İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/887 E. 2026/95 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/887
Karar No
2026/95
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

ESAS NO : 2022/887 Esas KARAR NO : 2026/95

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2022 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ... tesisleri yapım işine ilişkin olarak 26.04.2021 tarihli birim fiyat üzerinden KDV hariç alt yüklenici (taşeronluk) sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme aslının davalı şirket uhdesinde olduğunu, yapım işine istinaden müvekkilinin uhdesindeki işleri proje, detay, sözleşmede belirtilen tüm hususlara göre yükümlülüklerini gereği gibi tam bir şekilde ifa ettiğini, müvekkili şirketçe kesilen faturaların davalıya gönderildiğini, ancak bahse konu iş ile ilgili olarak müvekkili firmanın cari hesabına ve tüm tacir defter ve kayıtları nazara alındığında müvekkilinin söz konusu yapım işi ile ilgili olarak 143.555,77 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu müvekkilinin kendisine ödenmemiş olan bu tutarın ödenmesi için davalı şirkete ... E. sayılı dosyası ile cari hesabı dayanarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığını ancak davalı yanca haksız olarak itiraz edildiğini, itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili .... Ve Tic. A.Ş. İle ...-... Taahhüt arasında 26/04/2021 Tarihinde ... VE .... Ve Tic. A.Ş. İle ...-... Taahhüt arasında 26/04/2021 Tarihinde ... olmak üzere 2 adet sözleşme imzalandığını, davacı yana yapmış olduğu iş karşılığında haketmiş olduğu tüm alacağının ödendiğini, yapılan hakediş raporlarında davacı şirket yetkilisinin de imzası bulunduğunu ve herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, davacı şirket hakedişlerinden davacının sebebiyet verdiği bir kısım cezaların ve harcamaların kesildiğini, davacının açmış olduğu davanın haksız olduğunu bu nedenle reddine hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER - ...E.sayılı dosyası, -Sözleşmeler, ticari defter ve kayıtlar, faturalar, ihtarnameler, -... ilişkin tüm kayıtlar, -03/04/2024 tarihli talimat bilirkişi raporu, -21/10/2024 tarihli kök ve ek bilirkişi raporu. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ilişki sebebiyle düzenlenen faturalar nedeniyle cari hesap alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475). Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477). Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1). 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. Maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, taraf ticari defterleri, sözleşme, faturalar ve değişik iş dosyası ile dosya kapsamı incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporları göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılan incelemede davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi niteliğinde taraflar arasında 26.04.2021 tarihinde ... Sözleşmesi ve 26.04.2021 tarihinde ... Sözleşmesi imzalandığı, taraf ticari defterleri, ihale evrakları bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle tanzim edilen dosya kapsamına ve bilim ve tekniğe uygun olmakla hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere; Davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen İş Güvenliği faturalarından ve Personel maliyet faturalarından, Nisan ve Mayıs ayına ait olanlar davacı tarafından kayıtlarına işlenmiş, davalı tarafından davacıya Haziran ve sonraki aylara ait düzenlenen 4.217,20 TL İş Güvenliği faturasının, davacı ticari defterlerine kayıt edilmediği, davalı tarafından Haziran ve sonraki aylara ait düzenlenen 107.920,89 TL Personel Maliyetleri faturasının, davacı ticari defterlerine kayıt edilmediği, davalı tarafından davacıya verilen 194.000,00 TL çeklerin davacı ticari defterlerine kayıt edilmediği, davalı tarafından davacıya düzenlenen ... faturaları toplamı 46.557,38 TL nin davacı ticari defterlerine kayıt edilmediği, davalı tarafından davacı adına ... firmasına ödendiği belritlen 40.000,00 TL'nin davalı ticari defterlerine kayıt edilmediği, Özetle; Davalı Ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı Ticari Defterlerine kayıt edilmeyen Toplam 392.695,47 TL işlem olduğu tespit edilmiş, bunun yanı sıra, davalı tarafından davacıya düzenlenen 81.314,93 TL lık 4 adet faturanın davalı alacağına kayıt edilmediği, ancak Ba formu ile ... bildiriminin yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durum davacının bu faturaları aldığını ve kayıtlara işlediğini ancak davalının alacağına kayıt etmediğini göstermektedir. Davalı tarafından davacıya verilen 194.000,00 TL tutarında çeklerle ilgili, davalı ticari defterleri incelenmiş ve hepsinin bankalardan vadesinde ödendiği tespit edilmiştir. Çeklerin ödenmesine ilişkin muavin dökümler sunulmuştur. Bu durum davacının bu çekleri tahsil ettiğini ancak davalının alacağına kayıt etmediğini göstermektedir. (143.555,77 TL - (194.000,00 TL + 81.314,93 TL)) = 131.759,19 TL davacının davalıya 131.759,19 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitler kapsamında takip dayanağı davacı alacağının ispatlanamadığı, davacının talep edilebilir alacağının bulunmadığı kabul edilmiş olup davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 1.733,80 TL harçtan çıkartılarak geriye kalan 1.001,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, Davacı Vekili Av. ... , Davalı Vekili Av. ... (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/887, K. 2026/95, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-887-e-2026-95-k-47a7a92689a7