İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/167 E. 2020/404 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/167
- Karar No
- 2020/404
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/167 Esas KARAR NO : 2020/404 DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/09/2019 KARAR TARİHİ : 08/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan 22/03/2019 düzenlenme tarihli, 25/03/2019 vade tarihli, 410.000,00-tl bedelli senede istinaden İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... D.iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı aldığını ve işbu senet ile ihtiyati haciz kararını İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından icra takibine konu ederek davacı aleyhine cebri icraya başladığını, davacı tarafça davacı ... vekaleten İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesi... D.iş sayılı ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, ayrıca İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyadan açılan dava ile takibe konu senetteki imzaya ve borca itiraz edildiğini, akabinde taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için sulh ve ibra yoluna gidildiğini, taraf vekilleri arasında 10/04/2019 tarihli protokol imzalandığını, protokole göre; davacı şirket, davalı yana senet bedeli, ihtiyati haciz masrafları ve icra takibi masrafları (takip açılış masrafı, haciz giderleri, tahsil harcı ve icra vekalet ücreti vs.)'nı protokolün imzalandığı tarihte elden ve peşinen ödemiş, buna göre alacaklı/davalı yan da kendisine düşen ifa yükümlülüğünü yerine getirerek davacı şirket aleyhine yapılan tüm haciz işlemlerini kaldırdığını, davacı tahsil harcının yanlış hesaplandığı ve kendisinden fazla para tahsil edildiğini bilmekte ise de cebri icra tehdidi altında, salt hacizlerin kalkması için ve alacaklının "fazla ödenen tahsil harcının icradan geri alınabileceği" taahhüdüne güvenerek parayı peşinen alacaklıya ödediğini, İzmir... İcra Müdürlüğü dosyasına davacı tarafından talep açılarak fazla ödenen harcın iadesi talep edildiğini, icra müdürlüğünce talepleri kabul edilerek 9.425,87 TL fazla ödenen tahsil harcının dosyaya iadesi sağlandığını, bunun üzerine davacı tarafa ödenmesi lazım gelen ve davacıdan hukuka aykırı olarak fazla tahsil olunan 9.425,87-tl harcın iadesi için alacaklı yan aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından icra takibi ikame edildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı ... vekili tarafından 11/11/2019 tarihinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; iddiaların doğru olmadığını, davacının şirket olduğunu, borçlu... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı davası ve ihtiyati haciz kararına itirazı ile alacağın tahsilini uzun süre sürüncemede bırakacağı tehdidi ile davalı-alacaklıya icra ve sair masraflar için ödeme yapmadığını, bir kısım iade edilen ve bu davanın konusu edilen harcı alacaklı ödediği için 11/04/2019 tarih ve ... nolu tahsilat makbuzunda alacaklının adı yazdığını, doğal olarak fazla harç, yatıran alacaklıya iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 22/11/2020 tarihinde dosyaya sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davalı taraf, davacıdan icra masrafları için para tahsil etmediğini, tüm masrafların davalı tarafça karşılandığını iddia etse de, taraflar arasında imzalanan sulh protokolünün 1. Maddesinde açıkça '' ... takibe konu ettiği senedi ferileri ve masrafları dahil tahsil etmiş olup'' yazılmakla görülmektedir ki davacı asıl alacağa dahil olarak tüm icra masraflarını ve ferilerini de davalı tarafa peşin olarak ödediğini, alacaklı da kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirerek, icra dairesine gittiğini, hacizlerin kaldırmasını istediğini ve davacının zaten alacaklıya ödediği paranın içinden harcı da ödediğini, davacıdan masraf adı altında fazladan 9425,87-TL para tahsil edildiği açık olup davacı alacağının davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER İzmir ... İcra Dairesi... Esas sayılı icra takip dosyası, İzmir... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyası, İzmir...cra Dairesi... Esas sayılı icra takip dosyası, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi...D.İş sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkilinin borçlu bulunduğu İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında taraflar arasında protokol imzalandığını, protokol kapsamında dosya borcu, takip masrafları ve tüm harçların müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, bunun üzerine yapılan haciz işlemlerinin kaldırıldığını, müvekkili tarafından icra dosyasına ödeme yapılırken tahsil harcının fazla hesaplandığını ve fazla hesaplanan tutarın daha sonra geri alınabileceği düşüncesiyle müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, bu tutarın daha sonra icra müdürlüğünden talep edilerek dosyaya iadesinin sağlandığını, ancak icra müdürlüğü tarafından bu harç iadesinin davalı vekilinin hesabına yatırıldığını, bu tutarın müvekkiline ödenmesi için davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası üzerinden takibe girişildiğini, takibe davalı tarafça haksız bir şekilde itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve müvekkili yararına alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, fazladan ödendiği iddia edilen tahsil harcının ödetilmesine matuf girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1) , kooperatifler kanununun 99, İİK'nun 154, Finansal kiralama kanununun 31, ticari işletme lehine kanununun 22. Maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur. Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır. 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanununun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir. Somut olayda, davanın mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması ve nispi ticari dava olarak görülebilmesi için tarafların tacir olup uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunmasının gerekmesine rağmen davalının tacir olmadığı gibi adına kayıtlı herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığı buna bağlı olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı, söz konusu uyuşmazlığın özünde icra memur işleminin bulunduğu, icra dosyasındaki fazladan ödendiği iddia edilen ve iade edildiği beyan edilen paranın kim tarafından alınacağının davanın özünü oluşturduğu, bu itibarla eldeki uyuşmazlığın ticari bir yönünün bulunmadığı ve İcra Hukuk Mahkemesinde çözümlenebilecek bir uyuşmazlık olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olup görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Görevli mahkemenin İCRA HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2- HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR İCRA HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/10/2020
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza