Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/881 E. 2026/1049 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/881
Karar No
2026/1049
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/881 Esas

KARAR NO:2026/1049

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:20/04/2026

NUMARASI:2024/680 Esas, 2026/402 Karar

DAVANIN KONUSU:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ:09/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Konkordato talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicilinde ... ticaret sicil numarasıyla işlem görmekte olduğunu, şirketin sermayesinin 7.000.000,00 TL olduğunu, şirketin bünyesinde toplamda hali hazırda 29 işçiyi istihdam ettiğini, müvekkili firmanın aynı zamanda İstanbul Ticaret Sicilinde ... ticaret sicil numarasıyla ... şubesi işlem görmekte olduğunu, markalarından biri olduğunu, ülkemizin köklü şirketlerden biri olduğunu, kuruluşundan bu yana basiretli bir tacir gibi davranan şirketin, ödemelerini düzenli şekilde yaptığını, tamamlanan ve devam eden projelerin hem konkordato ön projelerinde hem de dava dilekçe eki belgelerinde detaylıca açıklandığını, ancak ülkemizi, hatta ve hatta dünya genelini içine alan pandemi salgını ve buna bağlı oluşan ekonomik kriz, döviz kurlarında yaşanan problemler, yüksek enflasyon ve Merkez Bankası faiz oranları, mevcut piyasa koşullarını tüm tedarikçi firmalarının önemli ölçüde etkilendiğini, bu durum firmanın piyasadan olan alacaklarını tahsil edememesine, müşteri kaybı gibi etkenler, nakit sıkışıklığı nedeniyle vadeli satış yoluna gidilmesiyle aktif ve pasif dengesini sağlayamadığını belirterek öncelikle geçici ve kesin mühlet kararı verilerek akabinde de konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; Tüm dosya kapsamı, komiser heyeti raporları ve kanun hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde; ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere konkordato nisabının sağlanmasında, kök rapordan sonraki süreçte ... T.A.Ş.'nin ve ... AŞ'nin nisaba dahil edilmesi gereken alacaklarının üçüncü kişilerce ödendiği, ödeyen kişilerin ödedikleri tutar için borçlu şirketten herhangi bir talepte bulunmayacaklarını beyan ettikleri, yine borçlu şirketin, ödeme planında alacaklıların lehine olacak şekilde düzeltmeye gittiği, revize edilen haliyle konkordatoya tabi borçların %25 fazlasıyla, 20/05/2026 tarihinden itibaren 30 aylık süreçte aylık eşit taksitler halinde ödenmesi şeklindeki durumda kaynaklarla orantılılık şartının sağlanmış olduğu, şirketin kaynak yapısı incelendiğinde borçlarını ödemeye yetecek miktarın üzerinde kaynağa sahip olduğu, borçlu şirketin konkordato tasdik harcını da yatırdığı dolayısıyla davacı şirketin konkordatonun tasdik şartının gerçekleştirdiği kanaatine varılarak sunulan proje kapsamında konkordatonun tasdikine, davacı şahıs yönünden ise kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini...” şeklindeki 2. alternatifli çoğunluğu sağlayamadığı gerekçesi ile konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar, konkordato talep eden ..., alacaklı ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... AŞ ve ... T.A.O vekili tarafından istinaf edilmiştir.Konkordato talep eden ... vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ... yönünden konkordatonun şartlarının oluşup oluşmadığının incelenmediğini, şahsın alacaklıları bakımından konkordato nisabının oluşması bağlamında yerine getiren usuli işlemleri aynı şekilde yerine getirilemediği, nisabın oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılmadığını, dosyada mübrez 29.01.2025 tarihli komiser heyeti raporunun 26. Sayfasında müvekkili ... borçlarına dair yer alan tabloda 5 adet alacaklının yer aldığını, bunların sayıca çoğunluğunun red olduğundan bahisle konkordato nisabının oluşmadığına kanaat getirildiğini, oysa ki bankalara olan alacakların rehinli alacak kategorisinde olduğundan nisap tablosuna dahil edilmemesi gerektiğini, bu bağlamda hatalı bir değerlendirme yapıldığı ve konkordato talebinin reddine verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin alacaklılarına usulüne uygun şekilde duyuru ve bildirim yapılmadığını, bu bağlamda nisabın doğru bir şekilde oluşup oluşmadığının hukuka uygun şekilde değerlendirilememesine sebep olduğundan red kararının bu yönüyle de hatalı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının müvekkili gerçek kişi yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin rehinle teminat altına alınmış alacakları mevcut olup, bilirkişi raporunda rehinli ve adi alacak ayrımı yapılmadığını, müvekkili banka tarafından davacılara kullandırılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere konkordato talep eden tarafından tesis edilmiş 2 adet araç rehni bulunduğunu, İİK 308/h uyarınca rehinli alacaklılarla müzakere yapılması ve rehinli alacağın korunmasının emredici bir kural olduğunu, tasdik edilen projede, müvekkili bankanın rehinli alacağını adi alacak statüsünde değerlendirdiğini veya rehinli alacaklılara tanınması gereken hakları kısıtlamış olduğunu, İİK 305 uyarınca konkordatonun tasdiki için aranan kanuni şartların gerçekleşmediğini, borçluların mali tabloları ve komiser raporları birlikte değerlendirildiğinde, alacaklıların menfaatlerinin ciddi şekilde zarara uğrama riski bulunduğunu, davacı borçluların malvarlığı değerlerinin güncel piyasa rayiçleri üzerinden tam ve doğru bir değerlemesi yapılmadığı, konkordato tasdik kararı ile dengenin alacaklılar aleyhine bozulduğunu ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; konkordato tasdik kararının çok uzun vadeli olarak verilmesi ve oldukça düşük bir faiz oranının belirlenmesinin alacaklıları zarara uğrattığını, bu kararın taraflar arasında eşitsizliğe sebep olduğunu ve konkordatonun amacını aştığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise, davacı firmanın mal varlığı ile orantılı olacak şekilde daha az vadeli ve daha yüksek faizli bir ödeme planı oluşturulması gerektiğini, alacaklıların alacağını 30 ay vade ile düşük faiz ile tahsil etme ihtimalinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın bildirdiği alacağın hiç bir neden gösterilmeksizin tamamının kabul edilmediğini, Mahkemenin 13/03/2026 tarihli ara kararında ... bankası A.Ş'nin 12.622.182,79 TL(adi alacak) üzerinden nisaba dahil edilmesine karar verildiğini, ancak buna rağmen müvekkili bankanın nihai raporda oylamaya dahil edilmediğini ve red oyunun dikkate alınmadığını, bankanın oylamaya dahil edilmemesinin başlı başına kaldırma nedeni olduğunu, komiser heyeti tarafından iflas halinde alacaklıların alacaklarını karşılama ihtimali üzerinde hiç durulmadığını ve iflas kararı ile tasdik kararı arasında hangisinin alacaklılar lehine olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmadığını, davacının konkordato talebinin usule aykırı olduğunu, kanunda sayılan bilgi ve belgelerin eksik olduğunu, bu şekilde konkordatonun tasdikinin de hukuka aykırı olduğunu, konkordato talebinin İİK 286, 287 ve ilgili maddelerinde yer alan yasal düzenlemelere uygun bulunmaması ve sunduğu konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle konkordato talebinin de reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Alacaklı... A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; konkordato başvurusunun İİK 286 maddesinde kanunun aradığı şartları sağlamadığını, istemin usulden reddi gerektiğini, konkordato projesinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkili bankanın alacağının nisapta doğru belirtilmediğini, müvekkili banka alacağının ana para tutarının dahi nisapta belirtilen tutardan fazla olduğunu, bildirilen alacağın reddedildiğine ilişkin taraflarına bildirim yapılmadığını, komiserlerce davacının mal varlığına davacının mal varlığına ilişkin hazırlanan raporların da taraflarına tebliğ edilmediğini, tasdik talep edilen projenin şirket kaynakları ile orantılı olmadığı gibi alacaklılara zarar verme ihtimali yüksek ve başarı ihtimali olmayan bir proje olduğunu, borçlu tarafından ödenecek miktarların enflasyonist ortamda alacaklıları tatmin etmeyeceğini ve mağdur edeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Alacaklı ... TAO vekili istinaf nedenleri olarak; kararda rehinli ve adi alacak ayrımı yapılmadığını, müvekkili bankanın rehinli alacak hakkının göz ardı edildiğini, rehinli alacaklılar için İİK 308/h kapsamında ayrı bir müzakere yapılması ve mahkemece kararda rehinli alacaklara ilişkin ayrıca bir hüküm kurulmasının yasal olarak zorunlu olduğunu, Mahkemenin müvekkili bankanın 4 Milyon Tl'lik rehinli alacağını adi alacaklarla aynı kefeye koyarak, rehin rüçhan hakkını ortadan kaldıracak nitelikte tek tip bir tasdik kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın alacak miktarının eksik hesaplandığını ve hatalı kabul edildiğini, konkordatonun tasdiki şartlarının oluşmadığını, projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığını, sadece soyut tahsilat beklentilerine dayalı projenin başarı olasılığının bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, borçlu şirketin mevcut mali verileri, azalan karlılığı ve artan borç yükü karşısında 30 ay vadede borçların % 25 fazlasıyla ödeneceğine dair tasdik edilen projenin alacaklıları oyalamaktan ibaret olduğunu, İİK 305'te aranan kaynaklarla orantılılık ve başarı ihtimali şartlarının bulunmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Mahkemece; davacı şirket yönünden konkordato tasdiki talebinin kabulüne, gerçek kişi yönünden reddine karar verilmiş, karara karşı konkordato talep eden gerçek kişi, alacaklı ... AŞ, ...AŞ, ... TAO, ... AŞ vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Somut olayda, konkordato talep eden şirket ve gerçek kişi yönünden 20/09/2024 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, bu kararın 24/12/2024 tarihinde 2 ay süre ile uzatıldığı, daha sonra talep eden şirket hakkında 21/02/2025 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet kararının verildiği, 20/02/2026 tarihi duruşmada kesin mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, 20/04/2026 tarihli duruşmada da gerçek kişi yönünden konkordato tasdik talebinin reddine, talep eden şirket yönünden kabulü ile davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarını %25 fazlasıyla ilk taksit ödemesine 20/05/2026 tarihinden itibaren başlamak üzere, 30 aylık dönemde aylık eşit taksitler halinde ödenmesine, buna göre komiser heyeti tarafından sunulan 17/04/2026 tarihli rapor ekinde sunulan ödeme planının bu kararın eki sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, davacı gerçek kişinin yerleşim yeri ve davacı şirketin muamele merkezi Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Öncelikle alacaklı vekillerinin istinaf başvurularının İİK'nun 308/a maddesi kapsamında usul ve yasaya uygun olup olmadığının ve bunun sonucuna göre istinaf yasa yoluna başvuru haklarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ile sonucuna göre işin esasının incelenmesi gerekir.İİK'nun 306/son fıkrası, tasdik kararının mahkemece 288. madde uyarınca ilan edilip ilgili yerlere bildirileceği; anılan Kanunun 308/a bendi ise, konkordatoya itiraz eden diğer alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde kanun yoluna başvurabilecekleri hükmünü içermektedir.

