İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/525 E. 2026/589 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/525
- Karar No
- 2026/589
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/525 Esas - 2026/589 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/525 Esas KARAR NO : 2026/589
... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/07/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 KA.YA. TARİHİ : 02/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile''10.01.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalılardan araç sürücülerinin asli ve tali kusurları neticesinde müteveffanın ağır yaralandığını, tedavi sürecine rağmen 02.04.2024 tarihinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesi ile vefat arasında illiyet bağı bulunduğunun adli tıp raporları ile sabit olduğunu, müteveffanın eşi ve çocuklarının destekten yoksun kaldığını, kazaya karışan araçların sigortacısı ve işleteni olan davalıların tazminat sorumluluklarının bulunduğunu, davalı sigorta şirketlerine yapılan başvurulardan kısmi sonuç alındığını veya sonuç alınamadığını, arabuluculuk süreçlerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalılar adına kayıtlı araç ve taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla trafik kazası neticesinde hayatını kaybeden müteveffa ... lehine ayrı ayrı belirsiz alacak olarak 100,00TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, müteveffanın hastane tedavi ve bakım giderleri için belirsiz alacak olarak 100,00 TL defin giderleri için Belirsiz Alacak Olarak 100,00 TL, müteveffanın hastanede yatış sürecinde iş göremezlik tazminatı belirsiz alacak olarak 100,00 TL maddi tazminat bedellerinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılar ...Ve ...'den tahsili ile davacı müvekkillerine ödenmesine, davacı ... kusurları oranında tahsili,'' talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı ..... vekilinin cevap dilekçesi ile; "10.01.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat eden şahıs nedeniyle müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunun iddia edildiğini, ancak müvekkili şirketin sorumluluğu kapsamındaki tüm edimleri yasal mevzuata uygun olarak yerine getirdiğini, arabuluculuk anlaşması gereği davacılara 20.05.2025 tarihinde 260.000,00-TL ödeme yapılarak poliçe limitleri dahilinde maddi zararların karşılandığını, davacının kusuru ispat yükü altında olduğunu belirterek kusur konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini ve sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna dair iddiaları kabul etmediklerini, kazanın oluşumunda yayanın da kusurlu olduğunu, dava dilekçesindeki geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri taleplerinin 2918 sayılı Kanun gereğince sigorta teminatı dışında kaldığını, sağlık giderlerinin .... sorumluluğunda olduğunu, bakıcı giderine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, poliçe limitleri ile sınırlı sorumluluklarının bulunduğunu, manevi tazminat taleplerinin ise Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesi ve genel şartlar uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini ve temerrüt tarihi olarak aktüerya hesabının kendilerine iletildiği tarihin esas alınması gerektiğini savunarak, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini'' talep ettiği görülmüştür. Davalı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesi ile " ... müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken, diğer aracın kavşağa kontrolsüz ve hızla girmesi neticesinde meydana geldiğini, müvekkilinin kavşağa kontrollü ve hız sınırlarına uygun şekilde girdiğini, bu nedenle kazada asıl kusurlu tarafın diğer araç sürücüsü olduğunu, müteveffa yayanın da kaldırım yerine araç yolundan yürümek suretiyle 2918 sayılı KTK'nın 68/1-a maddesini ihlal ettiğini ve kendi ölümüne sebebiyet veren kazada asli kusurlu olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince müteveffanın kusur oranının belirlenmesinin tazminat hesabı açısından zorunlu olduğunu, kazanın gerçekleştiği 10.01.2024 tarihi ile vefatın gerçekleştiği 02.04.2024 tarihi arasında geçen üç aylık sürede müteveffanın vefatıyla kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının ve gerekli tıbbi müdahalelerin yapılıp yapılmadığının tespiti için ... rapor alınması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, kaza ile ilgili ceza yargılamasının derdest