İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/442 E. 2026/701 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/442
Karar No
2026/701
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/442 Esas KARAR NO : 2026/701

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/07/2023 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ....İcra Müdürlüğü 2021/... E sayılı dosyasından davacı adresinde borçlu olmadığı halde kötü niyetle ve haksız haciz uygulandığını, ... İcra Hukuk Mahkemesi 2021/... E sayılı dosyasından açılan istihkak davasının müvekkil lehine kabul edilerek haczin haksız olduğunun kesinleştiğini, malların haksız haczi sonucunda davacının faaliyetini sürdüremediğini, işin bitirilmesinde gecikmeler yaşandığını, müşteri kaybı oluştuğunu ve haciz yapılan adreste faaliyet göstermenin imkansız hale geldiğini, 02.03.2021 tarihinde yapılan haksız haciz nedeniyle yediemin depo ücreti, nakliye bedeli, avukatlık ücreti, taşınma masrafları, itibar kaybı, malların yıpranması ve yeni kira sözleşmesi yapma zorunluluğu gibi maddi ve manevi zararların meydana geldiğini, bu zararların tazmini için 120.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminat talebiyle ... İcra Müdürlüğü 2023/... E sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, İstanbul ... Bürosu 2023/... nolu ve 2023/... büro nolu arabuluculuk başvurusunun anlaşmama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle davalının ... İcra Müdürlüğü 2023/... E sayılı takibe yönelik itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasının, ....İcra Müdürlüğünün 2021/... E. sayılı dosyası üzerinden alınan talimatla .... İcra Müdürlüğünün 2018-... Talimat sayılı dosyasında 02.03.2021 tarihinde borçlu ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine yapılan haciz işlemine dayandığını, söz konusu haciz sırasında davacının istihkak iddiasında bulunduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca yapılan inceleme neticesinde .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021-.... 2021-... K. sayılı kararı ile takibin devamına karar verildiğini, haciz mahallinde borçlu şirket yetkilisi...'a ait çok sayıda evrak, kartvizit, vekaletname ve vergi levhası gibi belgelerin bulunduğunu, davacı şirketin borçlu şirketten çok sonra ve borcun doğumundan sonra kurulduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, hacizli menkullerin 12.000 TL bedel karşılığında teminat yatırılması suretiyle davacıya teslim edildiğini, hacizli malların fahiş değerli olmadığını, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminatın haksız kazanç sağlama amacı taşıdığını, istihkak davası sürecinde aleyhlerine tazminata hükmedilmediğini, haksız haciz iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tazminat sorumluluğu için ihtiyati haciz kararının varlığının yeterli olmadığını, ortada somut bir zarar bulunmadığını, alacaklının üçüncü kişinin dolaylı zararından sorumlu tutulamayacağını, davacının uğradığını iddia ettiği zararı ispatlayamadığını, Yargıtay içtihatlarına göre haciz işleminin borçluya ait olduğu inancıyla yapıldığı durumlarda kötü niyet ve ağır kusur bulunmadıkça manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, takibin haksız ve kötü niyetli olmadığını belirterek davanın ve tüm taleplerin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dava konusu .... İcra Dairesi 2023/... Esas ve .... İcra Dairesi 2021/... esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Davacı Tanığı ... beyanında ; Davacı tarafın meslektaşı olduğunu, bu nedenle uyuşmazlık hakkında bilgi sahibi olduğunu, ofisinin davacının ofisiyle aynı semtte olduğunu, davacının çalışanının ofislerinde haciz işleminin uygulandığı haberini verdiğini, davacı tarafla arkadaşlık ilişkisi olduğunu, bu nedenle kendisine haber verdiklerini, kendisine haber verildikten sonra 3 saat içerisinde davacının ofisine gittiğini, ofisin komple boşaltıldığını , davacı tarafın site yönetimiyle sıkıntıları olduğunu, site yönetiminin de haciz sırasında orada olduğunu, davacının kiraladığı ofisin sahibinin orada olduğunu, davacıdan ofisini boşaltmasını istediğini söyledi, itibar kaybı yaşandığını, davacı ofisi boşaltmak zorunda kaldığını, toptancıların davacıya mal vermediğini, dolandırıcı olduğu izlenimi uyandırıldığını, bu nedenle ticari faaliyeti sekteye uğradığını, tanığın kendisinin mal alımı yaparak, davacının işlerini devam ettirdiğini, tanığın yine kendi deposundaki mallardan davacıya verdiğini, ve borcu ödemesi için nakit yardımı yaptığını, haciz işlemi yapıldıktan yaklaşık 3 ay içerisinde aynı semtte başka bir ofis kiralayarak oraya geçtiğini, başka ofise geçmelerinin tek sebebinin uygulanan haciz işlemi olduğunu, davacının içinde bulunduğu sektör de herkesin birbirini çok iyi tanıdığırı, küçük bir sektördür, toptancılar oluşan dedikodular sebebiyle davacıya malzeme vermediler, haciz işleminin uygulandığı gün, ofiste davacı toplantı gerçekleştirecekti, bu işlemi de yapamadı, müşterileri tek tek arayarak toplantıyı iptal etti. Ben oradayken gelen müşteri yoktu, nakdi yardımı elden yaptığını, yaklaşık 80.000TL kadar yardım yaptığını, davacıyı 24 senedir tanıdığını, zaman zaman ben borçlandığımda bana yardım eder, bu paraları verirken herhangi bir kayıt almadığını, ihtiyaç duymadığını, malzemeler konusunda da bana daha sonra malzemeleri geri verdiler, ben haciz sırasında orada değildim. 3 saat sonra oraya geldim, haciz tutağında davalı vekilince okunan şirketlere ilişkin kartvizitlerin sahiplerini tanımadığını beyan ettiği görüldü. Davacı Tanığı ... beyanında : Kendisinin 2 D teknolijide teknik servis personeli olarak çalıştığını, 2021 yılı Kasım ayında işten ayrıldığını, haciz gerçekleştiği sırada orada bulunmadığını, ancak ertesi gün ofise gittiğini, ofise gittiğinde ofisin bomboş olduğunu gördüğünü , bütün evraklar el konulmuş, ofis boştu, biz işlerimizi gerçekleştirmekte çok zorluk yaşadık, müşteri kayıtlarımız tüm evraklarımız bilgisayarlarda kayıtlıydı, yeni müşterilere yönelik sunumlar, tekliflerde bilgisayarlardaydı, bu süreç yaklaşık 2 ay kadar sürdü, diğer firmalar da ofisin bulunduğu yerde çalıştığı için yaşanan olay nedeniyle ofis değiştirilmek zorunda kalındı, ürün tedarikinde zorluklar yaşandı, haciz işlemleri piyasada duyulduğu için normalde ürün alımından sonra 1-2 ay mühlet tanınmasına rağmen davacı firmaya bu süre tanınmadı, ürünleri bizzat ben temin ettiğim için bunları ben yaşadım, ben işten daha iyi şartlarda çalışabileceğim bir teklif aldığım için ayrıldım, işten ayrılmam bu olayla ilgili değildir, ben ofis dışı çalışırım ancak zaman zaman ofise gider gelirim, ...'ı ... Beyin arkadaşı olması nedeniyle tanırım, bir kere ofiste gördüm, ticari ilişkisi olup olmadığını bilmiyorum, benim davalı vekilinin haciz tutanağında okuduğu...'a ait olduğunu söylediği kartvizitlerle ilgili bilgisi olmadığını beyan ettiği görüldü. Davacı Tanığı ... beyanında : Davacı şirketin yetkilisi ... benim arkadaşımdır,beni haczin yapıldığı tarihten yaklaşık 1 ay kadar önce bilmediğim ancak sonradan telefonuma kaydettiğim bir numara kuaförler zinciri kuruyoruz diye beni aradılar, görüşmek istediklerini söylediler, benim Ankarada bulunduğumu söylemem üzerine İstanbul da görüşebiliriz dediler bende arkadaşım ... ofisinde görüşme yapmak için ricada bulundum, davacı kabul etti haczin olduğu gün hacizden önce ofise geldim, ben ofise çantamı bırakıp ... yemeğe çıktım, ...'e telefon geldi ofise dönmesi gerektiğini söyledi, ... iletişime geçtiğimizde ofisinde haciz işleminin uygulandığını söyledi, haczin benimle ilgili olduğunu söyledi, ben avukatla görüşmek istedim, telefonu avukata verdiler, telefonda avukat bana bağırarak ben ne yaptığınızı biliyorum, yakalandınız dedi ve telefonu kapattı, ben tekrar aradım, orada bulunan başka bir avukat benden özür diledi, yaşanan tartışma nedeniyle olayların büyümemesi için ofise gitmedim, benim davalı tarafla herhangi bir ticari ilişkim yoktur, kendilerini tanımam, kuaförler zinciri kurmak istediklerini söyleyen numara bana 20-25 şube açacaklarını söyleyerek, benden 20-25 adet duvar saati istediğini söylediler, memnun kalırsak çalışmaya devam ederiz dediler, normal bir müşterimle yaptığım gibi görüşme gerçekleştirdik, ben konuşma sırasında karşı tarafa ankarada olduğumu söyledim, İstanbul da kendileri ile görüşebileceğim adresi benden kısa mesaj olarak göndermemi istediler, wp kullanmadıklarını söylediler, bende telefonu kapattıktan sonra ... ricada bulunup ofisini kullanmamı kabul etmesi üzerine ...'in Ofisinin adresini kısa mesaj olarak gönderdim, ... ... ltd. Şti. İle ticari bir ilişkim yoktur, bu şirket kardeşim...'ın eski ortağı olduğu şirkettir. Haciz tutanağında yer alan ifadelere göre şahsınıza ait belge bulunduğuna dair tespit vardır bu hususta bilginiz var mı, sorusu üzerine ben davalı vekilinin okuduğu belgeyi kartvizitler ile ilgili bilgisinin bulunmadığını beyan ettiği görüldü. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/01/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava ve icra takip dosyası ile sunulan bilgi ve belgelerin incelendiği, davacının ticari defterlerini ibraz etmediği ancak satış hesaplarını sunduğu, dava konusu haciz işleminin 02.03.2021 tarihinde tatbik edildiği, .... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı çerçevesinde haczedilen mahcuzların davacıya 01.04.2021 tarihinde iade edildiği, fiilen 30 gün süreyle haciz işleminin uygulandığı, davacının sunduğu satış hesaplarına göre haciz işleminin tatbik edildiği Mart 2021 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha fazla satış faturası düzenlediği, satış tutarı düşük olsa da satışların devam ettiği, düşen satış bedelleri ile haciz işlemi arasında anlamlı bir bağlantı kurulabileceğine dair somut bir veri bulunmadığı, haciz işlemi nedeniyle davacının satış ve gelir kaybına uğradığı yönünde somut bir kanaat edinmeye yeterli veri sunulmadığı, haciz tatbik edilen 2021 yılının tamamında bir önceki yıla göre daha fazla satış yapıldığı, davacının maddi tazminat talebine konu yedi emin depo ücreti, nakliye bedeli, faaliyet ve satışların aksaması, avukat görevlendirme, taşınma masrafı, yeni kira sözleşmesi akdetme mecburiyeti, iş ve emek bedeli ile müşteri kaybına ilişkin dosyaya sunulu bir bilgi ve belge bulunmadığı, inceleme aşamasında talep edilmesine rağmen bu belgelerin sunulamadığı, maddi tazminat talebine ilişkin somut bilgi ve belge olmadan hesaplama yapılamayacağı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişi ..., Bilirkişi Dr. ...tarafından düzenlenen 17/02/2026 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dava ve icra takip dosyası ile sunulan bilgi ve belgelerin incelendiğini, davacının kök rapora yönelik itirazlarının değerlendirildiğini, kök rapordaki görüşleri değiştirecek yeni ve somut bir delil sunulmadığını, kök raporda itiraz edilen konulara yeterince değinildiğini, bu nedenle kök rapordaki görüş ve kanaatlerin aynen muhafaza edildiğini, mahkemenin bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığını, davacı iddiaları yönünde hüküm kurma yetkisinin mahkemeye ait olduğunu, hukuki tavsifin 6100 sayılı HMK ve 6754 sayılı Kanun uyarınca mahkemenin takdirinde bulunduğunu, 17.02.2026 tarihinde raporun mahkemenin tetkikine sunulduğunu ve tüm bu hususların değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişi ..., Bilirkişi Dr. ...tarafından düzenlenen 24/04/2026 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/.... sayılı dosyası ve .... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasındaki 02.03.2021 tarihli haciz tutanağına göre mahcuz malların nakliye bedelinin 2.000,00TL ve hammaliye bedelinin 2.000,00TL olarak zapta geçirildiğinin tespit edildiği, dosyada davacının katlandığı masraflara ilişkin başkaca emsal belgeye rastlanılmadığı, davacının yediemin depo ücreti ile nakliye, hamaliye ve iş gücü bedeli olarak talep ettiği 20.000 TL'ye ilişkin yazılı belge sunamadığı, muhafaza altındaki malların kullanılamaması sebebiyle oluşan 40.000 TL'lik kâr kaybına dair kanıt bulunmadığı, avukatlık gideri olarak talep edilen 20.000,00TL tutarına dair belge sunulmadığı, haciz ve çilingir masrafları ile zorunlu taşınma bedeli olarak ileri sürülen 35.000 TL'ye dair delil sunulmadığı, muhafaza altındaki malların yıpranma bedeli olarak talep edilen 5.000 TL'ye ilişkin de yazılı bir belge ibraz edilmediği, mahkemece haciz tutanağındaki 2.000,00TL nakliye ve 2.000,00TL hammaliye ücretlerinin emsal kabul edilmesi halinde davacının maddi zararının 4.000,00TL tutarındaki kısmının belirlenebildiği, kök rapora yapılan itirazlar kapsamında görüşü değiştirecek yeni ve somut bir bilgi veya belge sunulmadığı, kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği, ancak mahkemenin bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı ve davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. ....İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı takip alacaklısının ... A.Ş olduğu, takip borçlusunun ... A.Ş olduğu, borcun konusunun 07/12/2017 keşide tarihli 48.000,00–TL tutarında çek olduğu, 20/12/2017 tarihinde takibin başlatıldığı, ....İcra Müdürlüğü ... Talimat sayılı dosyası ile ... Mah. ... .No:26 ... Cad. Rez. A blok D:17 Pendik / İstanbul adresine 02/03/2021 tarihinde hacze gidildiği, buradaki bazı malların haczedilerek mahcuzların muhafaza altına alındığı , davacı şirket yetkilisi ... malik olduğu iddiası ile istihkak iddiasında bulunduğu, İcra Müdürlüğünün 04/03/2021 tarihli kararı ile ; .... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasından yapılan haciz işlemi sırasında ofiste bulunan masanın üzerinde borçlu şirket yetkilisi... ... ... Genel Müdür yazılı bir kutu dolusu kartvizit, ... (...)...Ltd. Şti yetkilisi ... tarafından her türlü yetkiyi işi yapabilmesi için...'a yetki verildiğine dair Ticaret Sicil Müdürlüğüne düzenlenmiş noter tasdikli belge, ... V.D Müdürlüğünce düzenlenmiş... nezdinde yapılan yoklamaya dair yoklama fişi, dosya içerisine sunulan bilgisayar kayıtları dikkate alındığında yapılan haczin İİK nun 96, 97/A maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına, İİK nun 97. Maddesi uyarınca dosyanın İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, “ karar verildiği , .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/... Esas sayılı 04/03/2021 tarihli müdürlük işlemine yönelik şikayet dosyası incelendiğinde; dosya içindeki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, davalı alacaklı tarafından borçlu ... ... Hizmetleri Tic. Ltd Şti borcu nedeniyle 02/03/2021 Tarihinde haciz yapıldığı, davacının istihkak iddiasında bulunduğu, haciz mahallinde borçlu şirket yetkilisi adına olağanın dışında ticari işlemleriyle ilgili bir çok belge ve evrak, laptop ve iş bu laptop içinde ise borçlu şirkete ait yine idari ve muhasebesel evrakların bulunması karşısında mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu ve ispat yükünün davacı 3. kişide olduğu kanaatiyle İcra Müdürlüğünce İİK md. 97 gereğince işlem yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından şikayetin reddine karar verildiği, ilk derece kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2021/2005 E. 2022/... K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, .... İcra Müdürlüğünün 2018/ ... talimat sayılı takip dosyası incelendiğinde; 02/03/2021 tarihinde ... adresine hacze gidildiği, ... marka dizüstü bilgisayar , ... marka tahmini 102 ekran Lcd Tv 1 , ... marka ... model projeksiyon cihazı 1 , ... marka dizüstü bilgisayar 1 , ... marka dizüstü bilgisayar ve entegre ... monitör 1 ,... marka monitörlü toplama kasa bilgisayar 1 , ... ... ... marka ve modelinde yazıcı 1 ,... marka iki kapılı buzdolabı 1 , ... ... marka ve modelinde yazıcı 1 , Ofis masası, siyah deri tekerlekli koltuk, tekli koltuktan oluşan takım 1 adet muhafaza altına alındığı, .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasından yazılan talimatla .... İcra Müdürlüğü ... talimat sayılı dosyası ile borçlu ... Tic. Ltd Şti borcu nedeniyle 02/03/2021 Tarihinde haciz yapıldığı, davacının istihkak iddiasında bulunduğu, haciz mahallinde borçlu adına bir çok belge ve evrak bulunması, bu evrakların borçlu şirketin haciz mahallinde faaliyette bulunduğuna karine gösteren evraklar olması karşısında İcra Müdürlüğünce İİK md. 97 gereği dava açma külfetini davacı üçüncü kişiye yüklemesi yerinde olmakla, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu ve ispat yükünün davacı 3. kişide olduğu kanaatiyle yapılan yargılamada, haciz adresinin borçlunun ticaret sicil adresi olmaması, ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edilmemiş olması, borçlu şirket ile davacı şirket ortak ve yetkililerinin farklı olması ve aralarında akrabalık ilişkisi olmaması, haciz adresinde borçlunun güvenlikten sorulması üzerine borçlunun tanımadığını beyan etmesi, davacının mahcuz mallara ilişkin faturaları sunması iş bu faturaların ticari defterlerde usulüne uygun kayıt edildiğinin 29/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması yine mahcuz malların ödemelerinin yapıldığının tespit edilmesi, davacı tarafın faturaları ticari defterlerde kayıtlı olmayan mahcuzlar için hediye edildiğine ilişkin beyanı ve hediye edilen kişilerden temin edilen faturaların sunulması, dinlenen tanık beyanlarının ayrıntılı ve haciz mahallinde yalnızca davacı şirket yetkilisi ... tarafından faaliyette bulunulduğuna dair istikrarlı beyanları, ... Emniyet Müdürlüğü'nün 06/12/2021 tarihli davacı şirketin haciz adresinde faaliyet gösterdiğine ilişkin tutanağı karşısında borçlu ile davacı 3. kişi şirket arasında organik bağ bulunmadığı, davacının istihkak iddiasını ve davasını ispat ettiği kanaatiyle davanın kabulüne .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasında 02/03/2021 tarihli hacizde haczedilen mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, Davalının kötü niyetli haciz yaptığına dair kanaate ulaşılamadığından Davacının tazminat talebinin reddine “ karar verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasında davalı tarafça dava dışı ... Şirketi aleyhine başlatılan takipte davacı şirkete haksız olarak hacze gelindiği ve bir kısım malların haczedildiği iddiasından bahisle maddi ve manevi zarar tazmini istemi ile başlatılan .... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususunda toplandığına ilişkindir. Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı).Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı). Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 4 HD'nin 2024/5213 E. -2024/10707 K. Sayılı emsal ilamı). Maddi tazminat talebine yönelik ; Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı). TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosyada mevcut delil durumuna göre; ....İcra Hukuk Mahkemesi 31/03/2021 tarih 1 nolu ara kararı gereğince haczedilen mahcuzların 12.000 TL teminat ile davacıya iadesine karar verildiği, kararın 01/04/2021 tarihinde icra müdürlüğüne bildirildiği , mahcuzların 30 gün boyunca muhafaza altından kaldığı , davacı tarafından mahkememize ibraz edilen ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi; satış hesaplarına göre haciz işleminin tatbik edildiği Mart 2021 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha fazla satış faturası düzenlediği, satış tutarı düşük olsa da satışların devam ettiği, düşen satış bedelleri ile haciz işlemi arasında anlamlı bir bağlantı kurulabileceğine dair somut bir veri bulunmadığı, maddi tazminat talebine konu yedi emin depo ücreti, nakliye bedeli, faaliyet ve satışların aksaması, avukat görevlendirme, taşınma masrafı, yeni kira sözleşmesi akdetme mecburiyeti, iş ve emek bedeli ile müşteri kaybına ilişkin belge sunulmadığı dolayısı ile haciz işlemi nedeniyle davacının satış ve gelir kaybına uğradığı yönünde somut bir kanaat edinmeye yeterli veri sunulmadığı ile ispat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiil ve dava konusu haciz sebebiyle maddi zarara uğradığı iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine , davacı tarafından icra takibinde manevi tazminat talep etmişse de haciz mahallinde takip borçlusu şirkete ait bir kısım belgelerin bulunduğu, bu doğrultuda davalının takip konusu haciz işlemine yapmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, ufak emarelerin dahi işlemi haksız olmaktan çıkartacağı, davalının haciz işleminde kötü niyetli ve ağır kusurlu olmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE , 2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harcın, başlangıçta peşin alınan 179,90-TL ve 2.382,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.561,90 -TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.829,90 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/442, K. 2026/701, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-442-e-2026-701-k-04631c130f42