1-... AŞ'nin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Somut olayda mahkemece tasdik kararı Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında 24/04/2026 tarihinde, Ticaret Sicil Gazetesinde ise 22/04/2026 tarihinde ilan edilmiştir. Tasdik kararının en son 24/04/2026 tarihinde Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında edildiği dikkate alındığında, alacaklı ... Bankası'nın İİK'nın 308/a maddesinde belirtilen iki haftalık ilan süresi (son gün 08/05/2026) geçtikten sonra, 11/05/2026 tarihinde hükmü istinaf ettiği gözetildiğinde, alacaklı ... Bankası AŞ'nin süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekir.

2- Yukarıda da belirtildiği üzere tasdik kararının, Basın İlan Kurumu'nun resmi ilan portalında 24/04/2026 tarihinde, Ticaret Sicil Gazetesinde ise 22/04/2026 tarihinde ilan edildiği, alacaklı ... AŞ, ... AŞ, ... Bankası A.Ş'nin istinaf başvurularının, son ilandan itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, tasdik duruşmasının 25/03/2026 tarihinde yapıldığı, alacaklı ... AŞ, ... AŞ, ... Bankası A.Ş'nin 2004 sayılı Kanun'un 304/1 maddesi uyarınca itiraz sebeplerini tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirdiği, buna göre, İİK'nun 308/a maddesi kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilen alacaklılar ... AŞ, ... AŞ, ... Bankası A.Ş'nin istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir."Konkordatonun tasdiki şartları" başlığını taşıyan İİK'nun 305. maddesi aşağıda belirtildiği şekilde düzenlenmiştir."302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:

a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.

b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).

c)Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.

d) 206. ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).

e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir."Mahkeme ancak 305. maddede öngörülen koşullar varsa konkordatoyu tasdik edecektir.Konkordatonun tasdik edilebilmesi için bu koşulların tamamen bir arada olması gerekir.Konkordato projesinin tasdik edilebilmesi için, İİK'nın 302. maddesi uyarınca konkordato projesi, kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısı veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmesi gerekir.Komiser heyetinin 29/01/2026 tarihli 1 yıllık kesin mühlet sonu raporunda; " ... davacı şirket yönünden; şirketin, 31.12.2025 tarihinde 83.288.702,92 TL net satış, buna mukabil 2.332.719,30 TL faaliyet karı elde ettiği, dönem net karı olarak 1.900.562,61 TL olduğu, borçlu şirketin 31.12.2025 tarihi itibariyle kaydi değerli özkaynakları (+)5.270.519,19 TL iken, 31.12.2025 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre öz kaynakları (+) 27.525.279,58 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla, şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, borçlu şirket tarafından sunulan nihai projede yer alan proforma gelir ve nakit akış tablosundaki öngörülerin gerçekçi olduğu, dolayısıyla, şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırabileceği, borçlu şirketin Kanun'da konkordatonun kabulü için alternatifli olarak öngörülen her iki çoğunluğu da sağladığı, kabul/ret durumunun; Konkordato nisabına esas alacaklı sayısının 68 olduğu, konkordatoyu kabul eden alacaklı sayısının 39, reddedenlerin sayısının 29 olduğu, oransal olarak % 57,35 olduğu, konkordato nisabına mesnet teşkil eden alacak tutarının 40.443.323,00TL olduğu, konkordatoyu kabul edenların alacak tutarının 30.151.506,00TL, reddedenlerin alacak tutarının 10.291.816,58TL olduğu, oransal olarak % 75,55 TL şeklinde olduğu, nisap listesinde yer alan ...'nın (1.131.830,50 TL. alacak tutarı) ... yönetimi tarafından alacaklılar toplantısında komiser heyetine ibraz edilen temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'nin borçlu şirketten olan alacağını ... Yöntemi ile temlik ettiği, bu temlik sözleşmesine istinaden alacaklı olarak ... Yönetimi gösterildiği, olası bir iflas halinde adi alacaklıların alacaklarına %63 oranında kavuşabileceklerinin hesaplandığı, şirketin ise konkordato teklifiyle alacaklılarına 2025 Eylül ayından itibaren 36 aylık süreçte alacaklarının %100'ü ve toplam %10 vade farkı ödemeyi teklif ettiği, dolayısıyla konkordatonun olası bir iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu, borçlu şirketin alacaklılarına konkordato nihai projesinde yer verdiğinden daha iyi ödeme koşulları içeren bir teklif sunmasının mümkün gözükmediği, bu haliyle teklifin kaynaklarla orantılı olduğu, konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için 189.398,00 TL tutarında harç yatırılması gerektiği, tasdik için gerekli harcın yatırılması durumunda, konkordatoya tabi borçların %100'ünü 2025 yılı Eylül ayı itibariyle ödemelere (her ayın ilk iş günü) başlanacak şekilde, 36 ay vadede eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilebileceği, bu teklife uygun olarak hazırlanan ödeme planının raporun 10 no'lu ekinde yer aldığı, davacı şahıs yönünden; ...İİK m.302 hükmünde konkordato projesinin kabulü için öngörülen “...Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini...” şeklindeki 2. alternatifli çoğunluğu sağlamadığı, dolayısıyla somut olayda, borçlunun dosyaya sunduğu konkordato ön projesine uygun olmadığı" yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.Konkordato tasdik şartlarına ilişkin alınan 18/02/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; " ...... Bankası A.Ş.'nin ve ... Bankası T.A.O.'nun alacaklarının borçlu Hedef şirketine ait taşınmazlarla değil şirket ortağına ait taşınmazlarla rehin altına alındığı, ancak Komiser Heyetinin çekişmeli alacaklara ilişkin raporunun dayanağı olan Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 18/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda bu hususun atlandığı, ilgili bilirkişilerin raporuna göre ... Bankası A.Ş.'nin 12.622.182,79TL, T. ... Bankası T.A.O.'nun ise 7.375.678,71 TL alacak tutarıyla nisaba dahil edilmesi gerektiği, alacakları ipotek ve araç rehniyle güvence altına alınan... A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden mühlet sonrası dönem için faiz hesabı yapılmadığı, ... T.A.Ş. toplantısından 20 gün, ... Bankası A.Ş.'ni toplantısından 19 gün önce sunduğu dilekçe ile İİK m.302, f.6 uyarınca karar verilmesini talep ettiği ancak Komiser Heyetinin zaman darlığı gerekçesiyle bu talepler hakkında bir inceleme gerçekleştirmediği, süresi içerisinde yapılan bu talepler hakkında karar tesis edilmesi gerektiği, ... T.AŞ., ... Bankası A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin konkordato nisabına mesnet teşkil etmesi gereken alacaklarının tespiti amacıyla bankacı bilirkişi görevlendirilmesi gerektiği, bankacı bilirkişinin raporu sonrasında ... T.A.Ş., ... AŞ., ... A.Ş., ... Bankası A.Ş.'nin adi alacak tutarları toplamının Komiser Heyetinin nisapta dikkate aldığı toplam tutardan 3.237.506,21 TL'den fazla artması durumunda konkordato nisabının sağlanamamış olacağı, bankacı bilirkişiden rapor alındıktan sonra bankacı bilirkişinin ... T.A.Ş, ... A.Ş., ... A.Ş., ... Bankası A.Ş. yönünden tespit edeceği adi alacak tutarları ile ... Bankası A.Ş.'nin 12.622,182,79 TL, T. ... Bankası T.A.O.'nun ise 7.375.678,71 TL alacak tutarıyla nisaba dahil edilmesine yönelik olarak karar verilebileceği, konkordato nisabının yine de sağlandığının ortaya çıkması durumunda, komiser Heyetinin gerekçeli raporunu yeni oluşan nisap cetvellerine göre düzenlemesi, konkordato kaynaklarını yeni oluşan göre yeniden değerlendirmesinin gerektiği " şeklinde tespitlerin yapıldığı anlaşılmıştır. Konkordato tasdik şartlarına ilişkin alınan 17/04/2026 tarihli ek bilirkişi heyeti raporunda; " ... mahkemenin 13/03/2026 tarihli ara kararına, dosyaya ve komiser heyetine sunulan bilgi ve belgelere göre konkordato kabul/ret durumu yeniden hesaplandığında, konkordato nisabının sağlandığının tespit edildiği, Kabul/ret durumu yüzdesel olarak;Konkordato Nisabına Esas Konkordatoyu Kabul Oransal Alacaklı Sayısı Eden Alacaklı Sayısı Olarak 62 40 %64,5Konkordato Nisabına Mesnet Konkordatoyu Kabul OransalTeşkil Eden Alacak Tutarı Edenlerin Alacak Tutarı Olarak 60.282.397,56 TL.30.272.215,93 TL.%50,21şeklinde olduğu, Konkordato nisabının sağlanmasında, kök rapordan sonraki süreçte ... T.A.Ş.'nin nisaba dahil edilmesi gereken 2.275,463,87 TL ve ... AŞ'nin nisaba dahil edilmesi gereken 1.131.830,50 TL tutarındaki alacaklarının üçüncü kişilerce ödenerek kapatılması ve ödeyen kişilerin ödedikleri tutar için borçlu şirketten herhangi bir talepte bulunmayacaklarını beyan etmelerinin doğrudan etkili olduğu, bu alacakların ödendiği ... T.A.Ş. ve ... A.Ş. (... A.Ş.) vekillerinin mahkemeye sundukları dilekçelerde de yazılı olduğu, borçlu şirketin, kök rapor düzenlendikten sonraki süreçte ödeme planında alacaklıların lehine olacak şekilde düzeltmeye gittiğinin görüldüğü, önceki teklifte, konkordatoya tabi borçların tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 6 ay geri ödemesiz, 36 aylık vadede %10 fazlasıyla eşit taksitler halinde ödeneceği belirtilmişken, revize edilen teklif metnine göre, ödemeler 30 aylık süreçte %10 fazlası ile gerçekleştirileceği, yeni ödeme planı alacaklıların lehine olup sunulan projedeki gelir projeksiyonlarının tarihleriyle de uyumlu olduğu, borçlu şirketin teklifinde alacaklılara alacaklarının %10 fazlasıyla ödenmesi teklif edildiği, fakat şirket oluşturabileceği kaynaklarla borçlarını %25 fazlasıyla da ödeyebilecek durumda olduğu, dolayısıyla “Konkordatoya tabi borçların %10 fazlasıyla, 20/05/2026 tarihinden itibaren 30 aylık süreçte aylık eşit taksitler halinde ödenmesi” şeklindeki revize edilen teklifin kaynaklarla orantılılık şartını sağlamadığı, teklifin “Konkordatoya tabi borçların %25 fazlasıyla, 20/05/2026 tarihinden itibaren 30 aylık süreçte aylık eşit taksitler halinde ödenmesi” şeklinde revize edilmesi durumunda kaynaklarla orantılılık şartının sağlanmış olacağı, borçlu şirket tarafından komiser heyetince orantılı olduğu belirtilen ödeme planına göre ödemelerin yapılacağının taahhüt edilmesi durumunda, “Konkordatoya tabi borçların %25 fazlasıyla, 20/05/2026 tarihinden başlamak üzere 30 aylık dönemde aylık eşit taksitler halinde ödenmesine” karar verilebileceği, bilirkişi heyeti olarak orantılı olarak değerlendirilen ödeme planına göre tasdik kararı verilebilmesi için 171.051,30 TL tutarında harç yatırılması gerektiği, borçlu şirketin ise, Komiser Heyetince konkordatoya tabi olmayan borçlar da dahil edilerek hesaplanan tutara istinaden 189.398,00 TL tutarında harç yatırdığının anlaşıldığı, " şeklinde tespitlerin yapıldığı anlaşılmıştır.Konkordato talep edenler vekilinin 17/04/2026 tarihinde sunduğu beyan dilekçesi ile; 17/04/2026 tarihinde sunulan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda konkordatoya tabi borçların %25 fazlasıyla, 20/05/2026 tarihinden itibaren 30 aylık süreçte aylık eşit taksitler halinde ödeneceği taahhüt ettiklerini belirttiği anlaşılmıştır. Komiser heyeti tarafından 17/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde, bilirkişi heyeti ek raporunda 20/05/2026 tarihinden başlayarak 30 aylık vadede %25 fazlası ile ödenmesi uygun görülen ve davacı vekili tarafından kabul edilen ödeme planını sundukları anlaşılmıştır.Mahkemenin 02/02/2026 tarihli ara kararı gereği; davacı tarafça 189.398,00 TL. tutarındaki tasdik harcının 12/02/2026 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır. İİK'nın 302. maddesi uyarınca alacaklının konkordato nisabında hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Çekişmeli alacağın nisaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına dair yapılan inceleme, alacağın esasına ilişkin ayrıntılı bir inceleme olmayıp, yalnızca söz konusu alacaklılara oy hakkı tanınıp tanınmayacağına yöneliktir. Alacağın mevcudiyeti ve miktarı hakkındaki karar, söz konusu alacağı esastan inceleyecek mahkemeye ait olacaktır.Somut yargılamada, kesin mühlet içerisinde komiser heyeti tarafından yapılan alacak kayıtları ile ilgili itiraz eden alacaklıların yapmış oldukları itirazlar ve çekişmeli hale gelen alacaklarla ilgili, mahkeme tarafından komiser heyetinden rapor alınarak 13/03/2026 tarihli ara karar ile alacaklıların nisaba dahil olacak alacak miktarı tespit edilmiştir. Çekişmeli alacağın nisabı ne oranda katılacağına mahkemece karar verilmiş olup, mahkeme ara kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, itiraz eden alacaklı bankaların nisapta dikkate alınan alacaklarının eksik gösterildiğine dair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Ayrıca İİK'nın 308/b maddesi uyarınca tasdik kararında çekişmeli alacaklara pay ayrılabileceği, bu hususta bir zorunluluk bulunmadığı, çekişmeli alacak için dava açılması ve bu davanın kabulü halinde alacaklının çekişmeli alacağını tasdik kararına göre tahsil edebileceği gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin çekişmeli alacaklara pay ayrılmaması yönündeki takdirinde de hukuka aykırılık görülmemiştir.Yargıtay 6. HD'nin 2023/2780 Esas, 2023/3149 Karar sayılı kararında; borca batık olmayan, malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat talep etmesinin İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin davacının malvarlığı ile uyumlu olmadığı sonucuna varılması ve konkordatonun ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmaması gerektiğine değinilmiştir.Somut olayda, 31.12.2025 tarihli rayiç değer bilançosuna göre davacı şirketin öz kaynak tutarı (+)27.525.279,58 TL olup, şirket borca batık değildir.Davacılar vekilinin 17/04/2026 tarihinde sunduğu beyan dilekçesi ile; 17/04/2026 tarihinde sunulan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda konkordatoya tabi borçların %25 fazlasıyla, 20/05/2026 tarihinden itibaren 30 aylık süreçte aylık eşit taksitler halinde ödeneceği taahhüt ettiklerini belirtmiş ve herhangi bir tenzilat öngörmemiştir. Mahkemece İİK'nın 305/son fıkrası gereğince borçların % 25 faiz ile ödenmesi kaydıyla konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. Görüleceği üzere Mahkemece tasdik talebinin kabulüne karar verilerken revize edilen rakamların dikkate alındığı anlaşılmıştır. Buna göre, herhangi bir tenzilat öngörülmesi bir tarafa proje ile öngörülen faizin miktarı arttırıldığı gibi taksitlerin sayısı da kısaltılmıştır. Tasdik duruşmasının 20/04/2026 tarihinde yapılması ve kısa bir ödemesiz dönemden sonra 20/05/2026 tarihinden itibaren borçların ödenmesinin taahhüt edilmesi, ayrıca herhangi bir tenzilat yapılmadan faiz eklenerek borçların ödenmesinin teklif edilmesi karşısında, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu şartının sağlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle alacaklı ... A.Ş. vekilinin teklif edilen tutarın borçlunun malvarlığı ile orantılı olma şartının sağlanmadığına dair istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Alacaklı ... rehinli adi alacaklı ayrımı yapılmadığını, rehinli alacakların ayrıca gösterilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporlarından alacaklı banka lehine ipotek verilen taşınmazın borçlu şirkete ait olmadığı, dolayısıyla 3. Kişi rehniyle teminat altına alınan alacağın konkordatoya adi alacak olarak nitelendirilerek nisaba dahil edilmesi gerektiği dikkate alındığında, alacaklı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle hesap edilen alacak miktarının tamamının nisaba dahil edildiği anlaşılmakla alacaklı bankanın bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Alacaklı ... rehinli adi alacak ayrımı yapılmadan rehinli alacağın adi alacak statüsünde değerlendirildiğini ileri sürmüş ise de 11.03.2026 tarihli bankacı bilirkişi raporunda alacaklı bankanın alacağı, 2.090.000 TL rehinli+ 418.243,56 TL adi alacak olmak üzere 2.508.243,56 TL olarak hesaplanmış ve Mahkemenin 13/03/2026 tarihli ara kararı ile bu şekilde nisaba dahil edilmiş olup, alacaklı bankanın alacağının rehinle temin edilen kısmının konkordatoya tabi olmayacağı dikkate alındığında bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Yapılan açıklamalar uyarınca sonuç olarak, konkordatonun İİK'nun 302. maddesinde belirtilen nisapla kabul edildiği, teklif edilen tutarın şirketin kaynakları ile orantılı ve iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu, belirlenen tasdik harcının yatırıldığı, teminat verilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla İİK'nun 305. maddesinde düzenlenen tasdik şartları oluştuğundan mahkemece konkordatonun tasdikine yönelik tesis edilen karar usul ve yasaya uygun olup alacaklı bankaların tasdik şartlarının oluşmadığına yönelik istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir.Öte yandan tesis edilen tasdik kararı ile birlikte İİK'nun 306/2 maddesi uyarınca, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli olarak atanan kayyımın 06/07/2026 tarihli raporunda, şirketin 2. Taksit ödemelerini gerçekleştirdiği yönündeki tespitinin tasdik kararından sonraki sürecin de olumlu olarak ilerlediğini gösterdiği anlaşılmaktadır.