olduğunu ve bu dosyadaki kusur tespitinin netleşmesi adına ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkilin kasko poliçesi bulunan sigorta şirketine davanın ihbar edilmesini talep ederek davanın reddine karar verilmesini "talep ettiği görülmüştür. Davalı ...'in 01/07/2026 tarihli otum beyanı ile davanın reddini istediği, davalı ...'a dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davalı tarafça savunmada bulunulmadığı görülmüştür . DELİLLER: Davalı ... numaralı poliçe suretinin ve hasar dosya suretinin getirtildiği görülmüştür. Davacı ve davalı gerçek kişilerin ekonomik ve sosyal durumlarının kolluk aracılığı ile araştırıldığı, çıkartılan nüfus kaydından davacı ...'ın eşi, diğer davacılarında desteğin çocukları olduğu görülmüştür. ... 27/01/2025 tarihli adli tıp raporuna göre, ... isimli kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, bacak kemik kırıkları ile birlikte kafa içi kanama, beyin kanaması, beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar uzun süre yatalak kalmaya bağlı yatak yaraları, akciğer ve idrar yolu enfeksiyonu sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin 10/01/2024 tarihinde maruz kaldığı araç dıış trafik kazasına bağlı yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği, CD izleme tutanağına göre, olay tarihinde ...'in aracıyla ... ile müşteki şüpheliler ... ve ... basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, böylece müşteki şüphelilerin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kusurlu hareketleri nedeniyle müteveffanın ölümüne sebebiyet verdikleri, yine mağdur ve müştekilerin yaralanmalarına sebebiyet vererek üzerilerine atılı taksirle yaralama suçunu işledikleri yönünde dava açmak için yeterli delil elde edildiği anlaşılmakla," sanıkların 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 85/2, ile cezalandırılmalarının talep edildiği dosyada mevcut savcılık aşamasında alınan .... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde,1.Tıbbi belgelerinde zehirlenme bulgusu tanımlanmadığına göre;Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı,2. Adli dosyada kayıtlı bilgilerde, kişinin Diabetes Mellitus,Yüksek tansiyon hastası olduğu,10.01.2024 tarihinde araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanede yapılan muayene ve tetkikleri sonucunda, kafatasında,bacağında kırık,beyin kanaması,kafa içi kanama,beyin doku hasarı tanılarıyla hastaneye yatırıldığı,oluşan beyin doku hasarı nedeniyle uygulanan tedaviye rağmen yatalak kaldığı,bakıma muhtaç hale geldiği,13.02.2024 tarihinde önerilerle taburcu edildiği,24.02.2024 tarihinde tekrar hastaneye götürüldüğü, yapılan muayene ve tetkikler sonrası akciğer enfeksiyonu,idrar yolu enfeksiyon tanısıyla hastaneye yatırıldığı,uzun süreli yatalak kalmaya bağlı yatak yaraları oluştuğu,kanda ve çok sayıda organda enfeksiyon geliştiği,klinik durumunda iyileşme olmadan 02.04.2024 tarihinde hastanede öldüğü kayıtlı olduğuna göre;Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası,bacak kemik kırıkları ile birlikte kafa içi kanama,beyin kanaması,beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar(uzun süre yatalak kalmaya bağlı yatak yaraları,akciğer ve idrar yolu enfeksiyonu sonucu meydana gelmiş olduğu, 3. Kişinin 10.01.2024 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur." denildiği, savcılık aşamasında alınan 27/03/2024 tarihli kusur raporunda "....Kamera görüntüleri, ifadeler ve Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtilen tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Söz konusu kavşakta araçların geçiş hakkı ile Trafik İşaretlerinin bulunup bulunmadığına dair bir tespit olmadığı anlaşılmış olup, bu durumda Söz konusu kavşakta araçların Geçiş üstünlüğünü belirleyen Trafik İşaretlerinin mevcut olmadığı göz önüne alınarak Karayolları Trafik Kanunun 57.c.2. Maddesine göre “Motorlu taşıtlardan soldaki sağdan gelen araca Geçiş Hakkını vermek Zorundadır” kuralına göre, kavşağa soldan gelen sürücü ... “ün yönetimindeki otomobilin, sağdan gelen şüpheli sürücü ... “in idaresindeki otomobile İLK Geçiş Hakkını vermesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan Kanun ve Yönetmelik hükümleri ışığı altında; Şüpheli sürücü ... “ün idaresindeki aracı meskun mahaller içerisinde söz konusu kavşağa doğru seyri esnasında tedbirli ve dikkatli olması ve aracının hızını azaltması gerekirken, Kanunun 57.a Maddesine göre KURAL İHLALİ ile kontrolsüzce kavşağa girdiği, aracının seyir şeridini ve çevresini etkin bir şekilde kontrol etmesi, kavşakta sağ tarafından kavşağa giren ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış bulunan diğer aracı gördüğünde, Kanunun 57.c.2. Maddesine göre İLK GEÇİŞ hakkını sağ tarafından gelen araca vermesi gerekirken, tedbirsiz ve dikkatsizce kontrolsüzce İlk geçiş hakkını vermeyereksağından gelen araç ile çarpışması sonucu savrularak yayaya çarpması ile neticelenen olayın hazırlanması ve vukuunda, Kanunun Asli kusurların düzenlendiği 84.h.Maddesine göre de ASLİ ve FAZLASIYLA KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. Şüpheli sürücü ... “in ise; meskun mahaller içerisinde olay yerine doğru seyri esnasında tedbirli ve dikkatli olması, ön ilerisindeki kavşağa yaklaşması nedeniyle aracının seyir şeridine başka bir aracın çıkabileceğini göz önüne alarak aracının süratini azaltması ve kontrollü olması gerekirken, tedbirsizliği ile Kanunun 57.a Maddesine göre KURAL İHLALİ tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde araç kullanması ile olayın vukuunda TALİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. Müşteki yaya Seyit ...; trafiğe açık bir yolda yol sathı üzerinde bulunmasının her zaman tehlikeli olacağını göz önüne alarak yol sathına çıkmaması, olay yerinde vaktin gece olması nedeniyle görüşün kısıtlı olduğu bir ortamda yol sathına çıkmak istediğinde yola çıkmadan önce etkin bir şekilde kontrol etmesi, doğru yönde gelmekte olan ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış bulunan araçları gördüğünde, kenara çekilmesi ve kendisini koruyup kollaması gerekirken, bu kurallara riayetsiz bir şekilde yol sathında bulunması ve kaza yapması nedeniyle savrulan araçtan kendisini koruyup kollamaması ile çarpmaya maruz kaldığı olayın hazırlanması ve vukuunda Kanunun 68.a. ve 68.c. Maddelerine göre Kural İhlali ile TALİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır." denildiği, mahkeme aşamasında....ün asli kusurlu olduğunun, Müşteki sanık ...'in Tali kusurlu olduğunun, yaya Seyit ...'ın kusursuz olduğunun "belirtildiği, yine mahkemece alınan 05/12/2025 tarihli kusur raporunda "...06 CIR 968 plakalı araç sürücüsü ...'ün 2918 sayılı K.T.K'nın 57/1 maddesi “kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretleri belirlenmeyen kavşaklarda, sağından gelen aracın geçiş önceliğini bekledikten sonra elverişli durumda yoluna devamla kavşağa girmesi gerekirken bu kurala uymadığı; 291: K.T.K'nın 84 maddesi kapsamında sürücülere ait temel kusurlu hareketlerden 'KAVŞAKLARDI GEÇİŞ ÖNCELİĞİNE UYMAMAK” kuralını ihlal etmiş olduğundan kazanın oluşumunda ASLİ KUSURLU OLDUĞU; .....plaka sayılı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı K.T.K.nın 52/1- (araçların hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, dönemeçli yollarda: ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezleri yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak) kuralını ihlal etmiş olduğunda! kazanın oluşumunda TALİ KUSURLU OLDUĞU; Yaya ....'In ise 2918 sayılı K.T.K.nın 68-1a (Taşıt yolu bitişiğinde ve yakında yaya yolu banket veya alan bulunduğu halde yayaların taşıt yolunda yürümesi kuralını ihlal etmiş olduğundan kazanın oluşumunda TALİ KUSURLU OLDUĞU;" denildiği görülmüştür. Savcılık aşamasında alınan 27/03/2024 tarihli kusur raporu, mahkeme aşamasında alınan kusura yönelik.... 02/10/2025 tarihli raporu ve 05/12/2025 tarihli kusur raporu arasındaki kusur çelişkisinin giderilmesi için mahkememizce dosya 3 kişilik Karayolları Fen heyetine tevdi edilmiş alınan raporda "...Davalı sürücü ... idaresindeki ....aracı ile meskun mahalde daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, yolun ön ilerisine yeterince dikkat etmemekle, olay yeri kavşağa yaklaşırken, bulunduğu yolun kavşak girişinde ana yol ya da tali yol olduğuna dair herhangi bir işaretin olmadığını gördüğü halde aracının hızını hiç düşürmemekle, diğer kavşak kollarından yaklaşmakta olan trafiği hiç kontrol etmemekle, bu durumda ilk geçiş hakkının kendisine göre sağındaki kavşak kolunu takiben kavşağa giren araca ait olduğu kuralını dikkate almayıp, mevcut seyir hızı ile tamamen kontrolsüz bir şekilde kavşağa girmekle, tehlike anında etkili fren tedbirini almamakla, sağındaki kavşak kolundan kavşağa giren aracın seyir şeridini kapatarak aracına çarpmasına sebebiyet verdiği dava konusu trafik kazasında, Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. Maddesi (a) ve (b) bendi ile 57. Maddesi (a) ve (c) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle, adı geçen Kanun’un 84. Maddesi’nin (h) bendinde belirtilen “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” gerekçesi ile olayın oluşumunda birinci derecede, % 75 oranında kusurludur. Davalı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile meskun mahalde daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, yolun ön ilerisine yeterince dikkat etmemekle, olay yeri kavşağa yaklaşırken kavşak girişinde bulunduğu yolun ana yol ya da tali yol olduğuna dair herhangi bir işaretin olmadığını gördüğü halde, aracının hızını düşürmemekle, diğer kavşak kollarından yaklaşmakta olan trafiği hiç kontrol etmemekle, her ne kadar solundan yaklaşmakta olan araca göre ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen, solundan kavşağa tehlikeli bir şekilde yaklaşmakta olan aracı gördüğü ilk anda aracına etkili fren tatbik etmesi gerekirken bu tedbirde geç kalmakla, mevcut seyir hızı ile solundan gelen aracın sağ yan kesimine çarpmakla Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. Maddesi (a) ve (b) bendi ile 57. Madde (a) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle olayın oluşumunda ikinci derecede % 25 oranında kusurludur. Yaya Seyit ..., Karapürçek Mahallesi 454/1 Sokak ile 452. Caddenin kesiştiği kavşakta, 452. Cadde üzerinde, 06 CIR 968 plakalı aracın seyir güzergâhına göre yolun sol tarafında bulunan kaldırım kenarında yürüdüğü sırada,.... plakalı araçların çarpışması meydana gelen trafik kazasında çarpışmanın etkisiyle ...’ün idaresindeki .... plakalı aracın savrulması sonucu, ... ...’a çarptığı olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Yaya .......’ı kusurlu bulan raporlara iştirak etmek mümkün bulunmamıştır. Öncelikle yaya, trafiğe açık bir alanda bulunsa dahi, yol kenarında kavşak içerisinde ve olağan yaya konumunda bulunmaktadır. Olay, yayanın ani ve öngörülemez bir şekilde araç trafiğinin içine girmesiyle değil, iki aracın kavşakta çarpışması sonucu bir aracın savrulmasıyla meydana gelmiştir. Kaza anı, yayanın herhangi bir risk oluşturacak şekilde araç trafiğini ihlal ettiği bir durumdan değil, tamamen araçların kontrolsüz ve çarpışmaya bağlı savrulma hareketinden kaynaklanmıştır. Ayrıca, yayanın araçların çarpışacağı yönünde önceden bir öngörüde bulunması veya kaçınma imkânına sahip olması fiilen mümkün değildir. Çarpışma sonucunda meydana gelen savrulma çok kısa sürede gerçekleşmiş olup, yayanın olaydan kaçınma veya kendisini koruma imkanı bulunmamaktadır. Bu bakımdan Karayolları Trafik Kanunu’nun 68. maddesi kapsamında yaya yükümlülüklerinin ihlali yayanın trafiği tehlikeye sokan bir davranışı veya kurallara aykırı bir hareketi bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, .......’a atfedilen “tali kusur” değerlendirmesi yapan raporla iştirak etmek mümkün bulunmamıştır. Öte yandan .... tarafında düzenlenen raporun sonucuna heyetimizce iştirak edilmektedir...." denildiği görülmüştür. Davalı tanığı .... dinlenildiği görülmüştür. Davalı ....tarafından 04/08/2025 tarihli İbraname Feragatname ve makbuz suretinin ibraz edildiği, dava dilekçesi ekinde davacılar ile davalı .... arasındaki 12/05/2025 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanak suretinin ibraz edildiği, davacı vekilinin 26/08/2025 tarihli dilekçesi ile "... müvekkil ... arasında MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİ hususunda anlaşma sağlanmıştır. Ekte mevcut protokol uyarınca MÜVEKKİL ... adına maddi tazminat taleplerimiz yönünden davamızdan feragat ediyoruz." dediği davacı vekilinin 19/11/2025 tarihli oturumdaki beyanında "... davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz, celse arasında da sunduğumuz dilekçeden anlaşılacağı üzere axa sigorta ile maddi tazminatı alacağı hususunda anlaştık ve bir protokol düzenlendi .... ve .... sigortalıları ... ve ... yönünden maddi tazminat taleplerimizden feragat ediyoruz ... sigorta ile davadan önce anlaşma sağlamıştık .... sigortalıya sigortalı olan .... plakalı aracın şoförü ... ve ... de maddi tazminat taleplerimiz yoktur, manevi tazminat yönünden davaya devam etmek istiyoruz" dediği görülmüştür. DEĞERLENDİRME:Davacı tarafça trafik kazına dayalı olarak davacıların Desteği.......'ın kaybı nedeniyle desteğin eşi ve çocukları için tüm davalılardan kusurları oranında destek tazminatı ve davalılar ... , ..., ... ve ...'dan ayrı ayrı manevi tazminat, davalı Sigorta şirketlerince ve davalılar ... ve ... ile davalı ... tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş, diğer davalı ... tarafından cevap verilmemesi davanın inkarı olarak değerlendilmiş olup: 10/01/2024 tarihinde davalı ... idaresindeki, davalı ...'e ait davalı .... plakalı aracın savrulması sonucu, yaya Seyit ...’a çarptığı, .... ...'ın 02/04/2024 tarihinde kazaya bağlı olarak vefat ettiği, oluşan kazada, eş değer yol kavşağında sağından gelen araca yol vermeyerek geçiş üstünlüğü kurallarına uymayan davalı ...'ün %75 oranında, kavşağa yaklaşırken hızını trafiğin şartlarına göre ayarlamayan, etkin fren tertibatı kullanmayan ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, yaya olarak ....plakalı aracın seyir güzergâhına göre yolun sol tarafında kaldırım kenarında yürüyen, çarpışmanın etkisiyle ...’ün idaresindeki .... plakalı aracın savrulması sonucu çarpmaya maruz kalan destek .....'ın kusurunun bulunmadığı, davacıların maddi tazminat taleplerinin dava öncesi ve yargılama safahatında karşılandığı, maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığı, mahkememizce alınan ve oluşa uygun olması ,çelişkileri gidermesi nedeni ile itibar edilen Karayolları 3.Bilirkişi heyet raporu, bu raporu doğrulayan .... Gurup başkanlığından alınan 02/10/2025 tarihli kusur raporu, ölüm ile kaza arasındaki illiyet bağını gösterir ..... 27/01/2025 tarihli raporu, .... dosyası davacı vekilinin 26/08/2025 tarihli dilekçesi ,19/11/2025 tarihli oturumdaki beyanı,sulh protokolü , poliçeler ve tüm dosya içerikleri ile anlaşılmakla , tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli, kazanın meydana gelişindeki kusur oranları ,davacıların duyduğu acı , elem ile hakkaniyet kuralları dikkate alındığında TMK’nın 24. ve TBK'nın 58. maddelerinde düzenlenen manevi tazminatın yasal şartlarının davacılar lehine oluştuğu da gözetilerek davacılar lehine ayrı ayrı manevi tazminat takdiri ile aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Davacıların maddi tazminat talepleri konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesinin yer olmadığına, Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... için takdiren toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın, 75.000,00-TL sinin davalılar ... ve .... , 25.000,00-TL sinin davalılar ... ve .... için ayrı ayrı takdiren 50.000,00'er TL manevi tazminatın 37.500,00'er TLsini davalılar ... ve ...'den 12.500,00'er TL sinin davalılar ... ve ... den ölüm tarihi olan 02/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine, bakiye taleplerin reddine, Manevi tazminat yönünden alınması gereken 20.493,00-TL harçtan, dava açılırken alınan 1.539,71-TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 18.953,29-TL'nin 14.214,96-TL' sinin davalılar ... ve ... , 4.738,33-TL'sinin davalılar ... ve ..... alınarak hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat yönünden davacının yargılama sırasında yaptığı 1.957,50-TL, tebligat ücreti ve 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.957,50-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 6.637,66-TL'si ile 1.539,71-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere 8.792,77-TL nin 6.594,57-TL sinin davalılar ... ve ..... 2.198,20-TL'sinin davalılar ... ve ... alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, Maddi Tazminat talebi yönünden ödeme sulh ve ibraname ve talep nedeniyle taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarları üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan her bir davacı için 45.000,00er TL den toplam 225.000,00 TL vekalet ücretinin 33.750 ,00 er TL den toplam 168.750 TL nin davalılar ... ve ... müşterek ve müteselsilen, 11.250,00- erTL den toplam 56.250 TL nin davalılar ... ve ...'den müştürek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,manevi tazminat talepleri yönünden red edilen kısım için HMK 326/2 maddesindeki iptal nedeniyle davalılar lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 5.100,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 894,00-TL sinin davacıdan, toplam 4206,00 TL'sinin,3154,50-TLsinin davalılar ... ve ...., 1051,50-TL sinin davalılar ... ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Dair Taraf vekillerini yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026 ....