Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/770 E. 2026/1268 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/770
- Karar No
- 2026/1268
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/770 KARAR NO : 2026/1268
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :24/02/2026 tarihli ek karar NUMARASI :2025/410 D.İşEsas - 2025/412 Karar İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN :... - ... VEKİLİ :Av. ... - ... İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ EDEN KARŞI TARAF :... -... VEKİLLERİ :Av. ... - ... DAVA :İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ :19/12/2025 TALEP :İhtiyati Haciz Kararına İtiraz TALEP TARİHİ :02/01/2026
KARAR TARİHİ :26/06/2026 KR. YAZIM TARİHİ :16/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/11/2024 vadeli ve 2.100.000,00 TL bedelli senetten dolayı karşı taraftan alacaklı olduklarını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince 19/12/2025 tarihli karar ile; "... İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; Alacak miktarının % 15'i oranında nakdi teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi yada teminat mektubu ibraz edilmesi halinde borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslar üzerindeki hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının İcra ve İflas Kanunu'nun 257 maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin İstanbul’da bulunması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, ihtiyati hacze dayanak yapılan senedin müvekkil şirket kayıtlarında yer almadığını ve senedin düzenlenmesini gerektirecek bir borç ilişkisinin bulunmadığını, senetteki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını, senedin şirketten azledilen eski yönetim kurulu üyesi Tayfun Düzgün tarafından geriye dönük ve sahte olarak düzenlendiğini, senet alacaklısı görünen şahıs ile azledilen üyenin danışıklı hareket ettiğini, ayrıca müvekkilinin yerleşim yerinin belli olması ve mal kaçırma girişiminin bulunmaması nedeniyle ihtiyati haciz şartlarının (İİK m. 257) oluşmadığını beyan ederek; öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve dayanaksız verilen ihtiyati haciz kararının tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... İtirazın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı karşı taraf vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararının açıkça İİK'nın 265. maddesine aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talebine ilişkin şartlar oluşmadan verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından belirlenen teminat bedelinin hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. İhtiyati haciz talep eden vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu bonoda açıkça Kocaeli yetkili olduğu yazılı olup yetki itirazının dayanağının bulunmadığını, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, teminat miktarının makul ve yeterli olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/02/2026 tarih, 2025/410 D.İş Esas - 2025/412 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 19/12/2025 tarihli D.İş kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, karara karşı, karşı tarafın süresinde itiraz etmesi üzerine 24/02/2026 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden Mista Gayrimenkul vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İİK'nın 257/1 maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." İİK'nın 257/2 maddesi; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." İİK'nın 258/1 maddesi; "... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur... " hükmü düzenlenmiştir. Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir. İİK'nın 265/1. maddesindeki; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." şeklindeki hüküm ile itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. İhtiyati hacze itiraz edenler, mahkemenin yetkisine itiraz etmişlerdir. İhtiyati hacze dayanak bir adet bonodur. 2004 sayılı İİK’nın 50. ve 6100 sayılı HMK’nın 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nın 6. maddesi, "Genel yetkili mahkeme, dava açıldığı tarihte davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir" hükmünü içermektedir. İİK'nın 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK'nın 447/2. maddesi atfıyla aynı Kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir. Buna göre, bonoya dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (6102 sayılı TTK'nın 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edilir) (HMK. 10. md.) ve ayrıca İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir. 6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Söz konusu hüküm ile yetki sözleşmesi yapılmasında, tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olması aranmıştır. Diğer bir anlatımla, maddedeki tacirden anlaşılması gereken, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Ticari işten kaynaklanan sözleşme olsa dahi bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak yapılan yetki sözleşmesinin bir tarafının tacir olmayan gerçek kişi olması mümkün değildir. Somut olayda; takip dayanağı bonolarda bonoyu tanzim eden (Mista Gayrimenkul Yatırım AŞ) ve lehdar (Tanhak Enerji Tic. A.Ş) tacir oldukları görülmekle yetki şartı geçerli olup bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Karşı taraf vekilince teminat bedelinin hakkaniyete açıkça aykırı olduğundan bahisle itiraz edilmiş ise de alacak bedelinin %15 oranında teminat alınmasında usul ve yasaşa aykırılık bulunmamaktadır. Diğer itiraz sebepleri bakımından eldeki uyuşmazlıkta alacağın dayanağının kambiyo senedi olan bono olması, bononun zorunlu unsurlarını taşıması ve bononun kayıtsız şartsız borç ikrarı içermesi, itiraz eden borçlunun itirazının uyuşmazlığın esasına ilişkin olması ve anılan hükümdeki (İİK m.265) itiraz sebeplerinden olmaması nedeni ile istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; karşı taraf vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2026
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*