3-Konkordato talep eden ...'nin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde; İlk derece Mahkemesince konkordato talep eden gerçek kişi yönünden kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacakların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini şeklindeki alternatif çoğunluğu sağlayamadığı gerekçesiyle konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. 29.01.2025 tarihli komiser heyeti raporunda konkordato talep eden gerçek kişinin borçlarına dair tabloda 5 adet alacaklının yer aldığı, bunlardan bir tanesinin kabul 4 kişinin red oyu verdiği İİK 302 maddesi hükmünde konkordato projesinin kabulü için 2 alternatifli çoğunluğun da sağlanamadığı belirtilmiştir. Bu durumda konkordato talep eden gerçek kişi yönünden konkordato tasdik talebinin şartları oluşmadığından konkordato talep eden gerçek kişi yönünden talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, alacaklı ... Bankası A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, ilk derece Mahkemesi kararından usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden konkordato talep eden gerçek kişinin ve alacaklı ... TAO, ... AŞ, ... AŞ'nin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/680 Esas, 2026/402 Karar sayılı ve 20/04/2026 tarihli kararın usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep eden gerçek kişinin ve alacaklılar ... TAO, ... AŞ ile ... AŞ vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,

2-Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun usulden REDDİNE,

3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları konkordato talep eden gerçek kişi ve alacaklılar ..., ... TAO, ... A.Ş ile ... A.Ş tarafından ayrı ayrı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

4-Konkordato talep eden gerçek kişi ve alacaklılar ... Bankası A.Ş, ... TAO, ... AŞ ile ... AŞ. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/a maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09.07.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/881, K. 2026/1049, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-881-e-2026-1049-k-838e7b26265a