Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/332 E. 2026/1438 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/332
- Karar No
- 2026/1438
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/332 - 2026/1438 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/332 KARAR NO : 2026/1438
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.10.2023 NUMARASI : 2019/470 Esas 2023/688 Karar
DAVACILAR :1- "adına velayeten kendi adlarına asaleten" 2- "ve" 3- VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av. 2 - 3- DAVANIN KONUSU : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 18.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27.09.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, dava dilekçesinde; 11.09.2013 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalanan, davalı ...'in sürücü olduğu, davalı ...'in işleteni olduğu aracın, davacı küçük yaya ...'ye çarparak maluliyetine sebep olduğunu, maddi ve manevi zarar gördüklerini ve zararlarının giderilmediğini belirterek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye ödenmesini, ayrıca davacı ... için 50.000,00 TL, babası olan ... ve annesi ... için ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, davalı ... sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı, diğer davalıların sürücü ve işleteni bulunduğu aracın yaya olan, küçük ...'a çarpması sonucu davacıda oluştuğu iddia edilen geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile her bir davacı için, davalı gerçek kişilerden ayrı ayrı talep edilen manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu; Dava dosyasında, davacı ...'nin malul kalmasından kaynaklı maddi tazminat istemlerinin belirlenmesi amacıyla davacılar vekilinin istemi de dikkate alınarak 13.10.2020 tarihli duruşma zaptının 5 nolu ara kararı ile " ...Hastanesine sevkinin sağlanarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik de müzekkere içeriğine anılarak meydana gelen trafik kazası nedeniyle kaza geçiren davacı çocuğun maluliyet durumunun bildirilmesinin istenilmesine, rapor geldiğinde gün beklenmeksizin taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğine, davacı vekiline elden takip yetkisi verilmesine,” karar verildiği ve akabinde anılan Üniversite Hastanesi tarafından düzenlenen 18.07.2022 tarihli ön rapor da, ".......' nin dava konusu 11.09.2013 tarihli trafik kazasına bağlı olarak yukarıdaki bulgulara göre olay tarihi ve gönderilen belgeler göz önüne alındığında tarafımıza gönderilen belgelerin yetersiz olduğu ve illiyet kurulamadığı, olay tarihli görüntülemelerin yer almadığı, bu nedenle olay sırasında ilk başvurduğu belirtilen Devlet Hastanesinden olayla ilgili görüntü incelemelerinin (direkt grafi, BT, MR vs.) ve tıbbi belgeleri, rehabilitasyon için gittiği Özel Sağlık Kuruluşu belgeleri ile varsa başvurusu bulunduğu diğer sağlık kurumlarının belgeleri ile birlikte çocuğun tarafımıza gönderilmesi sonucunda değerlendirilmesinin uygun olacağı...." denilerek kanaat bildirildiği ve bundan sonraki aşamalarda davacılar vekiline mahkemece kurulan ara karar ile ön raporda bahsi geçen eksikliklerin giderilmesi için süre verildiği, verilen sürelere rağmen ön raporda belirtilen eksikliklerin davacı vekili tarafından yerine getirilmediği, küçük ...'nin maluliyet durumunun belirlenmesi için alınacak maluliyet bilirkişi raporu eldeki dava dosyasında incelenmesi gerekli en önemli delil mahiyetinde olduğu, taraflarca getirilme ilkesi uyarınca davacı tarafından duruşmada kurulan ara kararlarla verilen 2 haftalık sürede ve akabindeki süreçlerde davacı için düzenlenecek maluliyet raporu, ön raporda belirtilen eksiklikler davacılar tarafından yerine getirilmediğinden tanzim ettirilemediği, bu konuda da rapor alınamamış olduğundan, bu doğrultuda anılan delillerin incelenmesi imkanı ortadan kalktığı ve sunulan diğer delillerle de davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle; “Maddi tazminat istemleri bakımından; Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın reddine; Manevi tazminat istemleri bakımından; Davacılar tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine," karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kararın hatalı olduğunu, 11.09.2013 tarihinde meydana gelen kazada, davacı ...’