Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2279 E. 2026/143 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2279
Karar No
2026/143
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/2279 KARAR NO : 2026/143

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2026 NUMARASI : 2025/1023Esas 2026/486Karar

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLLERİ : Av. ... - DAVA : Şirketin İhyası Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/415 E. 2026/322 K. sayılı Dosyası DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Şirketin İhyası İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :30/09/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2026 tarihli 2025/1023 Esas 2026/486 Karar sayılı kararı aleyhine birleşen davada davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Asıl dava davacısı dava dilekçesi özetle: şirket ihyası istemli dava açıldığını, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil No.su ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sağlık Hiz. Ve Tıbbi Mal. Paz. Tic. Ltd. Şti ticaret sicilinden terkin edildiğini, davacı tarafça şirket aleyhine ikame edilen .... İş Mahkemesinin 2025/228 esas sayılı dosyası ile açılmış dava bulunduğunu, bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyası gerektiği ileri sürülerek şirketin ihyasına karar verilmesi talep edilmiştir. Birleşen dava davacısı dava dilekçesinde özetle; Dosya ile davacı vekili 11.05.2026 tarihli dilekçe ile dava konusu şirketin tasfiye memuru ...’a (zorunlu hasım) karşı ihyası istemli dava açıldığını, 13.05.2026 tarihli birleştirme kararı ile yargılama asıl dosya üzerinden yürütülmüştür. Davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekili cevap dilekçesi özetle: dava konusu şirketin sicil kaydı ticaret sicilinden tasfiye sonucu silindiğini, terkin işleminin yapılmasında davalıya izafe edilecek bir kusur bulunmadığı belirtilerek aleyhlerine yargılama gideri hükmedilmemesini talep etmiştir. Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Somut olayda ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sağlık Hiz. Ve Tıbbi Mal. Paz. Tic. Ltd. Şti 'nin sicil kaydı 02.03.2007 tarihinde tasfiye sonucu ticaret sicilinden silinmiş olmakla birlikte şirket aleyhine açılan ve devam eden dava bulunduğundan davacı tarafın şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunmaktadır. Bu nedenle şirketin tüzel kişiliğinin .... İş Mahkemesinde görülen 2025/228 esas sayılı dava ve bu dava sonucunda verilecek hükmün infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası gerektiği kanaatine varılmıştır. Tasfiye memuru olarak şirketin eski ortağı/tasfiye memuru olarak atanmıştır. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü davada yasal hasım olarak yer aldığından ve resen terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır. Tasfiye sürecinde iki kez ilan yapılmasına karşılık davacı tarafın şirkete karşı bir dava/başvurusu olmadığından yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır...." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. BİRLEŞEN DAVADA DAVALI TASFİYE MEMURU VEKİLİ İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, , ...'ın zorunlu hasım olduğunu somut kayıt ve belgelerle ortaya konulmadığını, taraf teşkilinin usulüne uygun sağlanmadığını, ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasının hukuki dayanağının ve gerekçesinin bulunmadığını, atanmanını zorunluluğunun değerlendirilmediğini, kararın gerekçesiz dağınık ve hüküm fıkrasıyla uyumsuz olduğunu, başvurucunun savunmalarının karşılanmadığını, ihyanın kapsamı ile tasfiye memurluğunun sınırlarının karşılanmadığını, ihyanın kapsamı ile tasfiye memurluğunun sınırlarının belirsiz bırakıldığını bu nedenle hükmün açık ve infaza elverişli olmadığını, ihyanın gerçekten gerekli olup olmadığının ve daha kapsamlı bir çözümün mümkün bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadığını, ...'a yüklenen tasfiye memurluğunun ileride doğurabileceği mali ve hukuki sorumluluklarının belirsiz bırakıldığını, bu nedenle kararın ... yönünden kaldırılarak öncelikle davanın usulden aksi halde esastan reddine en azından tasfiye memuru atanmasını ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, tasfiye sonucu ticaret sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı birleşen davalı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava konusu Tasfiye Halinde ...'nin sicil dosyasının incelenmesinde 02.03.2007 tarihinde tasfiye sonucunda terkin edildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK.nun 547.maddesinde, "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi halinde şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verileceği ve bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya bir kaç kişinin tasfiye memuru olarak atanarak tescil ve ilan ettirileceği" belirtilmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Bu işlemlerin veya kararın hatalı olması halinde gerçek anlamda bir tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik ve hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Davacının, sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı mevcuttur. İhya davasında davacının asıl davasına ilişkin delil sunması gerekmediği gibi bu konuda delil değerlendirilmesi de yapılamaz. Bu hususların davacının açtığı davada değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre de söz konusu değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve rücu davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması da gerekmez. Ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu değil ise de, davacı ihya davası açmakta haklı olduğundan HMK'nın 326/1. maddesi uyarınca aleyhine karar verilen davalı son tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumludur (Yargıtay 11. H.D.'nin 08/10/2019 tarih 2019/3602 E., 2019/6319 K., 22/02/2017 tarih 2017/279 E., 2017/1041 K. Sayılı ve 11/10/2022 tarih 2022/5363 E 2022/6868 K sayılı kararları bu yöndedir). Somut olayda; davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesi kapsamında ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası şartlarının oluştuğu, davalı tasfiye memurunun istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, birleşen davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2026 tarihli ve 2025/1023 Esas- 2026/486 Karar sayılı kararına karşı birleşen davalı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince birleşen davalı tasfiye memuru tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-ç maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2026 tarihinde karar verildi.

... Başkan ... ¸

... Üye ... ¸

... Üye ... ¸

... Katip ... ¸

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2279, K. 2026/143, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2279-e-2026-143-k-948531b0a6e6