İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/486 E. 2025/902 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/486
Karar No
2025/902
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/486 Esas - 2025/902 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/486 KARAR NO : 2025/902

...

DAVA : Alacak / Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 20/05/2011 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 KARAR Y.TARİHİ : 11/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı yan dava dilekçesinde; ana yüklenicisi davalılar olan ... kesiminde toprak kazısı ve toprakla ilgili işlerle ilgili olarak 27.04.2009 tarihli sözleşme, "..." işi ile ilgili olarak 18.07.2009 tarihli sözleşme, .... ile ilgili olarak 18.07.2009 tarihli sözleşme imzaladıklarını, işbu sözleşmeler yanında ayrıca davalıların sözlü talimatları doğrultusunda sözleşme dışı(derivasyon kazıları, sanat yapısı kazıları, ulaşım yolları vs.) işler yapıldığını, sözleşme dışı yapılan işlerle ilgili hakediş düzenlenmediğini ve ödeme yapılmadığını, davalılarca 4 adet hakediş düzenlendiğini, ilk üç hakedişe ilişkin müvekkili tarafından (338.924 TL + 267.385 TL + 373.908 TL) bedelli faturalar düzenlendiğini, 4 nolu son hakedişte ciddi yanlışlar görüldüğünden bu hakedişe ilişkin fatura tanzim etmediklerini, 31.12.2009 iş bitim tarihi itibariyle kesin hesap yapılmadığını, nakit teminatların ve işin başlangıcında verilen teminat senedinin haksız olarak iade edilmediğini, yine müvekkili şirkete rücu edilen yakıt hesaplamalarının abartılı ve yanlış olduğunu sonuçta yapılması taahhüt edilen işlerden daha fazla miktarda iş yapıldığını, karşılığının ödenmediğini, müvekkili tarafından yapılan işin tüm metrajının ... idaresinde bulunduğun kesin hesabın ... kayıtları esas alınarak mahkeme aracılığıyla çıkarılması gerektiğini belirterek müvekkilinin teminatlar dahil alacaklı olduğu tutarın tespiti ile davalıdan tahsiline alacağa 31.12.2009 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalılar vekilleri davaya cevap dilekçesinde; ....kesimi inşaatının .... ortak girişimi tarafından üstlenildiğini, davacı ile 27.04.2009 tarihli 2 ayrı taşeron sözleşmesi imzalandığını bunların; 27.04.2009 tarihli (53-60 km arası) toprak kazısının yapılması sözleşmesi, 27.04.2009 tarihli .... taşın çıkarılması ve konkasör tesisine nakledilmesi sözleşmesi olduğunu, akabinde yukarıda belirtilen sözleşmelerin 8.e maddesindeki "taşeron iş programına göre kendisine ait iş kalemi dışında bir imalat yapılması gerekiyor ise işveren ile karşılıklı mutabakat sağladıktan sonra yapacaktır" hükmünden yola çıkarak 18.07.2009 tarihli iki adet ek sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelerin "istifsiz taş dolgu yapım işi sözleşmesi" ve "Ocak ve konkasör arası güzergah kazısı yapım işi sözleşmesi" olduğunu tüm bu sözleşmelerin ardından davacının işleri tamamlamadan şantiyeyi terk ettiğini, davacının faaliyeti durdurması üzerine müvekkili tarafından 31.10.2009 tarihli kesin hesap şeklinde 4 nolu hakediş düzenlediğini, ancak 4 nolu hakedişin eksi bakiye taşıdığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği istifsiz taş dolgu yapımı ve konkasör yapım işi ile ilgili imalatların 2 nolu hakediş içinde yer aldığını, ilk üç hakedişin taraflarca itirazsız kabul edildiğini, öte yandan motorin alımında davacı tarafından usulsüzlük yaptığını yüklü miktarda motorin alarak kar elde etmeye çalıştığını, davacının işi tamamlamadan şantiyeyi terk etmesi ve usulsüz motorin alımı nedeniyle teminat bonolarının (450.000 TL + 80.000 TL) 530.000 TL .... sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu takibin kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. ... kesimi inşaatı işi davalı .... ortak girişimine verilmiştir. İşin Bitim süresinin 16.08.2011 olduğu ancak süre uzatımlarıyla işin 30.10.2012 tarihinde bitirildiği, davacının ise davalıların yükleniminde bulunan demiryolu inşaatı işinde taşeron olarak çalışmış olup davacı ile davalılar arasında bu kapsamda iki adet sözleşme, iki adet protokol imzalandığı, dava dışı Ulaştırma bakanlığı işveren, davalı ortak girişimin yüklenici, davacının ise taşeron konumunda olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; .... ortak girişimi arasında ... kesimi inşaatı işi için akdedilen 02.05.2008 tarihli sözleşme doğrultusunda, davalıların yükleniminde bulunan demiryolu inşaatı işinde taşeron olarak çalışan davacının, taraflar arasında imzalanaan iki adet sözleşme, iki adet protokol uyarınca alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... ne yaptırılması amacıyla yüklenici konumundaki.... ve .... İle arasında iki adet taşeron sözleşmesi ve iki adet de protokol imzalandığı; 27.04.2009 Tarihli Birinci Sözleşmenin incelenmesinde; taşeronluk sözleşmesinin konusunun, güzergâh kazısı ile ilgili olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde anılan işin mahiyetinin; "... bünyesinde yer alan toprak işlerinden belli miktardaki güzergâh kazısının yapılması, dolgu yerine ve depoya nakledilmesi, depo yerinde serme ve düzeltilmesi veya dolgu yerinde tabakalar halinde serilmesi, sulanması ve sıkıştırılması gibi imalatları ile ilgili her türlü makinalı işçiliğin malzemeli olarak birim fiyat ve şartlar dâhilinde yapılması. .. " şeklinde tanımlandığı, sözleşmenin 41 maddeden ibaret olduğu, konu olarak iş bedeli, iş süresi, teminat, ceza uygulaması, sözleşmenin feshi gibi hususları içerdiği görülmüştür. 27.04.2009 Tarihli İkinci Sözleşmenin incelenmesinde; taşeronluk sözleşmesinin konusunun, "... (... Kesimi İnşaatı kapsamındaki "Gönül alan Taş Ocağından taş çıkarılarak işlenmesi ve teslim edilmesi” işiyle ilgili olduğu, bu hususun sözleşmede; "Gönül alan Taş Ocağından taşın çıkartılması, araçlara yüklenmesi, ocak-konkasör arası nakli ve konkasör tesisinde istenilen ebatta, idarece kabul edilebilir vasıfta ve nitelikte kırılması ve teslim edilmesi, bedelinin birim fiyat şartlar dahilinde ödenmesi" şeklinde ifade edildiği, sözleşmenin 41 maddeden ibaret olduğu, içeriğinde; iş bedeli, iş süresi, teminat, ceza uygulaması, sözleşmenin feshi gibi hususlara yer verildiği görülmüştür. 18.07.2009 Tarihli birinci Protokolün incelenmesinde, sözleşmenin eki niteliğindeki bu Protokolün konusunun, taş dolgu işi ile ilgili olduğu, protokolün 1. maddesinde işin mahiyetinin ....Kesimi İnşaatı bünyesinde bulunan belirli kategorideki taşlar ile istifsiz taş dolgu yapılması için taşın hazırlanması, vasıtalara yüklenmesi, nakli, imalat yerinde boşaltılması. hazırlanmış temel veya taban veya tabii zemin üzerine dolgu taşının doldurulması, yayılması, serilmesi ve düzeltilmesi imalatı ile ilgili her türlü makineli işçiliğin birim fiyat üzerinden yapılması ... " şeklinde açıklandığı, diğer şartların, on madde halinde açıklanarak protokolün 27.04.2009 tarihli sözleşmenin eki sayıldığı görülmüştür. 18.07.2009 Tarihli İkinci Protokolün inelenmesinde; protokolün, Gönül alan Taşocağı ile konkasör sahası içerisinde kazısı ile ilgili olduğu, protokolün 1. maddesinde işin mahiyeti; ".... Kesimi İnşaatı bünyesindeki Gönül alan Ocak ve konkasör sahası içerisinde kalan konkasör için işletmeye uygun taşın bulunacağı kesime kadar olan kısımlarda güzergâhı kazısının yapılması, yüklenilmesi, taşeron tarafından bulunan ve işveren tarafından uygun görülen depo yerine nakledilmesi, depo yerinde serilmesi ve düzeltilmesi veya dolgu yerinde tabakalar halinde serilmesi, sulanması, sıkıştırılması imalatları ile ilgili her türlü makinalı işçiliğin malzemeli olarak birim fiyat ve şartlar dâhilinde olarak belirtildiği ve bu protokolün, 27.04.2009 tarihli sözleşmenin eki sayıldığı görülmüştür. 6. Mahkememizce dosya üzerinde İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan rapor ve ek raporların sonuç kısımlarında özetle;..... Ortak Girişimi arasında düzenlenen 5 den 12 nolu hak ediş dâhilinde davacının yapmış olabileceği kazı miktarının Km: .... ile Km: .... arasında 782.674,544 m3 olabileceği, tespit edilen kazı miktarı doğrultusunda yapılan kesin hesaba göre davacının yapmış olduğu iş bedelinin KDV dâhil 1.147.987,52 TL hesaplandığı, davacıya yapılan ödeme bedelinin 975.657,05 TL hesaplandığı, bu duruma göre davacının toplam hakkediş tutarı 1.147.987,52 TL'den ödenen 975.657,05 TL'nin düşümü akabinde bakiye bedelin 172.330,47 TL olarak davacı alacağının hesaplandığı, yapılan hesaplamada nakdi teminat kesintisinin dikkate alındığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 7. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 8. Mahkememizce 06.10.2021 tarih, ...., sayılı kararı ile davanın reddine dair karar verildiği, verilen karara karşı davacı yanca istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ...., sayılı kararında özetle; "...taraflar arasında düzenlenen ara hak edişler değerlendirilerek yapılan inceleme sonucu düzenlenen son bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporu dikkate alınarak karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında dava dışı idaredeki ihale dosyası, sözleşmeler ve ekleri getirtilmeden ve ana sözleşmeye ilişkin olarak düzenlenen geçici ve kesin hak ediş raporları incelenerek bir değerlendirme yapılmamış olduğundan bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli olduğundan söz etmeye olanak bulunmadığı gibi mahkemece aldırılan iki bilirkişi kurulunun raporları arasında çelişki bulunduğu halde ve bu husus davacı vekilince belirtilerek gerekirse her iki bilirkişi kurulu raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi kurulundan itirazları karşılayacak şekilde rapor alınması talep edildiği halde her iki bilirkişi raporu arasındaki çelişki gerekirse yeni bir uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilmeden son bilirkişi kurulunun yetersiz ve eksik incelemeye dayalı rapor ve ek raporuna dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş olması dairemizce usul ve yasa hükümlerine aykırı görülmüştür." şeklinde bildirilmiştir. 10. Ulaştırma Bakanlığı ile yüklenici .... ortak girişimi arasında 02.05.2008 tarihli sözleşme ile ....demir yolu ... kesimi inşaatı işi davalı .... ortak girişimine verilmiştir. İşin Bitim süresinin 16.08.2011 olduğu ancak süre uzatımlarıyla işin 30.10.2012 tarihinde bitirildiği anlaşılmıştır. 11. Davacı ise davalıların yükleniminde bulunan demiryolu inşaatı işinde taşeron olarak çalışmış olup davacı ile davalılar arasında bu kapsamda iki adet sözleşme, iki adet protokol imzalanmıştır. Dava dışı Ulaştırma bakanlığı işveren, davalı ortak girişim yüklenici, davacı ise taşeron konumundadır. 12. Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. 12. Öncelikle eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. 13. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. 14. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475). 15. Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477). 16. Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1). 17. Davacı vekili davasında, davalıların yüklenici ortaklık olarak dava dışı idareden almış oldukları .... ...... Kesimi İnşaatı işini üstlendiklerini ve bu kapsamda taraflar arasında dört adet taşeronluk sözleşmesi düzenlendiğini, işin müvekkili tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak teslim edildiği halde işin kesin hesabının yapılmadığını, sözleşme dışı olarak yapılan iş bedellerinin de ödenmediğini, davalı ortaklığa verilen teminat senediyle nakit teminat kesintilerinin de iade edilmediğini, tüm bu sebeplerle taraflar arasındaki işin kesin hesabının yani tasfiye kesin hesabının mahkemece yapılarak taşeron müvekkili davacının alacağının belirlenmesini şimdilik 8.000,00.-TL alacağın 31/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 18. Davalı yüklenici ortaklık vekilleri davaya cevaplarında özetle; taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacı ile iki ayrı taşeron sözleşmesi ve iki ayrı protokol yapıldığını ancak davacının işleri tamamlamadan şantiyeyi terk ettiğini, faaliyetleri durdurduğunu, müvekkili tarafından 31/10/2009 tarihli kesin hesap şeklinde 4 nolu hak ediş düzenlendiğini, 4 nolu hak edişten dolayı davacının alacağının bulunmadığını, hak edişin eksi bakiye verdiğini, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği istifsiz taş dolgu yapımı ve konkasör yapım işiyle ilgili imalatların 2 nolu hak ediş içinde yer aldığı, ilk üç hak edişin taraflarınca ihtirazi kayıtsız imzalandığını, yine davacının motorin alımında usulsüzlük yaptığını ve kâr elde etmeye çalıştığını, bu sebeple davacının vermiş olduğu teminat bonolarının icra takibine konu edildiğini ve takibin kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 19. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmelere göre Güzergâh kazısına 30.04.2009 tarihinde başlanıp 31.12.2009 tarihinde bitirileceği; taş ocağından taş çıkarılması işine ise 15.05.2009 tarihinde başlanıp 31.12.2009 tarihinde tamamlanacağı öngörülmüştür. Fakat dosya muhtevasında yer alan yer teslim tutanağına göre yer tesliminin 01.06.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. 20. Davacı taşeron kazı bedelinin tam olarak ödenmediğini öne sürmüş; davalı taraf ise 27.04.2009 tarihli sözleşmeye göre 39-930/60-930 Km. arası kesimde kazı yapılması gerekirken 53-930/60-930 Km. arası itibariyle kazı işinin eksik yapıldığını, taşeronun işi durdurmasından sonra bir araya gelinerek 31.10.2009 tarihli 4 No. lu hakedişin düzenlendiğini; ölçüm, miktarlar, ödemeler ve kesintiler konusunda mutabakata varıldığını; bu konuda üç adet fatura düzenlendiğini; kesin hak ediş kapsamında hakedişe göre eksi bakiye taşıması nedeniyle fatura düzenlenemeyeceği karşısında taşeronun kendilerine borçlu kalmış olduğunu savunmuştur. 21. Davacı taşeron tarafından sunulan 16.02.2012 tarihli dilekçede, taşeronun, km: 53--000 ile km: 614000 mesafeleri arasında çalıştığı ifade edilmiş; davalı yüklenicinin 05.10.2011 tarihli cevap dilekçesinde ise, demiryolu güzergâhında çalışılan mesafenin km: ....arasında olduğu belirtilmiştir. Bu işle ilgili olarak taraflarca imzalanmış olan 31.10.2009 tarihli 4 No.lu hakkedişte de kazı yapılan demir yolu güzergahının Km: 534930 ile Km: 604015 arasında olduğu anlaşılmıştır. 22. Dava dışı idare ile davalılar arasında düzenlenen hakedişlerin incelenmesinde, taraflar arasında düzenlenen sözleşme tarihinden öncesinde kazılar yapıldığı gibi taraflar arası ilişki sonrasında da kazıların devam ettiği, 08.05.2009 tarihli 5 nolu hakkediş itibariyle çalışmaların bulunmadığı, 01.06.2009 tarihinde yer teslimi yapıldığı ve 08.06.2009 tarihli 6 nolu hak ediş ile çalışmaların başladığı, davacının en son mazot alış tarihi 01.12.2009 olup davacının çalışma süresinin 178 güne tekabül ettiği görülmüştür. 23. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; davalının 2009-2010 dönem defterlerinde; davacı tarafça düzenlenen 4 adet fatura tutarının teminat kesintilerinden sonra toplam 933.326,74.-TL; 4 adet faturanın teminat kesintisinin toplam 80.475,00.-TL; davalı tarafça banka yolu ile yapılan ödemeler ile 2009/06-12 dönem ... ödemeleri toplamının 975.657,05.-TL olduğu görülmekle, davalı defterlerinde davalının bakiye 38.144,69.-TL borç kaydının varlığı tespit edilmiş olup; davalı ortak girişim tarafından davacı adına düzenlenen ve dosyada mevcut 544.067,76.-TL bedelli 383771-383773 numaralı 2 adet faturanın davalının kendi defterinde kaydının bulunmadığı görülmüştür. 24. Taraflar arasındaki sözleşmenin ekleri arasında ana sözleşme ile bu sözleşmenin eklerinden olan ''Yapım İşleri Genel Şartnamesi'' sayılmıştır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi, sözleşmenin eki niteliğindedir. Anılan şartnamenin 40. maddesine göre yüklenicinin(taşeronun), geçici hak edişlere itirazı olduğu takdirde itirazlarının neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde, anılan şartnamenin 40. maddesi hükmü ''delil sözleşmesi'' niteliğinde olduğundan açıklaması ve hak ediş raporunu ''idareye verilen... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla'' cümlesini yazarak imzalaması gerektiği kanaatine varılmıştır. 25. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde, hak edişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesine göre geçici kabulden sonra işin kesin metraj ve hesapları çıkarılmakta, kesin kabulden sonra da kesin hak ediş düzenlenmektedir. Usulüne uygun itiraz vaki olmadığı sürece çıkarılan kesin hesaplar ve düzenlenen kesin hak ediş, somut olayda taşeron bakımından bağlayıcıdır. Sözleşme ve eklerinde aksine hüküm bulunmadığı sürece kesin hesabın ve kesin hak edişin iş sahibi yüklenici bakımından mutlak surette bağlayıcı olduğundan söz edilemez. Yetkili birimlerince onaylanmış olsa dahi taraflar arasındaki sözleşmeye göre iş sahibi durumundaki yüklenici her aşamada haksız ödeme yapmaktan kaçınabilecekleri gibi şayet haksız bir ödeme yapmışlarsa bu ödemenin iadesini de zamanaşımı süresi içinde olmak kaydıyla her zaman geri isteyebilirler. 26. Somut olayda taraflar arasındaki işin kesin ve geçici kabullerinin henüz yapılmadığı ancak dava dışı iş sahibi idare tarafından davalı yüklenicinin yükümlendiği işin geçici ve kesin kabullerinin yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. 27. Yine davacı taşeron iş sahibi, davalının isteği üzerine bir kısım ilave imalatlar yaptığından söz ederek de alacak isteğinde bulunduğundan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin ''ilave işlerin yaptırılması koşulları'' başlığını taşıyan 21. maddesine göre birim fiyat teklif alınarak ihale edilen yapım işleri sözleşmelerinde %20'sine kadar oran dahilinde kalması halinde sözleşme fiyatlarıyla bu oranı aşan işlerin ise mali piyasa rayiçlerine göre yapılan işlerin bedellerinin belirlenmesi yine sözleşmede bulunmayan işlerin fiyatının belirlenmesi koşullarının da aynı şartnamenin 22. maddesinde düzenlenmiş olduğu hususları dikkate alınarak ilave işlerin ve yeni iş kalemlerinin veya iş gruplarının bedellerinin hesaplanması gerektiği kanaatine varılmıştır. 28. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, eser sözleşmesi niteliğindeki aynı projeye ait taşeron sözleşmeleri ile protokollerden kaynaklandığı, davacı taşeronun, gerçekleştirilen tüm iş bedelinin tamamının ödenmediğini iddia ederek alacak isteminde bulunduğu, davalı yükleniciler ise taşeronun edimini yerine getirmediğini, hatta yapılan iş ile ödemeler bağlamında davacının kendilerine borçlu kaldığını savunarak istemin reddini talep ettiği görülmüştür. 29. Mahkememizce bu kapsamda alınan bilirkişi raporu ve ek raporlarında, davacının yapmış olabileceği kazı miktarı Km: 534930 ile Km: 604015 arasında 782.674,544 m3 olarak belirlenmiş olup, tespit edilen kazı miktarı doğrultusunda yapılan kesin hesaba göre davacının yapmış olduğu iş bedeli KDV dâhil 1.147.987,52 TL; davacıya yapılan ödeme bedeli 975.657,05 TL olduğu bu duruma göre davacının toplam hakkediş tutarı olan 1.147.987,52 TL'den ödenen 975.657,05 TL'nin düşümü akabinde bakiye bedelin 172.330,47.- TL olarak davacı alacağının hesaplandığı görülmüştür. 30. Sonuç olarak, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda bakiye bedelin 172.330,47 TL olarak davacı alacağının hesaplandığı görülmüş ise de; taleple bağlılık ilkesi gereğince, davanın dava dilekçesinde talep edilen 8.000,00.-TL üzerinden kabulüne, 8.000,00.-TL alacağın dava tarihi olan 20.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Davanın KABULÜNE 2-8.000,00.-TL alacağın dava tarihi olan 20.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Karar ve İlam Harcı 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 118,80.-TL harcın düşümü ile bakiye 613,20.-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, istinaf kanun yoluna başvurma harcı, vekalet harcı toplamı 343,25‬‬.-TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından kaldırma kararından önce ve sonra yapılan; 1.375,45.-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri, 43.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 44.375,45.-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Dair davacı şirket yetkilisinin ve davalı .... vekilinin yüzüne karşı, davalı ....vekilinin yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025

....6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/486, K. 2025/902, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-486-e-2025-902-k-aadab71c13ab