İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/787 E. 2021/175 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/787
- Karar No
- 2021/175
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/787 Esas KARAR NO : 2021/175 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2019 KARAR TARİHİ : 18/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya cari hesaptan kaynaklı borcu nedeni ile önce Bornova... Noterliği'nin 14/05/2019 tarihli ve ... Yevmiye No'lu ihtarnamesi gönderildiğini, davalı bu ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyince bu sefer İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyası ile Asansör Bakım Sözleşmelerine göre verilmiş olan hizmetten kaynaklanan cari hesap dökümüne dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığını, davalı taraf icra dosyasında alacaklıya herhangi bir borcun bulunmadığı gerekçesi ile takibe, borca ve imzaya haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına neden olduğunu, davacı asansör ve bakım imalatı işi ile uğraştığını, davacı, davalı ile fatura ve sözleşmelerde belirtilen aylar için davalı tarafa ait asansörlerin bakım işlerini yaptığını, ancak bakım işlemleri ile ilgili olarak cari hesaptan kaynaklı alacağını alamadığını belirterek davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin ticari faizi ile birlikte devamına, kötü niyetli davalının yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 31/12/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davalı site yönetiminin ticari faaliyeti bulunmadığını ve TTK kapsamında tacir sayılan kişilerden de olmadığını, ticaret sicil kaydı da bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme tüketici işlemi olduğundan davanın Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede herhangi bir faiz oranı belirlenmediğini, davalı tacir olmadığından sözleşmeye ticari faiz işletilmesi mümkün olmadığını, davacının davalıdan alacağı bulunmadığını, davacı yan fatura tarihinden itibaren faiz işletmeye başlamışsa da bu durum hukuka aykırı olduğunu, davacı yan davalı site ile 11.02.2019 tarihinde asansör bakım sözleşmesi akdettiklerini, dava dilekçesinde asansörlerin bakımının yapıldığını ancak bakım ücretlerinin ödenmediğini iddia ettiğini, davacı yan kötü niyetli olarak İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, ancak ödeme emrinin açıklama kısmında 06.12.2017 tarihli 49.301,85-TL alacak kalemi yer aldığın, ekli sözleşmeden de anlaşılacağı üzere tarafların sözleşmesi 11.02.2019 tarihinde başladığını, davacı yan asansörlere herhangi bir bakım işlemi yapmadığını, asansörlerin hiçbirinde kurtaran olmamasına rağmen davacı yanca kurtaran ekipmanlarının bakımı için ücret tahakkuk ettirildiğini belirterek davanın görevsizlik nedeniyle reddine, sayın mahkeme esasa geçecek olursa davanın esastan reddine, davacının kötü niyetli olması sebebiyle yüzde yirmiden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 28/02/2020 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tacir olduğunu, taraflar arasında yapılan iş ticari iş olduğunu, dolayısıyla aradaki iş ticari iş olduğundan tarafların her ikisininde tacir olmasına gerek olmadığını, işin ticari iş olması sebebiyle görevli mahkeme ticaret mahkemesi olduğunu, bu sebeple davalı tarafın görevsizlik iddiası yerinde olmadığını, taraflar arasındaki iş ticari iş olduğundan uygulanacak faiz ticari faiz olduğunu, bu sebeple davalı tarafın itirazları yerinde olmadığını, davalı taraf her ne kadar sözleşmenin 11/02/2019 tarihinde akdedildiğini iddia etse de taraflar arasındaki sözleşme çok eskiye dayanmakta olup, davalının iddia ettiği tarih sözleşmenin yenilendiği tarih olduğunu, davalı tarafın asansörlere periyodik bakım yapılmadığı iddiası yerinde olmadığını, davalı tarafın iddia ettiği şekilde kurtaran teçhizatlarının takılmadığı iddiası gerçekçi olmadığını belirterek itirazın iptaline ve takibin ticari faizi ile birlikte devamına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER İcra dosyası ve tüm dosya kapsamı. İNCELEME VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkili şirketin asansör ve bakım imalatı işi ile uğraştığını, müvekkilinin davalı ile fatura ve sözleşmelerde belirtilen aylar için davalı tarafa ait asansörlerin bakım işlerini yaptığını, ancak bakım işlemleri ile ilgili olarak cari hesaptan kaynaklı alacağını alamadığını alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalı itirazının haksız olduğunu iddia ederek davalının itirazın iptali ile müvekkili yararına alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme tüketici işlemi olduğundan davanın Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede herhangi bir faiz oranı belirlenmediğini, davacı yan fatura tarihinden itibaren faiz işletmeye başlamışsa da bu durum hukuka aykırı olduğunu, davacı yan müvekkili site ile 11.02.2019 tarihinde asansör bakım sözleşmesi akdettiklerini, dava dilekçesinde asansörlerin bakımının yapıldığını ancak bakım ücretlerinin ödenmediğini iddia ettiğini, davacı yan asansörlere herhangi bir bakım işlemi yapmadığını, asansörlerin hiçbirinde kurtaran olmamasına rağmen davacı yanca kurtaran ekipmanlarının bakımı için ücret tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava, taraflar arasında düzenlenen Asansör Bakım Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 3 ve 4.maddelerinde ticari iş ve davalar düzenlenmiş, 5.maddesinde ise ticari işlerin görüleceği mahkemeler düzenlenmiş, 11 ve devamı maddelerinde ise ticari işletme ve tacir kavramları düzenlenmiştir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3(1)-k maddesinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici", aynı maddenin l bendinde ise mal ve hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiştir. Aynı kanunun 73(1)maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Yine aynı kanunun 83(2) maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davacının asansör bakım ve imalatı işi ile uğraştığını, davalı tarafa ait asansörlerin bakım işlerini yaptığını, bakım işlemleri ile ilgili olarak alacağını alamadığını iddia ettiği uyuşmazlığın hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davanın davalı tarafı apartman yönetimi olup tacir değildir. Uyuşmazlık herhangi bir ticari işletmeyi de ilgilendirmemektedir. Bu itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı yasa kapsamında değerlendirilebilecek tipik bir tüketici işlemidir. Bu nedenle mahkememiz eldeki davaya bakmakla görevli değildir ve dava Tüketici Mahkemesinde görülmelidir. Diğer yandan mahkemelerin görevi dava şartlarından olup bu hususun, HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu sebeplerle HMK'nun 114/1-c yollamasıyla HMK 115/2 maddesi uyarınca mahkememizce görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Görevli mahkemenin TÜKETİCİ MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2- HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341vd maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2021
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza