İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1265 E. 2026/552 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1265
- Karar No
- 2026/552
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1265 KARAR NO : 2026/552
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 06/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili tarafından ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan ... harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin ve şirket ortakları müvekkillerinin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu’nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK.’NIN 288. maddesi çerçevesinde ilanına, İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre (vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları prim, idari para cezaları dahil) yapılan takipler de dahil olmak üzere; hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkilleri aleyhine hiçbir takip yapılamayacağından yeni takip yapılmasının yasaklanmasına, yapılmış takiplerin iptaline, Evvelce başlayan takiplerin -ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz kararları dâhil durdurulmasına, davacılar hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının önlenmesine, davacıların teminatlı taşınmazlarının paraya çevrilmesinin talep edilmesi halinde İİK. 150/b. Maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip, davacı şirketlere ödenmesine, davacıya ait muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirketlere iadesine, davacının geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının İhtiyati Tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, davacının bankalarda mevcut hesaplarındaki paraların- konkordato sürecinde hesaplara gelecek paralar da dahil olmak üzere- üzerine herhangi bir haciz, e-haciz, ihtiyati haciz ve bloke konulmasının yasaklanmasına ve bankalarca tek taraflı olarak bu hesaplara blokaj, takas, mahsup, rehin haklarının uygulanmasının yasaklanmasına, davacı adına açılacak olan banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altına alınmasına, bu hesaplara gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, davacının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dâhil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirketlere ödenmesine, davacıların 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, tensiben derhal ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete komiser tayinine, davacılara tahsis edilen elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak tedbir kararından evvel doğmuş elektrik, su ve doğalgaz borçları ile ilgili sunulan kamu hizmetlerinin tedbiren kesilmemesine, davacıların konkordato taleplerinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/09/2025 Tarih ...Esas ve ... sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 04/02/2026 tarih ... Esas ve... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verildiği ve Kapatılan ... 3. ATM'nin ...Esas sırasına kaydının yapıldığı ve birleştirme kararının akabinde Mahkememizin ... Esas sırasından yargılamasına devam olunmuştur. Mahkememiz dosyasında düzenlenen 06/03/2026 tensip tutanağı ile "...İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 04.02.2026 tarihli kaldırma ilamı, konkordato komiser raporları ve mevcut mali veriler birlikte değerlendirildiğinde; özellikle şirket bilançosunda yer alan “verilen sipariş avansları” hesabının gerçekliği, bu hesapta yer alan çeklerin hukuki ve ekonomik niteliği, şirket aktiflerinin rayiç değerlere göre borca batıklık durumu ve konkordato projesinin güncel uygulanabilirliği hususlarında eksik inceleme bulunduğu anlaşılmakla..." Mahkememizce daha öncesinde görevlendirilen komiser heyetinden ek değerlendirme raporu sunulması istenilmiş, duruşması 07/05/2026 tarihine atılı bırakılmış, celse de "Borçlu tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile geçici komiser heyetinin raporu gözönüne alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşıldığından İİK'nın 289/3 ncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davacı (borçlu) ...ŞİRKETİ ve davacı (borçlu) ... (T.C. NO: ...) hakkında 07/05/2026 TARİHİNDEN İTİBAREN 3 AY 22 GÜN SÜRE İLE KESİN MÜHLET VERİLMESİNE,(Daha önce kullanılan kesin mühlet süresinin düşülmesi nedeniyle)" karar verilmiş, borçluların mal varlıklarının kesin mühlet kapsamında korunması için gerekli tedbir ve önlemler alınmıştır. Komiser toplantı tutanağı ile; konkordato talep eden şirketin tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına, şirkete ait stoklar hesabı altındaki gayrimenkullerin ve binalar hesabı altındaki gayrimenkullerin rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine dair toplantı tutanağı mahkememizce onaylanmıştır. Konkordato komiserleri ..., ...ve ... tarafından mahkememize sunulan 25/06/2026 tarihli raporunda ; "...Borçlular hakkında 07.05.2026 tarihinden itibaren 3 ay 22 gün süreyle kesin mühlet verilen ...ŞİRKETİ ile gerçek kişi borçlu... isimli şahsın faaliyetlerine Heyetçe nezaret edildiğini, geçici mühlet tarihli mali tablolar ile 30.04.2026 tarihli mali tablolar mukayese konkordato projelerinin başarılı olup olamayacaklarının değerlendirildiğini, 1....'"ın fiili faaliyet konusu; sulama barajı ile içme suyu göleti inşası olup bu kapsamda tarımsal sulama ve içme suyu göletlerine ilişkin söz konusu inşaat işlerinin hafriyatı, dolgusu, yükseltilmesi, borularının döşenmesi, mekanik işlerinin yapılması ve nihai olarak suyun göletten dağıtılması aşamasına kadar bütün imalatın yapılmasıdır. 2.Şirket sahip olduğu demirbaşları, taşıtları, makine, cihaz, teçhizatları ve personeliyle faaliyetlerine devam etmektedirler. 2026/Nisan döneminde ortalama istihdam edilen personel sayısı 25''tir. 3.Şirketin ödenmeyen SGK ve personel borcu bulunmamaktadır. Şirketin vergi borçları ödenmemektedir. Bilançolarda görünen tutarlar bu türden borçların tahakkuk ve ödeme tarihleri arasında geçen süreden kaynaklanmaktadır. 4.6102 sayılı TTK'nın 376'ncı maddesi kapsamında, aktiflerin, “işletmenin devamlılığı” esasına göre (kaydi) düzenlenen 30.04.2026 tarihli bilançoya göre şirketin özkaynakları 32.676.656.21 TL'dir. Aynı tarihli aktiflerin “muhtemel satış fiyatı” esas alınarak (rayiç) düzenlenen bilançoya göre ise özkaynakları 45.282.504,48 TL'dir. Dolayısıyla şirket hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda değildir. 5.Şirketin 2024 ve 2025 yılları ile 2026 yılının ilk 4 aylık dönem faaliyetleri sırasıyla 4.676.044,90 TL, 1.647.574,89 TL, 2.910.779,84 TL zararla sonuçlanmıştır. 6.Şirket tarafından sunulan revize projede, konkordatoya tabi adi borçların; 2026 yılı Temmuz ayı itibariyle aylık taksitler halinde olmak üzere (her ayın 1-5'i adasında) toplam 18 ay vadeli ve eşit taksitlerde, 90100 anapara (tenzilatsız) üzerinden ve ayrıca anapara tutarına 18 aylık süre için bir defaya mahsus 9025 faiz verilerek ödeneceği, rehinle temin edilmiş olan borçların ise şirket gayrimenkulleri üzerinde bulunan ipotekler doğrultusunda 2026 yıl sonuna kadar bankalar ile yapılacak vefa/satış tabanlı sözleşmeler kapsamında ek %35 faiz verilerek ödeneceği belirtilmiştir. 7.Şirket tarafından borçların ödenmesine ilişkin 217.419.027,11 TL konkordato kaynağı sunulmuş olup bunun *477'si şirket adına kayıtlı 17 adet gayrimenkul ile şirket ortağı adına kayıtlı 3 adet gayrimenkulün satışından beklenen tutarlardan oluşmaktadır. 8.Şirket rehinli borçlarına geçici mühlet tarihinden bu yana faiz işletmemiş, mali tablolarında borcunu eksik göstermiştir. Şirketin toplam borcu Heyetimizce 195.369.052,18 TL olarak tespit edilmiş, ödeme teklifine göre bunlar içi 84.582.980,91 TL faiz hesaplanmıştır. Bu son durumda şirketin ödeme teklifine göre alacaklılara ödenecek toplam tutar 279.952.033,09 TL'dir. 9.Heyetimizce yapılan değerlendirmede, ...'ın konkordato kaynaklarının %77'sini oluşturan “gayrimenkul satış geliri” kaleminin öngörülen sürede (2026 yılı) gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı, satışı öngörülen gayrimenkullerin (20 adet) tamamı üzerinde alacaklı bankaların ipoteği, bazı gerçek ve tüzel kişilerin hacizleri bulunduğu, borçluların bunların satışına ilişkin somut bir çaba içinde olmadıkları, geçici mühlet tarihinden bu yana yaklaşık 21 ay geçmesine rağmen hiçbir gayrimenkul satışı yapılmadığı, aynı şekilde mühlet öncesinde de satış yapılmadığı, Heyetimizin görevlendirilmesinden sonra Şirket tarafından bu yönde Sayın Mahkemeden bir talepte bulunulmadığı, dolayısıyla bu gayrimenkullerin satışına ilişkin borçluların iradelerinin de gerçek anlamda oluşmadığı; bir an için bunların öngörülen sürede satışlarının gerçekleşebilecek olduğu düşünülse bile yaklaşık 109.268.005,98 TL kaynak açığı bulunduğu, bir başka ifade ile alacaklılara ödenmesi öngörülen tutardan 109.268.005,98 TL eksik tutarda kaynak sunulduğu, nihai olarak konkordatonun başarıya ulaşma imkânının bulunmadığı, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kesin mühletin ... yönünden kaldırılabileceği kanaat ve sonucuna varılmıştır. -Heyetimizce yapılan ... yönünden yapılan değerlendirmede; şahsın tacir olmadığı, konkordato kaynaklarının %100'ünü oluşturan “gayrimenkul satış geliri” kaleminin öngörülen sürede (2026 yılı) gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı, satışı öngörülen gayrimenkullerin (12 adet) tamamı üzerinde alacaklı bankaların ipoteği, bazı gerçek ve tüzel kişilerin hacizleri bulunduğu, borçlunun bunların satışına ilişkin somut bir çaba içinde olmadığı, geçici mühlet tarihinden bu yana yaklaşık 21 ay geçmesine rağmen hiçbir gayrimenkul satışı yapılmadığı, aynı şekilde mühlet öncesinde de satış yapılmadığı, Heyetimizin görevlendirilmesinden sonra...tarafından gayrimenkul satışı yönünde Sayın Mahkemeden bir talepte bulunulmadığı, dolayısıyla bu gayrimenkullerin satışına ilişkin ...”ın iradesinin de gerçek anlamda oluşmadığı; bir an için bunların öngörülen sürede satışlarının gerçekleşebilçcek olduğu düşünülse bile yaklaşık 105.268.727,74-TL kaynak açığı bulunduğu, bir başka ifade ile alacaklılara ödenmesi öngörülen tutardan 105.268.727,74 TL eksik tutarda kaynak sunulduğu, nihai olarak konkordatonun başarıya ulaşma imkânının bulunmadığı, takdir. Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kesin mühletin... yönünden kaldırılabileceği kanaat ve sonucuna varılmıştır." yönünde beyanda bulunmuşlardır. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709). Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir [Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15]. Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tabi olmayan borçlular ile iflâsa tabi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir. Konkordato konusunda yapılan diğer bir ayrım ise, adi (alelade) konkordato ve mal varlığının terki suretiyle konkordatodur. Mal varlığının terki suretiyle konkordato türünde, borçlunun mali durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanmaz. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun iki şekilde yapılacağı kabul edilmektedir. Bunlardan ilki, borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara bırakması ve alacaklıların da borçlunun mal varlığını satarak ele geçen paradan alacaklarını tahsil etmeleridir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun diğer bir görünüm şekli ise, belirli vadelerde alacaklılara ödeme yapması kaydıyla, mal varlığının tamamının ve bir kısmının üçüncü kişiye devredilmesidir. Bu ihtimalde, alacaklılar alacaklarını borçlunun mal varlığının üçüncü kişiye devrinden elde edilen parayla tahsil etmektedirler. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu borçlarını belli şartlar dâhilinde ödemeyi değil, mal varlığının aktifi üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara (veya üçüncü kişiye) devretmeyi teklif etmektedir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoya niteliğine aykırı düşmedikçe adi konkordatonun hükümleri (2004 sayılı Kanun md. 285 ilâ 308/g) uygulanır (Pekcanitez/Erdönmez s. 6 vd.). Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve 2004 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesi ister (2004 sayılı Kanun md. 285-287). Asliye ticaret mahkemesi 286 ncı maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici üç aylık mühleti verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (2004 sayılı Kanun md. 287). Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder. Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir. Geçici mühletin ilanı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilandan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288). Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2). Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir. Konkordatonun geçici mühlet içerisinde başarıya ulaşmayacağına kanaat getirilmişse, borçluya kesin mühlet verilmez ve konkordato talebinin reddi doğrultusunda karar oluşturulur. Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine dair kararlar 2004 sayılı Kanun'un 288 inci maddesi uyarınca ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir. Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı ay daha uzatılabilir (2004 sayılı Kanun md. 289/5). Mahkemece, kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak koşuluyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Bu durumda, alacaklıları hukuki nitelik itibariyle birbirinden farklı alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir. Bu konuda komiserin de görüşü alınır (2004 sayılı Kanun md. 289/4). Kesin mühlet içerisinde komiser, konkordatonun hazırlanmasına ilişkin işlemleri gerçekleştirir. Kısaca belirtmek gerekirse, bunlar aktif ve pasifin tespit edilerek aktif defterlerinin tutulması ve değerlerinin takdiri, alacakların bildirilmesi için 2004 sayılı Kanun'un 288 inci maddesine göre ilan yapılması, borçlunun yazdırılan alacaklara tamamen veya kısmen kabul veya ret şeklinde beyanlarının alınması (2004 sayılı Kanun md. 299), çekişmeli alacaklar hakkında dosyanın asliye ticaret mahkemesine sunularak bu alacaklar hakkında konkordato oylamasına katılıp katılmayacakları bakımından karar alınması, rehinli alacak müzakerelerinin yapılması, alacaklılar toplantısı ve oylamaların tutanakla tespiti (2004 sayılı Kanun md. 302), alacakların geçerli ve sağlıklı olup olmadıklarının borçlunun ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle tespiti ve bu konuda oluşan kanaatin ticaret mahkemesine sunulan raporda belirtilmesi ve konkordato mühleti içerisinde dosyanın asliye ticaret mahkemesine konkordatonun tasdiki veya reddine karar verilmek üzere sunulması ve sonuçta asliye ticaret mahkemesinin duruşma günü ilan ederek, komiseri dinleyerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak, tasdik veya ret kararı vermesidir. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, borçlu iflâsa tabi ise, konkordatonun reddi ve doğrudan iflâs sebeplerinin varlığı hâlinde borçlunun iflâsının açılmasına da karar verilecektir. İİK'nın 292.maddesi hükmü "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir." şeklinde olup mahkeme yukarıda ki sebeplerden birinin varlığını tespiti hâlinde borçlunun konkordato talebini reddedecektir. Yukarıda yapılan genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce bozma öncesi ... esas no'lu davada şirketin konkordato projesinde belirtilen kaynakların önemli bir bölümünün yetersiz olduğu ve dolayısıyla talep edilen vadelerde borçların tamamının ödenmesinin mümkün olmadığı, davacı şirketin konkordato revize projesinde öngörülen teklifin gerçekleşme ihtimalinin son derece düşük olduğu, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı kanaatine varılarak İİK'nun 292.madde de, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa tabi borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiş olması nedeniyle borçluların konkordatonun başarıya ulaşmayacağı gerekçesiyle iflasa tâbi borçlu şirketin iflasına, şirket yetkilisi yönünden de konkordato talebinin reddine karar verilmiş, İstanbul B.A.M. 45. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, avans kaydında yer alan çeklere yönelik vade tarihleri ve miktarları da bildirilerek güncel durum itibariyle konkordato talep eden şirketçe iade alınıp alınmadığı ve karar tarihine en yakın verilerle güncel durumu itibariyle şirketin borca batık olup olmadığı konusunda rapor aldırılarak, karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstanbul B.A.M. 45. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı sonrası dosya komiser heyetine tevdii edilerek ve davacılara yeniden kesin mühlet verilerek komiser heyetinden rapor alınmış ve düzenlenen raporda şirketin faaliyetlerine devam ettiği, kaydi ve rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, 2024-2025 ve 2026 yılının ilk 4 aylık faaliyet döneminin zararla sonuçlandığı, şirket tarafından borçların ödenmesine ilişkin konkordato kaynağı olarak gösterilen taşınmazlar üzerinde ipotek ve haciz bulunduğu ve bu taşınmazların satışına ilişkin bir çaba olmadığı, söz konusu taşınmazlar satılsa bile 109.268.005,98-TL kaynak açığı bulunduğu ve konkordatonun başarıya ulaşma imkanının olmadığı tespit edilmiş, ayrıca borçlu ... yönünden de konkordato kaynaklarının tamamının gayrimenkul satış geliri olarak gösterildiği ve rapor tarihine kadar hiçbir satış yapılmadığı, gayrimenkul satışı yapılsa bile kaynak açığının tamamlanamayacağı ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Davacılar tarafından konkordato komiser raporuna karşı yapılan itirazda, devam eden bir kısım projelerin tamamlanma aşamasına yaklaştığı ve raporun düzenlenmesinden sonra davacı şirketin ... işine ilişkin 24 no'lu hakediş kapsamında 27.07.2026 tarihinde ... hesabına net 25.777.402,14 TL ödeme yapıldığı, ...'nde üretimin kesintisiz şekilde devam ettiği, Temmuz 2026 itibarıyla 24 no'lu hakediş düzenlendiği ve tahakkuk tutarı 33.490.671,54 TL seviyesine ulaştığı, ayrıca proje kapsamında halen 173.853.069,74 TL tutarında bakiye iş bulunmakta olduğu belirtilerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve süre talebinde bulunulmuştur. Davacılara 24/09/2024 tarihinden itibaren geçici mühlet verildiği, daha sonra 24/12/2024 tarihinden itibaren kesin mühlete geçildiği ve kesin mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı gerekçesiyle iflas ve red kararı verildiği, kararın istinafça kaldırılması üzerine 07/05/2026 tarihinden itibaren tekrar kesin mühlet verildiği, ancak geçici mühletin verildiği tarihten günümüze kadar geçen sürede davacı şirketçe konkordato projesinde kaynak olarak gösterilen hiçbir taşınmazın satışının yapılmamış olması, bu yönde bir girişimin bulunmadığının anlaşılması, kaynak olarak gösterilen taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti neticesinde muhtemel satış fiyatlarının projede belirtilen satış fiyatlarının altında kalması, ayrıca ilgili taşınmazların rehinli-ipotekli olduğunun anlaşılması, şirketin rehinli borçlarına ilişkin mühlet tarihinden itibaren işleyen faizlerin komiser heyeti tarafından hesaplanarak tespit edilen adi borçlara eklenmesi sonucu ödenmesi gereken borç tutarının 279.952.033,09-TL olarak tespiti ve taşınmazların rayiç değerlerinin mahsubu sonucu sunulan projeye göre 109.268.005,98-TL kaynak açığı tespit edilmesi, şirketin 2024-2025 ve 2026 faaliyet döneminin zararla kapatılması karşısında davacıların konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığı kabul edilmiş, davacıların tahakkuk eden ve hesaba girdiğini beyan ettikleri paraların hesapta olduğu kabul edilse bile tespit edilen kaynak açığının kapanmaması nedeniyle yeniden süre verilmesi ve rapor alınması talebi kabul edilmemiş, ilk geçici mühlet tarihinden karar tarihine kadar geçen süre dikkate alınarak devam eden kaynak açığı, faaliyet dönemlerinin zararlar kapatılması, kaynak olarak gösterilen taşınmazların satışının yapılmamış olması hususlar değerlendirilerek davacıların konkordato projesinin başarıya ulaşma imkanı olmadığı kabul edilmiş ve komiser heyeti tarafından düzenlenen raporda şirketin borca batık olmadığı hususu da gözetilerek, her iki borçlu yönünden konkordato talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Konkordato talep edenler lehine hükmedilen tüm ihtiyati tedbirlerin hüküm tarihi olan 06/08/2026 itibarıyla kaldırılmasına, komiser heyetinin görevinin hüküm tarihi itibarıyla sonlandırılmasına, tedbirlerin kaldırıldığının ilgili mercilere bildirilmesine, ihtiyati tedbirlerin kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği hususunun Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalı ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulünce ilanına, 3-Davacı/konkordato talep eden ... ŞİRKETİ'nin borca batık olmaması nedeniyle iflasına karar verilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.464,00-TL(732,00-TLx2)'nin başlangıçta peşin alınan 1.230,80-TL'den tahsili ile bakiye kalan 233,80-TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilgili taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Konkordato talep edenler tarafından yatırılan yargılama giderinden arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde talep edenlere iadesine, Dair; davacılar vekili ile bir kısım alacaklı vekillerinin yüzlerine karşı, hükmün davacı tarafa tebliğinden ve alacaklılar yönünden ilan tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/08/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır