İmam Hatip ve Yüksek Okul Öğrencilerini Koruma ve Eğitim Vakfı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yönelik davaların AYRI AYRI REDDİNE, 2-... Üniversitesi ve ... Engürü Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ'ye yönelik davanın kısmen KABÜLÜ ile 500.000,00 TL MADDİ VE 10.000,00 TL MANEVİ TAZMİNATIN BELİRTİLEN DAVALILARDAN TAHSİLİNE, 3-... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ.'nin eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve kaldırılmasına, 4-Hüküm kesinleştiğinde masrafın davalılar ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ'den alınarak hüküm özetinin yayınlanmasına, 5- Asıl davada FAZLAYA İLİŞKİN İSTEMLERİN REDDİNE, 6-Alınması gereken 34.838,10 TL harçtan peşin alınan 14.286,43 TL harcın düşümü ile eksik kalan 20.096,67 TL harcın davalı ... Üniversitesi ve ... Engürü Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 80.500,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ.'den alınarak davacı...'a verilmesine, 8-Kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 10.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ.'den alınarak davacı...'a verilmesine, 9-Kabul edilen maddi nitelikteki talepler yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ.'den alınarak davacı...'a verilmesine, 10-Reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ. kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalı ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ.ye verilmesine, 11-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ. kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 10.000,00 vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalı ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ.ye verilmesine, 12-Reddedilen maddi nitelikli talepler yönünden davalı ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ. kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalı ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ.ye verilmesine, 13-Reddedilen kısım yönünden davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Büyükşehir Belediyesi'ne verilmesine, 14-Reddedilen FSEK ve haksız rekabetin tespitine yönelik talepler yönünden davalı ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ. kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, Davalı ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ.ye verilmesine, 15-Kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 32.143,43 TL yargılama giderinden payına düşen 16.071,71 TL'nin davalı ... Üniversitesi ve ... ... Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt AŞ.'den alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına, II-BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile 435,50 TL bakiye karar harcın birleşen davada davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Birleşen davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacılarından alınarak davalı...'a verilmesine, 4-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili, asıl davada davalı Büyükşehir belediye vekili, asıl davada davalılar ... Üniversitesi ve ..... A.Ş. ve birleşen davada davacılar vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/07/2025
Davacı karşı davalı Masraf Dökümü: İlk Masraf 2.058,43.-TL Posta Masrafı 1.857,00.-TL Bilirkişi Ücreti 16.000,00.-TL Islah Harcı 12.228,00.-TL Toplam 32.143,43.-TL