ın sakatlanarak malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, kaza neticesinde fiziksel ve zihinsel engelli haline gelerek bakıma muhtaç kaldığını, mahkemece eksik inceleme sonucunda verdiği kararın sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle TBK'nın 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve TBK'nın 56/1-2 maddesi gereğince cismani zarar gören tarafından ve yaralanmanın ağır bedensel zarar olduğundan bahisle yakınları tarafından manevi tazminat istemidir. Mahkemece, davacının mevcut maluliyeti ile kaza arasında illiyeti kanıtlayacak Sivas ...Sağlık Hizmetleri Araştırma Ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen ön raporda istenilen, olay sonrasında müracaat ettiği olay ile ilgili görüntü incelemelerini (direkt grafi, BT, MR vs) ve tıbbi belgeleri, rehabilitasyon için gittiği sağlık kuruluşu belgeleri ile varsa başvurusu bulunduğu diğer sağlık kurumu belgelerini sunamadığından, davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık; cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemli davada, dosyada değerlenmesi gereken tedavi evraklarının temin yükümlülüğünün, davacıya yüklenip yüklenmeyeceği ve temin edilmemesinin sonuçlarına ilişkindir. HMK'nın 27.maddesinde düzenlenen "Hukuk Dinlenilme Hakkı" kapsamında da kalan "ispat hakkı" HMK'nın 189. maddesinde de özel olarak düzenlenerek, hakkın kullanılması, sınırları ve ispat hakkının ne şekilde kullanacağı belirtilmiş, düzenlemede "(1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir." denilmiştir. Bu çerçevede, davada ispat yükümlüğü bulunan tarafa, ispat hakkını kısıtlamayacak şekilde davasının ispat hakkı tanınmalıdır. İspata ilişkin tanınacak süre ve usul, ispat hakkını kısıtlayacak mahiyette olmamalıdır. İspat yükümlülüğü olmayan tarafa delil sunması için süre verilmesi ya da uyuşmazlığın ispatında bir karineye dayanan tarafa, karine ile tespit edilen duruma rağmen ispat yükümlülüğü getirilmesi, taraf elinde bulunmamakla beraber ispat yükü kendisine düşen tarafın dayandığı delili bizzat temin etme yükümlülüğünün mahkemece tarafa yüklenmesi, ispata yönelik verilen sürelerin ispat yükü kendisine düşen tarafın dışında kişi ve kurumlarca yerine getirilebilecek işlemlere dayalı olarak verilmesi, tarafın hukuki dinlenilme hakkını ihlal edeceği gibi, ispat hakkının usule aykırı şekilde kısıtlanması neticesini doğuracaktır. Bu nedenle ispat hakkı tanınırken, mevcut delillerle davanın ispat edilip edilmediği, ispat yükünün hangi tarafta olduğu, ispat için verilen sürenin, ispat yükü kendisinde olan kişinin uhdesinde olan iş ve işlemlere ilişkin mi olduğu, sürenin makul olup olmadığı, ayrıca ispat yükü kendisinde olmakla birlikte uhdesinde olmayan deliller için hangi hususlarda tarafa süre verilebileceği değerlendirilmelidir. Bu çerçevede, eldeki uyuşmazlıkta davacılar, haksız fiil neticesinde bedensel zarar meydana geldiği ve maluliyetin oluştuğu iddiası ile maddi ve manevi tazminat talep etmişler, davacı ...'ın engelli raporlarında mevcut zihinsel rahatsızlıklarının ve çiğneme bozukluğunun kazadan kaynaklandığını ileri sürmüş, davacının kaza sonrasında tanzim edilen ... Devlet Hastanesinde tanzim edilen adli raporda kaza neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirtildiğinden, 11.09.2013 tarihli, kaza tarihinde dahi ... Numune Hastanesi Epikriz Taburculuk Özetinde ön tanı olarak "serebellum reddüksyon anomalileri" denilmiş ve ... ...de bu evraklar ile dosyaya kazandırılan kısmen okunaklı olan 10.04.2014 tarihinde düzenlenen hasta gözlem tutanağının, 09.04.2014 tarihinde düşme şikayetine ilişkin olması, (dosya içerisinde görülmemekte birlikte) ön raporda belirtildiği üzere 28.05.... yıl kısmının okunaksız olduğu belirtilen ... Devlet Hastanesi adli raporunda bahsedilen bulgular ve davacının ilerki zamanlarda tanzim edilen raporları ve tedavi evrakları arasında, illiyet bağının kurulamadığı belirtilerek, davacının olay sonrasında ilk başvurduğu ... Devlet Hastanesinden olayla ilgili görüntü incelemelerinin (direkt grafi, BTM MR vs) ve tıbbi belgeler, rehabilitasyon için gittiği özel Sağlık Kuruluşu belgeleri varsa başvurusu bulunduğu diğer sağlık kurumlarının belgeleri ile çocuğun gönderilmesinden sonra, kazayla meydana gelen yaralanmasının değerlendirileceği belirtilmiş, davacı vekili tarafından 02.01.2023 tarihinde, dosyada da mevcut olan bir kısım evrakları dosyaya yeniden ibraz etmiş, ... Cumhuriyet Üniversitesi, Adli Tıp Anablim Dalı Başkanlığı 13.04.2023 tarihli ön raporunda da, gönderilen tedavi evrakının illiyet açısından yeterli olmadığını belirterek ancak istenen tedavi evraklarının gönderilmesi halinde, değerlendirme yapılabileceği bildirilmiş, İlk Derece Mahkemesince de verilen süreye rağmen davacı tarafından tedavi evrakları temin edilmediğinden, davacılar davalarını ispatlayamadığından bahisle davayı reddetmiştir. Davacının ispat hakkı çerçevesinde, elinde bulunmayan deliller açısından ispat yükümlülüğü, delillerin temin edileceği yeri bildirmekle sınırlı olup, davacıya, üçüncü kişilerden veya kurumlardan delillerini temin ederek ibraz etmesi için süre verilebilse dahi, temin edememesi halinde sırf bu nedenle dava ispat edilemediğinden bahisle reddedilmez. Davacının yükümlülüğü, delilin temin edilebileceği kişi ya da kurumu bildirmekle ve temin için gereken giderleri sağlamakla sınırlı olup, davacı tarafından delillerin temin edilmemesi halinde, gerekli bilgi verilmesinin ve giderinin karşılanması halde, istenilen evrakların bulunup bulunmadığı ve mevcut ise gönderilmesinin sağlanması mahkemenin görevidir. Davacı tarafından sunulan belgelerde, davacının kaza tarihinde ... Devlet Hastanesine ve ... Numune Hastanesine müracaatına ilişkin kayıtlar bulunduğundan, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle, davacının adli muayenesi nedeniyle görüntü incelemeleri (direkt grafi, BTM MR vs) yapılıp yapılmadığı hususu sorularak, yapılmış ise görüntü incelemeleri ve tıbbi belgeler dosyaya kazandırılarak, ayrıca davacı vekiline, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle tedavi gördüğü kurum ve hastaneler olmuş ise kurum ve hastane bilgisini bildirmesi halinde ilgili hastaneden tedavi evrakları sorularak, kaza neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde rapor tanzim edilmiş olan davacının, istenilen tedavi evrakları açısından olumsuz cevap verilse dahi ve davacının, mevcut arazları kazayla illiyetli görülmese dahi, davacı ... kazayla illiyetli olduğu ölçüde bedensel zararı kapsamında varsa maddi ve manevi zararını, diğer davacılar anne ve babası ise mevcut yaralanmanın ağır bedensel zarar olması halinde TBK'nın 56/2 maddesi kapsamında manevi tazminat ödenmesini talep edebileceğinden, öncelikle, dava dilekçesinde davacı ... için maddi tazminat talep edilmiş ise de, dilekçe talep sonuç kısımda, hangi zararları kapsamında maddi tazminat istendiği açıkça belirtilmediğinden, davacı vekiline, hâkimin davayı aydınlatma yükümülüğünü düzenleyen HMK'nın 31. maddesi gereğince, 50.000 TL maddi tazminatın, hangi zararlara yönelik olduğu açıklatılarak ve birden fazla zarar kalemine ilişkin olması halinde, hangi zarar kalemi için ne miktarda davada talepte bulunduğunu gösterir şeklide talebini kuruşlandırma imkanı tanınarak, bundan sonra taleplerinin değerlenmesi için Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan maluliyet durumunun (rapor ile değerlendirilmesi gereken başkaca talepleri varsa bu talepler yönünden de) rapor alınarak, kaza neticesinde meydana gelen yaralanması neticesinde maluliyetinin meydana gelip gelmediği, davacının mevcut maluliyeti var ise kazayla illiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının izaha muhtaç talebi, davacı vekiline açıklatılmadan ve kaza sonrasında gördüğü tedaviye ilişkin tedavi evrakı ile film ve grafileri olup olmadığı, ... Devlet Hastanesinden ve ... Numune Hastanesinden mahkemece sorulmaksızın, salt davacı tarafından temin edilemediğinden bahisle, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle, davacı vekiline maddi tazminat olarak dava dilekçesinde talep ettiği, zarar kaleminin neye ilişkin olduğunu açıklaması hususunda HMK'nın 31. maddesi gereğince mehil verilerek, zarar kalemlerinin birden fazla olması halinde, talep ettiği 50.000,00 TL'nin, ne kadarın hangi zarar kalemine ilişkin olduğu açıklatılarak, ayrıca davacının kaza sonrasında adli vaka kapsamında tedavi gördüğü ... Devlet Hastanesi ve ... Numune Hastanesinden (Davacı vekilinin başkaca kurumalarda, tedavi gördüğü iddiası var ise ve davacı tarafından başkaca sağlık kurumları bildirmiş ise bu hastanelerden) giderleri davacı tarafından karşılanmak üzere, kazaya bağlı tüm tedavi evrakları, varsa kaza sonrası mevcut yaralanması nedeniyle görüntüleme cihazları ile yapılan görüntüleme sonuçları getirtilmek suretiyle taraf delilleri toplanarak, tedavi evrakları ve tıbbi görüntüleme sonuçlarına yönelik yazıya olumsuz cevap verilse dahi, davacıya, davalı sürücü idaresindeki araç çarpması ihtilaflı olmadığından, davacının kanıtlanan ölçüde yaralanması nedeniyle tazminat talep edebileceğinden, bu durumun da Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile değerlendirilmesi gerekeceğinden, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan, davacının talepleri de değerlendirilmek üzere rapor alınarak sonucuna göre davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacılara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.